Çocuğuna aşı yaptırmayan annenin

Evine polis gönderir zorla yaptırırlar MIŞ!

 

Tarihe belgedir bu yazı.

 

Bugün 15.07.2011 Cuma.

Derya ile Miray Beyoğlu’nda bir kafede tatlı tatlı sohbet ederlerken telefon çalıyor ve gün Derya için bitiyor.

Efendim, Sağlık Bakanlığı bilmemnesinden (Sinirden neresi olduğunu unuttum) arayan F. Hanım isimli kişi kibar bir şekilde diyor ki “Merhaba, Eren Taşdiken’in annesi Derya Taşdiken’le mi görüşüyorum?”

 

“Evet”

 

“Bebeğinize aşı yaptırmak istemediğinize dair aile hekimliğinize imzalı dilekçe vermişsiniz.”

 

“Evet”

 

“Ancak Sağlık Bakanlığı aşı yaptırmanızın zorunlu olduğunu hatırlatıyor ve en kısa zamanda bebeğinizin aşılarını yaptırmanız gerektiği konusunda sizi uyarmamız gerekiyor.” diyor.

 

Ben de, aşı yaptırmayacağımızı, en azından Sağlık Bakanlığı’nın uygun gördüğü takvimin bize uygun olmadığını, biz aile olarak kendi uygun gördüğümüz yaş aralıklarında, o da karar değiştirirsek aşı yaptıracağımızı, araştırmalarımız sonucunda buna karar verdiğimizi anlattım.

F. Hanım ise, bunun mümkün olmadığını, ısrarcı olursam valiliğe durumu ileteceklerini ve polis zoruyla bebeğimi sağlık ocağına götürüp aşı yaptıracaklarını, ona da karşı çıkarsam savcılığa gideceklerini iletti.

 

ZORLA!!!

 

“Siz kimsiniz ki benim bebeğimi alıp zorla götürüp aşı yaptıracakmışsınız?” diye bağırdığımı hatırlıyorum.

 

Sağlık Bakanlığı’nın sevgili doktorları minicik bebeklere antibiyotik verirken, bebek bisküvilerini 6 aylık bebeğe kahvaltı niyetine yazarken kimse kılını kıpırdatmıyor da benim bebeğimin aşısı mı dert oldu sizlere.

 

“F.Hanım bu lafım size değil bakanlığadır.” dedim ama kadın da gerildi tabi.

 

“Derya Hanım, sizi anlıyorum, çok haklısınız, bebeğinizi korumak istiyorsunuz ama mevzuat bu…”

 

Şimdi dilimin dönmediği maddelerde aşağı yukarı şu yazıyormuş; ” Sağlık Bakanlığı’nca hazırlanan aşı takvimine veli keyfi müdahalede bulunamaz.” gibi birşey.

 

Yani ben bebeğimin tiyomersal adlı cıva içeren, kanserojen ve daha nicesi formaldehit içeren, monodosyum glutomat (MSG) içeren alüminyum içeren maddelerle dolu aşıları olmasını istemiyorsam, özellikle ilk 3 yaşta kesinlikle aşı yaptırmayı uygun bulmuyorsam polis zoruyla fikrimi mi değiştirecekler?

 

Bu çocuğu benim doğurduğum gerçeğini mi değiştirecekler?

Çocuğumun iyiliği için günlerce uyumadan araştırmalar yapıp, tabi ki Eren’in doktoruna da danışıp, mama yemesin diye canım süt annelerden gece gündüz süt taşıyıp, sağlıklı beslenmesi adına göbeğimizi çatlatan ben ve babası mı daha çok düşünüyor bu çocuğu her türlü ambalajlı ürüne katılan kimyasala onay veren, GDO’yu buyur eden Sağlık Bakanlığı mı?

 

İnceleyelim, avukatlarla görüşelim, çocuğun her türlü sorumluluğu, onun hakkında verilecek kararlar velisine mi bakanlıklara mı ait?

 

Kimsesiz mi canım bu çocuk?

 

Ayrıca geçenlerde aile hekimliğimizden bir telefon daha geldi.

 

“Nasılsınız Derya Hanım, Erencik nasıl?”

 

“İyiyiz sağolun sizler nasılsınız?”

 

“Valla biz pek iyi değiliz”

 

“Hayırdır?!!”

 

“Siz aşı yaptırmadığınız için Sağlık Bakanlığı bizim ödemelerimizi kesti!!!”

 

“Pardon anlamadım, bizim aşımız sizin cebiniz ne alaka?”

 

“Sağlık Bakanlığı aşı yaptırmayan kişilerden dolayı bizim ödemelerimizi kesiyor!”

 

“İyi de size nasıl böyle bir sorumluluk yüklerler? Aşıyı yaptırmayan, rızası olmayan benim. Neyse üzgünüm sizin adınıza”

 

Kafamın içindeki tilki: Bu aşı maliyet değil mi?

 

Evet

 

Peki Sağlık Bakanlığı aşı yaptırmayan kişi sayısı fazla oldukça daha karlı değil mi?

 

Bu soruya cevap gelirse muhtemelen: Çocuklarımızın sağlığı için teşvik ödeneği oluşturduk, yani aşı olan çocuk başına aile hekimliğine ödeme yapmamız bundandır.

 

Olacaktır.

 

Yiyenler yemeyenlere yedirsinler.

 

Afiyet olsun…

 

 

 

 

Share on Facebook127Tweet about this on TwitterShare on Google+1Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

96 yorum

  • İnanamıyorum,şok geçirdim yazılanları okuyunca…Bir ara da domuz gribi diye ödümüzü patlatmışlardı…Sonradan nolduysa domuzlar da grip de yok olduydu….Bilen var mı, noldu o iş ????????
    Sanki birilerinin yakınları epeyce bir domuz gribi aşısı getirtmişti de güzel yurdumun,güzel yavrucaklarına zorla yaptırtmaya kalkmıştı,sonradan millet yutmayınca ellerinde kalmıştı…Hay Allah ben herhalde kabus görmüştüm!!!!!!!!!!!

    Cevap Yaz
  • derya hanım tesadüf buldum blogunuzu ve yazılarınız çok hoşuma gitti ben anne değilim henüz ama gerçekten okuduklarımla o kadar yardımcı oldunuzki… sezaryen konusunda özellikle.bir cok doktorun bahanesi sıvı tükeniyor bebeği almak zorundayız diyen… ankara da normal dogum yapan cok doktor yok bildiğim kadarıyla..ama yazılarınız harika…teşekkürler özellikle aşı konusunda çok bilinçlendim..sevgiler

    Cevap Yaz
    • Selam Dilan, bilgilendigine,begendigine sevindim.keske bunlar yasanmasa da sirf kakadir,gazdir,oyundur bunlari konusak ne iyi olur degil mi? Ayrica Ankara’da da iyi dogal dogumcular var bildigim kadariyla iyi arastirmak ve referans gerek

      Cevap Yaz
  • Derya hn. Selam
    Hala ihtiyaciniz varmi bu bilgiye bilmiyorum
    Son ana kadar, her hangi bir durum olusmayana dek
    sezaryan yapmayip normal dogum yapan dr elif terzi var
    lokman hekim hastanesi ankara etlikte, elif hanimda
    normal dogumyapannbiri olrak tavsiye ederim.

    Cevap Yaz
  • iki bebeğini normal doğumla dünyaya getirmek için çaba sarfeden ve çocuklarına herşeyin doğalını yedirmeye çalışan bir anne olarak malesef aşılarla ilgili gerçekleri yeni öğrendim.artık çok geç.çocuklarımın aşıların yaptırdım ve kahroluyorum bu yüzden.ama yapabileceğim bir şey yok artık:(

    Cevap Yaz
    • Kahrolma! O aşıların zararlarını giderebilmek için “homeopatik” yollar var, bir araştır derim. Bir de Facebook Doğal Anneyim gurubuna danışabilirsin. Sevgiler

      Cevap Yaz
  • pes! ama riski var mı deyince her ilacın riski var demeyi biliyorlar! özürlü çocuğuyla baş başa kalınca ne tür destek verecekler ailelere? ilaç şirketleriyle mama şirketleriyle olan ilişkilere güven duymak zorunda mıyız? üstelik halk sağlığı dedikleri yarısı ya dünyada rastlanmayan ya da koruyuculuğu az ve tartışmalı aşılar her geçen yıl da katlana katlana büyüyor liste…3 senede dünyadaki mikroplar aniden değişiyor mu habire yeni aşılar ekleniyor? en anlamadığım ve tehlikeli bulduğum da hepatit b aşısı kan ve cinsel ilişkiyle geçen hastalığı yeni doğan bebeye niye doğduğu gün vuruyoruz? bir yandan şampuan bile değidirmeyin deniyor? hepatit c aşısı yok ve çok daha tehlikeli ama henüz ilaç şirketleri nedense aşısını yapmadı o ne olacak? ben en azından bunu yapmamaya kararlıyım bir daha çocuğum olursa. dipnot: ilk 6 ay bebeklerde kan-beyin bariyeri gelişmediği için tüm toksinlerin beyine direkt ulaşma ihtimali var, büyüdükçe vücut savunma mekanizmalarını geliştiriyor. 37.5 derecede ilaç veren sütü olan anneye mamayı dayatan doktorlara güvenmiyorum ben.

    Cevap Yaz
  • selam derya bugün bana gelen bi tel sağlık ocağından gebelik takibi adı altında içinde tetenoz aşısıda cabası 2 doz lukk aralıklarla vururlan bi aşı buraya gidersemm bana güler yüz vee ilgiyle yaklaşann personell bu aşıyı bana vurucakkk okududğumm yazılardaa güleryüzlü personell adı altında hamilelerinn ilgissini çekmişş vee aksi yondeki düşünceleri bu güleryüzlülükle değişmişş düşünceler bu doğrultuda biraz ilgiye aşımı olunurr ha şuda varr gitmediğiniz zamanlarda burdaki personel evinize geliyo kaçarınız yokk hamilelik testi yaptırdığım hastaneden oraya bilgi akımı olmuş sanırırm nerden haberliri olcak sorusuna devletin bu ilgisini nasıl kibarca giri cevirebilirirm sizdenn bu konu hakkında yorum bekliyorumm bukadar bilinçsizcee vururlan aşılarr içeriği nedir
    benmi yanılıyorum yoksa hamilelikle tetanozun alakası nedirr

    Cevap Yaz
    • Ada merhaba, ben hamilelikte bu aşıyı olmadım,o zaman bu konuda ısrarları olmadı ama olsaydi da ben de “guler yüzle”reddederdim sanırım. Sana diyeceğim,doğru olduğuna inandığın konu her ne ise,ister “güler yüzle”,kibarca,duruma göre de agresifce savun fikrini;)

      Cevap Yaz
    • Tetanoz aşısını sağlık bakanlığı öneriyor ama hiç bir gebeyi zorla aşılamıyor. Diğer bebek aşılarında da aynı şey geçerli kişi kendisi aşı yaptırmak istemediğinde yazılı beyanat veriyor ve sorumluluk kişiye ait oluyor. Sağlık çalışanları da bu bilgileri vermekle yükümlü yani herkes işini yapıyor. İleride herhangi aşısı olan bir hastalığa yakalandıklarında aile hekimliği aşı ve hastalık hk.bilgi vermedi diye açılan çok dava var. O yüzden olaylara sadece kendi pencerenizden değil de sağlıkçıların penceresinden de bakarsanız daha objektif olabilirsiniz.

      Cevap Yaz
      • Söyledikleriniz çok doğru ama benim yaşadıklarım tam da anlattığım gibi. Gidip belge vermeme rağmen karakola kadar gitmek durumunda kaldık.

        Cevap Yaz
  • merhabalar deya hanım bende yeni anneyim oğlum 4,5 aylık aşılar konusunda benimde tereddütlerim var fakat yaptırıyorum hatta eğer şöyle okumuştum biryerde genelde bebeklerin aşılardan spnra daha fazla hasta oldukları ve aşıların vucud direncini azalttığını okumuştum tabi net bilgi olmadığı için bebeğimin aşılarını yaptırıyorum gerçi daha 3 kez aşı olduk ama bende bu konuda pek emin değilim şimdi yazınızı okuyunca daha da kafam karıştı ….

