Biz galiba taşınıyoruz

Tam emin değilim, du bakalım.

 

Yani bir insan evladı, bilgisayarın başında sabahlara kadar ev arayıp, ertesi günü 2 saatlik uykuyla emlakçıları taciz edip, yetmedi isimlerini karıştırıp, hakkında “Acaba Derya Hanım bizimle kafa mı buluyor?” denmesine sebep olabiliyormuş. Her şey insan için ennihayetinde.

 

 

Ayrıca ev arayan da bizzat ben olunca, hakkımda daha duymadığım neler söylemiş olabileceklerini düşünmek dahi istemiyorum. Ne yapayım? Çoğu emlakçı üçkağıtçı neredeyse, ayaküstü kandırmaya çalışıyor, “Pışııııık” diyemiyorsun ki. Ben de ayaküstü ali cengiz oyununa giriyorum. Yaw ev mi kiralıyorsun adam mı dolandırıyorsun? 

 

 

Ayrıca o Acıbadem-Koşuyolu civarındaki kiraların durumu nedir arkadaş? Acıbadem mi yiyeceğiz? Yani o kirayı ödemekle kalmayacaksın, bir de bunun aidatı, yakıtı var, o da neredeyse 400 TL filan ediyor ortalama. Başlarım böyle emlak piyasasına. Kentsel dönüşümmüş yok bilmemneymiş… Ev alırsın o kirayı ödeyeceğine.

 

 

Çok sinirlendim bak.

 

 

Acıbadem ve Koşuyolu civarında, tanımadığım bir emlakçılar vardı, o da oldu, ben artık muhtarlığa adaylığımı koysam kalıbımı basarım şansım çok büyük. Elektirikçiler, kuaförler, bakkal çakkal kaç m2 ev arıyorsam, ne kadara kadar ev bakıyorsam biliyor, el atından ev bulmak niyetindeyim, çok uyanığım ya! Yedirirler mi bana be?! 1 hafta çocuklarla Koşuyolu’nda kaldım, sanki uzaklaşırsam evleri geceden tutarlar da kontratı yapıverirler diye panik oldum. En güvenlikli, en girilmez sitelere girip, içeride camlara baka baka gezdim hırsız gibi valla. Yok arkadaş. İstediğim gibi ev bulamadım, bulduğum evin kirasını içime sindiremedim. Bu sefer devrelerim yanmaya başladı, Datça’da ev bakıyordum en son ahahahahaha:) Ay vallahi sesli güldüm. Datça’da ne yapacağım ki? Çok sıkıldım aynı evleri görmekten, yeni ev girişi yapıyorlar, anında enselerinde bitiyorum, artık telefonları “Derya Hanım” diye açıyorlar, süksemle döverim:)))

 

 

Neyse, iş o taraftan çıktı, Çengelköy’e kaydı, sanırsın depo savaşları, görmeden ev tutmaya kalktık (Gözlerimizi gittiği yere kadar açıyoruz burada, Allah ne verdiyse artık) olmadı tabi, biz hala oldurmaya uğraşıyoruz, hasiple nasip artık.

 

 

Bildiğin cücük kadar bir eve gireceğiz, zaten eve akşamdan akşama giriyoruz, hayır zaten şu an 200 m2 evde oturuyorum da ne oluyor? Onu evi temizlerken konuşalım, hele de silerken. 200 m2 ev, silmeye giriştiğinde 500 m2 oluyor, ben almayayım. 5 gün babamda kaldım, mis gibi 2+1, dip köşeyi 2 saatte bitirdim, misss. Eşyanın yarısını neredeyse bırakacağız, ne güzel, az-öz. 

 

Ekran Resmi 2015-08-08 22.17.53

Dünyanın en iyi alt komşusuna sahibiz. Ben 2 çocuk büyüttüysem bu evde onların emeği büyük, sabrı büsbüyük…

 

 

En azından saat 12.00’a kadar evden çıkmadığımızda poposunu sokak kapısına vurarak, ayağında sokak terlikleri altında bir bezle “Atta atta” diyen Deniz oğlanını salıvereceğim sokağa. Ne kahvaltıyı toplamamı tanıyor, ne banyo ihtiyacımı kazıyor, adam sadece o anda sokağa çıkmak istiyor, gerisi hikaye. Akşam leylekler doyuracak çünkü bizi. 

