ASOOB Duygu Postası Kuşağı “Her şerde bir hayır varmış”

 

ASOOB Duygu Postası Kuşağı’nda bu kez Ankara’dan Tuğba Besci var. Tuğba, Hayat‘ın sütannesi. Muhteşem kadınlardan biri o da…

 

 

Kendi bebeğinden başka sütü ile beslediği bir yavrusu daha oldu onun da, tıpkı diğer sütanneler gibi.

 

 

Hayat’ın güzel annesi, kanser tedavisi görüyordu ve Hayat doğduğunda sadece 600 gr.’dı.

…ve Tuğba anlattı bize, ASOOB’a nasıl ulaştığını, Hayat’la nasıl tanıştığını, o sürecin nasıl geliştiğini…

 

 

Ben okurken içimin sızım sızım sızlamasına, gözyaşlarıma hakim olamadım, Tuğba sen ne harika bir kadınsın…

 

 

Nerden başlasam, nasıl anlasam bilemiyorum… “Her hayırda bir şer var, her şerde bir hayır var” dedikleri bu olsa gerek.

 

 

Bebeğim, pamuk prensesim Bilge, doğumundan 20 gün sonra hastalandı ve antibiyotik almaya başladı. O obur kız gitti, yerine mızmız ve emmeyi reddeden bir kız geldi.

 

Benim  sütüm zaten fazlaydı, bir de bebek emmeyince iyice arttı ve sütü sağıp steril poşetlerde buzlukta muhafaza etmeye başladım.

 

Doğum izni, yıllık izin filan derken 5 ay evde olacaktım ve dolapta sütün boşu boşuna durmasındansa birilerine bir faydası olsun istedim. Oğlum Kağan’da da çok sütüm vardı ve hep boşa gitmişti.

 

Doğumdan birkaç hafta önce de ASOOB’u duymuş ve çok etkilenmiştim. Bu sefer de “Çok sütüm olursa ben de sütannelik yaparım.” diye kafamdan geçirmiştim. Fırsat bu fırsattı. Dolapta bekleyen sütler varken hemen MarkaAnne’ye girdim ve formu doldurdum. Çok geçmeden telefonum çaldı.

 

Telefondaki ses bana, kanser hastası olan, Başkent Üniversitesi Hastanesi’nde erken doğum yapmış bir anneden ve 600 gramlık bir  bebekten bahsederek aileyi bana yönlendireceğini söyledi. Heyecanla aramalarını ve sütü almaya gelmelerini bekledim.  Çok geçmeden bebeğin babası geldi. Tanıştık, konuştuk, bebeğin fotoğraflarına baktık. Öyle küçük, öyle  minikti ki, bakmaya kıyamadım. O da bir ana kuzusuydu, anasının kuzusuydu ve yaşama tutunmalıydı. Hayat’ın  hayata tutunması umuduyla babasına sütleri verdim. Bebeğin annesi Ayşe Hanım’la o gün telefonda tanıştık, o da bir anneydi, ben de… Biraz konuştuk, biraz ağlaştık…

 

Bebek prematüre olduğu için sütler önce analizden geçti ve çok şükür  Hayat’a uygun olduğu söylendi. Artık daha fazla süt üretmeliydim, hem kızım Bilge hem de diğer kızım Hayat için…

 

Anne sütü arttıran çaylar, bulgur pilavları, süt arttıran ot türünden  ne bulsam yiyor, günde 6 litreden fazla su içiyor, bir de sürekli süt         sağıyordum. Hayat’ın babası, haftada 2-3 kez gelip süt alıyor veya aldırtıyordu.

 

Her süt alamaya gelenden Hayat’ın biraz daha büyüdüğünü duymak beni o kadar mutlu ediyordu ki anlatamam.

 

 

 

Bir gün Hayat’ın babası süt almak için Hayat’ın teyzesinin geleceğini söyledi ama o gün gelen giden olmadı, ertesi gün de kimse gelmedi, bebeğin sütü bitmiş olmalıydı ama süt almaya gelen yoktu. Yoksa Hayat’a veya annesine bir şey mi olmuştu?! Çok korkuyordum ama elim telefona varmıyordu. Nihayet cesaretimi toplayıp bebeğin babasını aradım.  Sinan Bey, teyzenin hastanede  Ayşe Hanım’la ilgilendiğini, bu nedenle süt almaya gelemediğini, kendisinin de İstanbul’da olduğunu söyleyince derin bir nefes aldım. O gün sütü kendim  hastaneye götürdüm. Ayşe Hanımla ilk karşılaşmamız bir hastane odasında  oldu. Evet hastaydı ama yüzü gülüyordu, HAYAT sevinci vardı, yaşamak istiyordu. Ayşe Hanım’a  annesi refakat ediyordu. Annesi  ona öyle güzel bakıyor, ilgileniyordu ki hiç gözümün önünden gitmiyor. O günden sonra sütleri zaman zaman ben de götürdüm.

