Evladının hayrını gör

Babam yaklaşık 1 aydır hastanede yatıyor burada anlattığım nedenle ve biz iki kardeş önce birlikte, şimdi ise dönüşümlü olarak bakıyoruz ona. Ben Eren’den dolayı gece refakat edemiyorum pek, geceleri genellikle ablam kalıyor. Hastane ortamı öyle yıpratıcı ki, hiçbir şey yapmasanız bile yorgun düşüyorsunuz ve işin ilginci, bunu dışarı çıktığınızda anlıyorsunuz. Bir bakıyorsunuz piliniz bitmiş. Bu sebeple kardeş dayanışması yaptık ve durumun üstesinden gelmeye çalışıyoruz.

 

Babamıza bebek gibi bakıyor, üzerine titriyoruz. Bunu gören çevre “Ne kadar şanslısınız, kızlarınız sizi çok seviyor, size çok güzel bakıyorlar…” diyor ve gelen ziyaretçiler “İyi ki iki tane kızın var, erkek çocuk olsa, şöyle bir gelir, kapıdan el sallar ve gider, gelin desen bakmaz bile…” diyorlar. İşte bu ikinci cümleyi öyle yadırgıyorum ki! Hemen söylemeliyim dürtüsüyle “Niye ki? Evlat evlattır, kızı erkeği fark eder mi hiç? Önemli olan aile bağları, sevgi…” diye sanki erkek evlatları bir çeşit savunmaya geçiyorum. Söylüyorum ama suratıma manasızca bakıyorlar, “Sen inanıyor musun bu söylediğine?” der gibi.

 

 

Tabi ki inanıyorum. Siz inanmıyor musunuz? Soruyorum…

 

Hani bir çocuk doğar ve ilk söylenen “Hayırlı evlat olur inşallah…”tır ya. Bana bu cümle çok bencilce gelmiştir hep, çocuğun istikbali için bir şey dilemektense, doğurana faydasına dua ederler. Tamam hayırlı evlat da olsun ama sadece bana hayrı olmasın canım ama değil mi? Kendine de olsun. Hatta önce kendine olsun. İşte tam da böyle düşünüyordum. Hatta annemin hastalığında ona baktığımız dönemde bile…

 

O zaman aklıma sadece şu takılıyordu “Erkek çocuk olsaydı, annemin altını nasıl değiştirirdi? Lavman yapması gerektiğinde, annem bundan nasıl da rahatsız olurdu kim bilir (Bizden bile rahatsız olduğunu düşünürsek. Aslında sorun, “bizim” lavman yapmamızdan ya da altını bezlememizden daha başkaydı; annem o duruma geldiği için çok ama çok üzülüyordu. İnsanın kendi işini kendinin görememesi gerçekten ezici…)…

 

 

Şimdi babama bakarken ise, asıl olanın cinsiyet ayrımı olmadığını çok net anladım. Babam olması yeterli. Ona bebeğim gibi bakmam için sadece babam olması ya da annem olması yeterli. Çocuğumuz doğduğunda kadın-erkek ayrımı yapıyor muyuz ki; altını temizlerken, onu beslerken… Kim böyle bir durumda bize “Aaaa hayırlı anne-babaymış…” diyor. Kimse! Çünkü bize ait olana bakmakla yükümlüyüz ve bunu yaparken Allah içimize öyle bir mekanizma yerleştirmiş ki sevgiyle dokunuyoruz doğurduğumuza ve bizi doğurana. Sadece evlat olmaktan da öte, sadece insan olmak yeterli.

 

 

Sizce de öyle değil mi?

 

 

Bilemiyorum, belki bizler de ileride, “Yatağa düşersek çocuklarımız bize bakar mı kaygısı taşırız…”

