“Korksun istedim”

Sabah evden çıktım güzel güzel, “Biraz elimi kolumu sallaya sallaya yürüyeyim, sonra oturup yazımı yazayım.” dedim. Yazdım da. Sonra Twitter’e baktım, Özgecan’ı gördüm. Bittim.

 

 

İçimde volkanlar patlıyor şu an, hop oturup hop kalkıyorum yerimde. Hukukun olduğu ama adaletin olmadığı bir ülkede ne bekliyordum ki?!

 

Şiddete karşı olmak filan, güzel şeyler bunlar ama Özgecan’ın annesi demiş “İdam edilmelerini istiyorum, işkence görmelerini istiyorum”! Az demiş. Valla benim aklımdan işkence türleri bile geçiyor, “Şöyle yapsalar, bunu yapsalar…” diye, sapıkça gelmiş olabilir, ben de bu kadar sapığım o zaman.

 

 

 

Suphi Altındöken, adam minibüs şoförü ama uyuşturucu bağımlısı ama ehliyeti var! Adam tonla ilaç kullanıyor ve ehliyeti var! Şimdi bunlar, “Adam uyuşturucu almış” diye hafifletici bir neden bulurlar mı dersin? Olur mu olur. Sanki annesini babasını daha da cezalandırırcasına he? İşte böyle sapık olmaktansa, onlara yapılan işkencelerin hayalini kurar da sapık olurum daha iyi. Bizi bu hallere getirenler utansın.

 

 

 

Facebook’a yazdım ama yetmez, bu Necmettin Altındöken, Suphi’nin babası hani, çocukluğunda Suphi’yi de taciz ya da ona tecavüz etmiş midir? Pek tabi yapmış olabilir.

 

 

 

Kusmak istiyorum. Acı çekmelerini istiyorum. Bunun yanında, hala kadının nasıl giyinmesi, nasıl doğurması, hamileyken dizini kırıp oturmasıyla ilgili erkekimsi, insan görünümlülerin sözleri geliyor kulağıma, gözümün önüne, onları da katıyorum bunların yanına hayallerimde.

 

 

 

 

Sen kimsin bana nasıl giyineceğimi söylüyorsun, gözüne hakim ol, sen örtülü giyinene de aynı muameleyi yapıyorsun. Önce bi insan ol.

 

 

 

 

Yeter artık! Vallahi sokakta yürümekten korkuyorum, ara sokaklara girmiyorum, ana arterlerden yürüyorum, özellikle hava karanlıksa. Öyle bir ceza verilsin ki, hani derler ya “İbreti alem” olsun diye, vallahi biz böyle korkarak çıkacağımıza sokağa, onlar korksun artık.

 

 

 

Bir gün ablam lise, ben ortaokul öğrencisiyim. Ablam okuldan sonra dersaneye gidiyor, oradan da minibüsle eve geliyor. Zile bastı aşağıdan, annem evde yoktu, otomatiğe bastım bekliyorum ama koşma sesi geliyor, nefes nefese kapıya geldi ve “Bıçak ver bana hemen” diye bağırdı, neye uğradığımı şaşırdım, daha arkamı dönemeden, “Ne oldu?” diyemeden “Bana bıçak ver!!!” diye çığlık attı. Koştum bıçak çekmecesinden en iyi kesen bıçağı verdim eline(Aklımı almış belli, hiç yapılacak şey mi? Ya da, neden olmasın), aldığı gibi koşa koşa gitti, 5 dakika sonra geldi, sinirden ve belki de korkudan titriyor, “Yakalayamadım” dedi, “Kimi?” dedim, minibüsten indiğimden beri arkamdan yürüyor adamın teki eve kadar takip etti, nefesini duyuyordum, apartmana girdi!!!” dedi. Nasıl korkmuştu kim bilir, bana söylemezdi öyle ama, ben de çok korkmuştum. “Niye bıçak istedin? Manyak mısın, adamı mı bıçaklayacaktın?” dedim, “Korksun istedim” dedi.

 

 

İşte tam o 2 kelime bu! “Korksunlar istiyorum”

 

 

Çocuklar ağladığında “Erkek adam ağlamaz!” diyen yarım akıllılar var ya! Heh, erkek adam dediğin başka şeyler yapmamalı, ağlamak insanidir zira. İnsansa AĞLAR. TECAVÜZ ETMEZ.

 

 

Duygularından ne kadar uzaklaştırmışsınız erkek çocukları, biraz hissettikleriyle ilgili söyleşsenize, duygularını nasıl dışavurabileceklerine yabancılaşmasınlar, çünkü onlar da, tüm insanlar gibi bunu bilerek doğuyorlar, nasıl bozdunuz bu çocukları?

 

 

 

Evet! Sadede geleyim, onlar korksun istiyorum, ben de Özgecan’ın annesi gibi, işkence görsünler istiyorum.

 

 

 

 

 

 


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*