Babalara serbest kürsü

Evet, babalar meydana. Bir taş var ya, heh işte, elinizi onun altına koymaya çağırıyorum sizi.

Karı koca ilişkilerinde, her şey yolundayken ya da problemler bir şekilde çözülüyorken, bu ikiliye bir de çocuk eklenince işler karmakarışık olabiliyor değil mi?

Çocuk daha piyasada yokken, bugünün işini yarına bırakıp, bir sorun var ama çözmeye haliniz olmadığı durumlarda, bir sonraki tarihe erteleyebilirdiniz mevzuyu belki ama çocuk olunca, zaten vakitsizlikten, eşinizle çocuk haricinde konuşmaya bile fırsatınız olmadığı zamanlar bir hayli fazla oluyorken, hatta durum, çocukla ilgili konuşmaktan ziyade, çocukla ilgili konularda tartışmaya dönüşmüşse bugünün işini yarına erteleyemiyorsunuz pek.

 

İsterseniz erteleyin!!!

 

Kumbarada biriken sorunlar, içinden çıkamadığınız bir hal alıverir ki ne uğradığınızı şaşırırsınız. Tez vakitte çözüme ulaşmak gerekir.

 

Aksi halde;

 

Fi tarihindeki bir konuya hala kızgın bulursunuz kendinizi ve bu kızgınlık çok saçma sapan bir yerde patlak verir, karşı taraftan gelen”İyi de bunda sinirlenecek ne var ki?” sorusuyla karşı karşıya kalırsınız.

 

Hiç olmadı mı?

 

Çok güzel başlayan günün, anlamsız bir-iki kelime, sinirli bir bakış vs. yüzünden, ansızın berbat olduğu…

 

ya da…

 

Çocukla ilgili eşinizle çaldığınız her farklı telin sizi ağlama noktasına getirdiği?

 

 

Asıl sıkıntı ise, bu sorunların kronikleşmesi.

 

 

Ben Yasin’e kendimi anlatamadığımı düşündükçe ağlamak istiyorum sadece. Kelimelerim yetmiyor çünkü bazen, hem de hiç, çünkü birikenleri açıklayamıyorum o durumda. “Aslında bunlardan kaynaklanıyor, şu anki yersiz sinirim…” diyemiyorum galiba.

 

 

Eren’le ilgili birçok konuda, sakin bir ortamda konuyu masaya yatırdığımızda, düşüncelerime, hassasiyetlerime hak veriyor, aynı fikri paylaştığımızı düşündürecek jestler, mimikler yapıyor. Bu durum bende “Her şey yolunda…” hissi yaratıyor.

 

Pratikte ise, yani Eren aktif iken, hele de akraba, eş dost yanında, “Derya, Eren’e bu ekmekten yedireyim mi?” (Paketlenmiş hiçbir gıdayı, ekmek dahil yedirmiyoruz “BİZ“) gibi bir soruyla bana gelebiliyor. Bu durumu gören çevre halk da, normal olarak, çocuğumuzun beslenme düzeninin sadece benim süzgecimden geçirildiğini, Yasin’le aynı fikirde olmasak bile, sadece benim kırmızı çizgilerime uyulduğunu düşünerek, bana çekingen yaklaşıyor.

 

Ben buna,”İnsan içinde elini taşın altına koymamak, koymak istememek, topu bana atmak…” diyorum.

 

 

İyi de biz konuşmamış mıydık, aynı fikirde değil miydik?

 

 

Ben öyleyiz sanıyordum, ele güne karşı bana yöneltilen soruyla karşılaşana kadar.

 

 

Facebook’ta da sormuştum, “Anne farklı, baba farklı telden çalarsa ne olur? Soruyorum ne olur?” diye, espiriyle karışık, sadece kadınlardan gelen cevaplara bir bakalım;

 

 

Tekrar dikkati çekiyorum, sadece kadınların cevabı bunlar, yani bu durumun sıkıntı yaratacağını bir tek anneler mi biliyor bilmiyorum, bu kadar az cevap bir istatistik için yeterli değil tabi ki. Bu durumda babalardan da duymak isteriz değil mi hanımlar?

 

Anne başka, baba başka telden çalarsa ne olur? Soruyorum ne olur?

