Ya sütüm olmazsa…!

Bugün bir televizyon kanalından aradılar ve şu an proje halinde olan bir belgesel için Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar ile ilgili bilgi almak istediler. “Nasıl başladı, talep nasıldı, nasıl bir araya geldi anneler ve neden bitti?” gibi birçok sorunun yanında keyiflice sohbet ettik, kendisi de 1 çocuk annesi olan Şebnem Hanım’la.

 

 

Benimse, o saatten bu yana aklımda olan sadece: Rakamlar.

 

 

Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar hareketi bitti ama rakamlar aklımdan silinmedi: Bebeğine süt arayanlar, booll sütü olan anneler… Neredeyse 10.000 başvuru ve orantılarsak 10.000 kişiden sadece 2.000 kişinin booll sütü var!!!

 

 

Çoğuna yetişemedim evet, imkanlar dahilinde elimden geleni yaptım sadece ama bugün konuşmak istediğim, dikkatimi çeken; bu eğrinin neden bu kadar düştüğü! Yoksa hep böyle miydi? Yoksa daha da kötüydü de bu iyi zamanlarımız mı?

 

 

Bilemiyorum, bir istatistik bulamadım ama sanki, annem yaşındakilerden, genellikle emzirdiklerini duyuyorum. Annemin ablamda az sütü olmuş, sağ olsun ablamı alt komşu Betül Teyze emzirmiş, süt anne olmuş ablama.

 

 

O zamanlar bir de, şimdilerde de olan, ama eski popülaritesini kaybetmiş bir mama ile de takviye yapmışlar ablama. O zamanlar mama namına bir o varmış zaten, yurt dışından özel getirtilenlerin haricinde. Pirinç lapası vs, onları saymıyorum bile ama annem yaşındakilerin anlattıklarıyla şimdiyi kıyasladığımda, (Tabi ki bu sadece yakın çevremden edindiğim kişisel istatistiğim) şimdi sütü olan anneden çok, süte ihtiyacı olan anneyle karşılaşıyorum, başvurular da bu ölçekte…

 

 

Yukarıda da dediğim gibi “X” bir araştırma şirketiyle çalışıp da “Yıllara göre Türkiye’deki emzirme oranı” nı raporlayacak bilimsel bir çalışma yapmadım, yapıldı mı onu da bilmiyorum. ASOOB başvuruları da, bol sütü olan annelerin az olduğunu gösterecek gerçekçi bir platform değil, çünkü belki de çoook bol sütü olan anne var ama hepsi süt anne olmak isteyecek değil ya…

 

 

Tamam ama ASOOB’a yapılan, “Sütüm çok az”, “Hiç sütüm yok” yakınmalarıyla gelen başvuruların çokluğu, gözümü korkutmaya yetecek kadar gerçekçi!

 

Evet korkuyorum:


* Yine sütüm yetmeyecek diye,

* Ya yine bebeğime hastanede, hem de benden gizlice mama verirlerse diye,

* “Niye ağlıyor?” sorusuyla hayatının gafletini yapacak kişinin, bir de bunu “Acaba sütün mü yetmiyor?!” şüphesiyle sormasından evet, korkuyorum, çünkü vereceğim cevaptan korkuyorum.

* Süt anne bulmak çok çok güzel ve şanslı bir meseleyken, çocukla dışarı çıktığında, yanında koca bir süt kutusuyla ve onları belli ısıda tutmaya çalışmanın zorlukları da inanılmaz olabiliyor. İki çocukla ise, henüz hayal edemiyorum.

* Bebeğimiz ağlayınca biri, “Acaba aç mı? Mama mı hazırlasak?!” diye bir soruyla gelecek diye korkuyorum, çünkü yine, vereceğim cevaptan korkuyorum.

 

Tüm bunları bir daha yaşamak istemiyorum. Bu nedenle de bugünden itibaren olumlamalarıma ve şükürlerime başlıyorum. Buradan “Evren” e duyurulur!!!

 

 

* Booool sütüm var, ne mutlu, çok teşekkür ediyorum Allah’ım.

* Etrafımdaki insanlar ne kadar sakin ve yardımcı, şükürler olsun.

* Tüm çevrem, tabi buna Yasin de dahil, hepsi benimle aynı dili konuşuyor sanki. Bebeğimize benim hassasiyetimi gösteriyorlar. Şükürler olsun.

* Booool sütümü sağacak pompam, dolduracağım süt sağma poşedim ve buzluğumda bir sürü yerim var çok şükür. Ohhhh benden iyisi yok valla.