    Cevap Yaz
    • meryem hanım.sakın aşı falan yaptırmayın çocuğunuza.fakat ilk 6 7 aya kadar anne sütünden başka hiçbirşey vermeyin azda olsa opna anne sütü yeter.ondan sonra yavaş yavaş üçte biri su olmak üzere taze sıkılmış sebze meyve suları verin.1 yaş itibariylede yavaş yavaş eline meyveler tutşturun.yemeye başladığı andan itibaren kabe hurması.çekirdekli kuru siyah üzüm veri.dr aidin salihin görüşü kabe hurmasını yıkamadan çocuklara verin.Ohurmanın üstündeki mikroplar aşıdan daha etkili bağışıklık sistemi için.Biz iki çocuğumuza uyguladık çok memnun kaldık

      Cevap Yaz
  • Derya hanım, öncelikle bilgilendirici ve bir o kadar da önemli paylaşımınızdan dolayı teşekkür ediyorum. Bir anne olarak yakında ben de sizinle aynı olayları yaşarsam şaşmam, çünkü ben de aşıya karşıyım. Ayrıca Özlem hanım’ın yazdıklarına da katılıyorum. Özellikle “3 senede dünyadaki mikroplar aniden değişiyor mu, habire yeni aşılar ekleniyor?” sözüne.
    “Sağlık Bakanlığı”nın çıkarları uğruna verdiği izinlerle, ilaç şirketleriyle yapılan anlaşmaların ceremesini bizim masum yavrularımız, analarımız, babalarımız, kardeşlerimiz, yurdumun insanı çekiyor. Bizler kobay olarak kullanılmaya, ticarete katkı gözüyle bakılmaya maruz bırakıldıkça bu ülke hiç bir konuda ayakta duramamayacaktır. Sağlık sektörü en önemli husus olduğu halde dönmeyen dolap kalmıyorsa bu ülkede, diğer hususların vay haline! Amerika’da yapılan araştırmalar sonucu sağlığı tehdit etmesinden dolayı yasaklanan bir çok ilaç varken, bize sürülen ilaçlara eyvallah demek ahmaklık değil de nedir. Neymiş bebeğe 1. haftadan itibaren “D vitami”, 4. aydan itibaren “Demir” vermek gerekliymiş. “D vitamini” verelim bebeklerimiz kansız kalsın, sonra da kan yapsın diye “Demir”i dayayalım, ne güzel mantık. Haşa Allah anne sütündeki vitaminleri eksik yaratmış, sağolsun bunlar eksikleri tamamlıyor. Bu dayama, anne sütü alamayan bebekler için olsa pekala, fakat istisnasız her bebeği fazlasının bir yığın zararı olan vitaminlere boğuyorlar. Vücut hareket işlevleri ve IQ düşüklüğü bunlardan yalnızca ikisi. Hele ki aşıların zararına girersek saymakla bitmez. Bebeklerimizde olsun kendimizde olsun tedbir ve tedavi yoluna gidelim derken ilaç şirketleriyle yapılan işbirliğinin oyununa gelmeyelim. Hayat bizim ve evlatlarımızın hayatı!..

    Cevap Yaz
  • Merhaba benim 3 oğlum var ALLAH bağışlarsa.büyük oğluma aşılarını yaptırmıştım fakat sürekli hasta oluyordu daha sonra Aidin salih hocayla taniştım oğlumun bu aşıların etkisinden nasıl kurtarıcağımı anlattı başta olurmucanım demiştik ama oğluma önce açlık tedavisi dahasonra hacamat terapisiyle oğlum önce Allahın sonra aidin hocamızın sayesinde hastanelerde yatmaktan kurtuldu.sonra iki oğlum daha oldu onlara hiç aşı yaptırmadım okulda aşı olacakları zaman göndermedim ve hiç hasta olmuyorlar çok şükür bazen gırıp gibi olsalar hemen papatya veriyorum hemen geçiyor yemeklerdede zeytinyağı kullanıyorum hazır yiyecek ve maya yokhayatımızda.ben marka anne olduğumu düşünüyorum.

    Cevap Yaz
  • Özbek dr.aidin salih in tavsiyesi vede teşvikiyle bizde çocuklarımıza aşı yaptırmadık.Doğal yolla bağışıklık sistemini geliştirici ürünler kullandık(kabe hurması,çekirdekli kuru siyah üzüm)gibi.Şuanda biri 11 diğeri 6 yaşında vede gaayet sağlıklılar.ALLAHcc dr. salihden razı olsun.Hekese tavsiye ederim dr.salih i.

    Cevap Yaz
  • derya hanımı tebrik ederim.
    insanlarımız artık şuurlanıp çocuklarını bu zorla yaptırılamak istenen kimyasal zararlı maddelerden korurlarsa iyi bir nesil olur yoksa şu anda kısmen olduğu gibi hastaklar ülkesi olmada hızlanacağız..

    Cevap Yaz
  • Çocukları aşılatmak annelerin ya da ailelerin sorumluluğu olduğu kadar toplumun genel sağlığını korumak adına devletin de sorumluluğudur. Aileler sözde bilimsel, sahte iddialara kanarak  aşılatma yaptırmadığında devletin el atmasında bir sakınca yoktur. Aşılar ve aşılarla ilgili komplo teorileri ile ilgili enfes 3 yazıyı yalansavar.org sitesinde bulabilirsiniz
    http://yalansavar.org/2011/10/11/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-1-asilar-bulasici-hastaliklar-ve-bagisiklik-sistemimiz/#more-194
    http://yalansavar.org/2011/11/17/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-2-dr-andrew-wakefield-ve-asi-karsiti-hareket/#more-260
    http://yalansavar.org/2012/01/19/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-3-asi-karsiti-iddialar-ve-yanitlari/

    Cevap Yaz
    • Bahadır Bey, baba mısınız? Toplumun genel sağlığını korumayı düşünen devlet, lütfen bunu yapsın evet. Öncelikle psikolojik sağlığını koruma konusunda sınıfta kalmıştır ancak. Ayrıca aşı konusunda hassasiyet gösterdiğimiz konu, komplo teorisinden çok çok ötedir. Ayrıca, sanırım siz de küçükken suçiçeği ve benzeri çocuk hastalıklarını yaşamışsınızdır. Bu hastalıklar bu kadar korkulacak boyutta değildir. Toplu aşılama yapmayı gerektirecek kadar hiç değildir. Grip aşısı gibi…

      Cevap Yaz
      • Derya Hanım,
        Evet babayım. 2 çocuğum var ve gururla söyleyebilirim ki ender bulunan iyi babalardan olduğumu söyler çevremdekiler. 

        Öncelikle, devletin psikolojik sağlıkla ilgili kısa yorumunuz konumuzun dışında olduğundan üstünde durmuyorum.  Ancak suçiçeği ve benzeri hastalıkların korkutucu boyutta olmadığını söylemişsiniz. Evet su çiçeği, kaba kulak, boğmaca, kızamık geçirdim ve korkunç boyutta bir hastalık süresi yaşamadım hiçbirinde. Fakat benim ya da diğer çocukların bu hastalıkları korkunç derecede yaşamamalarının sebebi hastalıkların tehlikeli olmaması değil bizlerin bu hastalıklara karşı aşılanmış olmasıdır.
        Anekdotal bir örnek olarak benim hastalık geçmişim gündeme geldiğine göre okulumda çocuk felci aşısı yaptırmadığı için koltuk değneklerine muhtaç bir arkadaşım olduğunu belirtmem aşılanmanın önemini ispatlamasa da bir anekdot olarak konuya uygun olur sanırım. İstatistikler de anekdotun gerçeğe uygunluğuna işaret etmektedir. Bu istatistikler 1970 yılında 35 milyon nüfuslu Türkiye'de 701 çocuk felci vakası olduğunu gösterirken bu rakamın 2003 yılında 71.7 milyon içinde 0 olduğunu ve ölümlü en son vakaya 1990 yılında rastlanmıştır. Bunun sebebi zaman içinde çocuk felci hastalığının daha az zararlı hale gelmesi değil aşılama programının başarısıdır.
        Toplu aşılama ise hastalık yapan organizmalarla mücadele de en etkin yoldur. Toplum Bağışıklığı (ingilizceden tam çevirirsek sürü bağışıklığı) tam sağlanamadığında aşılanmamış kişiler sadece kendileri için risk taşımamakta ayrıca bir araya geldikleri hamile, bebek, bağışıklık sistemi hastalığı olan, kanser hastaları içinde risk oluşturmaktadırlar. 

        İyi bir anne olduğunuza inanıyorum. Bunun yanısıra sağduyulu bir insan olarak ta daha önce gönderdiğim linklerdeki yazıları okuyarak aşılar konusundaki tavrınızı değiştireceğinizi umuyorum.  Eğer konu hakkında sorularınız, tartışmak istediğiniz noktalar var ise elimden geldiğince yanıtlamaya ve tartışmaya hazır olduğumu bilmenizi isterim.

        İyi bir baba olarak ta, küçük bir ihtimal de olsa aşılanmamış çocukların benim çocuklarım için de risk oluşturduğu bilgisi çerçevesinde bir an önce çocuğunuzun aşılarını tamamlatmanızı rica ediyorum.
        Sevgiler, 
        Yukarıdaki istatistik için linki bırakıyorum.
        http://www.istanbulsaglik.gov.tr/w/tez/pdf/aile_hekimligi/dr_senol_altun.pdf
         

        Cevap Yaz
        • Bahadır Bey, çocuk felci aşısı yaptırmadığı için koltuk değnekleriyle gezmek durumunda olan çocuklara oranla, aşı yaptırdığı için zeka geriliği, otizm gibi nörolojik rahatsızlıklara yakalanan çocuklarda artış oldukça yüksek. Tabi, kimsecikler çıkıp, taşın altına narin ellerini koyup da tüm bunlar aşıdan kaynaklandı demiyor, diyemiyor. Ayrıca, ben, ablam ve birçok yaşıtım -arkadaşım, hiçbirimiz aşı olmadık, bu gibi çocuk hastalıklarını aşı ile atlatmadık. Bildiğiniz aşısız suçiçeğine yakalandım, kimsenin de sağlığını tehlikeye atmadım. Oğlumun okulunda, suçiçeği olan çocukların hepsi aşılı, bir Eren aşısız ve bir an önce suçiçeği geçirsin diye ısrarla okula gönderiyorum, bu yaşta atlatması daha kolay olur çünkü. Hastalıklar aşı yapılsa da geçiriliyor, asıl olan, bağışıklığını kuvvetli kılacak besinlerle beslememiz, bağışıklık sistemini güçlendirmemiz. Çocukların bağışıklıklarını güçlendirdiğimiz sürece zaten tüm hastalıklara karşı korunacaklardır. Toplu aşılama, hastalıkla mücadelede en etkisiz yoldur. Aşılar konusundaki tavrım, sizinle görüşmelerimiz sonucu değişemeyecek kadar çok araştırma yapmamdan ve sizin bu gönderdiğiniz linkleri zaten okumuş olup, her yönlü düşünüp kararımı vermemden kaynaklı değişmeyecektir. Aşılanmamış çocuk, hiçbir zaman sizin çocuğunuz için risk doğurmaz, ancak bağışıklık sistemi kuvvetli olmayan çocuktan korkabilirsiniz. Kaldı ki korkunun da hiçbir şeye faydası yok! Çocuk hasta olacaksa oluyor.

          Çok teşekkürler

          Cevap Yaz
          • Yanıtınız için teşekkür ederim. Ancak aşıların zeka geriliği, otizm gibi nörolojik rahatsızlıklara yol açtığı doğru bir bilimsel iddia değildir. Öncelikle otizmin tanımı ve otizm spektrumu içerisne alınan nörolojik rahatsızlıkların kapsamı yıllar içinde değişmiştir. Aynı süreler içinde aşılamanın artması nedeni aşılar ve hastalıkların artışı arasında bir korelasyon kurulması mümkün değildir.
            "Aşılanmamış çocuk, hiçbir zaman sizin çocuğunuz için risk doğurmaz, ancak bağışıklık sistemi kuvvetli olmayan çocuktan korkabilirsiniz" diyorsunuz fakat aşılama zaten bağışıklık sistemini güçlendiren bir uygulamadır. Yani aşılanmamış çocuktan korkabilirim.
            Sizinle hemfikir olamayacağımızın farkında olarak ayırdığınız vakit için teşekkür eder, konuyla ilgili meraklı okurlarınızı farklı (bence doğru sizce yanlış) açıklamaların da bulunduğu yalansavar.org sitesine yönlendirmeniz rica ederim.

            Sevgiyle, hoşça kalın.

          • Derya Hanım,
            Bu söylediklerinizle ilgili bilimsel bir kaynak gösterebilir misiniz? Çünkü ben bunların doğru olmadığıyla ilgili birçok bilimsel kaynağa sahibim. 
            Eğer anektoda dayalı gideceksek, annem de çocuk doktoru olduğundan size;
            – Su çiçeğinden ölen,
            – Boğmaca hastalığından ölen,
            – Grip'i zaatüreye dönüşerek ölen,
            – Kabakulak sebebiyle ölen ya da bu yüzden ergenlik döneminde kısırlık ya da romatizma gibi başka hastalıklarla tanışan,
            – vs. vs. vs.
            Bir sürü örnek verebilirim. Ben de iki çocuk babasıyım. Çocuklarımız için en iyisini istemek hepimizin ortak motivasyonu. Fakat araştırmanızı yaparken önyargılardan bağımsız birşekilde hareket etmek çocuklarımıza karşı olan bir görevimiz diye düşünüyorum. Örneğin aşılarda civa ve MSG gibi maddelerin olmadığını, olduğu yalanını ortaya atanların bu yalanlarını itiraf ettiklerini tarafsız bir gözle görebilirsiniz.
            Tabii ki aşılar %100 koruma sağlamazlar. Grip virüsü sürekli şekil değiştirdiği için grip aşısının %100 koruma sağlamasını bekleyemeyiz. Dolayısıyla çocuklarımıza dengeli beslenme sağlamamız, bol miktarda taze sebze ve meyve yedirerek onları gereksiz ve aşırı hijyen koşullarına maruz bırakmayarak savunma sistemlerinin güçlü olmasını sağlamak bizlerin görevi.
            Teşekkürler.

