Pepee! Sen neymişsin be abi…

Hayatım boyunca izlediğim en antipatik çizgi film diyebilirim Pepee için ama zaten benim değil çocuklar için yapıldı değil mi?

 

 

Tamam ama çocuğumu, hiç bilmediğim bir çizgi filmin önüne oturtacak da değilim herhalde. Bir izlemek, yoklamak lazım ama ne fayda. Ben beğenmesem n’olur? Tutturuyor Eren zira…

 

 

Bazen gece uykudan uyanıp “Ben Peppeeeeyi istiooooooruummmm” diye ağlıyor, bazen tuvaletini yaparken Pepee huzuruna gelsin istiyor, bazen de arabada tutturuyor. Haaa bir de okuldan gelir gelmez… Yani Caillou ile başlayan televizyon hayatı, kronolojik olarak Mickey ve Pepee ile ayyuka çıktı. Bakalım önümüzdeki dönem neye sıçrama yapacak bu merakı!?

 

 

Neyse, okuldan gelip de “Ben Pepeeeee istiooooruummmm” dediğinde, zaman kavramı olmayan çocuğa “Bak Eren saat 5, Pepee ise, saat 6 buçukta başlıyor, yani daha 1,5 saat var çocuğum ama başlayınca açacağım. SÖZ!!!” diyerek, her tutturmanın karşılığında da aynı cevabı vererek, sabretmesini sağlamaya çalışıyordum. Yoksa yok, ne yani Pepee mi yaratacağım?!

 

 

“TV’de yoksa al çocuğum bilgisayardan izle…” gibi bir seçenek yaratmadım hiçbir zaman, en azından ben kendim bunu hiç yapmadım ama dış güçler için aynı şeyi söyleyemeyeceğim.

 

 

Sonra nihayetinde o saat 18.30 oluyor ve o Pepee başlıyor ve ben ortamı terk ediyorum. Hemen yan odaya kaçıyorum, hani sesini de duyayım, sakıncalı bir durum olursa müdahale edeyim diye ama sonra sakıncalı bir durum olursa ve ben Eren’in kafasını dağıtmak suretiyle televizyonu kapatmaya gitsem, herhalde çocuk anamdan emdiğimi burnumdan getirir… Yani bilemiyorum, şimdiye kadar Pepee’nin en ağlak, küskün halinde bile bunu yapmaya cesaret edemedim ama kendi yöntemlerimi geliştirdim.

 

 

Eren’i Pepee’den koruma yöntemlerim:

* Pazar günleri Eren Pepee tutturduğunda, “Hımmm Eren, Pazar günleri Pepee’yi yayınlamıyorlarmış, n’apalım… İstersen Mickey var ne dersin?” deyip, hemen topu Disney Junior’a atıyorum”. “Yerse” diye ama her zaman yemiyor Eren! E ben de lafımı yemiyorum! O bir tanesini yiyene ve ben tükenene kadar seçenek sunuyorum; oyun önerisi, kitap önerisi, yok o, yok bu ama asla Pepee değil.

 

 

* TV tutturmadığında ama benim TV karşısına oturtasım geldiğinde, asla 160. kanaldan başlamıyorum, yanlışlıkla üzerinden geçiyorsam ve aşağıda “Pepee” yazıyorsa, kumandayı ışık hızında ve ekstra bir heyecanla kullanıp, o görmeden geçiyorum.

 

 

* Onun “Pepeee istioruuuuuum” diyeceğini anladığımda, ya tren raylarını kurmaya başlıyorum, ya “Gel otopark yapalım, işletelim, biraz para kazanalım” deyip gönül çelencilik taslıyorum.

 

 

Tüm bu yöntemler işe yaramadığında o ağlıyor ve ben de ağlamak istiyorum ama sadece ona sarılıyorum. Kabus gibi. Evet, ben Pepee’yi istemiyorum.

 

Neden ben bunları yapıyorum?


1- Pepee’yi sevmiyorum.

 


2- Sülalesini sevmiyorum.

 


3- Ses tonlarının böylesine kötü olmasına, anneannenin-dedenin sesinin tir tir titremesine dayanamıyorum. Şuşu mu, Juju mu, onun sesi tüylerimi diken diken ediyor. Hadi hepsini yok sayıp “Eren seviyor sana ne be kadın” diyebilirim ama…

 


4- “Pepppe pepppe çok üzülüyoooor” diye o ses şarkı söyleyip, Pepee de ellerini bağlayıp süzüm süzüm süzülüyor ya, “Aaaaaaa” diye bağırasım geliyor, çünkü beraberinde Eren, hemen yanda onu dinlediğimden habersiz yanıma geliyor ve “Aneeeee, Peppeeee aaaalıyoooo” deyip, sanki bir şeyler yapmamı ve Pepee’nin gönlünü almamı istiyor. “Oğlum Pepee bitmiş ağlayanı yok annem, ben ona ne yapsam yaranamam, psikolojisi bozuk çocuuun” diyemiyorum ya la.


