Mesleğiniz ne:Taksi Şoförüyüm!!!

Bir şeyler yapmak gerek!

 

 

Emniyet kemerini sokmadığımız araç kalmamalı!

 

 

Bir de oto koltuğu olmalı mutlaka her araçta…

 

Taksi şoförlüğünden insanlar para kazanıyorsa eğer, meslek etiği çerçevesi oluşturulmalı! Her önüne gelen taksi şoförü olamamalı! İki örneğini ben verebilirim; dün bindiğim taksi şoförü, deri sektöründe çalışıyormuş, işler kötüye gidince taksi şoförü olmuş. Bir diğeri, elektronik mühendisiymiş, taksi almış, henüz şoför koymamış başına, kendi kullanıyormuş. Bu bir istatistik değil tabi ama 2’de 2.

 

 

Şoförlük işini, sadece kendi aracında değil de, meslek olarak yapmaya karar vermiş kişilerin, devlet tarafından, mutlaka ve mutlaka eğitime, zorlu bir denemeye tabi tutmak gerekiyor. Diyelim ki öyle ya da böyle bu zorlu süreci geçtiler ama pratikte hiç de uymuyorlar bu eğitim kurallarına… Sırf bunun için çalışan bir şikayet hattı olmalı. Diyelim plakaya bakamadın o an, sen şikayet ettiğinde mobese’den oradan buradan tespit edebilmeliler. Bir şikayet hattı var elbet ama plakasız kıpırdayamıyorlar!

 

 

Geçenlerde turuncuda hızla geçen bir otobüs, yolun kenarında, kucağında bebeğiyle bekleyen kadını eziyormuş neredeyse. Yasin hemen kadın ve çocuk iyi mi diye bakmış, evet, iyilermiş ama otobüsü şikayet etmesi gerektiğini düşünerek belediyeyi aramış.

 

Bilin bakalım yetkili ne demiş?

 

Yetkili: Plakayı alabilir miyim?

Yasin: Göremedim çok hızlı geçiyordu ama otobüs hat kodu ……. ya da ………

Yetkili: Öyle olmaz, benim plakayı almam şart, bu bilgiyle bir şey yapamam.

Yasin: Mobeselere bakın!!!

Yetkili: Plakayı almam gerekiyor!

Yasin: Kadın ve bebeği eziliyordu neredeyse, ne plakası, araştırın ve bulun!!!

Yetkili: Üzgünüm…

 

Üzgün!!!

 

Bizim yetkililer sadece üzgün!!!

 

İRONİ

“Bir yetkiliyle görüşebilir miyim?”

“Üzgünüm, şu an üzgün”

“E bu kadar üzgünseniz yapmayın kardeşim bu işi…”

“Bak ver bana o koltuğu, bir de o telefonu 1 günlüğüne, hiç üzülüyor muyum?!”

 

Heh işte, geçenlerde yine Eren’le bindiğim takside, burada ve burada da anlattığım ve anlatmadığım tüm diğerleri gibi, kriz yaşadık. Bu seferki taksi şoförü, benim özel şoförüm olmadığını söylüyordu!!! Zaten kimse ona öyle bir şey söylememişti!

 

 

Özel şoför ne yapar? Fazladan kapını açar, kendi aracını değil de senin aracını kullanır, gitmek istediğin her mesafeye sorgusuz sualsiz götürür. “Burası” dersin durur, arabaya binersin, “burası” diyene kadar götürür. Belki çantanı, bagajdaki eşyanı eve kadar ya da ofisine kadar taşımana yardım eder.

 

 

Eren’in bezi taşmasın diye uygun bir yerde durmasını rica ettim şoförden, aslında en çok da onun koltuğu batmasın diyeydi, çok düşünceli davrandığımı düşünüyorum şimdi. Değiştirdim altını, gidiyoruz, “Koltuğa taşmadı değil mi?” dedi, “Yok taşmadı, zaten o nedenle sizden durmanızı rica etmiştim, taşacaktı” dedim. Evimizin önüne geldiğimizde 25 TL taksi parası ödedim ve “Biraz bekleteceğim, oğlum uyuyor ve çok terlemiş” dedim diye arkasını dönüp “Biraz çabuk olur musunuz?! Ben sizin özel şoförünüz değilim” dedi kompleksi tavan yapmış halde.

 

 

Zaten sinirim tepemdeydi, ben de başladım söylenmeye, “Para kazanayım ama kılımı kırdatmayayım istiyorsunuz ya, ancak oradan buradan ceza yer durursunuz. Sizin gibiler yüzünden 3-5 düzgün adam da ekmeğinden olacak, bir de korsana hayır diye çıkıyorsunuz utanmadan…” çaaaaaaaaaaaaaat diye de kapadım kapıyı. Çok çok sinirlendim. Al sana trafik sorunu. Taksicilerle mi uğraşacağım, alır arabamı çıkarım diyorsun, bu sefer de trafikte cinnete sürükleniyorsun.