Bir seferinde bebek yoğun bakıma Ayşe Hanım’la beraber giderek Hayat’ı yakından görme şansına sahip oldum. Annesinin kucağındaki Hayat’ın o minicik ayaklarına ben de dokundum. Annesi  onu öyle güzel, öyle içten seviyordu ki… Dedim ya o da bir ana kuzusuydu, anasının kuzusuydu. İnanın  o sahne de hiç gözümün önünden gitmiyor. O gece sütüm her zamankinden de fazla oldu. Hayat’ı  görmek ve ona dokunmak sütümün artmasını sağlamıştı.

 

Hayat büyüyor ve günlük süt ihtiyacı artıyordu.  Ona daha fazla süt gönderebilmek için günde bir defa Bilge’ye mama vermeye başladım. Bilge’den kıstığım  sütleri de Hayat’a gönderdim. Yine olsa yine yaparım. Bilge günde 1 defa mama içse de olurdu ama o süt Hayat için hayat meselesiydi.

 

Günler günleri kovaladı. Hayat’ın annesi tedavisini İstanbul’da sürdürmek üzere taburcu oldu ama Hayat’ın biraz daha kuvözde kalması gerekiyordu ve 7 Ağustos’ta   Hayat da taburcu oldu. Bu sefer o bizim ziyaretimize geldi, evde bir bayram havası… Onu rahat rahat kucağıma aldım, saçlarını, ellerini sevdim. Tam 1.860 gramdı ve çok sağlıklıydı.  Fotoğraflar çekildi, kamera kayıtları yapıldı.  Babası haftada bir araba ile gelip sütleri almaya devam edeceklerini söyledi, Hayat ile bağımın devam edeceğine çok sevindim.

Veeee Hayat babası ve ona bakacak olan hemşire ile İstanbul’a doğru yola çıktı. Bense garip duygular içerisindeydim. Mutluydum, gururluydum tabi ama hüzün de vardı içimde. Kuşum yuvadan uçmuş gibiydi. Ayşe Hanım’la bir de o gün konuştuk telefonda. Bebeğine kavuşmuştu, çok mutluydu. Bana nasıl teşekkür edeceğini bilemiyordu. Teşekküre gerek yoktu. Bu bana Allah’ın bir hediyesiydi, şans benim şansımdı, Allah Hayat’la  tanıştırmak için beni seçmişti.

 

Ayşe Hanım’la ağlaşarak telefonu kapattık. Bu onunla son konuşmam oldu.

 

Hayat’a arada sırada süt gönderiyor,  babası ile zaman zaman telefonda konuşuyordum.  Hayat’ın iyi haberlerini alırken annesinden aldığım haberler hiç de iyi değildi. Ağırlaşmış ve hastaneye kaldırılmıştı. 7 eylül sabahı telefonumdaki mesaj ile sarsıldım. Sinan Bey eşinin vefat ettiğini yazıyordu. Olamazdı, olmamalıydı. Hayat daha 3 aylık, ablası Nehir ise 3 yaşındaydı. İkisinin de anneye ihtiyacı vardı. Ölüm çok zamansızdı…

 

Hayat, yaşamının geri kalanını annesi yanında olmadan geçirecek ama onun için çırpınan harika bir babası ve aile bireyleri olduğu için çok şanslı.

 

…ve ben, Hayat’ın yaşama tutunmasına en ufak bir katkı verebildiysem ne mutlu bana. Hayat, artık benim de kızım, çocuklarımın kardeşi. Aynı şehirde yaşamasak da  Hayat’ı hep takip edeceğim,  İstanbul’a gittiğimde onu göreceğim, büyüdüğüne, ne kadar güzel bir kız olduğuna şahit olacağım.

