BlogNOT: Eren’in okulundan haber geldi :)

Dün yazmıştım, hep yazmıştım ve bugün büyük gün!

 

 

 

Bugün okulda o popoya o külotu giydiği ilk gün 🙂

 

 

 

… ve okuldan aldığım habere göre, sabah okula gider gitmez giydiği külotu hiç ama hiç ıslatmamış Eren Taşdiken.

 

 

 

İlkinde kendi söylemiş ve hem çiş hem kakasını tuvalete yapmış. İkincide öğretmeni hatırlatmış ve yine çişini tuvalete yapmış. Üçüncüde kendi haber vermiş ve yine tuvalete, yine çiş yapmış.

 

 

 

Okuldaki Pedagog Bihter Hanım’la “Araç kullanımında (Servis, taksi gibi), gece yatarken ve öğle uykusunda şimdilik bez takarız” diye konuşmuştuk ama biraz önce öğretmeni, öğle uykusuna bezsiz yatıracaklarını ve servise bezsiz bindireceklerini söyleyince, vallahi ne yalan söyleyeyim, bir yaşıma daha girdim; şaşırdım, heyecanım 2 kat arttı.

 

 

Aslında gidişat yukarıda anlattıkları gibi olduğu sürece bence hiçbir sakıncası yok ama birkaç sefer altına kaçırmış olsaydı açıkçası ben arabaya bezsiz bindirmeye cesaret edemezdim.

 

 

Öğretmeni, “Eğer serviste ve uyku saatlerinde bez takarsak kafası karışabilir. Bir kere bezi çıkardık ve böyle devam etmeliyiz, siz de sabah servise bezsiz bindirin lütfen” dedi ve aklıma dün gece geldi.

 

 

Eren kendi yatağından kalkıp bizim yanımıza geldi ve “Anne benim üstüm acıldı” dedi. Meğer eşofmanı düşmüş, babası gece karanlığında lastiği olmayan eşofmanı giydirmiş 🙂 Neyse “Aaaa hadi çekelim eşofmanını” derken tam, “Anne benim çişim geldi” dedi ve tuvalete koştuk.

 

 

Böylece, gece gece ilk defa tuvalete oturdu Eren.

 

Şu an hem çok duygusalım, hem heyecanlı, şaşkın, ağlamaklıyım…

 

 

Benim küçücük Eren’im büyüdü ve geceleri yanımıza gelip derdini anlatıyor, “Benim çişim geldi” diyor.

 

 

PEHH…

 

 

Saat: 13.00’da aradığım okuldan, Eren’in biberonu olmadan uyuduğunu- uyuyakaldığını ve bezsiz, külotla yattığını öğrendim. “Tamam” dedim, “Uyanma saatinden azıcık sonra tekrar ararım” ve kapattık. Bu sırada yaşadığım şoku anlatamıyorum, yanımda olmalıydınız. Kalktım, Eren uyanana kadar ev süpürdüm 🙂

 

 

Saat: 15.15’te aradığımda, uyanır uyanmaz biberonunu istediğini ve “KURU” olduğunu, öğretmeninin “Çişin geldi mi Eren?” sorusuna “Evet” yanıtı vererek tuvalete gittiklerini ve çiş yaptığını öğrendim. Bu son haberle göz yaşlarımı tutamadım, evet.

 

 

Öğretmeni ekledi, “Bizim için de şaşırtıcı, daha ilk günden böyle bir adaptasyon beklemiyorduk doğrusu. Genellikle tuvalete alıştırma döneminde çocuklarda, tuvalete girmek istememe ve/veya klozete oturmak istememe durumu olabiliyor, hele ilk günden kakalarını yapmak istemiyorlar ama Eren’de bunların hiçbirini yaşamadık.” dedi.

 

 

Şaşkınım, çünkü daha dün akşam bezini çıkardım ve anında koşup salondaki koltuğun dibine, şarıl şarıl işemeye başladı, belki de tutamadı. Zaten ben fark ettiğimde hemen tuvalete koşmaya başladık beraber. Bir gece önceyle bir gün sonrasının bu kadar çelişmesi ilginç cidden.

 

 

Bakalım serviste nasıl olacak? Eve geldiğinde kuru mu kalacak?

 

 

Hepsini, yani bugünün totalini, gün/gece içinde bu sayfaya ekleyeceğim.

 

———————————————————————————————————-

 

Evet, ne demişim yukarıda, “Gün/gece içinde bu sayfaya ekleyeceğim” demişim. Oysa ertesi gün oldu, çünkü ben dün Eren geldikten sonra, sabaha kadar sadece çiş temizledim, hatta sabah kaka da temizledim!

 

 

Dün okulda gözlerimi yaşartacak performansı göstermesi tam bir balonmuş, ki eve gelince, hatta daha merdivenlerden çıkarken söndü.

 

 

Tüm servis yolculuğunu kuru atlatmış, nasıl heyecanlı ve sevinçli bekliyorum onu aşağıda. Aldım kucağıma kupkuru, merdivenlerden çıkıyoruz, “Çişin geldi mi annecim?” diye sordum “Evet” dedi, “Koş” dedim ama kucak istedi. Alamadım. Çok ağlamaklı çıktı o merdivenleri ve eve geldiğinde fark ettim ki, azıcık işemiş.