 

 

Neyse, taksiyi çağırdığımız durağın numarasını bulup aradım, şikayet ettim. Tabi yine aynı soru, “Plakası neydi?”, “Hatırlamıyorum ama şoför beyin görünüşünü tarif edebilirim”, “Lütfen, dinliyorum!!!”

 

 

Bu bile yeterli, çünkü o adam bulacak o şoförü ve ihtar çekecek, belli… Bugün tekrar görüştüm. İlgileniyorlar, hem de bir dedektif gibi, “Arabada gözünüze ilişen bir aksesuar var mıydı?” diye sordular, yoktu ama sordular. Plakaya bakamamıştım, çünkü Eren yola atlamaya çalışıyordu o sırada. Çocuğuma bakmam gereken yerde dönüp plakaya bakamazdım.

 

 

Şimdi gelelim sadede;

* Ehliyet sınavı; trafik, motor, ilk yardım başlıkları kesinlikle yeterli değil, bu işi meslek edinmek isteyenler için.

 

* Tüm bu sınavları geçtikten sonra ciddi bir eğitime tabi tutulmaları gerekiyor: Diksiyon, müşteriyle doğru iletişim, çocuklu kişilere emniyet kemeri takmayı teşvik… vs.

 

* Araçlar, belli süre zarflarında, baskın yapmak usulüyle kontrol edilmeli: Emniyet kemeri takma aparatı olması gerektiği yerde mi, koltuğun altında mı? Arabanın içi sigara kokuyor mu? vs.

 

* Sadece taksiler değil, otobüs, minibüs, kamyon… Ama özellikle toplu taşımalarda emniyet kemeri, oto koltuğu bulundurma zorunluluğu olmalı. En ufak bir ani frende, tüm yolcular çuvala doldurulmuş gibi bir noktada toplanıyorlar, üst üste!!! Hele çocukla!!!


NOT: Şimdilik aklıma gelenler bunlar, sizin aklınıza, kontrolde tutulması gereken durumlar geliyorsa paylaşın lütfen!



 

 

Biraz önce “Beyefendi taksicilik geri gelene kadar” sloganıyla var olmuş İstanbul Taksiciler Esnaf Odası ile görüştüm. Öncelikle, “Ben taksi plakası aldım, taksici olmak için ne yapmam gerekiyor?” dedim, gerekli evraklardan bahsettikten sonra “50 dk. psiko-teknik makinesine bağlı kalıyorsunuz” dedi, “Bu makine, taksi şoförü olmak isteyen kişilerin psikolojilerini mi test ediyor?” dedim, “Evet” dedi, “Peki o zaman neden biz bu kadar sorun yaşıyoruz taksi şoförleriyle, özellikle anne halimizde?” deyince ve sonrasında anlattıklarımdan, utanç duyduklarını söylediler ve eskiden, taksicilerin, belediyelerden ya da bağlı bulundukları odalardan kurslar aldıklarını, ehliyetlerinin yanında 8 tane daha karta sahip olduklarını eklediler. Şimdi ise, t ehliyet sistemi gelecekmiş ve bunun üzerinde çalışmalar sürüyormuş. Takvim Gazetesi, konu ile ilgili haberi 2011 yılında yayınlamış. Hatta, büyük bir proje olan araçlardaki takip ve çip sisteminden de bahsetmiş.

 

 

Şimdi, eğer bindiğiniz takside problem yaşadıysanız, öncelikle plakayı almaya özen göstererek 153’ü ya da 444 15 23 (İstanbul için)’ü arayarak, şikayette bulunabilirsiniz. Bulunduğunuz il için ise, Taksiciler Esnaf Odası, Şoförler ve otomobilciler esnaf odası ya da belediye’ye şikayette bulunabilirsiniz.

 

 

Şikayetinizin takibini yapmanız çok önemli. Zaman aşımına uğramaması açısından.

 

 

NOT: Emniyet kemeri takma aparatının yeri koltuğun altı değildir!!!


Umarım “Beyefendi taksicilik geri gelene kadar” ve sonrasında uğraşlar, hep daha iyisi olması yönünde olur.

 


 


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

3 yorum

  • Hepimiz aynı dertten muzdaribiz emin ol çocuklu veya çocuksuz benşm aldığım taksi plakalarının oda başkanlarıyla kavgam hiç bitmedi umarım bir gün işe yarıcak pes etmek yok yola devam

    Cevap Yaz
  • Bence bu önlemlere ek uzun yol otobüslerinde hız kontrol cihazlarından taksilerde de olmalı. Ve kesinlikle kontrol edilmeli !

    Cevap Yaz
  • Ben korsan taksilerin ‘şimdi sen çocuk var diye arkaya oturursun. Ama o zaman da ben ön koltukta kimse oturmuyor diye yakalanırım’ dediklerine şahit oldum. Bakar mısınız o yakalanmasın diye ben çocukla ön koltuğa oturacakmışım. Hepsi aynı bunların korsanı da legali de. Öyle bir şehirde yaşıyoruz ki kendin kullansan ayrı bir çılgınlık, canının başkasına emanet etsen ayrı bir çılgınlık. Şaşırdım kaldım.

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*