 

Başta da dediğim gibi Bilge’nin hastalanması bana şer gibi gelmişti, o hastalanmasaydı Hayat ile tanışamayacaktık. Her hayırda bir şer, her şerde bir hayır vardır dedikleri doğruymuş…

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

14 yorum

  • tuğbacım bu yaptığının tarifi yok , inan gözlerim yaşlanarak okudum anlattıklarını.Hayat'ın annesini kaybetmesine çok üzüldüm çok derin bir acı ,  ama senin gibi bir süt annesi olduğu için çok şanslı. Allah evlatlarınıza uzun ömürler versin kimseyi annesiz bırakmasın.sevgilerr

    Cevap Yaz
  • Öncelikle Ayşe Hanım'a Allahtan rahmet,  Sevenlerine Başsağlığı ve Sabır diliyorum.
    İkİ gözüm İki çeşme ağlayarak okudum yazıyı, ofisteyim az önce kargo geldi acıdı adam gözlerimin şiş halini görünce…
    Tuğba ne müthiş ne harika bir insansın, evlatların o kadar şanslı ki henüz bunu farkedemeseler bile, eşin de keza aynı şekilde , ben gurur duydum, seni tanımasamda , bana hissettirdiklerin için çok teşekkürler sana…
    Vee Hayat Bebek umarım çok mutlu bir hayatın olur. Harika babanla ve ailenle sağlıklı bir ömür sürersin…
    Sevgiler

    Cevap Yaz
  • Tuğba cığım, Hayat bebeğin öyküsünü senden ilk duyduğumda bile çok etkilenmiştim. Bana bu öyküyü zaten zorunlu anlatmıştın. Hatırlar mısın? bizde yemekteydik erken kalktınız. Çok erken olduğunu biraz daha oturmanızı istediğimde gitmeniz gerektiğini süt almaya geleceklerini ve o zaman adını bile bilmediğimiz bebeği ve annesini kısaca anlattın bana. Çok  üzülmüş ve çok etkilenmiştim. Sonra bir hüzün paylaştın facebookta. Eyvah dedim bebeğin annesini kaybettiler herhalde. Sormaya cesaret edemedim evet dersin diye. Ertesi gün görüştüğümüzde sordum. Bebeğin annesinin vefatını söyledin hüzünle, bebeğin İstanbul a gittiğini, adının Hayat olduğunu ve geniş öyküsünü. Yazdığın şeylerin çoğunu senin sesinden dinlemek ne güzel. Hayat bebeğin artık 3 kiloya çıktığını söylediğinde ise gözlerindeki ışıltıyı sesindeki mutluluğu gördüm.  Ailesinin durumunu sorduğumda durumlarının iyi olduğunu öğrendiğimde biraz olsun moralim düzeldi. En azından maddi zorlukları yok diye sevindim. Tuğba cığım iyi ki seni tanıdım. İyi ki benim arkadaşımsın:) Bilge-Kağan ve Emrah la sana mutlu, uzun, güzel, sağlıklı, başarılı ömürler diliyorum canım.
     

    Cevap Yaz
  • Tugbacım merhaba.Yazını okurken öyle duygulandım ki gözyaşlarım aktı gittiii.Seni bir kez daha tebrik ediyorum.Yüreği yanık bir annenin hayat kaynağına hayat vermek, o hasta anneyi böylesine mutlu etmek ne kadar güzel,ne kadar büyük hayır.Herkesin kendince ders çıkarması gereken bir durum.Başka bir bebeğe süt  vermek pahasına kendi çocuğuna günde bir kez de mama vermek her annenin yapabileceği bir şey değil.Yüreğine sağlık.Umarım Hayat bebeğin bahtı bundan sonra çok parlak olur,annesinin mekanı da cennet olur… 

    Cevap Yaz
  • çok duygulandım… Hayat için hem çok üzüldüm hem çok sevindim. umarım çok güzel bir hayatı olur tuğba hanım allah sizden razı olsun muhteşem birşey yapıyorsunuz…

    Cevap Yaz
  • tuğba hanım nasıl başlasam bilemiyorum ben Hayat bebeğin teyzesinin arkadaşıyım yazınızı okurken kelimeler boğazıma düğümlendi hayatımda hiçbir hikaye beni böylesine etkilemedi duyduğum günden beri düşünüyorum o minicik bebeği bebeğin ablasını sevenlerini ve teyzesini. ben de babamı 7eylülde kaybettim ama Hayat bebeğin öyküsü çok farklı ve öyle acıki tarifi imkansız…Bende 15 aylık bir bebek annesiyim bu hayat öyküsünü bırakın yaşamayı düşünmek bile kahrediyor insanı ama kader diyoruz elimizden hiçbirşey gelmeden sevenlerinin acılarını paylaşmaktan başka…yaptığınız davranış mükemmel ötesi birşey ilk defa sizin aracılığınızla duydum böyle birşey yapılabildiğini gerçekten büyük fedakarlık. Allah Hayat bebeğin annesine nasip etmediği sağlıklı uzun ömrü Hayat bebeğe ve sizin yavrularınıza versin.Allah kimseyi annesiz bırakmasın birkez daha Allah sizden razı olsun Allah Ayşe ablanın mekanını cennet eylesin sevenlerine sabır versin HAYAT bebek hayat sana hep gülsün Allahım sana başka acı yaşatmasın…

