Meğer tek çocuk kolaymış

Biz insanoğlu nasıl nankörüz belli değil.

 

 

 

Tamam şükür ediyorum her günüme, konumuz bu şükür meselesinden tamamen bağımsız.

 

 

 

Hayır tek çocukluyken ağız dolusu şikayet ettiğim günleri hatırlıyorum, yok “Uykusuzum, yoruluyorum, özgürlük bitti…” vs. Bıdı bıdı bıdı bıdı bıdı bıdı…

 

 

 

Bir de şimdi gel gör benii beniiiii 2 çocuk neyledi! Eskiden en azından tek çocuğu birine bırakamak kolaydı. Adı üzerinde tek- bir- 1- yegane- bundan başka yok…! Şimdi öyle mi? Yani kime nasıl dersin “Al buna bak, bu da eşantiyon”, “Biri yetmedi, çifter çifter anacım”. Yani o “Özgürlük” dediğim şeyle ancak ve ancak rüyalarda buluşuruz artık.

 

 

 

Hadi kabullendin durumu, kimseden bir şey istemeden ve asla beklemeden kendin bakacaksın çocuklarına ve nefes almadan! Tamam, ne güzel ama Allah sağlık versin. O ne idüğü belirsiz grip bizim evi bir vurdu, yemin ederim dümdüz olduk hepimiz. Sırayla da değil, topumuz aynı anda! Sadece ağırlaştığımız günler farklı. Mesela şu an sıra Yasin’de. Ağırlaşma sırası bana geldiğinde, tahmin edersiniz ki evdeki düzen altüst oldu. Kolumu kaldıramıyorum, o kadar dayak yemiş gibi bir ağrı, öksürmekten kafatasım çatlayacak ya da 5 ay önceki sezaryen dikişlerim açılacak.

 

 

 

 

“Aaaa şekerim ben çok hastayım emziremiiiiciiiim” de diyemiyorsun, geceli gündüzlü tam mesai, Allah’tan kayınvalidem var da, koştu geldi, sadece emzirmeye getirdi Deniz’i, biraz uyudum. Uzmanlar çıkıp bas bas bağırıyor “İSTİRAHAT” diye, adı üstünde RAHAT, diyor, ne rahatı ayol?!

 

 

Neyse, konumuz 2 çocuktu. Yaw meğer tek çocuk ne rahatmış; bunaldın mı? Al sokağa çık. Sokaklarda çişin mi geldi? Al çocuğu da sok tuvalete, “Bekle çocuğum” de, işini gör çık. Al birinin evine git, baktın sıkılıyor mu çocuk, azıtmaya mı başladı elalemin evinde? Otur yere, oyun oyna onunla, olmadı mı? Çık yine dışarı, parka filan götür çocuğu.

NOT1: Tek çocuklular bu yazdıklarımı okuduklarında muhtemelen, “Bunların hangisi eğlenceli ki?” diyor olabilirler içlerinden.

 

NOT2: Bak, 2 çocuk olunca, tek çocuğa dair “Al dışarı çık” cümlesini, sanki çok acayip bir şeymiş gibi kuruyorsun. Oysa tek çocukluyken de, “Tek başıma alıp başımı çıkamıyorum” diye bıdı bıdı ediyordum. Ne büyük lüksmüş meğer pusetsiz, kendi kendine yürüyen çocukla sokaklarda olmak. Böyle bir çocukla bile…

 

 

 

 

Yani zormuş, hele de büyük çocuk okuldan süper bir griple ateşli gelip, koca 4 gün+hafta sonu 2 günü evde geçirince iyice zormuş.

 

 

 

Eren’e televizyon açmayacağım, o da bön bön bakmayacak diye (Bu televizyon meselesi var ya, kocaman bir konu) 2 çocukla en acı başbaşa deneyimimi yaşıyorum şu sıralar. Sabahtan akşama Eren’le ilgili tek düşündüğüm “Ne etkinlik yaptıracağım ben bu çocuğa?” oluyor. Tek çocuk olsaydı kolaydı da, ilgi bekleyen bir de Deniz yavrusu varken… Ayrıca ben çarpışan arabacılık oynamak istemiyorum, hele de kucağımda Deniz varken. Tahta bloklar olabilir, lego da oynarım, bazen resim de yapabilirim, kağıtları kesip biçebilirim, kitap okurum keyifle ama arabacılık oynamak istemiyorum. Peki ne yapıyorum? En çok arabacılık oynuyorum ama çarpıştırmama prensibimi koruyorum. Şimdi “Ne var bunda?” diyebilirsin. İnan 2 çocukluyken, büyük olanla oyun oynamak nasıl büyük bir iş bir bilsen. Buralara yazacak kadar büyük bir iş.

