İçim kapkara…

Gece saat 01.47

 

Biraz önce öyle bir blog okudum ki, içim çıka çıka ağladım. Gittim çocuklarımın yanına, nefeslerini dinledim, Deniz’in uyku apnesi olduğu için, onu yanıma aldım. Biraz önce öyle bir blog okudum ki, o acıyı nasıl hissettiysem içimde artık, atamıyorum üzerimden, “Ya Deniz’in de nefesi durursa, devam ettiremezse” diye çıldıracağım. Uyku apnesi var ya onun, “Ya solunum durduğunda devam ettiremezse…” diye diye çıldırtabilirim kendimi. 

 

 

Blogun adını söylemeyeceğim, çünkü meselenin ” Yaaa, o değil mi? Yazık vs.” lere gelmesini istemiyorum. Yeterince onu diyen var ve blog sahibi kendini kötü hissedebilir.

 

 

Ben boşuna haber izlemiyorum. Valla bak dünyadan haberim yok gibi yaşamam boşuna değil, çünkü zaten bizimkiler haber değil, vahşet! Ciddi anlamda yaşıyorum, atlatamıyorum. Cizre, Lice’den bahsetmiyorum, oraların hepsini bilmek istiyorum, çünkü orada bilmediğimiz, ama bak iyi dinle hiç bilmediğimiz çok şey dönüyor. Ama o karısını öldürmüş, bu kızını bıçaklamış, çocuk babasını doğramış, lime lime etmiş, okul çıkışında beklemiş, kendisini terk eden kızı öldürmüş, bebeği bir şekilde ölmüş vs. haberleri beni alıyor, başka bir insan yapıyor. Ondan, ülkede önemli bir gelişme olduğunda instagram’dan saf saf yavrularımın fotoğraflarını paylaşmam.

 

 

Deniz yanımda nefes alıyor ama bir annenin, bir yerde çocuğu ölüyor, bir annenin bir yerde çocuğunun gözlerinde korku var. Bak farkındaysan, bir Kürt anne, bir Türk anne, bir Alman anne demiyorum. Bir İNSAN anne, bir yerlerde, evladı için acı çekiyor, onun gözündeki korkuyu gördükçe, onun gözlerinde çaresizliği gördükçe, onun bedeni titredikçe ve o nefes almadıkça, nefesi kesiliyor. Eren’im içeride, biraz önce kontrol ettim, nefes alıyor, Deniz hırıltılı da olsa nefes alıyor ama insanlar, egosundan ölecek insanlar, acıya doymayanlar, bıkmıyor; insanların köyleri yakılıp, okulları bombalanıyor, çocuklar korkuyor, ben Deniz’in nefesini dinliyorum, İstanbul’un göbeğinde, en kaymak yerinde, içim paramparça. 

 

 

Siktirolun demek istiyorum bir sürü insana, batsın hırsınız (Her türlü iktidar manyağı insana ama her türlü, instagram’da iktidar, facebook’ta iktidar, ülkede iktidar, dünyada iktidar hevesi kimde varsa…) 

 

 

Deniz benim yanımda, nefes alıyor, çok şükür, Eren içeride, o da nefes alıyor, bir yerlerde de elde değil ama olan oluyor, bazı anneler, çocuklarının nefesini dinlemeye bile gidemiyor artık. Deliriyor muyum? Bilmiyorum. Eren’i de mi yanıma alsam? İkisi de koynumda olursa, olacak olanın önüne geçebilir miyim? Öyle bir şey olabilir mi? Nasıl toparlayacağım şimdi kendimi?!

 

 

 

Share on Facebook42Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

2 yorum

  • Merhaba markaanne.Şimdi size soracağım sorunun teri bu post değil ama nereye yazacağımı bilemedim kusura bakamyın ne olur.Aşı konusunda sorum olacaktı..İkiz oğlum var altı aylık olduk.şimdiye kadar aşılarını hep yaptık ama artk yapmak istemiyorum fakat kimseyi ikna edemiyorum başta da eşim olmak üzere:((Size sorum öocuklarınız hasta oldu mu jiç??Su çiceği,kızamık,kabakulak gibi??eğer olduysa ne yaptınız??Benim sütümde sadece üc ay yetti sonrası hep mama..Cevap verirseniz çok mutlu olurum..Sevgiler

    Cevap Yaz
  • Merhaba, uyku apnesi denen şey bende de var 40 yaşımıza değdik, bir şeyini görmek, internetten çare arasınız kafayı yersiniz :)) Mutlu yıllar dilerim, son blog yazımda bir linkiniz var…

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*