    Cevap Yaz
  • Yazınızı okurken gözyaşlarım aktı gitti kendimi tutamadım..Hayat’ın ve Ayşe’nin neler yaşadığını birebir teyzesi sayesinde biliyoruz.çok uğraştılar ailece çok çırpındılar ama olmadı,olamadı. Allah çocuklarına uzun ömür versin inşallah.Ayşe’ninde mekanı cennet olsun .. sizdende Allah razı olsun inş. Allah kimseye böyle acılar yaşatmasın….

    Cevap Yaz
  • sevgili Tuğba çok uzaktada olsam seni tanımıyorda olsam şu yazdıklarını okuduktan vede yaptığın o kutsal işten dolayı seni yürekten kutluyorum.Seni seviyorum ailenle birliklte uzun sağlık ve mutluluk dolu ömürler diliyorum.Ayşeninde mekanı cennet olsun inşallah.Sevgili Hayat yavrumuzda babası kardeşi babaannesiyle birlikte güzel günler yaşasın bundan sonraki yaşamında hiç başka acı yaşamasın diye her zaman dua edeceğim.Ona her bakımdan güzel bir yaşam sunacak ailesi olduğunu biliyorum.Buda Hayat bebek için çok önemli.

    Cevap Yaz
  • Tuğba hanım merhaba;
    Ben Sinan’ın teyzesiyim.Bu yazınızı ilk defa Sinan bana okuduğunda göz yaşlarına boğuldum yaşadıklarımız çok acı Türk sineması konusu olsa abartmışlar bu kadarda olmaz denilebilecek kadar inanılmaz. Ama beni en çok ağlatan şey bir dilim ekmeğini dahi paylaşmakta imtina edenlerin çoğunlukta olduğu bir dünyada ,sizin gibi vicdanlı,merhametli insanların halen olabildiğini görmekti.Tuğba hanım inanın hiç bir şey tesadüf değil Allah’ıma şükürler olsun ki sizi hızır gibi karşımıza çıkardı.Size sonsuz teşekkür ediyorum Allah sizi çocuklarınıza ve eşinize bağışlasın KOCA YÜREKLİ ANNE sizi yüreğinizden öpüyorum.

    Cevap Yaz
  • Merhaba Tuğba Hanım, bende Hayat’ın teyzesinin arkadaşıyım. öyküyü zaten biliyordum ama okurken yinede gözyalarıma hakim olamadım. rabbim Ayşe’nin mekanını cennet etsin inşallah yavrularına orada kavuşsun inşallah. sizede bir ömür güzel günler geçirtsin evlatlarınızdan ayırmasın inşallah.. sayenizde Hayat büyüdü, inşallah sevenleriyle çok güzel günler geçirecek, belki annesini kaybetti ama sizin gibi kocaman ve güzel yürekli bi annesi daha var Hayat’ın. teyzesi sizi anlattığında çok duygulanmıştım sizi görmek beni çok mutlu etti. iiki varsınız…

    Cevap Yaz
  • Gozyaslari icinde okudum yasadiklarinizi allah sizden razi olsun keske benim de sutum bol olsaydi hic dusunmeden bagislardim

    Cevap Yaz
  • Herkese güzel yorumları için çok teşekkür ederim. Yazılanlar beni onura etti. Bu yazıyı yazmamdaki amaç “Bakın ben ne yaptım.” demek değil. İnsanlara ASOOB’u duyurmak ve anne sütü konusunda farkındalık yaratmak. Bizim hikayemizde olduğu gibi anne sütü bazen hayati olabiliyor. Hayat’ın annesi çok istese de ona süt veremedi. Kim bilir ne kadar çok üzülmüştür, hatta suçluluk duymuş da olabilir. Ben sadece empati kurdum. Diğer annelerden de bunu bekliyorum. Dünyadaki tek değerli şey sadece kendi bebeklerimiz değil. Başkarının bebekleri de değerli… Tıpkı Hayat gibi…

    Cevap Yaz
  • Bebegimi emzirirken gôzyaslari içinde okudum yazinizi. Allah cocuklarimizi bize biz I cocuklarimiza bagislasin. Hayat’in annesi bebeginin sayenizde buyudugunu görüp huzur icinde kapatmistir gözlerini belkide. Mekani cennet olsun:-(

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*