Kreş seçiminde acemi anne faktörü

Hayatta denge çok önemli ya, heh işte ben çocuklu hayatta o dengeyi pek sağlayamadım sanırım.

 

 

Ya kendime zaman ayırmadım, ya bloguma, ya eve, ya Yasin’e… Birinden biri hep eksik oldu 17 aylık çocuklu hayatımda. Eren’e ise hep vaktim oldu, olmalıydı çünkü. Durum bunu gerektiriyordu. “Çocuğa vakit ayıracağım” derken hayattaki diğer sorumlulukları hafife aldığımda mutsuz oldum hep.

 

 

Annem (Kayınvalidem), teyzem (Yasin’in teyzesi), ablam ve nicesi çok destek oldular, zor zamanlarda elleri hep üzerimizde oldu ama dedim ya “Denge, istikrar” şart.

 

 

…ve her şey, bir yardımcı aramak, bulamamak; bulmak ama tam faydasını görecekken onun işten ayrılmasıyla başladı.

 

 

Biz, yaklaşık 2 haftadır kreş arayışındayız. Bu arayışa girmemizin sebebi de Eren… Eren’e evde ya da sokakta bizim yetemememiz, oturduğumuz semtin koşullarının uygun olmaması gibi gibi… Beyoğlu’nda çocukla gidilebilecek yerler çok kısıtlı, bir tek Cihangir Parkı var ki oraya da her gün götüremiyoruz; evdeki koşuşturma buna müsaade etmiyor. Zaman zaman İstiklal Caddesi’ne çıkıp sergileri geziyoruz ya da en sevdiği, sokak çalgıcılarını seyrediyoruz, hatta çalıyor da ellerinden enstrümanlarını alıp. Evet, bunlar da gerekli ama istikrar ŞART!

 

 

Çocuk, çocuk istiyor… Çocuk doğa istiyor, hayvan görsün, ağaç, çiçek, böcek olsun, bunları istiyor.

 

 

Anne ise, kendine de vakit ayırabilsin, hayatındaki her şeye vakit ayırabilsin, mutlu olsun, ki çocuğuna da faydası dokunsun istiyor. Çocuğun mutsuz bir anneye ihtiyacı yok fikrindeyim.

 

 

Şunu da belirtmek isterim, ben, çocuğuyla oyun oynayamayan, oyun oynamaktan hoşlanmayan bir anne değilim. Aksine, bundan aşırı keyif alıyorum ve evde çığlık kıyamet oyun oynuyoruz, dans ediyoruz ama ne zaman? Benim aklım ferah olabildiği zaman! Aklımda 1500 kalem oynarken yapamıyorum, oyun moyun kuramıyorum, onunla dans edemiyorum vs.!

 

 

Neyse, kreş seçimi sürecinde karşılaştıklarım beni hayrete düşürdü.

 

 

Öncelikle evime yakın kreş yok da yok. Buradan sesleniyorum girişimci insanlara; Beyoğlu’nda çocuğumu götürebileceğim bir kreş bulamadım, YOK!

 

 

Eve yakın kreş neden önemli? Çocuğun yaşı küçük olduğundan ve her an anneye gereksinimi olabileceğinden, ulaşımı kolay bir noktada bulunması çok önemli bence ama olamayınca, diğer seçenekleri gözden geçirmek şart oluyor.

 

 

Yasin’in iş yerinin Gayrettepe’ye taşınması münasebetiyle Gayrettepe’de kreş arama çalışmalarına başladım ve buldum bir yer. Okul Müdürü Serli Hanım ile aşağı yukarı 4 saat kadar görüştük, çocukların beslenmesinden tutun da Eren’e nasıl yaklaştığımız, iletişimi nasıl sürdürdüğümüz, alt değiştirirken nelere dikkat ettiğimiz vs. her konuda konuştuk. Sonra “Hemen karar vermeyelim, iyi bir araştırma yapalım, birkaç yerle daha yüz yüze görüşelim, ayrıca her gün Beyoğlu’ndan Gayrettepe’ye götürüp getirmek sorun olmayacak mı?” derken evet, birkaç yerle görüştüm. Özellikle bir tanesi var ki, önce adını vermeyi düşündüğüm ama sonra vazgeçtiğim, 15 yıldır Mecidiyeköy’de hizmet veren, 0-3 yaş binası ile 3-6 yaş binaları ayrı lokasyonlarda bulunan bir anaokulu-kreş bu bahsettiğim. Okul müdür yardımcısına “Yemeklerinizde hangi yağı kullanıyorsunuz?” diye sorduğumda, sanki çok ilginç bir soru sormuşum gibi şaşkınlıkla suratıma baktı ve emin olmaksızın yağ markalarını saymaya başladı. “Yani ayçiçek ya da mısırözü, öyle mi? Sızma zeytinyağı kullanmıyorsunuz…” deyince ben, aşçılarına çok güvendiklerini (Bu arada aşçıya “Ahçı” diyerek. İnsan her şeyi bilmek zorunda değil ama bir eğitimciden, çok kullanılan bu gibi bir kelimeyi doğru söylemesini bekliyorum, evet), ne yağı kullandığını bildiklerini ama hangi yemekte hangi yağın kullanıldığını bilmediklerini söyledi, ki benim sorduğum, “Hangi yemekte hangi yağ kullanılıyor?” değildi. Yüz yüze görüşmenin verdiği avantajla, sorumu anladığını ama başka yere sürüklediğini de üzülerek anladım.

