Bu senin hediyen olsun :) 2013 kutlu olsun…

MarkaAnne, blog olarak 2. yeni yılını kutlayacak bu sene. E heyecanlıyım tabi, seviyorum blogumu ve kıymetlim o benim.

 

Bu sene, çevremde çok fazla gebe anne-anne adayı olması nedeniyle konunun anlam ve önemine yakışır bir hediye ile taçlandıralım dedim.

 

Vajinal doğum yapmak isteyip de yapamamış ya da ilk gebeliğini yaşayan, doğum korkusu olan kadınlar; kendini doğal yollarla doğurmaya hazırlamış ama bir noktada, doktoruyla ilgili hayal kırıklığı yaşamış anne adayları, 2. bebeğini bekleyen anneler için Dr. Ayşe Duman‘a sorular yönelttim ve röportajın sonunda MarkaAnne’nin hediyesini de açıkladım.

Bakalım kime kısmet olacak? 🙂

 

Doğal doğuma yaklaşımınız nasıl?


“Doğal doğum” diye farklı bir doğum şekli yok. Doğumun bizzat kendisi, kadın bedeninin doğal bir sürecidir; üreme fonksiyonları, aylık adet görmesi, mesanenin boşalması gibi.


Son yıllarda moda olan doğal doğum, ayrı bir sektör haline geldi: “Doğal Doğum Sektörü”. Önce ithal kültürlerle kadınlık algısı, doğum algısı değiştirildi. Kadının bilinçaltı  “kadınlık, annelik, emzirme, doğurma, doğum” yazılımları, negatif hipnozlarla, virüslü yazılımlarla tekrardan yazıldı. Doğumu, doğallığında yaşayan, doğumda anneyi yücelten değerlerimizden uzaklaşıp, doğum korkularına tamamen bulaştığımız süreçte, ithal ettiğimiz kültür, ekolojik dengeyi bozmanın zararlarını görüp “doğal doğumu “ pazarlamaya başladı.  Oysa doğum, bizde zaten doğaldı!


Oysa doğum, bizde zaten doğaldı!


Sn. Ayşe Kulin, “Hayat” kitabında, İngiltere’de yaptığı ilk doğumunu anlatıyor. Doğum sonrasında doktoru, bebeğini emzirmek isteyip istemediğini sorarken biraz da emzirmemesi yönünde yüreklendiriyor ve süt engelleyici iğne yapılıyor. Ertesi gün gelen kayınvalidesi durumu öğrenince dehşete kapılarak  anne sütünün faydalarını anlatmaya başlıyor. Doğallığında yaşayan, kadınlık programları virüse bulaşmamış kayınvalide, Avrupalı’nın yıllar sonraki söylemlerini yıllar öncesinde söylüyor.

 


Yıllar öncesinin köy annelerine bakın. Hiçbiri doğumdan korkmamış, hamileliğe ve doğuma hastalık yaklaşımında bulunulmamıştır ve şimdi maalesef kadınların doğumla ilgili negatif hipnozlarını silip, doğal programlarının çalışabilmesi için çaba sarf etmek zorunda kalıyoruz.

 

Sezaryenden sonra doğal doğumun riskleri nelerdir? Sezaryenden sonra, kaç kişinin doğal doğumunu yaptınız ve yüzdeyle ifade etmek gerekirse nasıl doğumlardı onlar?

Sezaryen sonrası vajinal doğum yapma şansı % 60’tır. Bu süreçte annenin doğum süreci tamamen doğal şartlarla takip edilir. Ağrı serumu, epidural gibi herhangi bir müdahale yapılmaması gerekir.


Her şeyin yolunda gitmesine rağmen en önemli risk; rahimin eski sezaryen yerinden yırtılmasıdır. Doğum yolculuğunun herhangi bir safhasında bu yırtılma olursa, acil ameliyatla gerekli müdahale yapılır.


Ben Süleymaniye Doğumevi’nde ihtisas yaptım ve o dönem sezaryenli hastalara randevu vererek sezaryen yapmazdık. Birçok eski sezaryenli gebe, bebekleri doğmak üzere iken bize başvururdu ve vajinal doğum yaptırırdık. 20 yıllık pratiğimde, yaklaşık 150 anneye sezaryen sonrası normal doğum şansını denedik ve ortalama % 40’ı vajinal doğum yaptı. Çok şükür ki hiçbirinde rahimde yırtılma olmadı. Tabii ki sezaryen sonrası normal doğum şansını verirken, doktor olarak, riskleri en aza indirecek muayene ve tetkiklerinizi yapmalısınız.