    • Serdar bey "aşılarda cıva olmadığını" yazmışsınız, acaba yalnış mı anladım??? Yanılış anladıysam ne olur düzeltin. Şu kadarını söylemek isterim, biz burda komplo teorisidir değildir diye tartışırken, aşıların direk olarak Otizim ile ilintili olduğu Amerikan senatosunda yıllardır tartışılıyor. Bu konuda cok ciddi araştırmalar ve iddialar var. Cıvanın aşılarda ana koruyucu madde olarak kullanıldığı zaten biliniyor. Çocuklarımıza enjekte edilen sadece cıva değil, bunun yanında bir çok tehlikeli madde daha var. Üstelik bu Avrupada, ABD'de cok ciddi platformlarda tartışılırken bizim insanlarımızın bu konuya bu kadar uzak ve bilgisiz olması üzücü.  Çocuk hastalıklarından öldüğü söylenen çocukların çoğu bu hastalıklardan değil aşılar sonucunda zayıf düşen bağışıklık sisteminin basit çocuk hastalığı ile dahi savaşamıyacak hale geldiinden hayatını kaybetmiştir maalesef… Ve ne yazıkki tıp otoriteleri bunu sadece görmemezliğe gelmiyor aynı zamanda hasıraltı da ediyor…
      Tüm çocuklarımıza sağlıklı bir ömür dilerim…
      Sevgiler…

      Cevap Yaz
    • Bu ¨yalansavar¨ sitesinin sahibi kimdir bilmiyorum ama en vaşta kendi sitesini savmasını tavsye edeceğim. Bu kadar komik yazıyı bir arada gördüğüm başka bir site yok. Tebrikler! Bir de referanslara baktım: NIH, Wkipedia filan var, dürüstlük için de ayrıca tebrik ederim.
      Hygiophysician olmak üzere natural health and holistic nutrition doktorası yapan biri olarak sayfada homeopati ile ilgili yazılanları case study olarak kullanacağım:)
      Eren

      Cevap Yaz
      • Eren Hanım,
        Buyrun siz de bizi bizim standartlarımızla savın. Bilimin temel metotlarına dayanarak, anekdotal kanıtlara başvurmadan, otoriteden kaynaklanan argümanları kullanmadan yapabiliyorsanız hodri meydan. 🙂
        Sevgiler,

        Cevap Yaz
  • sahte bilimin ne olduğu tartışılr. bilim ticaretin kucağına oturmuşsa, insanlar kendi araştırmalarını yapmalıdır. zamanında eroini zararsız bir öksürük şurubu, sigarayı da " kesinlikle kansere yol açmıyor" diye pompalayan da bilimdi. insanların her türlü tıbbi deney için rızası alınmalıdır, aşılar da kesin olarak bu kategoriye girer, devletin zorlaması bizi vatandaşlıktan çıkarıp köle kategorisine sokar. sürü bağışıklığı oranı yüzde 60larla başlayıp 90 lara çıkmıştır ama yine de salgınlar devam etmektedir. hastalananların çoğu aşılı ise , canlı virüs aşısı olan çocuklar 20 gün süreyle hastalık yayabiliyorsa ( bu konuda hamilelerin uyarıldığını hiç duyan oldu mu ? hani halk sağlığı?)nasıl oluyor da aşısız çocuklar tehlike yaratıyor anlamakta zorlanıyorum.

    Cevap Yaz
    • Özlem Hanım,
      Bilim asla hatasız değildir. Bilimin sahte bilim, sözde bilim, kötü bilim gibi alternatifleri karşısındaki en önemli özelliği bazen geç te olsa kendini düzeltebiliyor olmasıdır. Bir zamanlar sigara kanser yapmaz denmiş olması genel olarak bilimin ve bilimsel metotların yanlışlığına kanıt oluşturmaz. ,Aşı karşıtı hareketi başlatan doktorun hatalı olduğu ortaya çıkmasına rağmen hareket tüm hızyla devam etmektedir. Bilim kendini düzeltirken maalesef sahte bilim kendini düzeltememiştir.
      Hamilelerin uyarıldığını duyan oldu mu sorunuza yanıt vereyim hemen 2 çocuğumun doğumu sırasında her an eşinin yanında olan bir koca olarak (çocuklarımın kordonunu ben kestim) doktorumuzun bize aşılar, yan etkileri, potansiyel riskleri ile ilgili bütün bilgileri verdiğini biliyorum.
      Sevgiler

      Cevap Yaz
      • bravo: bilim hatasız değildir. bu hataların motivasyonu çok da mühim değil(iyi niyet ticari rant vs) neticede, bebeklerimizle ilgili sağlık risklerini böyle kaygan bir zeminde göze alıp almama hakkına sahibiz. wakefield'den bahsediyorsunuz, böyle bir bağlantının olmadığı da ispat edilmiş değil ( örneğin bir grup araştırmacı civa değil aşıdaki  cenin hücreleinin otizm türü otoimmün rahatsızlıklara sebep olabileceğini düşünüyor)bilim neden alerjilerin, msin, nöreodejeneratif hastalıkların , kanserin inanılmaz bir hızla arttığını açıklayabildiğinde biz  de gözümüz kapalı güvenebiliriz( bir de bu işin en karlı ticaret olmasnın önlenmesi var tabii;) aksi halde, dr dr dolaşıp çare bulamadığınız esrarengiz hastalıklarınız için  "sebebini bulamadık ama şu ilacı deneyelim'den ibaret bir tıp pratiği hakim oldukça, araştırmaları ilaç şirketleri finanse ettikçe, koronik hastalıklar en rantabl pazar oldukça bu tür müdahalelere temkinli yaklaşma hakkımız var. çocuğum otistik olduğunda hayatım karardığında devlet bizimle acı çekmeyeceğine göre riski almama hakkım olmalı.

        Cevap Yaz
      • Bahadır bey eşinize destek veren örnek bir baba olmanız çok sevindirici (benim eşim de oğullarımızın kordonunu kendisi kesti:) Yalnız şunu merak ettim, doktorunuzun aşıların yan etkilerini size anlatmış. Ne gibi yan etkilerdi bunlar? Ateş, aşı yerinde kızarıklık, hastalığın hafif geçirilmesi ve ağlama mı?? Çünkü genelde sadece bunu anlatıyorlar da. Ama ne yazık ki gerçek yan etkiler bunlar değil. Bunlar sadece aşının "cici" yanları. Gerçekten de bu konuyu daha detaylı ve ciddi araştırmanızı önermek isterim…
        Bu arada bir şey daha sormak istiyorum, aşı karşıtı harekatı başlayan doktor kimdir? ve hangi hatası ortaya çıkmış çok merak ettim doğrusu
        Saygılarımla
        U.D
         

        Cevap Yaz
        • Selamlar,
          Oğlum aşı karşıtı hareketin en yoğun olduğu A.B.D'de dünyaya geldi. Doktoramız sırasında 7 sene orada yaşadık. Aşı konusundaki iddialardan 2000 yılında da haberdardım. O nedenle bu konuda "Informed Consent" im olduğunu söyleyebilirim, gerekli olduğuna inanmasam da.
          Doktorların "cici" yanlarını anlattığını söylüyorsunuz ama bunlar bilimsel olarak ispatlanmış etkiler. Yoksa doktorlar her bilimsel olarak ispatlananamış iddiayı bizlere anlatmak zorunda olsalardı hastalara ayıracakları zaman kalmazdı. Dünya garip bir yer ortalık komplo teorileri ile dolu, kimseden hepsini bize anlatmasını bekleyemeyiz. Burada bir standart olmalıdır ve o standart ta beğensek te beğenmesek te bilimsel temele dayanan yan etkilerdir. Düşünsenize Vicks aldınız ve prospektüsünde her türlü anekdotal yan etkiyi, kullanım şeklini, anekdotal endikasyonları yazıyorlar  (vicks'i ayağınızın altına sürün kanseri iyi ediyor diye bile bir iddia var) kaç sayfa olurdu o prospektüs.

          Wakefield ile ilgili linki aşağıda okuyabilirseniz sevinirim. Ama bu yazıdan küçük bir alıntıyı da altına aldım.
          http://yalansavar.org/2011/11/17/asilar-ve-komplo-teorileri-bolum-2-dr-andrew-wakefield-ve-asi-karsiti-hareket/
          Birleşik Krallık Tıp Konseyi’nin dikkatini çekti ve konseyin etik komitesi 24 Mayıs 2010 tarihinde yayınladığı bir genelge ile ciddi mesleki suistimaller ve etik dışı uygulamlar yaptığı tespit edilen Andrew Wakefield’in “Doktor” ünvanını geri aldı.
          Sevgiler.

          Cevap Yaz
    • Özlem Hanım, çok doğru söylediniz araştırmak şart. Eğer herhangi bir şey ticaretin kucağına oturursa yalan söyleme potansiyeli artar. Bilim yalan söylemedi, çünkü bilim birileri değil, bir şirket değil, bir kurum hiç değil. Bilim bir metod, sanat gibi, edebiyat gibi birşeyler üretmenin metodu.
      Başka birşey daha söyleyeyim. Milyar dolarlık endüstrilerin kendi satışlarını arttırmak için yalan söylediklerini ve bunu da hayli 'regüle' bir ortamda büyük riskler alarak yaptığını iddia ediyoruz.
      Öte yandan alternatif tıp 2008 rakamlarıyla 60 milyar dolarlık bir endüstri oldu (link). Ve Regüle bir ortam değil. Düzenleyici bir kuruluş yok. Denetleyen yok, soru soran yok, reklam yasağı yok. İspat yükümlülüğü yok.
      Örneğin geçenlerde Dünyanın çok önemli bir homeopatik ilaç sağlayıcısı ilacınının etkinliğini kanıtlayamayacağını kabul etti (link) ve müşterilerine 5 milyon dolarlık geri ödeme yapmak konusunda anlaşma yoluna gitti.
      Canlı virüsler konusunda da bu artık yavaş yavaş terkedilmeye başlandı. Birçok aşıda canlı virüs değil o virüslerin bağışıklık hücresi oluşumunu tetikleyen protein kılıfları kullanılıyor (Antikorların çalışma mekanizması Türkçe olarak burada anlatılıyor). Genelde yanlış bir bilgi var. Canlı virüs yüzünden ateş ve huzursuzluk oluştuğu söylenir, aslında ateş bağışıklık sistemindeki tetiklenmenin sistemik bir sonucu.
      Aşıların halk sağlığını riske etmesi de biraz karışık bir olgu. Eğer benim kızımın bağışıklık sistemini zayıflatan bir durumu varsa (alerjik bünye, ilaç kullanımı, otoimmün hastalık) ve sizin çocuğunuzla aynı okula gidiyorsa, siz çocuğunuza aşı yaptırmadığınız için benim kızım ölecek. Ama toplumun belli bir yüzdesi aşı yaptırdıysa benim kızımın aşısız insanla karşılaşma olasılığı azalacak ve yaşayacak.
      Dolayısıyla aşı bireysel değil toplumsal bir karardır. Bu yüzden dünyanın modern ve akıllıca yönetilen ülkeleri aşıyı genel bir sağlık politikası olarak uygularlar (bana Amerika'yı örnek vermeyin, önemli bir yüzdesi dünyanın 6000 yaşında olduğunu iddia ediyor ve karşıt iddia sahiplerini pompalı tüfekle tehdit ediyor 🙂 )

      Cevap Yaz
      • zorunlu olmamalıdır. eğer totaliter bir devlette yaşamıyorsak. modern ve akıllıca yönetilen ülkelerden sayar mısınız bilmem ama japonya'da(çocuk ölümlerinin en düşük olduğu ülkelerdendir) çocuk aşıları zorunlu olmadığı gibi takvim de bizimkinden çok geç başlayan farklı bir takvim. kanada da ya da fransa da da zorunlu değil. ne gariptir ki bu konuda en sert yaptırımlar siizn pek beğenmediğiniz amerikada uygulanıyor(aşısız çocukların eğitim hakkından faydalanaması devlet zoruyla aşı vs) alternatif tıp konusu ise hiç konumuz değil. aşıdan kaygı duyan herkes cadı kazanı kaynatmıyor, aşı karşıtları diye gizli bir örgüt yok yani. esas komplo teorisi bu bana göre.

        Cevap Yaz
        • bu konuda söylenecek çok şey var ama o regüle etme olayı da size çok güvenilir geliyor olabilir bana gelmiyor. aşı firmalarını dava edemiyorsunuz. artık fda bile denetleyemiyor.aşıların güvenilirliği çok kısa vadeli deneniyor bir kaç haftayla sınırlı hiçbir aşı 5-10 yıl sonraki yan etkiler için denenmez ve deneyenle bu işten kar sağlayan aynı adres. package insert denen kitapçıklarda olası  yan etkiler sayılmakta bunlar arasında menenjitten tutun felce otizm benzeri etkilere kadar her şey sayılmaktadır kendilerini garantiye almak için ama biz sağlık ocağında bunları okuyamıyoruz. söz konusu regülasyonu yapan aidsli olduğunu bildiği halde zarar etmemek için hemofili ilaçlarını satmaya devam eden adres . beden benim demeyi sadece kürtaj için mi biliyoruz, çocuğumuzun bedeni de öncelikle ona can veren anne-babanın sorumluluğunda olmalı.