 

 

Sabah kahvaltılarında mısır gevreği, ara öğünlerde bisküviler serpiştirilmiş bir yer burası. Dahasını saymıyorum bile.

 

 

Haftalık programlarına baktığımda ise, bence üzerinde çok düşünülmemiş etkinliklerin dizi dizi dizildiğini gördüm.

 

 

Yine üzüldüm.

 

 

Mesele; ben, benim Eren’e yaklaşımım, beslenme şeklimiz değil. Mesele “ÇOCUK” ve çocuk her yerde çocuk. Bu gibi kurumların beslenme konusunda hassas olmaları gerekir, üstelik bunu çook büyük paralar harcamadan da yapabilirler. İyi bir fizibilite, doğru insanları bulabilmekle alakalı ve kesinlikle vicdanla. Ben hiçbir çocuğa marketten alınmış margarini yediremem, yapamam bunu, bile bile hem de… Onlar bizim gibi bozulmamışken, gerçekken daha ve gerçek gıdayı sunmak varken…

 

 

Evet, Eren’i şimdi verdiğimiz kreşte de beslenme konusu henüz istediğimiz gibi oturmuş değil, yemeklerini ben götüreceğim, ara öğünü, ekmeği, yoğurdu… Ama en azından dürüst bir yer, öngörülü, ufku açık bir okul müdürü.

 

 

Eren ile ilgili tüm detayları not etti ve bana düzenli olarak haber veriyor, benim aramama bile gerek kalmıyor.

 

 

Çocuk mutlu, hemen uyum sağladı, ağlama yok… E o zaman anne de mutlu.

 

 

NOT: Bu yazıya dün başlamıştım ve bugün noktalayacağım, o nedenle “Ağlama yok” kısmı bugün için geçerli değil! Bugün ağladı, gözümün içine baka baka ağladı, içim ezildi, oracıkta tüm enerjim çekildi… Sonra telefonla görüştüğümde ise, keyfinin gayet yerinde olduğunu öğrendim, benden sonra hiç ağlamamış, bahçeye çıkmışlar, şimdi de legolarla oynuyormuş. Ben ise hala kendime gelemedim. Öyle işte.

 

Kreş arayışında karşılaştığım yerler ve kişiler bana şunları düşündürttü;

  • Veli, yaşı kaç olursa olsun çocuğunun üzerinden elini çekmemeli! Bunu söylüyorum, çünkü çocuğu sabah bırakıp, bir daha hiç aramayan anne-babalar var. Dertleri başından aşkındır eminim, işleri çok yoğundur, sorunları vardır ama sorumlulukları olduğunu da unutmasınlar.

 

 

  • Veli çocuğuyla ne kadar ilgiliyse, kurumdaki kişiler de o kadar ilgili ve hassas olabilir!

 

 

  • Veli ne kadar aktif olursa, kurum o kadar hızlı kalkınabilir. Bazı kurumlar zor şartlarda iyi işler çıkarmaya çabalıyorlar, şartların zor olması, sadece devlet kurumlarına has bir durum değil. Çok şey yapmak isteyip, azını yapabilecek durumdaki yerlerden bahsediyorum. Çok şey yapabilecek durumdayken kılını kıpırdatmayan, ana okullarına sadece ticarethane gözüyle bakan yöneticilerden değil. “Madem yapamayacaklar bu işi, hiç girişmesinler” de diyebilirsiniz, bazı durumlar için bence de öyle.

 

 

  • Aylık yemek listeleri içler acısı olanlar var. Ne mevsim sebzesi yemesi umurunda ne kola içmemesi… İşin kötüsü velilerin de umurunda değil. Umurumuzda olmalı sanki, he?

