İlk doktor kontrolü

Dün, ilk doktor kontrolüne gittik. Evet, yine hazırlıksız yakalanmıştık, yine “Paat” diye oluverdi, yine şaşkındık ve özellikle ben kendime gelmekte zorlandım ama daha doktora gitmeden 1 gün önce başladı heyecanım, büyük heyecan hem de…

 

 

Çaktırmadım hiç, çok sakin sakin ve sanki rutin kontrole gidiyormuşuz gibi bir havam vardı. Havam batsın 🙂

 

 

“Önce bir kahvaltı edelim” dedi Yasin, “Ama belki doktor gelmiştir, istersen çıkınca edelim” diyerek, sanki bir an önce karnımın içindekini görmek istemiyormuşum gibi yapabildim. Yani maksat, doktoru bekletmeyelim. Oysa deliriyorum artık, görmek ve mümkünse kalp atışlarını duymak istiyorum.

 

 

… çünkü onunla konuşa konuşa onu merak etmeye başladım.

 

 

Neyse kahvaltıyı ettik, doktorun muayenehanesine çıktık.

 

 

Biraz sohbet ettikten ve bilgi alışverişi yaptıktan sonra Dr. Ayşe Duman, “Br görelim mi bebeği artık?” dedi, daha o saniye ayaktaydım.

 

 

Sedyeye yattığımda, anın gerçekliğinden nefes alamıyordum neredeyse.

 

 

… veeeee, işte o, orada, kalbi öyle bir atıyor ki, sanki beyaz bir ışık yanıp sönüyor gibi oluyor. Doktorumuz “Kalp atışlarını dinleyebiliriz ama bebek daha çok küçük ve doppler çok yüksek ısı yayıyor, şimdilik tavsiye etmem. O işin, şov kısmı” deyince biz de dinlemek istemedik. Görüntüsünden dinlemiş kadar olduk zaten.

 

6 hafta 4 gün, oraya öyle güzel yerleşmiş ki…

 

 

Evet, beni benden aldı! Tüm kaygılarım, korkularım kuş oldu uçtu sanki.

 

 

“Anne, elindeki poşeti bırak, beni kucağına al” diyen bilmiş Eren’imin bir kardeşi var. Var işte, orada…

 

 

Ayşe Hanım’la neredeyse 2 saat görüşme yaptık. Çok ilgili, çok alakalı bir doktor. Sizinle ince ince ilgileniyor. Elimi tutarak ve küçük masajlar yaparak EFT tekniğinden biraz bahsetti. O bahsettikçe ve masaj yaptıkça öyle rahatladım ki! Ayşe Hanım buna “Elle yapılan akupunktur” diyor.

 

 

…ve hemen beraberinde bana, Dr. Bülent Uran ve Psik. Dnş. Nilgün Çalık’ın “EFT ile iyileşin, iyileştirin” kitabını öneriyor, “Birlikte çalışacağız” diyor. “Nihayetinde doğumu siz yapıyorsunuz, biz bir şey yapmıyoruz” diye de ekliyor.

 

 

Bence mütevazı davranıyor.

 

 

Sonra tartıya çıkıyorum ve küçük bir şok yaşadıktan sonra yine beni sakinleştiriyor. “Olabilir, illa ‘kilo vereceğim’ diye kendinizi stres altına sokmayın ama bol yürüyüş ve hamile pilatesi yapabilirsiniz. Bir de düşünün, 72 kilo ile doğuma gitseniz ne olur?” dedi sakin sakin, yani sağlıklı olduktan sonra… Yine de, günlük ne yiyorsam bir listesini yapmamı rica etti, ağzıma attığım 1 ceviz dahil. Bunu 3 gün yapıp listeleyeceğim ve mail atacağım Ayşe Hanım’a. Eğer beslenmede düzenlenmesi gereken bir şeyler varsa, o düzenlemeyi yapacağız.

 

 

İşte böyle…

 

 

 

 


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*