 

 

Ben, şahsım adına, Beyoğlu’nda çocuk büyütemiyorum, beceremiyorum, cinnet geliyor bi saatten sonra, çocuk sokak istiyor, ben de isterdim, hakkıdır tabi ama buralarda sokak çocuğu olmak zor, çok zor. 

 

 

Evleneceğimiz zaman ne ev aramıştık… İkimiz de çalışıyorduk, akşam saatlerinde görebiliyorduk evleri, bazı evlerde elektrik yoktu da telefonun ışığıyla geziyorduk, ne acayip evlere ne kiralar duydu bu kulaklar, sonra bu ev çıktı piyangodan, gerçekten piyangoydu bizim için, müthiş bir lokasyon, muhteşem bir manzara, Beyoğlu’nun göbeğinde 120 küsür yıllık bir bina ve 200 küsür m2. Düğünden 2 ay önce bulduk evi ve ilk eve girdiğimizde 15 kişi tuvaleti aramıştık, bulamamıştık, bir banyo vardı ama banyoda tuvalet yoktu, en sonunda 1 buçuk metre boyumla eğilerek girdiğim bir kapının ardında sobeledik tuvaleti, gider bir tek orada varmış, “Olsun” dedik. Yerdeki rabıtalar Meksika dalgası gibiydi, evde yürürken yükselip alçalıyorduk, sistire cila kurtarmayacaktı, bütün rabıtalar sökülünce, banyoya gider yaptırdı Yasin’ler ve yerler baştan yaratıldı resmen, o ev oldu saray yavrusu. Ne Fransız Sokağı’ndaki gürültüden rahatsız olduk bir güne bir gün, ne de evin ısınma problemi dokundu bize (Balayından geldiğimiz ilk geceyi saymazsak), tek çocukla bile idare ettik hep ama ikileyince, artık ikilememiz gerekti. 

 

 

Çok hayallerimiz vardı bu evle ilgili, çoğu olmadı ama zaten çocuklar çok güzel her şeye bedel. Şimdi onlar için, iyi bir devlet okuluna gidebilsinler diye, bir işe kalkıştık. Lütfen hakkımızda hayırlısı olsun, en önemlisi sağlıklı ve huzurlu olsun.

 

 

NOT: Bu süreçte, ne sosyal medya gördü gözüm, ne blog. Varsa yoksa sahibinden.com, hurriyetemlak.com, milliyetemlak.com. Arada 1 hafta da çok pis hasta oldum, migrenim geçmedi, atak sandık, beyin tomografisi bile çekildi, menenjitten şüphelendiler, meğer idrardaki lökosit olmuş bilmemkaç, idrar yolundaki iltihap kana karışmış, ondanmış ateş ve titremeler; ağrı kesicilerin fayda etmemesi, kalçadan yediğim iğnenin bana mısın dememesi, 2 kutu antibiyotik yazdı, “2 kutuyu da bitireceksin yoksa geçmez bu” dedi. 2. kutu bitmek üzere, ne eziyetti o ve kayınvalidem bana ve çocuklara nasıl güzel baktı, seve seve uyuttu beni kaç kez. Allah razı olsun. 

 

Süt arayanlara, sütü bol olanlara geç de olsa geri döndüm, hala da dönemediklerim varsa kendilerini tekrar hatırlatsınlar lütfen. 

Share on Facebook53Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

2 yorum

  • İstanbul’da ev almak da kiralamak da ölüm… En iyisi çekip gitmek bence… Çocukları büyük şehirde büyütmek şart mı? Küçük yerde eğitimleri eksik mi kalır? Asıl ihtiyaçları olan anne-baba ile daha çok vakit geçirmek ve daha özgür olmak değil mi? Kafamda deli sorular!

    Cevap Yaz
  • Çok geçmiş olsun derya hanım. Yazdıklarınızı okuyunca çok telaşlandım geçen yaz çok kötü bir olay yaşadım idrar yolu enfeksiyonu yüzünden çok önemsiz gibi görünüyor ama az daha ölüyordum. Sakın tedavinizi aksatmayın bu süreçte. http://anneceblog.blogspot.com.tr/2015/07/tp-adaleti.html?m=1 Blogumda yaşadıklarımı yazmıştım bu konu önemsensin diye. Umarım istediğiniz gibi bir evi en kısa zamanda bulursunuz çocuklarda okullarınd çok mutlu olurlar umarım.

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*