* Bebeğim sütümü ne kadar çok seviyor ve keyifle içiyor. Yaşasın. 🙂

 

 

Ohhhh içi açılıyor insanın. Bu olumlamaları yapabilecek aşamaya gelmek gerçekten kolay değil, hele böyle en kritik, en hassas, en kırılgan olduğunuz, hamileliğinizin 1. trimesterindeyseniz ama bunları yapmadığınız zaman da hiçbir şeyin keyfine varamadığınız bir lohusalık geçirmeniz an meselesi. Omega 3 katkısı gibi, lohusalık dönemi depresyonundan koruyacak şeyler bunlar ve dün de söylediğim gibi aile terapisi desteği de, yani konunun üzerinden şöyle bir geçilmesi, bebeğe hazırlık döneminde (Bence) çok iyi gelecektir lohusalık dönemindeki babaya da anaya da.

 

 

Zira doğum sonrası depresyon ciddi sarsıcı olabiliyor.

 

 

Aman diiiim!

 

 

Herkese bol süt diliyorum.

 

 


 

 

 


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

11 yorum

  • Emzirme Sanatını okudunuz mu?
    Bebek doğduktan sonraki ilk hafta çok önemli çünkü süt kapasitesini belirliyor. Bu süre zarfında bebeği sürekli emzirmek çok ama çok önemli. Benim kızım o dönem çok uykulu idi (sezaryen bebekleri ilk iki hafta uykulu olmaya meyillidir). Uyandıramıyordum. Üstelik bir göğsümü de alamıyordu ucu düzdü. Hemen hastanedeyken iki saatte bir pompaladım ve gelen sütü de kızım emdikten sonra ilave olarak kaşıkla yedirdim (bu işlem en az 30 dakika sürüyor). iki saatte bir pompalamak prolaktin hormonunun vücuttaki miktarını aynı tutmak, düşürmemek için önemli. Ne kadar hormon o kadar süt. Özellikle gece iki saatte bir kalkmaya özen gösterdim çünkü prolaktin en çok gece salgılanıyor. Üstelik bu hormon annelerin az uyku ile zinde olmasını sağlıyor. En çok da gece 2 ile 6 arasında yükseliyor. Kızımı tek göğüsle emzirip, emmediği göğsü sağdım. Diğer göğsün kalanını sağdım, her iki saatte bir alarm kurup. Sarılık olmak üzereydi, çıkan sütü kaşıkla içirdim (biberon asla çünkü meme ucu karışıklığına neden olmasın diye). sarılık olmadı şükür, sınırdan döndü. iki hafta iki göğsü de verimli emene kadar kadar bu işleme devam ettim. Sonuç harika süt üretimi oldu. Dolapta yedek sütlerim bile vardı. Bebeğimin diğer göğsü almasına Ankara LLL lideri yardım etti. Doğum sonrası 4. gün ikisini de emiyordu.Pompaya bir daha ihtiyaç duymadım. Hastane tipi pompa kiraladım. Hastanede hemen pompaya başlayınca sezaryene rağmen ilk gün yeteri kadar sütüm geldi. İkinci gün arttı. Kitabı ksinlikle tavsiye ediyorum. Süt arttırmada bana çok yardımcı oldu. Hala prolaktinden yararlanmak için gece en az 2 kere emziriyorum (Kızım 5. ayında, o uyanmasa bile uykuda emziriyorum) süt miktarımı korumak için.
    Sevgiler.

    Cevap Yaz
    • Şule bilgiler için teşekkürler, içim rahatladı, heyecanla okudum yazdıklarını. Emzirme Sanatı’nı okumadım ama en kısa zamanda okuyacağım kitaplar arasında:)

      Cevap Yaz
  • Arkadaşlar, Anne sütü arttırmaya ve bebeği rahatlatmaya yönelik bir ürün aldım eczaneden dünya da tek türkiye de ilk dediler. hakikaten içmeye başladığımın 2 nci günü sütüm inanılmaz arttı ve bebeğim gaz sancısı ve uyku düzeni olarak çok rahatladı. adı naturpy milk tea yazıyor kutusunda içinde 14 tane bitki var

    Cevap Yaz
  • Uyuyan bebeği emzirmek için uyandırmayı doğru bulmuyorum.Büyüme hormonu uyurken salgılanıyor.Ve o derın uykuya daldığında uyandırmak bunu zedeliyor.Prof.Dr.Ahmet Aydın da bana bunu hatırlatmıştı.Rüzgar’ı hiç uyandırmadım ve sütüm gayet bol. Henüz bır damla su bıle vermedim. 5.aya girdik komşunun bebeğini de emziriyorum. Ben genel hatlarıyla protein ağırlıklı besleniyorum.Ve sıvının proteinin en çok da KEFİR in yararını gördüğüme inanıyorum…

    Cevap Yaz
  • naturpy milk tae ürününü bende kullandım hatice çok iyi gerçekten ben aktardan aldım fiyatıda uygun 16 tl ye aldım diğer markaların çoğundan iyi 30 sn de at karıştır
    cebinde taşı küp haline şeker gibi kağıda selpağa sarıp cebinde taşıyabiliosun güzel oluo

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*