 

Sezaryenden sonra doğal doğum yapmak isteyenlere, hastane seçiminde neler önerirsiniz?

Sezaryen sonrası normal doğum yapmak isteyenler, risklerini azaltmak için öncelikle kendilerini kolay bir doğum için hazırlamalılar. Seçtikleri hastanede kendilerini güvende hissedecekleri donanım olmalı. Yani acil şartlarda ameliyathane ve ekipmanın hazır olduğundan emin olmalılar.


Doğal doğum eğitimleriniz kaç gün sürüyor ve prosesi nasıl gelişiyor? Ücreti nedir?

Eğitimleri hafta sonu 2 tam gün şeklinde yapıyoruz. Aslında olması gereken, süregelen bir eğitim, örneğin 15 günde bir 8 derslik program, çünkü eğitimlerde zihinsel iyileşme teknikleri (E.F.T hipnoz imajinasyon) ile  çalışıyoruz. Bunların hayata geçebilmesi için tekrarla çalışılması önemli, öğrenilen her yeni davranış kalıbı, her yeni bilgi gibi… Fakat maalesef bazı anne- baba adayları “Her şey yolunda gitsin ama biz bir şey yapmayalım, mümkünse de ücretsiz olsun…” modunda.

Çoğu zaman anne adayları, kendileri ve bebekleri için, benim gösterdiğim  gayret ve özveriyi kendileri göstermiyor. Yani hala eğitim bizi bozuyor 🙂

Hafta sonu eğitimi, bir çift için: 500 TL

 

Doğum korkularının üstesinden gelebilmek için neler önerirsiniz?

-Negatif Doğum Hikayelerine  kulaklarınızı kapatın.

-Doğum bilincinizi arttırın.

– Bedeninizdeki hayat verme  mucizesine odaklanın.

-Doğumun, 9 aylık yolculuğun en heyecan verici bölümü olduğunu kabul edin.

-Bu yolculuğun keyifli geçmesi için hazırlanın.

-Keyfinizi kaçıran duyguları bedeninizden akıtın.

-Korkuların kontrolünden çıkıp doğum yolculuğunun tadını çıkarmaya odaklanın.

Anne adayının, burada saydığım tavsiyeleri uygulabilmesi için, zihinsel iyileşme teknikleri çok işe yarıyor. (E.F.T hipnoz imajinasyon)

 

Nedir bu E.F.T Hipnoz İmajinasyon?

E.F.T: Duygusal özgürleşme tekniği. Elle yapılan bir çeşit akapunktur. Vücudun ayar düğmelerini kullanarak bedeni korkuların kıskacından kurtarıp  gevşemesine izin veren bir teknik. Doğumda en temel ihtiyaç, kadının gevşemesi. İşte burada  gevşemeyi engelleyen korkulardan E.F.T. ile özgürleşmeyi sağlıyoruz.

Doğum yolculuğunun keyfini kaçıran sadece korkular değil. Bir çok bilinçaltı kalıp, doğumu engelleyebilir. Anne olmak istememek; kadınlıkla ilgili kaygılar; eşin, iyi bir baba olabileceği ile igili  endişeler; sorumluluk almaktan kaçma… v.b

Hipnoterapi, özellikle duygusal regresyon çalışmaları ile bilinçaltı kalıplara ulaşıp programı düzeltmeyi, doğum yolculuğunu doğallığında yaşayabilmeyi sağlıyor.

İmajinasyon çalışmaları özellikle trans halinde yapıldığında, zihne, doğumda bedeni nasıl yöneteceğini öğretmiş oluyoruz. Beden ve zihin uyum halindeyken doğum yolculuğunun tadına varabiliyor anne.


Eğitimlerden sonra çiftlerdeki en belirgin farklılık ne oluyor?

Doğum korkuları, yerini sürprizlere açık bir yolculuğa hazırlanmanın heyecanına bırakıyor.

 


Sizi en çok etkileyen bir doğal doğum hikayesini anlatır mısınız?

Bir annem, bebeği doğar doğmaz “Çok güzeldi, her anın tadına vardım“ demişti. Ebe hanımlar ilk defa böyle bir şey duyup çok şaşırdılar.