          Cevap Yaz
  • sayın kerem bey, aşılarda "civa msg gibi maddelerin olmadığı"tespiti  bilgisizlikten kaynaklanmıyorsa büyük bir yalandır. yalansavar kişi bunu da savmalıdır.buyrun buradan içeriklere bakın:http://vaccines-ohio.4t.com/inserts.html. aşı firmaları bile civa olduğunu kabul eder, prosspektüslere yazar ve hatta bir kaç yıl önce çoğundan kaldırdık diye resmi açıklama yaparken( olmasa kaldırmazlardı değil mi!)  çıkıp yoktur demek pek bilimsel olmamış.
    sadece bunlar değil formaldehit, aluminyum, cenin hücreleri(ki  başka bir insana ait dnanın alınmasının sakıncalarıyla ilgili çok bilimsel kaynak var yalnız yalansavar gibi kaynaklardan değil pubmedden filan araştırmak gerekiyor), çeşitli hayvan virüsü kontaminasyonları(bunlar da çoğu zaman resmen açıklanmaktadır örneğin sv40 örneğin rotadaki domuz virüsü gibi). suçiçeği aşısının suçiçeğinin  hafif hastalık olmasıyla kesin olarak ilgisi yok aşı türkiyede çok yenidir. oysa 80 lerde bizler bu hastalığı geçirdiğimizde de son derece hafif bir hastalıktı. mehmet öz ve tony blair gibi kişilerin bu konuda kaygılanmaları ve dayatılana uymamaları da belki size ilginç gelebilir. her birey, kendi entellektüel ve ahlaki kaygılarına göre seçimini yapmalıdır. 

    Cevap Yaz
  • Özlem ve Derya hanımlar,
     
    Burada tartışmanın benim icin Bahadır ve Serdar beyler gibi bir anlamı yok zira benim çocuğum yok. Koyduğum yazıların da yazarı ben degilim, iddialara cevabı bilahere kendisi vermek isterse verir
    Amaaaaa, simdi ben baska acilardan burda goruslerimi dile getirmek istiyorum. İster yayınlayın ister yayınlamayın, umurumda değil 
    1. buradaki iki kisi de size cesitli "bilimsel" kaynaklar gosterirken siz sadece "anektodal" kanit gosterebiliyorsunuz. bunun "biz turkuz abi, bize bir sey olmaz" dusuncesinden hic bir farkı yoktur. Biim anektod üzerinden degil, sağlam kanıtlar üzerinden ilerler.
    2. Evet, bilimin en önemli ozelligi "yanlislanabilir" olmasıdır ama bu demek degildir ki bu argümani siz her bilimsel dusucneye saldirmak icin kullanabilirsiniz.  O zaman siz de yanlislanabilir olac aınız bastan kabul edin, ki zaten bastan asaği bu konuda dusunceleriniz hatali (ben pek politik bir insan degilim, acikca yazdim)
    3. bir hanimefendiye "aaa, ası olduysa korkma homeopaik ilaclar var" demissiniz. Lutfen, oglunuz ilk kimya derslerini gordugunde onunla homeopatiyi konusun. Muhtemelen size katilarak gulecektir cunku en temel kimyabilgisine sahip ortaokul/ liseogrencksi bile homeopati sacmaligini kavrayabilir. Dedigim gibi, biraz sivri dilliyim. 
    4. Cocugunuz ilerde bu asilanmadik hastaliklari gecirmeye basladiginda ne kadar buyuk zarar gorebileceginin arkinda degil misiniz?  İleri yasta gecirecegi kızamık ve benzeri virutik hastalıklarla asilanmamis bir vücudun karsilasacgi riskleri biliyor musunuz?
    http://www.sspedernegi.org/tr/?tur=sayfa&id=108
    5. Devletin size bir seyi zorunlu kılması onun totaliter olduğuna delil teşkil etmez. İsterseniz saldim çayıra mela, kayıra bir devlet yapısı olusturalim, devlet karısmasın ama sonra hortlayan salgın hastalıklar karşısında da "nerede bu devlet?" demeyin! 
    Bu aşı tartışmasınin en güzel özeti:  "bir deli kuyuya taş atmış, kırk akıllı çıkaramamış" . Ben de o kuyuya tas atsam ve desem ki: "hmeopati ilacları otizmi tetikliyir, bakın homeopatik ilaclarin kullanimı arttıkca otizm de artiyor" desem ne diyeceksiniz? Ya da "homeopatik ilaclarin uzun vadede zarali etkileri kanitlanmamistir, aman kullanmayin yoksa olursunuz?" desem? Vr mı uzun adeli homeopatik ilac arastirması? Ama bahadır bey'in goserdigi gibi halk sagligi korumasının toplum saglıgına direk etkisi var.
     
    Hem madem bu ise bu kadar inaniyorsunuz, buyrun kampanya açin. sizin cocugunuz asilardan korunuyor da diger zavallaı sabilerin sucu ne? Hadi, gidelim bir gun ası gününe ve kıralım aşılarını o totaliter devletin! Ben varım, lütfen çağırın eleyim.
    Çocuğunuzun sünneti, bademcik ameliyatı veya saç kesimi bireysel kararlardır ama toplum sağlıgını dogrdudan ilgilendiren aşı konusu anne- babaların kararina birakılamayacak kadar kritik bir konudur. 
    Size bu yorumu yollarken uzaktan olumlama reikisi aptım. insallah ise yarar da fikriniz degisir!
     
     

    Cevap Yaz
    • Kerem Bey merhaba,

      Biliyor musunuz ben de politik bir insan değilimdir, sevmem. Ancak politik olmamakla, saygısız olmak arasındaki ince çizgiyi de görebilecek durumdayım!

      Öncelikle, benim buraya çarşaf çarşaf bilimsel kanıtlar koymamamın nedeni, kimseyi iknaya çalışmamamdır. Bu 1

      Siz ikna etme çabasında olduğunuzdan yığınla kaynak koymuşsunuz, inanın 10 misli bilimsel kaynak okudum ve hiçbiri, benim annelik hissiyatımın üzerine çıkamadı. Onları kopyalayıp hayatıma harf harf yapıştırmadım. Okudum ve süzdüm veeee uyguladım. Bunu ben yaptım ve size asla “YAP” demem. Bu nedenle de sizi ikna etme gibi bir çabam- kaygım da yok. Bu 2.

      Devletin “Totaliter” olmadığını düşünüyorsunuz sanırım. Demek çok özgürsünüz he? Ne mutlu size. Ben kendimi o kadar özgür hissedemiyorum. Ne yazık bana ve ben gibilere…
      bu 3.

      “Olumlama” ile ancak ve ancak, o da mümkün olabilirse kendinize faydanız olur. Ben fikrinize saygılıyım ve değişmesini dilemiyorum. Bu da 4.

      Cevap Yaz
  • burada kesiyor, derya hanıma sevgiler yolluyorum.zira hayatımı   en iyi savunma saldırıdır anlayışından, beyhude yere farklı bir pencereden bakanlara saygıyı bekleyerek geçirecek vaktim yok. bilgi güçtür herkes bilgilensin dilerim.bilimsel araştırma şöyle oluyor  en kolay,  google academicse giriyorsunuz  keywordleri girip araştırıyorsunuz. ben pek çok kaynak okudum hayal değil yani bakın görün siz de bulacaksınız(ingilizce yalnız) zaten en temel linki verdim onlar firmaların kendi bastığı dökümanlar içinde sizin yok dediğiniz maddeler ve diğerleri hangisinde var riskler ne  vs yazıyor. homeopatiyle ilgili tek söz etmedim konu dışı demek dışında. kampanya niye açayım ki? hasta hakları( risk içeren her tür tıbbi müdahale hastanın onayına bağlıdır) ve insan hakları beyannamesine göre bu zaten benim hakkım şahsen bu hakkı kullanma dışında bir beklentim yok. pro vaccine ya da anti vaccine değil-pro choice diyorum. beden benim çocuk benim risk benim. günde 500 ml süt de vermek istemiyorum rota aşısı yaptırmak da. japonyadaki kanadadaki vatandaş kadar benim de yaşamım üzerinde hakkım var. iknaya çalışılabilir bilgilendirilir kararı ben veririm. birilerinin korkuları üzerinden tehlikeye atılma mecburiyetim yok. her anne kendi bebeğinden sorumludur öncelikli olarak.

    Cevap Yaz
    • Özlem Hanım,
      Bizler hiç bir zaman Google Akademi'den mezun olduğumuzu iddia etmedik. Aksine Google Akademi'den mezun olduğunu söyleyen Aşı Karşıtı Hareketin yüzü Jenny McCarthy (soyadını yanlış yazmış olabilirim özür şimdiden)dir.  Amacımız sizi kızdırmak değil hiçbir şekilde. Maalesef sahte bilim, sözde bilim ve kötü bilimle mücadele etmek biz bilime gönül vermiş insanları sahte bilim, sözde bilim ve kötü bilim öncülerinin (izleyicilerinin değil dikkat ederseniz) verdiği hasarı görünce derin bir üzüntüye sevk etmektedir. Yazılarımızda kullandığımız standartları aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.
      Sevgiyle kalın,
       
      http://yalansavar.org/biz-kimiz/yalansavar-okuryazar-kontrati/

      Cevap Yaz
      • “Aksine Google Akademi’den mezun olduğunu söyleyen Aşı Karşıtı Hareketin yüzü Jenny McCarthy ” bunu, bu şekilde belirtmenizin nedenini merak ettim Bahadır Bey?! Söylemek istediğiniz “Ben bu işin Amerika’daki yüzünü de biliyorum mu?” yoksa “Amerika’da bu işin yüzü, bir playboy yıldızı” mı? Nedir? Bir playboy yıldızı, çocuk doğuramaz mı? Çocuğu otizm olamaz, bir anne olarak, bir playboy yıldızı bu durumu didik didik araştıramaz mı? Nedir?

        Cevap Yaz
  • Öncelikle bilimsel araştirmanin "google academics"e girip iki tane anahtar kelime sayesinde bulduğunuz makaleleri okumaktan daha uzun, zor ve meşakketli olduğunu belirtelim.  Yakınınızdaki herhangi bir üniversitenin elsefe bölümünden "bilgi teorisi" üzerine dersleri akip edip bilginin tek başına degil, islendiginde ve sorgulandığinda anlam kazandığinı da ögrenebilirsiniz.Eger sizin yaptiginiz gibi iki tane google academics arastirmasi ile aşi karşıtlığı aklansaydı emin olun yüzlerce devlet bu masrafan kaçınmak icin hic durmazdı. Ama ortadaki risk/ kazanç ilişkisi toplum şağlığı ve devletin sağlık masrafları yonünde karar aldırıyor devletlere
    Siz ve sizin gibiler sayesinde kızamığın ekrar hortladıgıni yazmistim, buyrun buradan:
    OECD datası : http://www.oecd.org/dataoecd/4/38/40321555.pdf
     

     In 2006, the resulting reduced rates of vaccination caused the most severe measles outbreak in the United Kingdom in the last 20 years, with the first death in 14 years.  ( burayı okuyup ingilizce bilmeyen okurlarinız icin : aşılanma oranlarının dusmesinden dolayi İngiltere'de son yirmi yılın en agır kızamık salgını ortaya çıktı ve son ondört yılda ilk defa kızamığa bağlı bir ölümle karşılaşıldı)
    Bu da Metehan Özen ve Nurcan Doğan'ın bu konu ile ilgili ortak yazdıklar bir makale : http://www.klinikgelisim.org.tr/kg_25_1/4.pdf. 
    Bakın ne diyor
    Benzeri yayınlar yü- zünden bazı Avrupa ülkelerinde aşılama oranları azalmış ve sonucunda hepimizin bildiği üzere bu sene Avrupa’da çok büyük bir kızamık salgını yaşanmıştır. 2011 yılı Mayıs ayı sonu itibariyle 38 ülkeden 10 binden fazla kızamık vakası bildirilmiş ve büyük bir morbidite sebebi olmuştur.9 

    Aşılanma oraninın dusmesine yol acan ve bu sayede bu hastalıklari ölümcül etkileri ile takrar hortlatan siz ve sizin gibi düsunenlerdir! Herkesin kendi fikri olabilir ama gerçekleri olamaz! Sizin bu tür "amerika'dan ithal" fikirleriniz yüzünden kafası karışan anneler va! Sizleri otorite zannedip cocuklarini asilatmaktan vazgecenler var! Sarıklı hocalara inanıp çocuğunu haamat edenlerden, cocuğunun hastalığı geçsin diye onu karanlik odalarda hapsedenlerden hic bir farkınız yok!
    Hortlayan bu hasalıklardan dolayı ölen insanlarin vebali sizindir! 