 

5- Her istemediği bir şey olduğunda, hatta olmadığında bile, ellerini aynı Pepee gibi bağlayıp, dudağını süzüm süzüm süzüyor!

 

 

6- Hep bir alıngan, hep küsüyor, o eller bağlanıyor. Yok annesi bebeyle daha çok ilgileniyormuş, Pepee’de bir afralar bir tafralar… Tamam kardeş kıskançlığı denen şey yok mu? Var! Yok mu sayılsın? Aman canım çizgi filmde de olmayıversin ya da daha sempatik işlensin bu konu

 

 

7- Heee bir de “Peppe Peppe çok ağlıyooor” şarkısı var; Hani Pepee bisikletten düşüp susmamacasına ağlıyor, kimler gelip ilgilense de ne çare, çocuk susmuyor ya, işte o. Çizgi film başlıyor, yarıya kadar bisikletle geliyor, yarısından sonra Peppe sadece ağlıyor ve o ses de “Pepeee Pepeee yaralandıııı” diye ağlamaklı ağlamaklı şarkı söylüyor. Şuşu’nun şarkısı, Pepee’nin ağlaması hiç ama hiç bitmiyor.

 

 

Tabi bir çocuk bisikletten düşünce ağlayabilir, bu olabilir bir şeydir ve normal karşılanabilir ama çocuklar için hazırlanan bir “Çocuk animasyonu”nda, konunun, ana karakterin canının yanmasına ve onun susmamacasına ağlamasına bu kadar odaklanması can sıkıcı.

 

 

Bu Pepee’nin sorunu mu? Hayır!

 

 

Onu çok seven binlerce çocuk ve binleeeerce ebeveyn var. Olabilir. Ben dayanamıyorum, Eren’deki yansımalarından da memnun değilim.

 

 

 

Yiğidi öldür hakkını yeme ama, Eren’in tuvalet eğitimi sürecinde, (ki bu konuda epey aşama kaydettik, onu da yazacağım tez vakitte) Pepee’nin “Çişimiz tuvalete, kakamız tuvalete, artık kimse yapmıcak altındaki beze… (Burası “poposundaki beze” imiş. Biz devşirmişiz bilmeden) Bezleri attık, külotları giydik…” şarkısını söyleye söyleye bando takımı gibi tuvalete gittiğimiz ve tuvalette kalış süremizi uzattığımız çok oldu.

 

 

Hakkaniyet mühim!

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

2 yorum

  • pepee ye karşı hissettiklerinizden bir gram azını hissetmiyorum Derya hanım. ‘Allah seni maymuş ya da allah seni bebe’ ler havada uçuşan ‘aferin’ler de var bana cinnet geçirten. geçen pazar resmen tahtıravallinin tepesinde yükseklik korkusu yaşayan pepee’yi izlerken kriz geçirdim Kerem şimdi ‘korku’ yu öğrenecek diye ki bir korku sorunumuz yok çok şükür.Ama galiba yazınızın sonundaki ‘yiğidi öldür hakkını yeme’ olayı bu kadar popüler yaptı bu kahramanı. Siz bir tek tuvalet konusudna fayda gördünüz, başka bir aile sayıda, bir diğeri başka bir şeyde hatta belki başka bir aile pek çok şeyi oradan öğretti çocuğuna. Ve sonuç annelerinin nefret etmesine rağmen pepee2ye aşık bir nesil geliyor gümbür gümbür. Ama şu da varki ‘ ne var ki pepee’de’ diyen anneler de biliyorum.

    Cevap Yaz
  • Bin yıl öteden yazınıza da bi yorum yapayım hemen:))
    Pepe’den Caillou’dan ölesiye nefret ediyorum. Kızımdan ikibucuk yas buyuk yeğenimden biliyorum ama Peline hic izletmedim. Ta ki okulda İngilizce Caillou izleyip öğrenene ve kanal çevirirken Pepe’yi görene kadar:((
    Ikisi de cikarcilar sürekli miz mizlar ve iticiler. Pepe’nin şarkıları insanın hayat enerjisini çekip bitiriyor resmen:(
    Yalnız bir yandan da söyle hissediyorum bazen, kızım yaşıtı ya da iste iki asagi uç yukarı ortalama cocukların izleyip bildigi pek cok çizgi filmi ve karakterini bilmiyor. Mesela simdi kızlar son sıra Frozen diye bi film varmış onun karakteri ile tema dogum gunu yapıyorlar , görüyorum. Garibim Pelin HelloKitty’ yi yeni öğrendi pastam Hello kitty olsun diyor.
    Bu iyi birşey mı yoksa tuhaf mı karar veremedim. Ben hala tv konusunda cok kısıtlamaciyim. Ben hala hic acmıyorum hatta son zamanlar salonunu hepten kapadım. Ama ipadden peppapig mickey mouse simon’s cat vs izliyor iste.
    Ben mı organize etsem artık izlediklerini ya da alıp yanıma film gecesi mı yapsam, Tv’den cizgifilmdrn bişeyler öğrenmek nasıl olur nedir yani?
    Karışık kafam hala:/

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*