 

NOT: “Babalar” dediysek, “Anneler yazmasın” demedik. Hatta lütfen yazsın!!!


 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

8 yorum

  • ÇokBilmiş Hanım, çocuğu öyle ya da böyle büyütme fikrinize pek katılmıyorum. Evet her çocuk öyle ya da böyle büyüyor, ekmeğini suyunu verin her çocuk büyür. Fakat bu yüzyılın istediğinde bilgiye kolay ulaşabilen ebeveynleri olarak bizler çocuklarımızı herhangi bir şekilde değil “doğru” büyütmeye odaklanmalıyız. Çünkü bu işin doğrusu yanlışı artık var.

    Doğru büyütmenin yollarından biri de elbette anne-babanın eğitim konusunda hemfikir olması. Her ama her konuda ortak hareket edebilmek lazım. çelişki olduğu anda, hele de çocuk bunu hissederse problem yaratmış oluruz diye düşünüyorum. Güven problemi…

    Baba ortak kararınıza rağmen çocuğa ekmek vermeyi teklif ediyorsa o konudaki kararınıza ikna olmamıştır bence. Tekrar masaya yatırmakta yarar var:) Oturup konuşup karar alırken her iki tarafın da kesinlikle ikna olmuş olması lazım.

    Mesela bizde de yemek konusunda çelişkiler yaşanıyor çünkü ben birkaç konuda ikna olmuş değilim. Hala üzerinde çalışıyoruz. Bence bu kürsüyü annelere de açmak lazım:)

    Cevap Yaz
  • biz kadınlar çocuğumuzu karnımızda hissettiğimiz andan itibaren doğanın bize sunduğu hiç bitmeyen müthiş bir duyguyla tanışıyoruz..Annelik..Babalarda ise durum farklı..onlar babalığı zamanla öğreniyorlar..dolayısıyla bizler metrelerce uzaklıkta dahi uyutsak çocuğumuzun yatağında döndüğünü üstünü açtığını hissederken babalarda böyle bir algı yok..yani anne çocuğunu büyütürken ikinci bir çocuk babayı da büyütüyor..Anne ve çocuk arasında ki bu aşka dahil olmaya çalışan baba çok ilgiliyken bazı babalarda yükü tamamen anneye yükleyip bu aşkı sinsi ve itiraf edemiyecekleri bir kıskançlıkla hırpalama çabasında… sonuçta “senden bir çocuğum olsun istiyorum” arka yüzünü gösteriyor..her konudan kavga çıkabiliyor..hele ki o güne gelene kadar her iki taraf için birikmiş malzeme bol ise..yan baktın, bu saatte uyuması gerekiyordu, niye çikolata verdin daha yemek yemedi..kontrolü sürekli elinde tutan anne çocuk uyumadığında, bir şekilde hastalandığında bilinç altında yalnız kaldığını, baba ise önceliğini kaybetmenin gizli kıskançlığı ve acemiliğiyle birbirinden iyice uzaklaşıyor..Anneler belli bir yaşa kadar çocuğunuzu büyütürken yalnızsınız bunu kabul edin..baba olmak çocuk kendini ifade etmeye başladığı zaman erkeklerde anlam kazanıyor..Bu evreden sonra da baba çocuk için güç ve güveni simgelemeli..çocuk zekası tecrübelerime dayanarak söylüyorum ses tonundan bile evde ki patronun kim olduğunu kavrayıp o tarafa hamle yapacağını bilecek kadar keskin..Babalardan çok şey beklemek çok hayal kırıklığı demek..adları Hıdır ellerinden gelen budur:)

    Cevap Yaz
  • Ben de uyku konusunda çok takığım, gece yatma saatini kaçıracak veya onun düzenini bozacak aktivitelerden hep kaçınmaya çalışıyorum ama bizim babamız da bir kereden bişey olmaz modunda… Aile arkadaşlar arasında da ben hep diktator, program bozan kötü kadın müzeyyen…
    Standart oluşturmak adına bu rolü benimsedim ben, kim ne der açıkçası takmıyorum artık, ama çocuğun yanında yaşanan fikir ayrılıkları ve etkilenmesi noktasında kitlenip kalıyorum, keşke bir baba da fikir yazsa da yol gösterse bize…

    Cevap Yaz

özge için bir cevap yazın Cevabı iptal et

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*