Çocuktan sonra AŞK MEŞK meseleleri 2

“Çocuktan sonra AŞK MEŞK” demiştim, adı üstünde, kocayla olan romantizm durumundan bahsediliyor.

 

Çocuktan pişman olunmuyor.

 

HİÇ PİŞMAN BİR HALİMİZ VAR MI?


 

Sadece çocuksuz hayatteyken ve çocuk isterken, çocuklu hayatta, sevgiliye, kocaya ayrılan “birim zaman”ı kestiremiyor çoğumuz.

 

… ve çocuk gelince dünyaya, çiftler küçük bir şşok yaşıyor!

 

“Birim zaman” demiştim ya; çocuksuz hayatta sevişme, sinemaya gitme, dırdır, kahkaha nöbetleri, aylaklık, partilerde sabahlamalar zamanın neredeyse 10’da 7’sini kapsarken; çocuklu hayatta; yukarıda saydıklarımdan sadece 1 tanesi istikrarlı sürüyor, baki kalıyor, o da: KAHKAHA NÖBETLERİ.

 

Tek farkla, çocuklu hayatta, seni kahkaha nöbetine sokan, kocandan çok çocuğun oluyor.

 

 

Yani burada, çocuk yaptığına pişman olma durumundan ziyade,

  • Çocuklu hayatın koşturmacasına adapte olamama

 

  • Küçük bir bebekken uyuduğumuz saat aralığını, erişkin olarak yakalayamama, yani uyku sorunu

 

  • Bir insanın tam bağımlılığını önceden kestirememe ve afallama

 

  • Kısacası tecrübe fakirliği

 

 

Boşuna duymuyoruz bir önceki nesilden “Eeeeeee çocuk büyütmek böyle bir şey işte” ya da o meşhur “Anne olunca anlarsın” laflarını.

 

 

Özetle ve aslında anlatmak istediğim şuydu ki; ben ya da benim gibi, çocuklu hayatın zorluklarına da yer veren arkadaşlarımız, yani biz, “Tüh be niye doğurdum? Doğurmaz olaydım da özgür olaydım, kocamla ooooooooooooh nerede sabah orada akşam olaydım. İstediğim saatte uyuyup istediğim saatte uyanaydım.” demiyoruz, zaten bir anne, çocuktan sonra bunları söyleyemez, çünkü çocuk, kendine hayran bırakır, taparsın ona-onlara, gözünden sakınırsın. Hep “İyi ki doğurmuşum ulen, annen seni yaratana kurban olsuuuunnn” dersin ya da diyesin gelir.

 

 

Derdimiz, arada bir kendimize de vakit ayırabilmek, kadının annelik halinden biraz olsun çıkıp kadınlığı hatırlamak, bazen insanlıktan çıktığımızı da düşünürsek, isteğimiz, biraz insana dönmek ama dikkat “BİRAZ”.

 

 

Bir anne, çocuğu varken, onsuz bir hayatı hayal bile edemez, aklını kaçıracak gibi olur.

 

 

Ricam o ki, bunları birbirine karıştırmayalım!

 

 

Biraz rahatlamak adına yazdığımız yazının sonrasında günah çıkarıyormuşçasına, aslında çocuğumuzu ne kadar sevdiğimizden bahsetmemize gerek yok herhalde.

 

 

Gerek olmamalı.

 

 

“Çocuğunu sevmeyen, dünyaya geldiği güne tüküren var mı?” desem, “Benim” diyen çıkar mı?

 

Tamam işte.

 

 

Şuna katılabilirim zaman zaman, yazılarda da olsa, sürekli, rahatlama odaklı şikayete meyil, iyi olanı görmemizi zorlaştırabilir, “İçimizi dökelim rahatlayalım…” derken daha da buhrana kapılabiliriz, ZAMAN ZAMAN.

 

 

Devam edelim.

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

7 yorum

  • Belki de tüm bu yarı açık cezaevi modunda yaşamamıza rağmen bu kadar mutlu olmamızın tek cevabı “o”nlar…bakıyorum da hayatımda beni bu kadar frenlemeye cesaret eden başka kim olabilirdi ki…küçük ama etkili:) canparçam benim..

    Cevap Yaz
  • onsuz bir hayat elbetteki düşünemıyorum o nu kaybedeceğim duygusu sarıyor benliğimi korkuyorum ve bu korkudan nefret edıyorum..
    uykuyu çok severdim eskıden bana uykucu derlerdi:)şimdilerde her daim nöbet beklıyen asker gıbıyım!! uykuda neymış uyku korksun benden olaaaaaa
    farklı bır öksürüğe yakalansa eyvah dıye sıçrıyorum yataktan aman kusmasın ya kusmuğu boğarsa ya yorganı burnunu kapatırsa ya üstüne yastık düşerse gibi abuk şeyler düşünür oldum ama bu duyguyuda sevıyorum bunları yaşamayan zaten anne olamazdı sanırım dimi..ben normal olduğunu düşünyorum bu tepkilerın,son olarak genelde eşler beğenmez çocuğa bakım şekillerimizi eleştirirler hep anneleri daha iyi bakmış ya onlara:) dün gece duydum ve gururlandım belkı duymak ıstıyordum bılmıyorum ”oğlumuza iyi baktığın için sana çok teşekkür ederim hayatım” cümlesini sanırım bu herşeye değerdi…..

    Cevap Yaz
  • merhaba derya …. 2009 ocak doğumlu eren ve 2011 kasım 22 doğumlu erdem adında iki oğlum var.okadar zorlandımki ve hala zorlanıyorum.tek başımayım yardımcımda yok.sizin yaşadıklarınızı aştım artık.ilk çocukta daha sıkıydım aman uyku saati geldi eve koştur.aman gecikmeyelim saati şaşmasın.yemek saati meyve yoğurt.amaaaaaan yeter be dedim.erdemde daha rahat oldum.okadar üstüne titrediğim eren uykusuz yemek yemeyen zor bir çocuk erdem ise ne versen yer uykusunu uyur sade kendi halinde yuvarlanıp giden bir çocuk.eşim mi ve ben mi artık biz diye birşey yok artık .çocuklarımız var. umut ediyorum ki yakında bizde olucazzz az kaldııııııı.çok mu iyimserim.

    Cevap Yaz
  • BİR ANNE ,ÇOCUĞU VARKEN ONSUZ BİR HAYATI HAYAL BİLE EDEMEZ ONSUZLUK ÖMRÜNÜN BİR ANINDA AKLINDAN BİLE GEÇMEZ O  OLMAZSA BEN YAŞAYAMAM DER,  DÜŞÜNMEZ BİLE BÖYLE BİR ŞEYİ   ………………………..  AKLINI  KAÇIRACAK GİBİ  OLUR   ………………………………………………………………………………………………………………
    ''MEVLAM   HERKEZİ  EVLADI  İLE YAŞATSIN ''
     

    Cevap Yaz
  • Yazınızı çok beğendim. Onsuz birkaç saat geçirmek için can atıyorum. Fakat  çok nadir de olsa fazla uyusa özlüyorum. Üstelik onsuz geçirmek istediğim 1-2 saat için geçirmediğim halde vicdan azabı çekiyorum. Annelik delilikle eş bence

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*