    Cevap Yaz
  • demagoji , hakaret suçlamalara diyecek söz bulamıyorum yazdıkları kişinin bir yansımasıdır diyebilirim ancak. şahsen bu konuya nedense takıp web sitesi kurmuş kampanya başlatmış orda burda bunları yayan kişilerden değilim. böyle yapanlar var çünkü.  bu güne dek kimseye aşı yaptırma demiş değilim. dikkatimi çekiyor "aşıdan kaygılanan" hep annelerken, bu konunun konuşulmasına dahi tahammül edemeyen kitle  " toplum gönüllüsü " gibi bir şey. hep salgınlardan, veballerden, insanlığın geleceğine olan müthiş ilgilerinden bahsediyorlar .  bazen de bazı meslek kuruluşları oluyor kıymetli vakit ve paralarını her yanı afişlerle doldurup kampanyalarla propaganda yapan.  ama sorularımıza cevap veren yok. (MSG vs yok demiştiniz? package insertler de kronik ve akut tehlikeli yan etkiler yazıyor? wakefield bu konuyu araştıran tek kişi değil? madem zararı yok neden aşı firmaları çoğu aşıdan civayı çıkardı? vs vs) aşı karşıtları diye bir örgüt yok aşıyla ilgili çekinceleri olanlar çook geniş bir skalada, aşıları ksmi-gecikmeli yaptırmak isteyenler, sağlık sorunlarından dolayı korkanlar, topyekün karşı olanlar, felsefi ya da dini çekinceleri olanlar, ciddi yan etkilerle karşılaşmış olanlar vs. bu insanların küçük bir grup hariç  hemen hepsinin  tek çıkarı çocuklarının iyiliğidir. ama karşı tarafta milyarlarca dolarlık bir pazar var. ben şahsen endişelerimin haksız çıkarılmasını beklerim ama şimdiye dek saldırı dışında "höt otur yerine " "sarıklı cübbeli  jenny maccarthy vs"dışında bir cevap alamadım.
    Bir blog yorumuyla salgınlara sebep olacak kudrette isem, sadece düşünerek bile  hastalıkları ortadan kaldırabilirim deneyeyim! google academics bilim insanları için hazırlanmış online bir database'dir, (yalnız çok iyi yabancı dil gerektirir bir de keywordlere jenny maccarthy, antivaccine değil daha bilimsel kelimeler yazmak gerek)kabzımallara yönelik kurulmamıştır ama çok şükür hala bilgiye ulaşmada demokratik bir dünyada yaşıyoruz da araştırma için diploma numaranızı girin demiyor. tabii internet fobiniz varsa ve iş güç derdi yoksa kütüphanelerde  elinize dizinleri alıp bir de üstüne felsefe dersinizi alarak da araştırmanızı yapablirsiniz. sonuç değişmeyecektir bilimsel sonuçlar yoruma açık değil çünkü. en temel sorun şu: biz tıp bilimine bedenlerini bağışlamış denekler değiliz irademiz var! senin diploman yok sus dr ne derse yap denemez. şu kelimeleri araştırın "informed consent", "ethics" " conflicts of interest" offit diye bir kişi var bir dr, bir bebeğe bir seferde 100000 aşı teorik olarak yapılabilir aşılar çok güvenlidir der aynı zamanda rota aşısının patenti de ondadır. hmm bu durumda madem diyor bir seferde 10 aşıyı başlangıç olarak yaptıralım çünkü felsefe dersi almadık o almıştır mı desek?öte yandan bu konuda alternatif düşünen dr. sears var , pek çok  başkaları da, eski drumuz çok saygın bir dr, hpv aşısını gereksiz ve sakıncalı buluyordu,yakında zorunlu olacak. 10 yaşında çocuğumuza genital herpes aşısı yaptırararak insanlığı korumamız bekleniyor. sonu gelmiyor bu kurtarma faaliyetinin. .http://www.aapsonline.org/testimony/vacresol.htm. amerikan doktor ve cerrahlarının bir kuruluşu, aşı karşıtı da değildir sadece duyarlıdır. mehmet öz ve tony blair isimlerini de tekrar ediyorum onlar da eli kanlı aşı karşıtı değil, çocuğu için kaygılı ebeveynlerdir.
    keşke "sadece anneler" olarak bilgi paylaşımında bulunabileceğimiz , çocuğu için endişe duyan ve en iyisini  isteyenler dışında kimsenin girmeyeceği bir platformda tartışabilsek.
     

    Cevap Yaz
    • Özlem Hanım,
      Aslında yazınız yanıt yazılmayı haketmeyen bir tonda yazılmış olsa da 2 noktada kesinlikle düzeltilmeye ihtiyacı var.
      1. "İyi ingilizce bilmek" gerekiyor. Hımmm, size yanıt verenler arasında ABD'de doktor, genetik mühendisi olarak çalışanlar var. Yurtdışında doktorasını, eğitimini tamamlamışlar var, günlük hayatında sürekli ingilizce kullanan ve ingilizceden okuyanlar var. Ben iyi ingilizce biliyorum siz kabzımallar anlamazsınız dediğiniz insanlar Google Academics'te makaleleri olan insanlar. "So what if you know f… English? We all know the damn thing."
      2. Keşke sadece çocuğu hakkında endişelenen annelerin olduğu bir forum olsa demişsiniz. Şahsım adına yazayım: ben de çocuğu adına endişelenen bir babayım. Ayrıca bilgiye kolayca ulaşılan demokratik bir dünyada yaşıyoruz demişssiniz. Aykırı görüşte olanları dışarıda bırakacak bir forum süper demokratik zaten.
      Buradaki her yazımı "Sevgilerle" diye kapatmama rağmen bu sefer içimden gelmiyor nedense.

      Cevap Yaz
      • Bahadır Bey, haklı olduğunuz noktalar vardır muhakkak, ancak burada özellikle benim için asıl olan şey, aşı yaptırmayana, en az yaptıran kadar saygı duyulması gerektiği. Diğer sözlerin, herhangi bir üniversitenin -bu yönlü ya da değil- yaptığı araştırmaların bir noktadan sonra kıymeti kalmıyor, aile, çocuğu için en doğrusunun hangisi olduğunu düşünürse onu uyguluyor, değil mi?

        8 aylık çocuğuna hızlı gıda yedirmekten çekinmeyen anne de çocuğu için en doğru bildiğini yapıyor, o kötü- kaka anne değil ya da bizim gibi sütünü güvendiği yerden alıp, yoğurdunu evde yapan, doğru düzgün yumurta bulabilmek için bahçesinde tavuk yetiştiriciliği yapmayı hayal eden, bunu yapamıyorsa CIA ajanı gibi pazardaki yumurtacı amcayı soru yağmuruna tutan, gerçek gıda ile gerçek ÇOCUĞU buluşturmak için çırpınan anne de- baba da iyiler.

        Ki inanın, çocuklarını düzenli olarak hızlı gıda ya da etiketinde ne yazdığını anlamadığımız besinleri yediren anne-babaların çocuklarından, en az sizin aşısız çocuklardan tedirgin olduğunuz kadar tedirgin oluyorum ama tek kelime edemem ben onlara, onların hayatı, onların çocuğu ve benim ettiğim tek kelime ya da düzinelerce cümle onlara bir şey öğretmeyecek. Yersiz…

        Sadece üzülürüm, kendi blogumda yazarım ama yine de saygı duymak zorundayım. Hangi anne-baba çocuğuna zarar vermek ister?

        Size göre aşı bir koruma ve saygı duyuyorum.

        Bana göre ise aşı, büyük bir tehlike, ben bu algıdayım. Siz gibi olamam, ondan Derya’yım. Ben aşısız bir insanım ve çok nadir hasta olurum, küçüklüğümden beri öyleydim. Annem bu çocuk hastalıklarına yakalanan arkadaşlarımın dibine sokarmış beni ki bulaşsın bir an önce geçsin gitsin ve bizim durumumuz o hastalığın bana bulaşmasından çok benim ona bulaşmam şeklinde cereyan ederdi hep. Nerede kabakulak orada ben, nerede kızamık orada ben. Bıraksalar belki onlar da olmayacaktı o kadar…

        Ben sizler gibi farklı dillerden kaynaklar, araştırma sonuçları göstermeyeceğim, çünkü zaten sadece Türkçe biliyorum ama doktorumuzun ve sonra yaptığımız araştırmaların neticesinde, en çok anne-baba olarak verdiğimiz karardır.

        Siz de çocuğunuzla ilgili iyi olduğunu düşündüğünüz kararları eşinizle veriyorsunuz, sizin yerinize …… Üniversitesi araştırma sonuçları ya da ……’lı uzmanlar söz sahibi değil değil mi? Bizde de öyle.

        Sevgiler:)

        Cevap Yaz
  • Sevgili Derya Hanım ve diğer aşı yaptırmayan anneler,
    Menenjit hastalığı ve aşısı hakkında ne düşünüyorsunuz? Menenjit geçirmiş ve ölüm-kalım savaşı vermiş bir bebeğe sahip olan  ve de hala "Bu hastalık bebeğimde nörolojik sekel bırakmış mıdır acaba?" paranoyası yaşayan bir anne olarak sizlere tüm samimiyetimle soruyorum bu soruyu. Amacım tartışma yaratmak değil. Sadece, tüm içtenliğimle, ölümle sonuçlanabilecek ve kalıcı hasarlar bırakabilecek bu hastalık hakkında ne düşündüğünüzü ve ne gibi önlemler aldığınızı öğrenmek istiyorum. 
    Bu arada, yorum yapacak ve de merak edenlere dipnot olarak da şunu düşeyim: Bebeğim menenjit geçirdiğinde aşısızdı. 

    Cevap Yaz
  • öncelikle geçmiş olsun.menenjit beyin iltihabı demektir. sayısız virüs(örneğin gribal enfeksiyonlar) bakteri ve hatta aşılar menenjit sebebi olabilmektedir. (package insert dediğim belgelerde nadiren görülen yan etkiler arasında bu tür beyin iflamasyonu türü etkiler de vardır)menenjit mikrobu diye bir şey yok yani aynı zatürre mikrobu ya da rahim kanseri virüsü diye bir şey olmadığı gibi.(nedense bu tür yanlış propagandalara izin verilmekte, rahim kanseri aşısı değil hpv tip bilmemne aşısı, zatürre değil pnomokok aşısı denilmesi gerekir) sadece bazı mikroplar daha sık bu tür sorunlara sebep oluyor denebilir. korumak için yapılacak şey her zaman çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirmektir. hepatit bden herkes korkar hepatit cden niye korkmaz? aşısı yok ve öldürücülüğü daha fazla. siz binlerce etkenden biri nedeniyle menenjit geçiren çocuğunuzda kalabilecek sekelden endişe ederken, başka anneler de kan-beyin bariyeri oluşmamış bebeğine enjekte edilen kimyasallardan msgden aluminyumdan zamanında polio aşılarından kanser olmuş olanlar olduğunu bildiğinden hayvan virüsü kontaminasyonundan, slow virüslerden, vücutta atılamayan yabancı dnalardan, mutasyondan vs endişe edebilir. Her ikisi de son derece doğal ve saygı duyulması gereken korkulardır. bu nedenle kimse kimseye "aşı ol-ya da olma " dememeli, bilgilendirme sonucu onayı alınarak özgür kararını verebilmelidir  ebeveynler, kar-zarar hesabını kendileri yaparak., isteyen doktoruna kayıtsız şartsız uymayı da seçebilir. informed consent tıbben bunun adı. 

    Cevap Yaz
  • selamün aleyküm.. öncelikle derya hanım sizi sonuna kadar destekliyorum asla bu yoldan vazgeçmeyin.RABBİM GÜCÜMÜZÜ VE İMANIMIZI ARTI NURUMUZU ARTTIRSIN…NE BİLİM NE İLİM BENİM TIP DÜNYASINA OLAN GÜVENİMİ GERİ GETİREMEZ… KURANI AZİMÜŞANDA MAİDE SURESİ 82. AYETTE ALLAHU TEALA ŞÖYLE BUYURUR;"İman edenlere karşı düşmanlık yönünden insanların en şiddetlisi olarak Yahudileri ve Allah'a ortak koşanları bulursun… Kİ HAL BÖYLEYKEN İLAÇ FİRMALARI 5 TANE YAHUDİ AİLESİNİN ELİNDEYKEN NE BEKLERSİN… ONLARIN TEK İSTEGİ KENDİLERİNE KARŞI GELMEYECEK,  YAPTIKARINI ANLAMAYACAK, UYUŞUK BEYİNLİ BİR NESİL İSTİYORLAR…. BENİM MENŞEİM KURANDIR SÜNNETTTİR..BİZE EFENDİMİZİN TAVSİYELERİ VE UYGULAMALARI YETER… AŞILARINI KENDİLERİNE SAKLASINLAR….AŞIYI SAVUNAN KİŞİLEREDE DİYORUM Kİ;  BİR İNSAN OLURSA SAGIR SEN ONA İSTEDİGİN KADAR BAGIR… ADAMLAR ORTADOGUYU KANA BULASIN ,FIRSATINI BULSA SENİN MEMLEKETİNİ DE AYNI YAPMA PLANLARI İÇİNDE OLSUN DAHA SEN ONLARI SAVUN!!!!!!!!!! HANGİ AKIL HANGİ MANTIK.. RABBİM YARDIMCIMIZ OLSUN… AŞIYA SONUNA KADAR HAYIR…

    Cevap Yaz
  • selm derya hanım bir ailemiz aşı yaptırmadıgı için şu an çocukları ellerinden alınacak duruma geldi. aile çok ümitsiz zaman tamamen onların aleyhine işliyor.. ne önerirsiniz. ffacebook aymd sayfasından takip edebilirsiniz.

    Cevap Yaz
    • Merhaba, inanın bilemiyorum, ben bu duruma gelmedim hiç, aile hekimliğinden çıktık ailecek sadece ama o kadar. Sonra da aramadılar. Bakacağım söylediğiniz sayfaya.

      Cevap Yaz
  • siz uçtunuz mu…. polio aşısını yaptırmak istemiyorsunuz öyle mi… peki hiç aşılanmamış ve çocuk felçli birine rast geldiniz mi. o aşı bulunana kdr ne kdr kişinin canı yandı biliyor musunuz… ayrıca bebğinize aşı yaptırmayacağınızı bunu sizin hakkınız olduğunu söylüyorsunuz.. kusura bakmayın ama bir başka bir insanın hayatı hakkında bu kdr büyük bi riski alma hakkına doğurmuş olsanız da sahip değilsiniz….

