Gebelikte 7. haftaya geldik

Başlığa bakınca sanırsın ki yarın doğuracağım.

 

 

Değil tabi ama erkenden, hafta hafta, gebeliğin notunu düşmek benim için mühim.

 

Eren’de her haftamı defterime yazıyordum. Hala açıp açıp okuyorum.

 

 

E şimdi “Benim kocamaaan bir blogum vaaaaar ben yazarım o saklar”… Değil mi ama? 🙂

 

 

Geçen hafta ilk doktor kontrolüne gidip de, her şeyden memnun kalıp, bir tek tartıda canım sıkılınca, baktım ki, tıpkı Eren’de olduğu gibi totalde 8 kilo almak bana yaramayacak. 8 kilo almak olabilir ama şartlarım var; önce 6 kilo vermem gerekiyor ki, onun üzerine 8 kilo alabilirim elbet. Ona müsaade var yani.

 

 

Benim bu konuda canımın sıkıldığını gören doktorum Ayşe Hanım (Sadece kadın doğumcu demek az kalacak, hem diyetisyenim, hem psikoloğum mübarek); “3 gün boyunca her yediğinizi listeleyin ve bana mail atın ki, beslenmede bir sorun varsa dengeleyelim. Ağzınıza 1 ceviz bile atsanız yazın ama…!” dedi ve ben dersimi çalışmaya başladım.

 

 

İlk gün iyiydi ve bu nedenle ilk gün yemek listemi gönderdiğimde Ayşe Hanım “Bugün süper” dedi.

 

 

İkinci gün öğlen sularında bir şey oldu! 2 simit 21 zeytin ve 6 kibrit kutusu kadar peynir yedim, kendimden ürktüm!

 

 

Akşam olunca bunları bir bir yazacağımı bildiğim için de tek tek saydım çekirdekleri. TAM 21 ZEYTİN! “Neyse, zeytin iyidir, peynir de iyidir ama o 2 simit ne olacak? Denge şart” dediysem de yedik bir kere, yazılacak onlar listeye.

 

 

Yazdım.

 

 

O liste üzerine Ayşe Hanım;

“18.00’dan sonrası güzel. Vücudunun nefes almaya ihtiyacı var tabi.:)
Kilo ile ilgili hedefleri yazmanı istiyorum.
Yemekten önce 2 bardak su şart!
Yemenin lezzet kısmı ağızda. O halde her lokmanın lezzetini cıkarmak için uzun süre ağızda tutup evirip çeviriyorsun. Ne kadar uzun kalırsa, o kadar çok lezzet alırsın.
Vücudunun ihtiyacı kadarını tabağına baştan alıp uzuuuun surede yiyorsun ve her yemekten sonra vücudun, ona zarar vermediğin için sana ayrı ayrı teşekkür ediyor. Miden, bağırsakların, kalbin, karaciğerin, bebeğin…”
dedi…


O günden sonra o kadar çıldırmasam da, Eren’e hamileliğimde olduğu gibi, mide bulantısının azizliğine uğrayıp, çubuk krakeri fazla kaçırdığım oluyor. Öyle zamanlarda Ayşe Hanım bana bir ayar çekmek zorunda kalıyor tabi “Besin değeri ve metabolizma açısından bakarsak 2 paket kraker yerine, 1 avuç fındık yersen daha iyi…” dedi mesela ama artık kendi ayarımı kendim de yapabiliyorum. İçimde acayip bir azim hissediyorum.


Yani maksat kilo vermek değil, ziyadesiyle sağlıklı olmak…



Bu nedenle 1 haftadır; 20 dk. ile başladığım yürüyüşü, 54 dk. pilates, 30 dk. yürüyüş, 1 saat yürüyüş, 1 saat pilates takip etti.


Kendimi daha iyi, daha sağlıklı hissediyorum.


Folik asit ve Omega-3 kullanıyorum.



Omega-3 için, EPA- DHA değerleri en içime sineni tercih ettim. EPA:504 mg DHA:378 mg. Eğer ruhsal durumunuzun iyi olmadığını düşünüyorsanız, kadın hastalıkları ve doğum uzmanınıza da danışıp, omega-3 alımını artırabilirsiniz. Prof. Ahmet Aydın’ın Omega-3 ile ilgili çok detaylı bir makalesi de var.




Eren’e hamileyken omega-3 kullanmamıştım, iyi bir balık ve omega-3 kaynağı gıda tüketicisi olmama rağmen, tüm bunların yeterli olmadığını gördüm hamileliğin sonlarında ve doğum sonrasında…



7. haftada durum bu. Pardon 7 + 4 🙂



 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*