“Müsaadenizle” der gibi

Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun, “Süt Bankası” haberlerinden sonra, iyi bir şeyler yapmak istediğini hissetmiştim. Özellikle erken doğan bebek ölümlerinin önüne geçmek adına, bebeklerin anne sütüyle beslenmelerini desteklemek adına başlatılan bu girişim beni umutlandırmıştı (Özellikle burada belirttiğim söylemleri)!!!

 

 

Zaten işin dini boyutuyla ilgili hassasiyetleri olacağını ve Sağlık Bakanı’nın da bu konuda ayrıca dikkatli olacağını da yine söylemlerinden anlayabilmiştim, ancak, Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu’nun kalkıp da, çok da taraflı bir gazetenin icra kurulu başkanının da içinde bulunduğu bir heyete “Gönül rahatlığı” vermesi amacıyla açıklama yapması. Ne münasebet?! Neden?!

 

 

 

BU TEDBİRLER ALINDIKTAN SONRA

“Müezzinoğlu, alacakları tedbirleri şöyle sıraladı: Her anne bir tek bebeğe süt verecek. Her bebek bir tek anneden süt alacak. Kız annesi kız bebeğe; erkek annesi de erkek bebeğe süt verecek. Oluşacak sütkardeşliği kayıtları tutulup, ilgililerin nüfus kütüğüne resmi olarak işlenecek. Bu kütük bilgisi en az 5 yılda bir kez ailelere resmi olarak bildirilecek. Çocuklara 5 yaşından itibaren sütkardeş oldukları anlatılacak. Nikah işlemlerine başvurular incelenirken sütkardeşler için oluşturulan nüfus kütüklerine bakılacak.”

 

 

 

Yukarıdaki ibarede bir şey eksik ve açıklama yapılan kurum göz önünde bulunduruluğunda çok şey fazla.

 

 


Eksik; Türkiye Cumhuriyeti bir moziktir; farklı dinden, dilden, ırktan insanların bir arada yaşadığı bir ülkedir. Yukarıda sadece kimliğinde “İslam” yazanlardan bahsedilmiş. Sanki bir tek İslam dinine inananların erken doğan bebeklerinin faydalanabileceği algısı oluşuyor. Yine de Sağlık Bakanı ile görüşmeden “Bu budur” diyemem ama böyle algılanıyor. Belki herkes için bir düzenleme vardır ama paylaşılmamıştır… Olabilir.

 

 

 

Fazla olan ise; HEPSİ! Bir gazetenin içini rahatlatmak neden bu kadar önemli?! Soruyorum ve cevap bekliyorum. Sağlık Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, projeye katkıda bulunacak diğer bakanlıklar, haydi Diyanet, hepsi bir karar alıp uygulamaya koyacaklarken (Bu uygulama tartışılır/ tartışılmaz. O çok başka bir konu), bir yayın organının onayını almak istercesine, sanki o yayın organı, tüm meselenin kanaat önderiymişçesine hareket edilmesi; bunu bizzat Sağlık Bakanı’nın yapması, Sağlık Bakanlığı kurumuna karşı toplumun güvenini sarsacak, ürkütücü bir tablo.

 

 

 

Böyle bir konunun, İslam dinine göre kanunlaştırılması ise, yine başka bir yazı konusu. Ne yani, biz şeriatla yönetilen bir ülke miyiz ki bir şeriat kanunumuz olacak?! Cevabını arıyorum tabi ki.

 

 

 

 

Keşke bu proje, bir anneler heyeti de oluşturularak devam etse. Bebeğinin süte çok ihtiyacı olmuş anneler ve çok bol sütü olan, koyacak yer bulamadığından bir çare arayan anneler ile. Neden mi?

 

 


Ben susayım, zira vaktiyle Nasrettin Hoca anlatmış;
”Hoca bir gün eşekten düşer. Konu komşu toplanırlar ve hocayı doktora götürmek isterler. Ancak hoca doktora gitmemek için diretir. ‘Niye inat ediyorsun hoca’ diye sorarlar. Hoca, ‘Doktor eşekten düşmüş mü?’ diye sorar. ‘Hayır niye sordun’ derler. ‘Bana eşekten düşmüş birini getirin’ der. Eşekten düşenin halinden ancak eşekten düşen anlar…”

 

 

 

Şu “Her anne bir tek bebeğe süt verecek. Her bebek bir tek anneden süt alacak.” konusu var ya. Acaba biliyorlar mı?  Bir annenin sütü, erken doğmuş, aç ve çok ihtiyacı olan bir bebeğe ne kadar yetiyor?

 

 

Ben söyleyeyim; çooook bol sütü olan 3 annenin sütü, benim oğluma ancak 7 ay yetti! Zaten erken doğmuş bir bebeği, booool sütü olan bir anne, ancak normal doğum ayına kadar getirebilir. Peki böyle bir durumda hangi ihtiyacı ne kadar karşılamış olacaksınız? “İlk 6 ay sadece anne sütü” deyip altına da imzanızı atmayınız o zaman rica edeceğim!

 

 

 

Bana şimdi, “Süt verenin nesli süt alanın nefsi haramdır” derseniz, ben de size aynı cümleyi kurarım, “Süt verenin nesli süt alanın nesi haramdır” derim, “O zaman 1 annenin 1 bebeğe süt vermesini anlarım ama 1 bebeğin, 1 tek anneden süt alması gerekliliğini nasıl anlayayım?” derim, “Neden anlayayım?” derim, siz zaten yasa çıkarmıyor musunuz, kayıt kuyut demiyor musunuz? Yavrucağın tadı damağında kalacak, neden? En azından ilk 6 ay anne sütü içsin” derim.

 

 

 

 

Ben derim de, ne cevap alırım bilemiyorum.

 

 

 

“Onca talep, 1 bebeği 6 aya kadar anne sütüyle besleyecek anne sütü… Zor karşılanabilir!” deseler, öyle de hak veririm ki onlara. ASOOB hareketi ile ilgili çalışırken en zorlandığım konuydu. Onca ihtiyaca yetebilmek cidden zor ama bunu, sanki dinimizin gerekliliğiymiş gibi göstermek hiç etik değil.

 

 

 

Aslında çok kolay halledilebilecek konuları, çok çok büyütüp, bir “MESELE” haline getiriyoruz ya, yaşadığım ülkeden boğulmaya başladım cidden.


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*