 

 

“Tamam” dedim, “Olabilir, demek ki tutamadı yavrucak”. Oturdu tuvalete, azıcık damlattı, sonra el yıkama merasimi derken içeri gitti. Daha diğer donu giydiremeden salona koştu, peşinden gittim, “Şııırrrrrrrrrrr” diye ses geliyor, kaldırdı kafayı gözümün içine baka baka yaptı. “Koş tuvalete” dedim, koştuk ama ne fayda, varını yoğunu bırakmış çocuk oraya.

 

 

NOT: Heee bu arada evdeki külotların çoğunu okula göndermiştim, çocuk oralarda külotsuz kalmasın, rezil rüsva olmasın diye. Evde topu topu külot vardı, bir de poposunda okuldan getirdiği, etti mi 5! E okuldan geldiği külota işedi, sonra hızla diğerlerine de, elimde kaldı 1 külot. Mecbur elde yıkadım, yaydım kaloriferlerin üzerine bir an önce kurusun da külotsuz kalmayayım gece gece diye ama kaldım, öyle seri işedi ki külotsuz kaldım. Eski şortlarını külot gibi kullandım birkaç saat idare etti, o arada külotlar kurudu vs.

 

 

Sürekli soruyorum, aşağı yukarı 3 dakikada bir “Oğlum çişin var mı?, Çişin geldi mi Annecim? Erencim çişin var mı?” demekten ben helak oldum, çocuk “Hayır. Hayır yok” demekten ve sağa sola işemekten yorulmadı.

 

 

 

Köpeğimiz Zeytin vardı minyatür pinscher, o da damla damla yapardı çişini; bir damla perdenin dibine, bir damla koltuğun köşesine, bir damla kapının dibine ya da sokağa çıktığımızda da, hep damla damla koku bırakacak ya… Dün Eren de, sanki Zeytin gibi koku bırakma derdine düşmüş gibiydi.

 

 

 

Akşam uykuya yattık, kitap okuduk ama tabi ben soruyorum zırt pırt, cevap vermeden önce şöyle kuvvetlice bir ıkınıyor, öyle “Hayır” diyor. Yapacak o arada, benden boncuk boncuk ter akıyor umurunda değil dünya. Tam uykuya geçecek, yine soruyorum, yine ıkınıyor veeeee yapıyor!

 

 

 

Yatak, üst, baş komple kirliye.

 

 

Tekrar yatağa dönüyoruz temizlenip. Artık uyuyor ve biz yatana kadar 2 kere daha yatağa işiyor.

 

 

Biz yatıyoruz. Gece bir ses “Anneeeee”

 

 

“Çişin mi geldi oğlum?”

 

 

“Eveeeeet”

 

 

“Ohhh be sonunda haber verdi” diyerek koşuyoruz Yasin’le odasına ama o da ne, düşmesin diye yatağına yanaştırdığım koltuğa çıkmış, oraya işemiş (Koltuğa kullan-at alezlerden sermemiştim), bundan kutup ayıcığı da nasibini almış. Kabus gibi!

 

 

Sabah yanımıza geldi, tabi benim el otomatik olarak çocuğun poposuna gitti, kupkuru, meşhur soruyu sordum “Çişin var mı oğlum?” dedim, oyunlar yaptı, cevap vermedi ve bir ses “Şııırrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrrr, şaldııırrrr şulduuurrr”, Eren “Anneeeee işiyoruuuuuum” derken altın yumurtluyormuş gibi heyecanla çığlık attı.

 

 

“Koş tuvalete” dedim ve her seferinde, büyük bir sabırla, “Oğlum, çişimiz gelince tuvalete yapıyorduk değil mi?” diye ekledim, her seferinde de beni onayladı ve peşinden işedi!

 

 

 

Bu son çişten sonra, temiz külotunu giyip odasına gitti, “Anneeeeeeeeeeeee işiyoruuuuuuuuuuuum” diye sevinçle karışık çığlık attı. “E oğlum şimdi tuvaletteydik, oraya yapsaydın keşke, koş tuvalete” dedim ve kokuyu aldım.

 

 

Sonunda kakayı da yaptı külotuna.

 

 

Servise bindikten sonrası dün gündüz olanlar gibi. Servis şoförüyle konuşuyorum, Eren kupkuru.

 

 

Şimdi okulla konuştum, yine kupkuru ve haber veriyormuş çişini, koşarak tuvalete gidiyormuş.

 

 

 

Bilemiyorum, şok içindeyiz okuldakilerle. Acaba bu onun için kuvvetli bir stres unsuruydu da, eve gelince, beni görmenin verdiği rahatlıkla mı sağa sola işedi…?

 

 

Aaaa bilemiyorum.

 

 

Bu postun altına gelişmeleri yazmaya, not etmeye devam edeceğim.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

2 yorum

  • ‘anne benim üstüm açıldı’ demesi dikkatimi çekti benim:). Eren süper vallahi, maşallah diyelim, darısı başımıza diyelim:)

    Cevap Yaz
  • Yahu bir de şu dünya ne kadar tuhaf değil mi?. 24 saat önce seni geren çiş, şu an mutlu ediyor, ağlamaklı yapıyor vs vs:)). Umut her daim var:))

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*