    Cevap Yaz
  • Derya Hanım,
    Benim kızım da aşılardan dolayı hastalanan cocuklardan, simdi birileri nereden biliyorsunuz demesinler lutfen. Biz bioresonance yontemi ile iyileşiyoruz, avrupada devlet hastanelerinde kullanılan ve uzerinde cokça makale bulunan bir yontem, çok sukur eskisine gore cok iyi kızım, herkese tavsiye ediyorum, siz homeopatik yollar demissiniz, gerek homeopati gerek akupunktur gerek bioresonance gerekse aidin hanımın yontemleri bence 6 ay kulandıgım epilepsi ilaçlarında iyidir, araştıralım, bilinçlenelim 🙂

    Cevap Yaz
  • Ati alan Uskudar’i gecmis gordugum kadariyla 🙂 Iki konuda bilgi vermek isterim. Asihakkinda blogunu bilgi vermek icin kurmus olsam da yetkili merci oldugumu dusunmuyorum. Oncelikle bunu soyleyeyim. Birincisi asilarin yan etkileri konusunda hafif ates, asi bolgesinde kabariklik disindaki yan etkilere Bahadir Bey’in verdigi yorumu biraz hafif buldum. MMR asisinin yan etkilerini, asi sahibi firmanin kendi sitesinden buyrun bakin. http://www.merck.com/product/usa/pi_circulars/m/mmr_ii/mmr_ii_pi.pdf
    Bu sitedeki yan etkilerden birinin fotografina da buyrun bakin http://asihakkinda.wordpress.com/2011/04/13/mmr/
    Sitede Tabipler Birliginin raporunu yorulmazsaniz okuyun. http://asihakkinda.wordpress.com/2011/12/21/tabibler-birligi-2010-raporu/

    Diger soylemek istedigim konu menenjit asisi. Beni taniyanlar Hulya Hanimin hastasi oldugumuzu bilir. DtaP asisinin sonrasinda atesi yukselen kizimin havale gecirmesiyle asilasi sorgulamaya basladik. Aslinda havaleyi sorgularken kendimizi birden MMR havaleye neden oluyormus makalelerinin icinde bulduk. O kadar cok okuduk ki, en son Hulya Hanim “buyrun gelin konusalim” dedi. O konusmada asilara karsi olusunu dile getirirken, “ancak bu kisisel bir karar, ben size olmayin diyemem. Sonra cocugunuz bir hastaligi gecirirse ve siz karari kendiniz vermediyseniz zorlanirsiniz” dedi. “Menenjit gibi, asisini yaptirmazsaniz olumle karsilasabileceginiz durumlarda karari risk yonetimi yaparak kendiniz vermelisiniz” dedi. Bu konusmadan 3 sene sonra Kanada’dan yazistigimizda ise, “ben olsam simdi hicbir asiyi olmam ve bagisiklik sistemimi guclendirirdim” dedi. Bahsettigim doktor Istanbul Tabipler Odasi Yonetim Kurulu Uyesiydi. Simdi Bahadir Bey sizin mesleginiz nedir burda soylerseniz, belki daha cok guven saglayabilirsiniz hakkinizda. Ve Serdar Bey ve Kerem Bey.

    Homeopati konusuna gelince, Kanada’da yasiyoruz. Kizim hastalaniyor. Burun bogaz dolu, kulagi agriyor, hafif atesi var. Doktora goturuyorum tedbir diye. 3 dk kontrol edip antibiyotik yaziyor ve beni eve yolluyor. Sonra naturapath’ima gidiyorum. Kontrol ediyor. Kulagina dogal urunlerden yapilmis damla veriyor. Bagisiklik sistemini kuvvetlendirmek icin baska bir damla. Oksuruk icin kekik yagi. D vitamin. C vitamin. Atesi dusmezse antibiyotigi kullan ama mutlaka yaninda HMF yani probiyotikle takviye et ki olen florayi hemen onarabilsin diyor. Ve biz bu insanlari hemen karalayalim, sen ne is yapiyorsun ki diyelim. Oysa doktor bana hic bahsetmiyor, antibiyotik herseyi olduruyor iyi kotu, destekleyin demiyor. Bu sektor tek bir adamla yuruyecek sektor degil. Saglik bir ilacla saglanmaz. Saglik cok yonlu bir konudur. Sporda bunun icindedir, yeme icme de , dusunce sistemi de. Masanin bacaklarindan birini kirarsaniz dengeyi saglayamazsiniz. Coklu sisteme saygi duymazsaniz, yarin kendinizi tek kisilik yonetimlerin altinda sikayet ederken bulursunuz. Kitap okumanizi tavsiye ederim. Polio asisinin nasil bulundugu, nasil herkese yapildigi, sonra nasil kansere neden oldugunun ortaya cikarildigi, ortaya cikaran bilim adaminin nasil da tehdit edildigi. Burasi Amerika! Siz hala ruya aleminde yasiyorsunuz. Monsanto FDA’e adamlarini yerlestirmis, Merck aynen oyle yapmis. Biri sutu zehirliyor, biri misiri, biri tarlalari, biri insanlari. Paraya para demiyorlar, siz hala huzur icinde uzatin kollarinizi. Buyrun bilimadamlari konusmakta, biraz dimag acilsin, ingilizce bilenler faydalanacak ancak kusura bakmayin http://geneticroulettemovie.com/

    Saygilarimla,

    Cevap Yaz
  • Kelime-i Sehadet Beyfendinin yorumuyla konuya baska bir pencere daha acildi. Musluman bir ulkede yasiyorsunuz. Benim tanidigim insanlarin cogu musluman olduklarindan dolayi domuz yemezler. Ama bilgisizliklerinden dolayi icinde, kurtajla alinmis bebek hucresi, at kani, domuz kani, maymun bobregi olan siviyi 0 aylik bebeklerine gozleri kapali vurdururlar.

    Cevap Yaz
  • Derya Hanım, sormak istedim gittiginiz cocuk doktoru size destekliyor mı aşı konusunda ?
    Benim bebegim premature dogdu ve buna ragmen ılk aşilar yapıldı, suanda her birini 2 doz almıştık, ben cok uzun bir araştırma yaptım ve bir daha aşıları vurdurmak istemiyorum, özel hastaneye gidiyoruz ama yine de doktorumuz ısrarlı olur diye düşünuyorum. Iyi bir doktor bulmak istiyorum, maalesef cogu bildigını okuyorlar ve ciddi yan etkileri reddediyorlar

    Cevap Yaz
    • Mari Hanım, bizim doktorumuz destekliyordu ama mesleği bıraktı ve ben destekleyen bir başka doktor bulamadım ama Eren’in de 3 yaşından sonra bir aşı takvimi var! Yani hiç yaptırmayacak değiliz, Yine bizi destekleyen doktorumuzla birlikte oluşturduk yeni aşı takvimini. Çoğu doktor bu anlamda bir yönlendirme yapmak istemiyor evet, yapsa bile, yani size “Aşı yaptırma” dese bile, nihai karar size ait. Yine de yaptırmak isteyebilir ya da yaptırmayabilirsiniz ama “Doktorumuz yaptırmadı, yaptırmayın” dedi demek, doktora haksızlık olur. Ben hiçbir zaman doktorumuz dediği için yaptırmadık diyemem, bu bizim kararımızdı ve evet, doktorumuz destekledi.

      Testler yapılıyor çocuklara, örneğin ve şu an atıyorum; su çiçeği için antikor geliştirmiş mi vücudu? diye, Eğer antikor varsa, 2. dozu yaptırmayı önermedi bizim doktorumuz ve bize de çok çok mantıklı geldi. Önce siz karar verin, sonra doktorunuzla paylaşıp, tüm okuduklarınızı, tüm araştırmalarınızı paylaşın, sonunda da yine kararı siz veriyorsunuz zaten ama doktorunuzu da bir dinleyin! derim ben.

      Cevap Yaz
      • Derya su cicegi partileri yapiyorlar burda. Insanlar cocuklari cocukken su cicegi olsun diye su cicegi olanin evine gidiyro. Benim yakinimda iki su cicegi vakasi oldu. Biri hic asisizdi, 3 gun surdu ve cok kolay atlatti. Ikincisi butun asilari tamdi ve tam 2 ay surdu su ciceginin tumden gecmesi. Korkunctu cocugun durumu, fiziksel degil, yani o da iki uc gun vucudunda dokuntulerle dolasti ama sonra halusinasyonlar gormeye basladi, gece uyurgezer oldu. Cok ciddiydi durumu. Benim kizim maalesef yakin arkadaslari olmasina ragmen gecirmedi asisi vardi. Su cicegi asisi zamanla etkisini kaybediyro ve eger 20 lerden sonra yeniden yakalanirsa bu sefer cok cok tehlikeli bir hastalik haline geliyor yetiskin icin.

        Cevap Yaz
  • Derya Hanim, cevapınız icin cok tesekkür ederim, evet haklısınız, tabii ki doktorumuzla beraber karar vermek istiyoruz ama bu cok zor bir karar, eger cocuklarımıza bir sey olursa, agır yan etkisi gösterirse sadece anne baba sorumlu olacak, ne doktor ne hastane ne ilac firmalar. Hic kimse garanti veremez aşılanmış bir cocuk hastalanmaz diye, aşi nekadar koruyor bilimsel bir araştirma yok bile. Hamileyken, emzirirken hic bir ilac kullanmamaya özen gosteriyoruz ama aşilar icinde aluminium civalar formaldehit varken rahatlıkta vurduruyoruz. Araştıran insan cok az, türkce olarak internetten bilgi de cok az, bu konuda tartişma bile yok. Ama son zamanda autism epilepside cok artış var, sebepler de bulunamiyor, ama bencede hic bir şey sebepsiz degil.

    Cevap Yaz
  • merhaba.. öncelikle duyarlı ve bilinçli ebeveyn olduğunuz için tebrik ediyorum.. bebeğim bir yaşında 6 ayına kadar aşıları vuruldu,şimdi kızamık aşılarını olması gerekiyor,anne hissiyatıyla küçücük bebeklere dayatılan bu uygulama hususunda zaten içim rahat değilken ,dün itibariyle iyice anladım ki çok korkunç şeyler dönüyormuş,aşıları hiç bir zaman masum bulmamştım zaten,şimdiki ruh halimi,vicdan sıkıntımı,sarsıntımı nasıl an latabilirim,o küçücükken daha aldığı o ağır kimyasalları nasıl bertaraf edebilirim bebeğimden.. ve nasıl bir yol izlemem gerekir,siz neler yaptınız,kendimi micadelede yetersiz hissediyorum,mahkeme gibi şeylerle uğraşmak istemiyorum,ama artk gözgöre göre aşı yaptıramam oğluma,yarın aramaya başlarlar yine aşıya bekliyoruz diye:(

    Cevap Yaz
    • Biz henüz 2 ay önce ilk aşısını (Karma) yaptırdık. Yinelememiz gerekiyor hatta. Eren 2,5 yaşını geçti. Aşının zararlı etkilerini ortadan kaldırmasa bile aza indirecek yöntemler okumuştum ama nerede hatırlamıyorum. Bir araştırın isterseniz. Sevgiler

      Cevap Yaz
  • selam herkese… torunum ingiltere de dogdu dogum sirasinda kesinlikle dokunmadilar etr sadece elini tutuyorlar ve moral yukleyici sozler sarf ediyorlardi…sanci devresi uzun surdu ve bende dogumdayim…turkiyede gormusum yasamisim bebelerin anne karnina nasilda bastirdiklarini ben de o yanlisi ogrenmisim ya kizima destek icin hafifce karnina ustten bastirip iterek yardimci olacagim… aklimsira….bana endise etmememi bir mudahamle gerekirse ekibin hazir oldugunu… bebegin kalp sesleri ve annenin solunumu tansiyonu normal seyrettigini felan.. benzer seyler soyledi.ve kesmeden dagbasinda dogum yapiyormus gibi kizim dogurdu tabii yirtik oldu ama antibiyotik vermedi. sadece tuzlu suya oturmayi onerdi onlar taharet bilmedikleri icin biz ilaveten tuzlu suylada taharetin olumlu olacagini dusundiuk ve nitekimde cok kisa zamanda yaralar kapandi kontrolde sagliksiz hic bir durum yok dediler…simdi lutfen herseyimizle dogal yollari tercih etmeliyiz.. asi olmayalim ama ilac kullandigimiz zamanda vucut direnci dusuyor… ilac kullanmayalim ama uykusuzlukta da gece hayatinda da alkol sigara tuketiminde de vucut direnci dusuyor asisiz oldugumuz icin degil yaratalis gayesine aykiri yasadigimiz icin sihhatimizi degersiz gibi savurdugumuz icin hasta oluyoruz…yurt disinda ogrendim ilac kullanmamayi 1 yil acisini cektim en ufak grip bile agir seyretti, takviye oneriler aidyn salih ahmet maranki saracoglu bu tur hocalarin dediklerine kulak verdim hepsini uygulayamadim…hamd olsun artik ilac kullanmiyorum… allah gucumuzu asan hastaliklarla karsilastirmasin…selamlar sevgiler

    Cevap Yaz
  • sizle gencsiniz saglik ve sihhatinize cok onem verin her konuda dogal olamaya gayret edin yedik ve ictiklerimiz degil kullandigimiz esyalara giydigimiz kiyafetlere ve ayakkabilara ev dosemelerine varincaya kadar…en onemlisi de yaratilis gayesine gore yasamayi ama c edinelimm selamlar sevgiler