 

 

  • Kreşlerde amaç, sadece bırakılan çocukları “Oyalamak” olmamalı! Her çocukla tek tek ilgilenebilecek kapasite geliştirilmeli. Evet, kreşler kalabalık yerler ama her çocuk da farklı… Gelişim dönemlerine göre ve kesinlikle konuşarak yaklaşılmalı çocuklara. Bazı özel durumdaki çocuklara ise daha hassas davranılmalı. Eğer çocuk çok ağlayan, hatta sebepsiz yere ağlayan bir çocuksa ve bunun sürekliliği varsa, “Bunun sebebinin ne olduğu (Çünkü bence kesin bir sebebi vardır)” üzerine kafa yorulmalı ve o çocukla, gerekiyorsa özel çalışılmalı.

 

 

  • Her kreşte bir pedagog kesinlikle bulunmalı. Kriz dönemlerini bir pedagogla atlatmak hayati önem taşır fikrindeyim. Düzenli bir pedagog bulundurulamıyor ise de, haftanın 2 günü mutlaka kurum içinde iyi bir gözlem yapılmalı ve rapor tutulmalı. Aileler de her hafta, çocuklarının psikolojik gelişimleri, sorunları hakkında bilgi sahibi olabilir.

 

Bunlara çok daha fazla ekleme/çıkarma yapılabilir/yapılmalıdır. Benim bir anne olarak gözlemlerim ve beklentilerim bunlar, şimdilik! Zira acemi bir kreşli çocuk annesi olduğumu da unutmamak gerek.

 

Evet, Eren artık bir kreşli, yemeğini ben pişirip götüreceğim, şimdilik keyfi yerinde gibi. Ben tüm düzenimi oturtana kadar 5 tam gün orada olacak, bir süre sonra 3 tam gün ya da 5 yarım gün ile devam edebiliriz gibi.

 

 

 

“Fotoğraftaki Eren’i bulun” demiştim instagr.am’da ya, o fotoğraflar işte yukarıdakiler.:)

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

6 yorum

  • Kreş olayı problem. Ben bu yüzden işe başlayamadım. Birkaç tane güvendiğim kreş buldum. onlardada bekleme sırasına en az 3 ay dediler. O güvendiğim kreşlerde zaten dışarıdan yemeğe kesinlikle izin verilmiyor. Kendi kuralları çok katı aile kameraan izleyebilir ama sınıfta beklemesine izin yok. Haftada 2 gün pedegog dersi izliyor, öğretmeni izliyor. Bebeklere işaret dili, çocuklara ispanyolca öğretiliyor. Her gün eve saati saatine çocuğunuz okulda ne yaptığıyla alakalı bir sayfa yazı geliyor. Daha bir sürü şey tabi bu kreşler haftalık 300 dolar ve bekleme sırası var resmen bir tanesi şubata alabiliriz ancak dedi. Kızı tek başına bakıcıylada bırakamadım ve işe kusura bakmayın siz başkasını bulun demek zorunda kaldım. Çok zor çok.

    Cevap Yaz
  • Deryacım, bir konuyu özellikle belirtmek istiyorum.Kreşe başlarken önce yarımşar gün olarak başlamak ve sonrasında tam güne geçmek daha sağlıklı olur.Sense tam tersini yazmışsın.Oğlun alışıp bir düzene girdikten sonra günleri yeniden düzenlemeye çalışırsan sıkıntı yaşarsın.Küçük bir öneri sadece:)

    Cevap Yaz
  • Serap Abla önerilerin her zaman önemli benim için, evet biliyorum aslında, ancak böyle başlamamın sebebi, hayatımı biraz dengeye oturtma, yoluna sokma isteği ve gerekliliği. İçim çok rahat olmasa da bu şekilde başlayıverdik işte;) Şimdilik her şey yolunda gibi, sadece dün biraz ağladı ve ben o ağlarken kıpırdamadım hiçbir yere. Konuşarak sakince ayrıldım kreşten. Bu biraz olsun rahatlattı beni, onun haricinde günü çok güzel geçmiş.

    Cevap Yaz
  • Merhabalar Derya hanım,

    Ben de 22 aylık kızım için kreş arayışlarındayım ve kendimi tam bir çıkmazda gibi hissediyorum. 22 aylım süreçte en zorlandığım kısım bu diyebilirim. Fulya’da oturuyorum. Balmumcu, Nişantaşı, Etiler ve Mecidiyeköy civarlarında bazı kreşler gezdim ama hiçbiri tam olarak içime sinmedi. Gayrettepe bana çok yakın. Eren’i gönderdiğiniz kreşin adını paylaşabilir misiniz?

    Cevap Yaz
  • Derya hn MErhaba

    Öncelikle paylaşımınız için çok teşekkürler .. Çocuk cennetine halen devam ediyor mu oğlunuz ? memnunmusunuz ? Bahsettiğiniz yer benim evime çok yakın . 24 aylık oğlum için
    kreş arayışı içindeyim . Bilgi verebilirseniz çok memnun olurum

    teşekkürler

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*