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

6 yorum

  • her anne babanın hayali hayırlı evlat..evlat da biz bu evlatları yarın öbür gün elden ayaktan düşünce bizi baksın diye düşünerek mi yapıyoruz..büyüdükçe kendi dünyaları, kendi hayalleri şekillenen evlatlarımızı yaşlandıkça kendi kısıtlı hayatımızın içine adı yalnızlık, hastalık da olsa dahil etmek çok bencilce bir davranış olmuyor mu.?sizin ya da ablanızın babanıza kendi hayatlarınızdan ödün vererek bakmanız onun da sizi küçükken büyük fedakarlıklarla yetiştirmesinden değil sizi alkışa değer yardıma ihtiyacı olan birine yardım etmeliyiz zihniyetiyle yetiştirmesidir.Annelik ve babalığından karşılık bekleyenler inanın daha küçücükken çocuğunu garantör olarak yetiştiriyor ve bunu ona ince ince işliyor..Kayınpederim son çocuğu olan eşim için şunu demişti hala sinir olurum..ben onu bana baksın diye yaptım..bu nasıl bir bencilliktir..nasıl bir babalıktır diyesim geliyor ve herşeyine de evlat ayırımı yapılmış 3 ağabeyi olmasına rağmen o koşuyor..Eşimde tabii ki sevgisinin yanı sıra şu zihniyetle hareket ediyor..babam bana çok şey yaptı sıra bende..Eşimde bir aile babası ve sorumlulukları var..şimdi soruyorum size eşim ailesiyle özetlediğim şartlarda ilgilendiği için hayırlı bir evlat mı yoksa önceliğini şaşırmış hayatının hiç bir karesini onlarsız düşünmeyen görünmez prangalı “kime ve neye göre iyiliği düşünülen” bir evlat mı:)) Allah bana kızımın aklıyla duruşuyla kendine hayrı olduğu günleri göstersin..Amin

    Cevap Yaz
    • hepimize, AMİN. Bu şunun gibi; otobüse binip güzelce bir yere oturursunuz, yorgunluktan ölüyorsunuzdur, gözünüzün içine içine bakan teyzeyle göz göze gelmemek için uğraşırsınız. Teyze “Kalk da ben oturayım…” der gibi yer sizi oracıkta. Oysa, yorgunluktan ölüyorken, sen öyle yapmasan kalkacağımdır zaten ya da ben de insanım, ben de çok yorgunum ve kalkmama hakkımı kullanıyorum…

      Cevap Yaz
  • Bir tandığımız genç yaşında anne babasını kaybedince, babaannesi tarafından büyütülmüş. Biz tanıdığımızda babaanne alzheimer hastasıydı. Erkek torunu, çok da ciddi ve yoğun bir işte çalışıyor olmasına rağmen babaannesine pırıl pırıl bakıyordu. Kendi elleriyle yıkadığını ve bakıcılara teslim etmediğini söylüyordu. Babaanneyi her gördüğümüzde ten rengi naylon çoraplarını ve döpiyes takımını giymiş, yüzünde mutlu bir tebessüm ile anılarını anlatır oluyordu. Üstelik bu dönemde torun evlendi, eşi de babaanneyi çok sevdi ve onunla birlikte yaşamaya başladılar. Zaten aksi mümkün olamazdı sanırım.
    Anneannem de kanser olmuştu. Son dönemlerinde kasları erimişti. Oturamıyordu, lavman yapıyorduk. 2 kızı ve 1 oğlu var. Tuvalete taşırken bebek gibi battaniyelerden hamak yapıyorduk. Ama anneannem her seferin çok canının yandığını söyleyip bağırıyor ve “Beni oğlum taşısın” diyordu. Onu tuvalete dayım götürdüğünde canının yanmadığını söylüyordu.
    Bu cinsiyet ayrımcılığı denir hakikaten ya? Kadını sömürmenin yeni bir yolunu buldular sanırım. Eskiden gelinlere yüklenirlerdi. Şimdi gelinlere laf geçiremeyince kız çocuklarına sorumluluk yüklemeye çalışıyorlar. Eğer adam gibi yetiştirirsen, uzun bir de ömrü olursa, kız da bakar erkek de…

    Cevap Yaz
  • benim eşim işte bu hayırlı evlatlara tam örnek, belki kayınvalidemin kızı olsa bu kadar hayırlı bir evladı olmazdı..
    o nedenle ben inanıyorum, evet kız evlat başka erkek evlat başka..
    ama bu doğaları gereği böyle, hayırlı hayırsız evlat ayrımında kesinlikle cinsiyetin bir önemi yok, hatta etrafta daha çok hayırsız kız evlat hikayeleri de duyuluyor..
    bu arada ben kız annesiyim, yorumlarımı objektif olarak yaptığımın altını çizmek isterim:)

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*