Anne Sütü Olanlar Olmayanları Buluyorlar

Çocuğunu 3 süt anne gönüllülüğü ile 6 aya kadar anne sütüyle besleyebilmiş, kendini bu anlamda şanslı sayan bir anne olarak, Eren’e mama vermek zorunda kaldığımda içim içimi yiyordu.
İlk “Anne sütü taşımacılık” yapmaya başladığımda çok şaşkındım.

Anne sütlerimiz:))
“Vayyy be, böyle anneler de varmış. E bir tek bana mı rastladı? Tamam şanslıyız da, bir tek o mu var bu kadar sütü olan? Yok mudur başka bol sütü olan?”
Emindim, lavaboya dökülen litrelerce süt olduğuna.
… ve emindim, benim gibi, bebeğini anne sütüyle beslemek isteyecek bir çok anne olduğuna.
Hani sokağa çıkınca anne anneyi çeker ya, hemen sohbete tutuşurlar ayak üstü.
İşte tüm bu sohbetlerde, önüme gelene anlattım, “Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar” diye.
Bir süt aileyi bir araya getirdik bu vesile ile.
Şimdi, Bursa, Ankara, İzmir, Samsun var yolda…

Süt kardeşlerden Ekin ve bizim Eren:))

Daha da büyüyeceğine, bebeklerin mamaları silip süt anneyi seveceklerine, bu bilincin yayılacağına tüm kalbimle inanıyorum.
Bir de “Eskiden mama mı vardı?” diyorum.
Sezaryen doğumların artmasıyla, vücut dengesini kaybediyor, doğumdan hemen sonra her annenin sütü gelmiyor. E memeler şaşkın, ıkınma olmamış, çocuk yola girmemiş, annenin karnı kesilmiş zırt diye çocuk çıkıvermiş. Meme ne yapsın? Sütü yola çıkaramıyor ki hemen…
İşte başlarda az gelen, hatta bazen gelemeyen süt nedeniyle çevre, hatta bazen kendini bilmez bebek hemşireleri, emzirmeyi teşfik etmek yerine 30cc’cik mamalar veriyorlar daha birkaç saatlik bebeklere.
Bebek birkaç saatlik de olsa, biberonun, kolay gelen sütün tadına varınca, memeyi emme kuvveti azalıyor, hatta bazen memeyi tutmuyor bile.4
E hani emdikçe gelecekti?
Sonra zavallı annecik, günlerce gecelerce meme vermeye uğraşıyor, sonunda başarıyor, ancak bu sefer de az gelen süte bebek rağbet etmiyor. Bir kere çok gelenin tadına varmış, az gelen onu cezp etmiyor.
Zavallı annecik, anne sütüne en yakın süt keçi sütüdür diye, doktorun da tavsiyesiyle keçi sütü maması ile takviye yapıyor.
İçi yanıyor.
Zavallı annecik, bebeği arada kendi sütünü de içsin diye, saatlerce kendini sağıyor… Süt sağma makinesi yetersiz kalınca, elleriyle, aynı bir ineği sağar gibi sağıyor kendini, memeleri acınacak hale geliyor.
Sonunda 30cc çıkarsa öpüp başına koyuyor.
O 30cc’yi çıkartana kadar bebek uyuyor, anne uykusunda ağzına damlatıyor.
Artık takıntılı anne mi dersiniz, psikopat mı dersiniz…?
O zavallı annecik benim, siz ne derseniz deyin.
Yukarıdaki de kısaca, benim memedeki sütle olan hikayem.
Bu kadar uğraşa, sütümü artıramadığım için, bebeğime hala mama vermek zorunda kaldığım için, sevgili doktorumuz Hülya Sonugür’ün de desteğiyle bulduk süt annelerimizi.
Her duyan, özellikle büyükler, “Vaaayyy be, eskiden vardı da, şimdi süt anne mi kaldı?” dedi.
Evet var, hem de gönülleri kocaman, sütleri litrelerce olan süt anneler var.
İşte amacım, sütü olmayanlarla onları buluşturmak.
Buluşuyorlar da…
Yavaş yavaş, bebek adımlarıyla…
Ama oluyor, çoğalıyoruz.
Ankara’dakiler yarın buluşuyorlar hatta.
Yani Anne Sütü Olanlar Olmayanları Buluyor.
Siz de destekçimiz olun, sorumluluk hissedin, paylaşın ama kimseyi zorlamayın!
Sevgiler Derya’dan
Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

6 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*