 

 

 

 

Sırf Eren’le o anı kurtaracağım diye Deniz sütünü kendi kendine içiyor. Altına bir yastık koyuyorum, arada düşürüyor evet ama iki düşme arası Eren’i tuvalete götürüp getirebiliyorum ya da önümdeki kağıda birkaç boya darbesi attırıyorum ya da ben tuvalete gidebiliyorum.

 

 

Evde peş peşe geziyoruz, tuvalete ve sonra mutfağa, oradan da salona, konvoy halinde ilerliyoruz.

 


 

 

 

 

 

 

 

Heee “Zor dostum zor” diyorum ama şöyle de bir kolaylığını yaşamıyor değilim 2 çocuklu olmanın, Deniz Eren’i görünce kilitleniyor, Eren olsun, başka bir şey olmasın onun için. Eren’i büyütürken öyle miydi? Hülya doktor, “Bebekler, çocuk ve hayvan gördükçe, algıları çok daha iyi çalışır” demişti de kendimi sokaklara atmıştım, Eren’e çocuktu, hayvandı göstereyim diye. Deniz, sürekli bir çocuk görmeye maruz kalıyor çok şükür. Hem de kendisini çok seven, sürekli öpüp koklayan (Maşallah) bir çocuk, Eren gibi muhteşem bir çocuk.

 

 

 

 

Al işte, yine aynı yere bağlandık.

 

 

 

… çünkü tüm bunlardan sonra, gece o yastığa kafanı koyduğunda, bayılmadan önce yaptığın tek şey “Ohhhhh be, şükürler olsun” demek oluyor. O halinle, 4 tane daha doğuracak kadınsın. Sabah olduğunda tüm bu söylediklerini unutsan da.

 

 

 

 

Haydi ben yatıyorum. Sen çık işin içinden.

 


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

8 yorum

  • Yaaa ben de istiyoruuuum dedim yazi bittiginde :))
    Beni cok erken oldugunu dusunmeme ragmen cocuk konusuna heveslendiren tek insansin. Cektiklerimden zevk mi aliyorsun deme. Tek basina bile basa cikilabileceginin kanitisin sen. Hem de en en hakkiyla. Eren abiyi de deniz yavruyu da seni de kocaman operim arkadasim 🙂

    Cevap Yaz
  • merhabalar 🙂
    ayni duygulari yasiyoruz sizinle Derya hanim hem butun gun zorluk cekip gun sonunda sukurler olsun diyorum ben de benim oglum iki yaainda kizim uc aylik haliyle epey zorlaniyorum yaza dogru oglumu krese vermeyi dusunuyorum bu yaziyi oyle bi anda okudum ki tam canimdan bezdigim bi anda yalniz degilsin dediniz sanki bana neyse Allah evlatlarimiza saglik sihhat versin en onemlisi bu sizi severwk takip ediyorum denizi ve eren yavruyu opuyorum hepimize kolay gelsin 🙂 sevgiler 🙂

    Cevap Yaz
  • allah kolaylıklar versin,bloğunuzu keyifle takip ediyorum.Benim de 1,5 yaşında bir oğlum var :Yazınızdan sonra 1 tane olmasının keyfini çıkaracağım 🙂

    Cevap Yaz
  • Ah Deryacım, 2 çocuk zor ama ben 2.le ilgileneyim (emzir,altını değiştir, yıka, sev, uyut) derken, diğerine (tabiki istemeden) bazen öyle acımasız davranıyorum ki, … gel de bu işin içinden çık 🙁

    Cevap Yaz
  • Yazınızı öyle bir anda okudum ki! 5 aylık hamileyim ve üç yaşında kızım var. Kabusla uyandım ve araştırırken size rastladım. Yazı bitiminde de “Allahım ben ne yaptım” diye tepki verdim. Kızımı yalnız büyüttüm hiç nefes almadan.. Tam rahata ermiştik ki ikinci çocuk sürprizi ile karşılaştım. Hemde asla ikinci olmaz derken.. Bu saatten sonra diyebileceğim tek şey umarım kızım bana yardımcı olurda eğlenerek büyütürüz kardeşini. Yoksa çok zor zamanlar beni de bekliyor.

    Cevap Yaz
  • Derya ile aynı duyguları paylaşıyorum.
    Benim 1 çocuklu hayatım meğer ne rahatmış, üstelik çocuğum de pek uyumlu, pek usluymuş da ben kıymetini bilememişim. Bizim 2 numara Bilge biraz deli çıktı. Sanıyorum Allah adaleti sağlamak istedi 1. çocuğa vermediğini 2. fazla fazla verdi. Şimdi iki çocukla, hele hele Bilgeyle değil dışarı çıkmak, odadan odaya gitmek bile çok zor. Sabır, sadece biraz sabır…

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*