 


Yine, sizi en çok etkileyen sezaryenden sonra doğal doğum hikayesini paylaşır mısınız?

İlk doğumunu, korktuğu için sezaryenle gerçekleştiren, sonrasında bunun vicdan azabı ile birlikte kendisini başarısızlıkla suçlayan bir annem… Doğumdan sonra tüm yaşamı değişmişti! Başarmış olmanın verdiği özgüven artışı ile…

 

 

 

Dr. Ayşe Duman’a teşekkür ediyorum hem bu röportaj hem de aşağıdaki hediye için 🙂

 

31 Aralık 2012 Pazartesi, saat:12.00’a kadar yorum bırakanlar arasından, Random.org ile seçilecek 1 kişiye, eşli doğal doğum eğitimidir hediyemiz. İster bir yakınınıza hediye edin, ister eşinizle kendinize…

 

 

Nasıl? Güzel hediye değil mi?

 

İyi günlerde doğurmanız dileğiyle 🙂

 


 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

21 yorum

  • çok güzel bir röportaj bende normal doğumla anneliğimi her an yaşadım çok güzel bir duygu 4 saat suni sancı çektim ama çocuğumu gördüğüm an tüm acılarımı unuttum allah herkeze bu duyguyu nasip etsin.

    Cevap Yaz
  • Öncelikle markkaanne.com sitesinin ikinci yılını kutlarım.
    Henüz çiçeği burnunda bir gebe olsam da doğum konusunu düşünüp düşünüp korkuya kapılıp uzaklaştırmaya çalışıyorum bu fikirleri. Nasıl olsa daha vaktim var diyerek.. Ama bunun yerine böyle bir eğitimle doğum korkularımı yenerek güvenle doğuma girmem gerektiğini de hatırlatmış oldun bu röportajınla. Bilgiler için teşekkürler tekrar.. Emeğine sağlık..

    Cevap Yaz
  • Son dönemde en çok araştırdım ve ilgilendim konuya parmak basmışsınız teşekkürler…2010 yılında sezeryanla dogum yaptım..biraz bilgisizlik biraz korku ..birazda doktorun ısrarı sebebti…ikinci bebegi düşünüyorum ve bunu ssvd la yapmak istiyorum..inşallah allah nasip eder.

    Cevap Yaz
  • bence de herşeyin yolunda olduğu sürece normal doğum ve Allahın izniyle bende bunu başaracağımm.. tebi destek alırsak daha iyi olabilir..

    Cevap Yaz
  • Süper bir röportaj olmuş, Blogunuzun 2. yılını kutluyor ve daha çookk uzun yıllar sürmesini diliyorum, çünkü yazılarınızı okumak gerçekten çok keyifli bu hediyeyi ben istiyorummmm hemde hediye etmek için:)
    Sevgiler…

    Cevap Yaz
  • Merhaba,
    27 aylık kızım sırtımda ve 4 aylık cinsiyetini kız diye öğrendiğim yavrum karnımda yorum yapıyorum. Hatta face duvarımda da paylaştım. Marka anne takip ettiğim kadar güzel olmuş ropörtaj. Bundan daha güzeli, anca hediyeyi kazanmak olurdu.

    Başarılarınızın devamı, banada iyi şanslar.

    Cevap Yaz
  • sezeryan magduru olan ben de ıkıncı dogumumuj normal yapabılmek ıstıyorum….boyle bır hedıye cok cesaretlendırıcı…

    Cevap Yaz
  • Blogunuzun 2. yılı kutlu ve mutlu olsun =) Gerçekten güzel ve yararlı bir röportaj olmuş, tam da bu zamanlar araştırdığım bi konunun eğitimin hediye edimesi ise süper, iyi şanslar herkese

    Cevap Yaz
  • 2 yılınız kutlu olsun Markaanne:)
    Ne kadar akıcı ve candan bir röportaj olmuş yeni yıla girerken..
    Kaçıncı gebeliği olduğu farketmeksizin herkesin bu yolda emek vermesi ve arzu ettiği, hayalini kurduğu doğumu gerçekleştirmesi dileklerimle..
    Tüm okuyucularında sizin de yeni yılınız şimdiden kutlu olsun..
    sevgilerle, ebe pınar..

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*