    Cevap Yaz
  • http://sersemi.com/ipb/index.php?showtopic=2640
    ingilizce yada alt yazıda bulgarca bilenler için aşıların zararları ile ilgili çok güzel bir film ne yazık ki türkçe çok açıklayıcı bilgi yok yada çok az. Bilinç ve tabi eğitim seviyeleri daha iyi olan ülkelerde aşılara karşı çok büyük direnç var fakat orada bile dünyayı yöneten ilaç firmalar sozünü geçiriyor ki burada daha da zor. daha çok bilgi buldum ama bu yeterli sanırım şimdilik. sağlıklı günler dilerim

    Cevap Yaz
  • Sayın Derya Hanım,
    İletişim formundan mail gönderilemiyor bu nedenle buradan yazıyorum, özelden tercih ederdim ama belki tecrübesini paylaşan başkaları da çıkar.
    Blogunuzu aşı yaptırmayan aileleri araştırırken tesadüfen buldum. Vakit ayırabilir misiniz bilmiyorum ama çok yardıma ihtiyacım var. 2 ay 2 haftalık bir bebeğimiz var. Olduğu tek aşı hepait b , onu da doğumda zaten sormadan yaptılar sonra mecburen 2.sini de yaptırdık. Elşim İngiliz vatandaşı (Avrupa takvimi farklı olduğundan) ve araştırmacı birisi. Eşim aşı yaptırnayı reddediyor, en az 6 aylık olana bağışıklık sistemi gellişene dek çocuğumun bedenine bu maddelerin girmesine izin veremem diyor. Bense çokı huzursuzum bu konuda, aklımdan çıkaramıyorum kötü ihtimalleri. Sizden bilgi alabilr miyim siz nasıl bir takvim uyguladınız, hangi aşıları yaptırdınız ve bu yazıyı 2011 yılında yazmışsıız, tecrübelerinizle hala aynı görüşte misiniz?
    Ne olur bana yardımcı olun.
    Çok teşekkür ederim
    Sevgiler
    Aslı Uygun

    Cevap Yaz
    • Merhaba Aslı Hanım, Eren oğlumda, doğumda benden habersiz yapılan hepatit b dışında 2,5 yaşına kadar aşı yaptırmadık ve sonra bir tahlil yaptırdık, hepatit b’nin koruyuculuğu devam ediyormuş, tekrarlamadık bu nedenle. Beraberinde, tuvalet eğitimine de başladığımız için, polio, yani çocuk felci için riskin artmış olmasından dolayı bu aşıyı yaptırmamız gerektiğini düşündük. Polio diğer ülkelerde nasıl bilmiyorum ama Türkiye’de tek başına yapılmayan, tek başına yapılan modeli ağızdan damlatma şeklinde olan bir aşı ama ilk aşının ağızdan olmaması gerektiğini öğrenip, buna içim sindiğinde, karma aşının içinde olduğundan, karma aşıyı yaptırdık. İkinci bebeğim Deniz’e, hepatit b yaptırmadık doğumda, hala da yaptırmadık, evde okula giden Eren oğlum da olduğu için, Deniz oğlumun ilk aşısı, yine karma oldu ve Mayıs ayında, yani 9 aylıkken yapıldı, bu ay da tekrarı olacak. Deniz’in hepatit b’si için ise Prof. Ahmet Aydın’a danışacağım, onu bu konuda dinlemek istiyorum. Diyeceğim o ki, her iki yöntemde de bir risk var ve bizler her iki yöntemde de risk alıyoruz aslında ama aşıların içinden civanın çıkartılmasıyla otizmli çocuk sayısında bir azalma olduğunu gözlemlemiş, bu konuda araştırma yapanlar. Umarım faydalı olmuştur, sevgiler:)

      Cevap Yaz
  • Selamlar,
    Çocuk aşıları hakkındaki yorumları okudum karşı olanlar ,mutlaka yapılması gerekir diyenler,
    komplo teorisi diyenler,fikri karışmış olanlar liste uzayıp gidiyor.
    Aşı konusunda otorite olan bilim kurulunu ineleyecek olursanız:
    (Aşı Çalışma Grubu gerek Türkiye´de gerekse dünyadaki gelişmeleri inceleyerek, yurt içinde
    uygulanması için faaliyetlerde bulunan ve ayrıca çalışmaları ile gelişmelere katkıda bulunan,
    Türkiye´nin konusunda uzman profesörleri, doktorları ve eczacılarından oluşmaktadır.

    Grup Üyeleri

    Prof. Dr. Mehmet CEYHAN (Koordinatör)
    Hacettepe Üniversitesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi
    Sıhhıye/Ankara 06100
    Tel: 312-305 1166 • Faks: 312-324 3284 • mceyhan@hacettepe.edu.tr

    Prof. Dr. Yıldız CAMCIOĞLU
    İstanbul Üniversitesi, Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
    İstanbul
    Tel: 212-414 3303 • Faks: 212-414 3177 • camciy@yahoo.com

    Prof. Dr. Nuran SALMAN
    İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
    Çapa/ İstanbul
    Tel: 212-236 1897 • Faks: 212-258 4343 • nsalman@istanbul.edu.tr

    Prof. Dr. Serhat ÜNAL
    Hacettepe Üniversitesi, İç Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi
    Sıhhıye/Ankara 06100
    Tel: 312-305 1296 • Faks: 312-310 4179 • sunal@hacettepe.edu.tr

    Prof. Dr. Kadriye YURDAKÖK
    Hacettepe Üniversitesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Sağlam Çocuk Ünitesi
    Sıhhıye/Ankara 06100
    Tel: 312-305 1134 • Faks: 312-324 3284 • yurdakok@bilkent.edu.tr

    Prof. Dr. Emre ALHAN
    Çukurova Üniversitesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi
    01330 Adana
    Tel: 322-456 2468 • Faks: 322-458 2470 • dremre.alhan@hotmail.com

    Prof. Dr. Nuri Zafer Kurugöl
    Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı
    Tel: 4441333 • zafer.kurugol@ege.edu.tr

    Prof. Dr. Mustafa HACIMUSTAFAOĞLU
    Uludağ Üniversitesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi
    Görüklü 16059 BURSA
    Tel: 224-442 8875 • Faks: 224-442 8143 • mkemal@uludag.edu.tr

    Prof. Dr. Selim BADUR
    İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp Fakültesi, Mikrobiyoloji Ana Bilim Dalı
    Çapa İstanbul
    Tel: 312 305 1166 • Faks: 312-324 3284 • selimbadur@hotmail.com

    Prof. Dr. Levent AKIN
    Hacettepe Üniversitesi, Halk Sağlığı Ana Bilim Dalı
    Sıhhıye/Ankara 06100
    Tel: 312 305 1590 • Faks: 312-311 0070 • leventa@hacettepe.edu.tr

    Prof. Dr. Necmi AKSARAY
    Çukurova Üniversitesi, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Ana Bilim Dalı, Enfeksiyon Hastalıkları Ünitesi
    01330 Adana
    Tel: 322-456 2468 • Faks: 322-458 2470 • naksaray@cu.edu.tr

    Dr. Osman TOPAÇ
    Sağlık Bakanlığı Temel Sağlık Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Bulaşıcı Hastalıklar Daire Başkanlığı
    Sıhhıye 06100 Ankara
    Tel: 312-435 3215 • Faks: 312-432 2994 • topacosman@gmail.com

    Dr. Tamer PEHLİVAN
    Sanofi Pasteur Aşı A.Ş., Cemil Aslan Güder Cad., Çiğdem Sk. No: 3
    Mecidiyeköy, Istanbul
    Tel: 212-288 4140 • Faks: 212-274 6090 • tamer.pehlivan@sanofipasteur.com

    Dr. Hamza ÖZDEMİR
    Merck Sharp Dohme İlaçları Ltd. Şti.Aşılardan Sorumlu Medikal Müdür
    Hacettepe Teknokent 1.AR-GE Binası 1. Kat No:25-26 06800 Beytepe-ANKARA Tel: 312-2992304-07 Faks: 312-2992308 hamza.yildiz@merck.com

    Berk ÇAĞLAR
    GlaxoSmithKline
    Büyükdere Cad. No: 173, 1.Levent Plaza B Blok, 34394 1.Levent İstanbul
    Tel: 212-339 4400 • Faks: 212-339 4500 • berk.4.caglar@gsk.com

    Egemen Özbilgili
    Pfizer İlaçları Ltd.Şti.
    Muallim Naci Caddesi No:55 Ortaköy 34347 İstanbul-Türkiye Tel: 0212 310 71 00 egemen.ozbilgili@pfizer.com

    Arlet Çakilciyan
    Novartis Sağlık, Gıda ve Tarım Ürünleri San. ve Tic. A.Ş. Aşılardan Sorumlu Medikal Müdür serdar.altinel@novartis.com Akel İş Merkezi Rüzgarlıbahçe Mahallesi Şehit Sinan Eroğlu Cad. No.6 Kavacık 34805 Tel: 216-681 2301

    Ecz. Duygu Yılmaz

    Keymen İlaç Sanayi ve Ticaret Ltd.Şti. Pazarlama Müdürü
    Çamlık Mah. İkbal Cad. Dinç Sok. No:25 Ümraniye İSTANBUL
    Tel : 0216 415 03 30 Fax : 0216 415 03 27 dyilmaz@keymen.com.tr)
    aşı bilim grubumu? yoksa aşı firmalarının sözcüsü prof ünvanlı tüccarlar mı? ve işin acı tarafı bu kimselerin sağlık bakanlığına yön veriyor olması .
    Bilimsel istatislikten bahsediliyor peki sebebi belirlenemeyen çocuk ölümleri,otizm,alerjik reaksiyonlar….gibi olası kontretkilerin bakanlıkça yapılmış bir istatisliği var mı? çünkü aşı yaptırmak istemeyenlere yöneltilen bilimsel bir kanıtınız var mı ? sorusunun muhatabı bu araştırmayı yapacak olan ilgili bakanlık ve onun oluşturacağı tarafsız ve güvenilir bilim kurulları değil midir.Yalan savar sitesini link verenlere soruyorum bu site aşı ve ilaç tröstlerinin maşası olamaz mı ? bahsettikleri istatisliklere karşı aşıların neden olduğu sorunları neden ilave etmemişler?
    Halkının sağlığını korumak devletin ilgili bakanlıklarının temel görevi iken bu görevi yerine getirmekte acze düşmesi ilaç ve aşı tröstlerinin kuklası olmaktan kurtulamaması ne acıdır.
    Vatandaş ise bu acz karşısında ne yapacağını şaşırmış durumdadır.Aşıya karşı olanlar ,tereddütle
    birlikte yaptıranlar,kararsız kalanlar.
    1990’lı senelere kadar kendi aşımızı hıfzısıhha enstütülerinde üretirken neden bu enstitüler işlevsiz bırakıldı? daha modern tesislerde gelişmiş güvenilir(ağır metal,gdo ,hayvan ve insan genomları içermeyen )materyallerden aşı üretip dışa bağımlılığa,tröstlerin aşı ve ilaç denemelerine potansiyel denek olmaya, 3. dünya ülkelerine ve kendinden olmayanlara karşı başlattıkları genetik savaşa dur demesi gereken bilim kurullarımız neden bu tröstlerin gönüllü sözcüsü olmaktadırlar? yoksa isimlerinin başındaki prof. ünvanlarına rağmen bilgi ve becerileri böylesi önemli bir vazifeyi ifa etmeye yetmiyor mu? akademik arenada hazır olana değil de özgün olana talepleri neden yok? bu konuda neden çalışma yapmıyorlar ?
    bakın bu gibi sorular uzatılabilir ,ben ise bu konuda teknik bilgisi olmayan sıradan bir vatandaş olarak soruyorum ; kendimi neslimi ve insanlığı olası bu zararlardan koruma düşüncesini yanlış ,eleştirilecek yada cezalandırılacak bir düşünce midir?bu söylenenler komplo teorisi bu işin otoriteri? yok böyle bir şey sen keyfine bak diyenlerin sözlerine mi inanmalıyım?

    Cevap Yaz
    • O tüccar olarak nitelendirdiğiniz insanlar dünyanın sayılı bilim insanları arasında yer almaktadır efendiler. Misal Kadriye Yurdakök kimdir bir araştırın derim. Sonra da gidin Hacettepe Üniversitesi Pediatri bölümüne, aşıyla önlenebilir hastaları, çocukları, görün.
      Ben bir vatansever olarak siz ve siz gibilere hakkımı helal etmiyorum.

      Cevap Yaz
  • Hanım, bu yazdıkların yüzünden bir kişi bile çocuğunu aşılattırmayıp sakatlığına hatta ölümüne sebep olursa -ki aşı öncesi ve sonrası yaşam süreleri ve önlenebilir ölümlerle ilgili iki BİLİMSEL makale okuyan biri durumu bilir- onun günahı boynunadır. Kuşaktan dolma, ne idüğü belirsiz yerlerden okuma bilgilerle yazdığın bu yazı yüzünden, bir cana malolmuş biri olarak, ahirette kanlı ellerinle hesap vereceksin unutma!

    Cevap Yaz
  • Sizin aşı yaptırmanın neden gerekli olduğunu anlayabilecek bir zihin yapısına sahip olmamanız bizim sorunumuz değil. Kendi çocuğunuz üzerinde sınırsız tasarruf hakkına sahip değilsiniz. (örneğin çocuğu camdan atamazsınız.) Bu yüzden hem sizin çocuğunuzun hem de tüm toplumun salgınlardan korunabilmesi için gerekli olan aşıyı devlet gerekirse zorla yaptırır.

