İkinci süt anne

Emzirmenin benim için ne kadar önemli olduğundan bahsetmiştim.
Eren’i kendi sütümle beslemek istediğimi çok iyi bilen Hülya doktor bir gün beni aradı ve “Bir hastam var, Ağustos’tan beri sütünü sağıyor, katı gıdaya geçince anne sütünden çocuğuna yoğurt yapmak için ama artık dolabında yer kalmamış ve vakitleri de geçmeden biri faydalansın istiyor, benim de aklıma siz geldiniz.” dedi.

Düşünebiliyor musunuz?

 

 

Habere bak.

 

 

Hemen numarasını aldım, adı Ülger…

 

 

Telefonlaştık, konuştuk, kaynaştık…

 

 

Benim içim ferah, hemen Yasin’e “Gidelim alalım şu sütleri…” dedim ama Yasin tedirgin oldu, içine sinmedi, “Nasıl biridir, nereden bileceğiz?” dedi, o da haklıydı ama ben emindim Ülger’den, o da benim gibi bir kadındı, sütü çoktu ve anne sütünü yeterli alamayan bir bebek bundan faydalanmalıydı, ben olsam öyle yapardım çünkü.

 

 

Ben çekinip aramadığım anda telefonum çaldı hep, Ülger aradı beni, sütleri nasıl alabiliriz konuşurken, tedirgin olabileceğimizi ve sormaktan çekineceğimizi tahmin ederek başladı anlatmaya; “Ben sütlerimi sağarken en basit ağrı kesiciyi bile kullanmadım, hiçbir zaman sigara içen biri olmadım zaten, sütlerimin arasında kolostrum denen ilk süt bile var, hamileliğim boyunca deniz kenarında yürüyüşler yaptım…”

 

 

Bu o kadar önemli ki, çünkü siz, sütü az olan ya da olmayan taraf olarak sormaya çekiniyorsunuz. Kadın kalkmış sağmış sütünü emek vermiş, saklamış bir de üstüne sana verecek bebeğini anne sütüyle doyur diye ben de sorguya mı çekeceğim? diye düşünüyor insan, belki doğru belki yanlış hissiyat bu…

 

 

Neyse ki anlaştık, ben Yasin’in tedirginliklerinden de bahsettim Ülger de anlayışla karşıladı…

 

 

Bir Cumartesi akşamı, önce Mado’ya gidip strafor dondurma saklama kaplarından aldık, elimiz de boş gitmek istemedik, her misafirliğe giderken pasta, kek, börek alma durumu bana çok gereksiz geldiği için Ülger’e süt olsun diye boza, Ülger’in sevimli kızına da kilosuna uygun bebek bezi aldık, sonra doooğru Kavacık’a Ülger’lerin evine.

 

 

Kapıda Ülger, kucağında tatlı kızı Ekin ve eşi.

 

 

Güler yüzlü, mutlu bir aile…

 

 

Eren öyle açtı ki kapıdan girer girmez emzirmek için arka odayı gösterdi Ülger ve sonra o da geldi yanımıza, Eren emeceği kadar emmişti ama doymadı, Ülger, istersem emzirebileceğini söyledi ve Eren’e, bana gün doğdu.

 

 

 

 

Çılgın gibi emdi, karnı doydu…

 

 

Bu anlar beni çok duygulandırıyor, içimde tarif edemeyeceğim bir mutluluk oluyor…

 

 

Aşağı yukarı 40 paket en azı 120 cc olan sütleri doldurduk kutulara, içim pır pır vedalaştık.

 

 

Eren bu sütlerle sağlıklı kilosuna ulaştı, kabızlık sorunu yaşamadı, Ülger’in sütü ona çok yaradı…

 

 

Demem o ki, anne sütü olanlar olmayanları bulsunlar, çünkü olmayanlar olanları bulamazlar, bulsalar da diyemezler “Ver sütünü bebeğime…” diye.

 

 

Onları bulmak için ne yapabilirsiniz?

 

1. Bebeğinizin doktoruna bu durumdan bahsedin. Deyin ki “Benim sütüm çok, başka bebekler de faydalansın istiyorum ne yapayım?” Mutlaka o doktora giden ve sütü olmayan ya da az olan başka bir anne vardır. Doktorunuz sizi bu konuda bilgilendirir.

 

2. Etrafınıza haber salın, tanıdıklarınızın tanıdıkları, vardır mutlaka birileri.

 

3. Bir de bana yazın.

markaanne@gmail.com adresine, aşağıdaki formu doldurarak mail atın.

 

Adı Soyadı:

Bebeğinin Doğum Tarihi:

Yaşadığı İl/İlçe:

E-Posta Adresi:

Telefon Numarası:

Anne Sütüm Bol/ Anne Sütüm Yok:

Mesaj:

 

 

Haydi hoşçakalın

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*