Fast Food poposu

Bugün ev işi yaparken bir yandan da kanalları geziyordum, aslında iyi bir müzik kanalı arıyordum ama Kanal D’deki Doktorum programına rastladım. Hemoroid konusunu işliyorlardı, dikkatimi çekti.

 

Hamileliğimde ciddi bir hemoroid sorunu yaşamıştım ve gerçekten çok sıkıntı çekmiştim. Genelde genel cerrahiye yönlendiriyorlar ve işi, kesmek biçmek olan cerrahlar da, böyle durumlarda hemen “ALALIM” diyorlar. Başka çözüm, yöntem yok mu?

 

Bugünkü programda Prof. Dr. Kenan Demirkol, (O da bir Genel Cerrahi Uzmanı olmasına rağmen), “Ameliyat kesin çözüm olmayabilir, siz yediklerinizi düzenlemediğiniz sürece” dedi ve çok dikkatimi çekti. Çoğu “UZMAN” bu meseleye çok parmak basmaz, hele hele cerrahlar. Ben doktorlar içinde büyüdüm, cerrahlar, kardiyologlar, onkologlar… Babamın işi gereği “UZMAN” kişilerle çok bir araya gelmişliğimiz var ve annemin hastalığı gereği. Beslenme meselesine dikkat çekenini çok az gördüm cidden. Demirkol bir de, hemoroid için verilen kortizonlu merhemlerden bahsetti ki, bana da hamileyken verilmişti, sonra zararlarını okuduğumda hemen kesmiştim. Kortizonlu merhemlerin, derinin içine  işlediği için, derinin yapısını bozduğunu ve o bölge de, bir de kaşıntı problemlerini doğurduğunu anlattı. Hele hele özellikle hamilelik döneminde kortizonlu merhemler kullanmamaya özen gösterin. Ben kullandığımda, 2 gün boyunca Eren’in hareketlerinde fark edilir bir azalma gözlemlemiştim.

 

Programa telefonla katılan bir anne izleyici, çocuğunun 3 yaşında olduğunu ve 2.5 yaşından beri hemoroid sorunu yaşadığını anlattı. Doktora gitmişler tabi, doktor yiyeceklerini biraz düzenlemelerini söylerken, meyve suyu tüketmesini öğütlemiş. Anne de çocuğunu çoğunlukla evde hazırladığı meyve suları, meyve veriyormuş. Tüm konuşmayı tam olarak hatırlamıyorum, sanırım buradan, bugünün kaydını izleyebilirsiniz.

Prof. Dr. Kenan Demirkol ise, “Biz bunlara Fast food poposu” diyoruz” dedi ve ekledi “Meyve suyu değil, meyvenin kendisini yemeli ki posayı alsın, kurubaklagil pişirin ama kabuklarıyla yesin bunu, akşamdan suda bekletme alışkanlıklarınızdan kurtulun…”, “Meyve çok veriyorum zaten” diyen anneye, “Çok vermeyin meyveyi, o da zarar, şeker çünkü…” diye ekledi. Ben bunları biliyordum ve fırsat buldukça yazılarımda da paylaşıyorum ama, “Amaaaaan canım ne olacak, çocuk her şekilde büyüyor” diyenlere gelsin yine.

 

Yine Prof. Dr. Kenan Demirkol “Şimdiki nesil o kadar hazır gıda ile besleniyor ki, posasız, beyaz ekmekli, tam buğday ekmeği yiyeni çok az…” gibi, yine tam olarak hatırlamadığım ama ana fikri bu olan bir cümle ile seslendi sesini duyurabildiklerine ve o frekanstaki sesi (FİKRİ- BİLGİYİ) algılayabilenlere.

 

 

Eren’e sütüm yetmiyor diye doktor mama vermişti ve Eren 6 gün kaka yapmadan, kaka yapası geldiğinde de, 4 kişinin psikolojik desteğiyle “Hadi yavrum, geldi oğlum, çıkıyor kuzum…” diye diye, canı yana yana yapmıştı kakasını. Canının yandığını anlamak için çocuğun ağlamasına gerek yok ya da yüzünü görmenize. Kaka çıkamadı 20 dakika, poposu kanadı, hemoroide benzer meme oluştu poposunda. Prof. Dr. Kenan Demirkol’un “Fast food poposu” dediği, bizde “MAMA KAKASI”ydı. Ne o, karnı doysun çocuğun, aman da mama yedirelim. Sonra sütannelerimiz oldu bildiğiniz üzere ve çocuk, kakası geldiğinde sıkıntısız kakasını yapmaya başladı.

 

“Amaaaan canım, öyle de böyle de büyüyor”!

 

Evet, çocuk öyle de böyle de büyüyor ama bazısı poposunda hemoroidle, bazısı bacaklarındaki varisle, bazısı cilt problemleriyle koca bir yetişkin oluyor. Bazısı da hiç bunlarla tanışmamış bir yetişkin oluyor. Sen hangisini tercih edersin?

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*