    Eğer bu aşılamalar yapılmıyor olsaydı 1800’lerde olduğu gibi çocuğunuz yüzde 30 gibi bir ihtimalle ölmüş olurdu. Sizin çocuğunuzun salgın hastalıklara yakalanmıyor olmasının sebebi diğer çocukların aşılı olması.
    Siz cehaletinizle çocuğunuzu öldürebilirsiniz ancak diğer çocukları da öldürme ihtimaliniz olduğu için bu konuya sizin isteğinize bakılmadan müdahale ediliyor.

    Ben sizin probleminizi mantık-dışı düşünme problemine bağlıyorum. yazı boyunca bir tane kaynak kanıt olmadan aşılar ile ilgili bazı inanışlarınızı sıralamışsınız. Bu inanışlarınızın hiç bir somut/gerçek tarafı yok. sadece sağdan soldan duyulan bazı şeylere sorgulamadan inanmışsınız.

    yazık sizin çocuğa…

    Cevap Yaz
  • Merhaba Derya Hanım ve yorum yapan arkadaşlar,

    Hollanda’da ikamet eden bir çocuklu çekirdek aileyiz. Hamileliğim esnasında ailemizde aşı yaptırmak ya da yaptırmamak konusu gündeme geldi. Hollanda da tıp dünyası tamamen ( bir beyefendinin de yukarıda bahsetmis olduğu) informed consent esasına dayalı çalışmaktadır. İnformed consent kanununa göre tedavi edilme yöntemi hakkında eğer bir çocuk yasal olarak daha yetişkin değilse anne ve babasına bilgi verilir ve onlar onun adına karar alır. Eğer yetişkin ve kendi kararını alabilecek durumdaysa ozaman çocuk bilgilendirilir ve kendi kararını alır. İlk duruma göre bir çocuğa anne ve babanın izni olmadan dokunulamaz bile, kaldıki aşı yapılsın. Aşı Hollanda da zorunlu değildir ve sadece tavsiye edilmektedir. Anne ve baba olarak istersen aşıyı yaptırabilirsin , istemezsen yaptırmayabilirsin. Bu seçim hakkı anne ve babaya büyük bir araştırma sorumluluğu veriyor.

    Her anne ve baba gibi eminim Derya Hanım da kararını yapmış olduğu araştırmalar doğrultusunda ölçüp tartarak vermiştir. Çünki hiç kimse çocuğunun zarar görmesini istemez. Nekadar zor biliyor musunuz aşı yaptırmama kararını alabilmek?! Sen kalk yıllar öncesi kurulmuş ve toplum tarafından sorgulanmadan kabullenilmiş bir düzeni doğru mu yanlış mı diye sorgula ve itiraz et. Helal olsun böyle bir insana diyeceğimize, bu konuda kendimizi sorgulayacağımıza, ders alacağımıza saldırıyoruz. Yazık.

    Bir bayan arkadaşın yukarıda bahsettiğiniz o kanıtlar internette herkeze açık. Deryanın köşesi’nde tıbbi yazılar beklemek üstelik çok yanlış. Derya Hanım başından geçen bir olayı yazmış. Çokta iyi etmiş çünki böylelikle aşı ve devletin informed consenti uygulamadan bir ailenin özeline karışması sorgulanıyor.

    Biz yapmış olduğumuz araştırmalar doğrultusunda çocuğumuza aşı yaptırmadık. Hollanda devleti sadece nedenini sordu ve saygı duyarız diyip konuyu kapattık. Aşının yeterliliği ve zararlarını biz Deryanın Köşesi’nden değil (yanlış anlamayın Derya Hanım); Hollanda Bakanlığının sayfasından ( hem kendi fikirlerini hemde karşıt fikirlere yer vermişler), kütüphaneden, internetten ve Türkiye’de tıp doktorasını yapmış yeğenimizden aldık. Sosyal medya böylesine önemli bir kararı almak için uygun bir bilgi kanalı değildir. Çünki verilen cevapların temelinde bir araştırma yatmıyor (bilimsel kaynaklar hariç). Tek taraflı kaynaklardan uzak durarak ve sadece bilimsel ve tecrübeye dayalı kaynaklara başvurarak bu konuda karar alınabilinir.

    Aslında okuduklarımı bir toparlayabilsem size NEDEN aşı zararlıdır ve ne gibi rizikoları vardır yazardım, ama dediğim gibi çok geniş ve detaylara inilen bir konu bu.

    Saygılar

    Cevap Yaz
  • Derya hanım aşı konusunda iyi bir doktor bulamadım araştırıyorum.günlerdir bu konuyu araştırıyorum çoğu sayfaları da okudum iyice psikolojim bozuldu kararsızlıktan. en ufak bi yorumunuza dahi ihtiyacım var.2.çocuğuma 4. Ay dahil aşılarımızı yaptırdık bundan sonra yaptırmak istemiyorum.fakat kkk aşısını sizin gibi geç bi takvimde yapmak istiyorum. Bana ikinci çocuğunuzda uyguladığınız takvimi gönderir misiniz. Hangi aşıları hangi tarihte yapmaya başladınız . Yorumunuz aşı takvimi için iyi bir doktor bulamayanlara ışık olacaktır .desteğinize ihtiyacım var

    Cevap Yaz
    • Derya hanım çocuklarınizin aşı takvimlerini ve asi konusunda bize destek olacak doktor önerisi yazabilir misiniz? Çıkmazdayiz yardiminiza ihtiyacimiz var.

      Cevap Yaz
  • Oncelikle selamlar, ben de kafasinda deli sorularla bogusan bebegi icin asi olmali mi olmamali mi diye dusunmekten kafayi yemek uzre olan 2aylik bir anneyim. Bu kararsizlik simdilik askida dursun anlamadigim konu cocuklarina asi yaptiranlar asi olmayanlari neden dert edip tehlike arzediyor ? Asi olarak korunmanin garantisi yokken birakin istemeyenler de gayet o tabir caiZse risk altinda kalsinlar. Hayy’dan gelen Hu’ya gider.

    Cevap Yaz
  • Meraha, d vitamini ile ilgili birseyler ararken bu yazinizi okudum. Babamin asiri inadi sonucu ben ve ablam hic asi vurulmadan buyumusuz , cok sukur bir seyimiz yok ama tabi bir risk bu . Ben kizim icin bu riski alamadim 🙁 ama hala yaptirmasaydik mi acaba diye dusunuyorum.

    Cevap Yaz
  • Ben umreye için bir ay önce polio damlası aldim ağızdan iki damla şeklinde.gebe kalma planımız var sıkıntı olurmu hocam aşı nin etkiisi gecmiş midir acaba lutfen yardımcı olursanız çok sevinirim

    Cevap Yaz
  • Aşıların içeriklerinin, artıları ve genellikle de eksilerinin tartışıldığı bu platformu çok yararlı buldum. Bilgi ve tecrübe paylaşımları çok değerli. Ben de bu konuda başıma geleni paylaşarak, ebeveynlerin daha dikkatli olmalarına yardımcı olmak isterim. İstanbul’da, özel hastaneler arasında en yüksek prestije sahip olduğuna inandığımız ve güvendiğimiz Amerikan Hastanesi’ne bugün kızımızın 1 ay kontrolü ve Hepatit B aşısı için gittik. Hepatit B aşısını doğumda yaptırmış biri olarak ikincisini de yaptırmaya karar vermiştik ve Amerikan Hastanesi’ni seçmemizin nedenlerinden biri de, çok şart olmamakla birlikte, aşı markasının aynı olacağı beklentisiydi. Doktorumuz Hülya Çelik Seyyarsabit idi. Kontroller yapılır ve sorularımızı sorarken, hemşireyi elinde yapılmaya hazır aşıyla gördüğümü hatırlıyorum, sanırım içeride hazırlamıştı. Kutusunu istediğimde mırın kırın edildi, bize gerekiyor dedi doktor Hülya Çelik. Biz de doğumu da Amerikan Hastanesi’nde yapmış olup, ilk Hepatit B aşısının orada en azından bela madde civayı içermeyen HBVax Pro ile yapıldığını bildiğimizden aşıyı aşırı sorgulamadık, farklı marka olduğunu öğrenince ‘içeriği aynı’ yanıtını aldık. Ancak daha sonra aşı markasının EUvax B olduğu bilgisiyle evde yaptığımız araştırmada, içeriğinde burada konuşulan tüm zararlı maddelerin yanısıra civanın da bulunduğunu büyük bir kızgınlık ve üzüntüyle öğrendik. Amerikan Hastanesi gibi bir kurum ve orada çalışan Hülya Çelik Seyyarsabit isimli doktor neden civasızı bulunan ve üstelik aynı hastanede bize yapılmış olan aşının civalı olanını ufacık bebeğimize yaptı anlamakta zorluk çekiyoruz. Herkesi bazı ya da tüm aşıları yaptırmaya karar verseler dahi marka konusunda önceden bilgi alıp HERŞEYİN kendi yanlarında açılmasını sağlamaları konusunda uyarmak isterim. Hiçbir kuruma güvenmesinler, ilk aşısını civasız yapmış olan hastane dahi, içerik aynı diyerek ikinci aşıda civalı aşıyı yaparak bizi kahrettiği gibi sizi de kahredebilir. Üstelik civalı Hepatiti B aşısının artık Amerika dahil birçok ülkede kaldırıldığı gerçeği varken. Civasızı olan aşının civalısını yaparken bu konuda bilgi vermemek bir yana, yanlış bilgi vermek en güvendiğiniz Hastaneden bekleyeceğiniz bir durum olmuyor o yüzden herkese DİKKAT diyorum. Bu tek aşı dahi günlük tolere edilebilir civa miktarının 60 katına denk geliyor, ve bunu sizi uyarmak bir yana içerik aynı diyerek çocuğunuza enjekte edebiliyorlar. Unutmayın çocuğunuz civa yüzünden otistik olmasa dahi yüksek miktardaki ağır toksik bir maddeyi vücuduna boşuna sokmasın, civasızı olan aşılarda mutlaka civa içermeyen (ya da aslında gizli şekilde içeren ama çok daha az içeren) markaları seçin. Şimdi ilk olarak yenidoğanlarda civanın zararlı etkilerini azaltma yolları varsa araştıracağız. Hastane’nin tavrı artık çok önemli olmasa da ileteceğim. Doktor Hülya Çelik şimdilik konuyla ilgili geri dönüş yapmıyor. Herkese sağlıklı günler dilerim.

    Cevap Yaz
    • Çok üzüldüm Mehmet Bey, ağır metalden arındırmanın yollarını muhakkak bulursunuz zaten. Umarım hastane ve doktor da bu tutumunu değiştirir.

      Cevap Yaz
  • Teşekkürler Derya Hanım. Korkarım ‘ağır metal etkilerini giderme’ şeklinde basit bir yöntem yok aslında. Şimdilik çeşitli besin takviyeleri şeklindeki bulduğum tavsiyeler 1 aylık bir bebek için uygun ya da yeterli gözükmüyorlar bana. Şunu da söylemeliyim ki, aşı yaptıranların da yaptırmayanların da haklı oldukları noktalar olduğunu düşünüyorum, her aşı için çeşitli getiri ve götürü ihtimallerinden bahsedebiliyoruz ve bunlar her aşı için ayrı ayrı iyi değerlendirilmeli. Yapılacak aşıların zamanlamalarının iyi düşünülmesi ve takip aşılarının gerekliliğinin testlerle belirlenebildiği durumlarda bu testlerden yararlanılması da burada öğrendiğim güzel tavsiyeler. Sağlık personelinin bu konularda hassas olup doğru bilgilendirmeleri yapmaları çok önemli. Bir de; aşılarda bulunabilen civa, etil civa. Etil civanın yenidoğan bebekler üzerindeki etkileri hakkında çalışma yok. Konuşulan civa araştırmaları hep etil civaya en yakın kategoride olan metil civa hakkında. Tabii bu araştırma eksikliği bir umut olsa da, tam tersi, daha büyük bir zarar riskini de taşıyor.

    Cevap Yaz
  • Merhabalar, Amerikan Hastanesi’nden şikayetime ilk yanıt geldi. Civasızı olan aşıların neden civalısının hastanede bulunduğunu, niye kızıma hastanede bulunan ilk aşısının aynısının yapılmadığını, neden civalı ve iki kat alüminyum içeren aşının yapıldığını ve neden bu aşının içeriğinin aynı olduğunun söylendiğini sormuştum. İlk yanıtları ayrı bir şok yaşattı. ‘Hastane eczacısına sorduk ve içinde cıva yokmuş, biz de zaten inanamamıştık burada öyle birşey yapılacağına’ dediler. Ben de Euvax B aşısında Thimerosal isimli yarısı cıva olan koruyucu olduğunu, bunun tartışmaya açık bir konu olmadığını firmanın kendi ilan ettiğini söyledim. Cıva yok diyerek kandırmaya çalışmayı sürdürüyorlar yani özür dilemek ve sorularımı yanıtlamak yerine. Hayretler içindeyiz yeni yanıtı bekliyoruz.

    Cevap Yaz
  • Ben bu aşı konusunu çocuğum 9 aylık aşısını vurulduktan sonra öğrendim ne yazık ki. 12. aylık aşısını vurdurmadım sağlık ocağındaki hemşire ve doktordan çok ağır tepkiler aldım halada söylüyorlar kızım 16 aylık oldu.. Karma aşılar demişsiniz yaşından çok sonra yaptırmışsınız ben 9 aylık aşına kadar yaptırmış biri olarak sizden öneri almak istiyorum lütfen?

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*