Hasta çocuk

Her şey, masum, küçük bir burun akıntısıyla başladı.

 

 

Sonra hafif ateş.

3 gündür yorgunluktan bayılır haldeyim, Eren daha beter; halsiz, iştahsız, ağlak mı ağlak, burnu tıkalı, yer yer ateşli… Bir yandan da acayip bir kuvvet var üzerimde, uykusuz kalmıyorum sanki hiç, öyle dinç vaziyetim, sonsuz bir sabır…

 

Eren’e aşı yaptırmadığımız için, küçük burun akıntılı eşraftan pek kaçırmıyoruz, alacağını alsın, antikorunu oluştursun diye.

 

Evet, vücudu sayısız tabur asker gücünde savaşıyor, o çok sarsılıyor, ben ona baktıkça eriyorum, bitiyorum ama geçecek onu da bilip dururken karmakarışık oluyorum.

 

 

Şükrediyorum, çaresi kendi içinde olan, dışarıdan küçük dokunuşlarla onu rahatlatabildiğimiz basit bir hastalığı olduğu için.

 

 

Hani “Deli gücü geldi…” derler ya, he işte o bu ara bizim evde, hatta içime kaçtı.

 

 

Normalde sırt ağrılarımdan mümkün olduğunca kucağıma almadığım- alamadığım- 10 kiloluk Eren’imi kucağımda sektire sektire taşıyorum, hatta kucağımdan düşürmüyorum, istersem yere koyayım zaten, anında yapışıveriyor paçama.

 

 

Ne sırt ağrısı, ne bel… Zaten şu durumda hepsi vız gelir tırıs gider.

 

 

Bugün doktora gittik, bize uzun uzun vakit ayırdı Dr. Ömer Lütfi Cömert, tüm sorularıma sabırla ve ayrıntılarıyla yanıt verdi. Bir tek aşı konusunda beni nasihatleriyle donattı. Özellikle çocuk felci aşısının öneminden bahsetti. Doktorumuz belki hala Hülya Sonugür olsaydı, aşı gündemimize bile gelmeyebilirdi. Ömer Bey ise, kaygılarımıza hak vermekle birlikte, bir de işin diğer boyutundan etraflıca bahsetti. Düşüneceğiz biz de tabi etraflıca… Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar hareketinden kendisine de bahsettim, “Çok güzel bir şey başlatmışsınız” dedi, çooook sütü olan hastaları olursa, sütlerini vermek isterlerse yönlendirecek.

 

Neyse, Eren’de şükür ki antibiyotiklik bir durum yok, ciğerler temiz, kulak temiz, geniz tıkalı ve kulağı etkilemesin diye orayı temizlemek gerektiğini söyledi Ömer Bey, he bu arada boğazı hallice kızarık… 3 günden fazla kullanmamak şartıyla burun damlası ve bir şuruba başladık, ilk defa ilaç veriyorum, ilk şurubu bu oğlumun. Ateş düşürücü bile vermedim bugüne kadar. Çok garip geliyor.

 

Bu verdiklerini bile kullanmamak için direndim ama o safhayı geçmiş. Dedim, “Burun damlası yerine odasına deniz tuzlu kaynamış su koyuyorum, burnuna viks sürüyorum, odanın canım 2 parmak açık hep…” dedim ama nafile…

 

 

Şurubu da, damlayı da paşa paşa oğlumun bünyeye aktardım.

 

 

Vatana millete hayırlı olsun.

 

 

Bu hastalık zamanlarında tüm annelere- babalara güç diliyorum.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

5 yorum

  • canım ilaca başlamana hiç gerek yok eğer kulağına yada burnuna anne sütü yada en iyisi hakiki yağ damlatırsan k.b.b bölümü korunacaktır.fakat öksürük ve ateş için iştahı kesik zaten yemek kesilmeli su hariç.zencefil ve bal 1 çay kaşığında beraber verildiğinde ateşi keser ama bağırsağı ateş için-mideninde enzimlerle uğraşıp bedenin yorulmaması için boş olması gerekir bolsu verebilirsin bebeğe emziriyorsan bolca devam et zatenkolay gelsin.

    Cevap Yaz
  • Sütüm yok, zaten hiç olamadı gibi bir şey ama zeytinyağı ilginç geldi cidden. Bal ise, gerçek bal bulamadığım için vermeyi düşünmedim hiç. Canım Zeynep çok sağol:)

    Cevap Yaz
  • Derya hn selamlar
    hulya sonugur’u sizin sitenizdeki yazi Ile tanidim. Hatta sizden asi tablosu istemistim hatirlarsiniz.
    Bebegim 6. Ayinda hafif bogazinda oksurukle hirilti var. Dr lar bu durumda antibiyotik fitil veriyor.acaba bu durumda hulya hn ne onerirdi, basiniza geldimi bu tarz birsey? I Lac vermek istemiyorum. Bilginiz varsa yazarsaniz sevinirim.

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*