Kadın Erkek Meseleleri

Dün akşam “Kurtuluş Son Durak” filminin galasındaydık ailece, o filmden ve filmin sonunda Cemil İpekçi’nin yaptığı “Erkekler sadece pipiden ibaret zannediyorlar hayatı ve annelerimiz böyle çocuklar yetiştiriyor, ne olacaktı ya?…” (Cümle tam bu şekilde olmasa bile aşağı yukarı bu anlamı taşıyordu) anlamlı yorumundan sonra, oğlum geldi aklıma ve kadın erkek meseleleri.

 

Özellikle erkek çocuklarını; hizmet edilen, “Cinsel organ merkezli” ve bu nedenle özel olduğunu hissettirerek büyüten ailelerin çocuklarında, şu anda eleştirdiğimiz bir çok durum çıkmaz mı ortaya?

 

 

Burada da dert yanmıştım vaktiyle hatırlarsanız.

 

 

“Kadın Hakları”, “Kadın Hakları Savunuculuğu” neden olur ki bir ülkede? Neden “Erkek Hakları” diye bir şey yok?

 

İşte yukarıda bahsettiğim sebeplerden bence.

 

 

“Hak” denen, kadınların genel anlamda kazanmak için çabaladığı, erkeklerin ise zaten önüne sunulduğu haller devam ettikçe, kadınlar “Hak”larını arayıp bulmak durumunda kalacaklar hep ama hep.

 

 

Anne olarak, kadın olsun erkek olsun, ayrım gözetmeksizin, sadece insan olmalarının güzelliğini hissettirerek büyütürsek çocuklarımızı, ileride aile içi şiddetten tutun da, anlaşmazlıkların da minimuma ineceğini düşünüyorum.

 

 

Erkek çocuklarımızı, şimdiki nesil orta yaş kategorisiyle ve bir kesim insan yetiştiriciliğiyle (Nasıl bir kesimden bahsettiğim aşikar) aynılaştırmayalım.

 

 

Bu konuda babalara da büyük iş düşüyor; evde ve dışarıda, sorumlulukların dengeli paylaşımıyla, sofranın hazırlanması, evin toplanması, çamaşırların asılması… vs, gibi sorumluluklarını yerine getirirlerse, çocuklara da iyi bir örnek teşkil etmiş olurlar, zira lafla değil davranışla daha etkili olabildiğimizi hepimiz biliyoruz. Bazen bilmiyormuş gibi yapanlar olsa da:)

 

 

“Erkekler ağlamaz” MIŞ-larla içine kapanık bir nesli itelim elimizin tersiyle rica ederim. İnanın başka yerlerden patlak veriyorlar. Ağlamak ne kadar insani bir özellik oysa ki… Sezen Aksu’nun da söylediği gibi “Ağlamak güzeldir, süzülürken yaşlar gözünden, sakın utanma…”

 

 

“Erkek adam şöyle olur” MUŞ-larla kalıplara sokmayalım çocukları rica edeceğim.

 

 

Bu gibi söz ve davranışlarla bir şeyleri dikte etmeyelim yavrucaklara ki, sağlıklı bir nesil olsunlar, yeterince hastalıklı nesille karşılaştık ne de olsa. Hatta şu anda da birçok ailede, erkeğin kadından beklentilerini düşünürsek, hem anne olarak, hem ev kadını olarak, hem cinsel anlamda (Ki konuşulmaktan çok çekinilen bir konu) konuyu daha da açıklığa kavuşur.

 

 

 

Bir erkek çocuğuna “Senin ç…ünü yerim” denmesi kadar gereksiz davranışlar silsilesi ile hapsediliyor onlar cinsel organlarına. Hiçbir kız çocuğuna benzer bir cümlenin söylendiğini duymadım. Hem zaten ne gerek var ki? Çocuk diye mahremi de mi yok? E erkek çocuğuna neden bu eziyet? Kabahatli kim? Çocuk mu?

 

 

Sadece insan olması yeterli değil mi?

 

 

İnsan olabilmek ne kadar güzel, hakkını aramak zorunda olmadan, tüm sorumluluklarının bilincinde bir insan olabilmek.

 

 

Kız çocuklarınızın nasıl sorumlulukları varsa, erkek çocuklarınızın da aynı sorumlulukları olduğunu unutmayın.

 

 

Odasını toplaması, sofradan bir şeyler kaldırması, kıyafetlerini kendisinin seçmesi ve GİYMESİ, yemeğini kendi yemesi… vs. Yaşına göre değişen sorumluluklarını üstlenirse “çocuk” (Dikkat! “Çocuk” diyorum, insan yavrusu yani, kız-erkek ayrımı olmaksızın), eşitlik ilkesi tıkır tıkır işler sanırım.

 

Bulaşık makinesini de gayet güzel boşaltırlar 🙂 Yeter ki fırsat verelim.

Bulaşık makinesini de gayet güzel boşaltırlar :)

 

Dün izlediğim “Kurtuluş Son Durak” filmi; kadınların, ancak ve ancak bir olarak üstesinden gelebilecekleri olaylar ve insanlar, onları, aslında temelden karşı oldukları şiddete nasıl da sürüklüyor, işte tam da bunu gösteriyor.

 

 

Filmde emeği geçen herkese teşekkürler.

 

 

NOT: Millet, bence kesinlikle izlemelisiniz, trajikomik; ağlarken kahkahayı basıyorsun ama daha çok kahkaha atıyorsun. Kahkaha iyidir:)

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*