Peynirli börek açtım

İlk elde açma böreğimin, migren atağı sonrası olacağını tahmin etmezdim.

 

Yıllardır migrenim tutar, bu seferki eşi benzeri olmayan türdendi. Migreni olanlar bilir, mide bulantısı yapar migren, bende de hep yapardı ama hiç kusturmamıştı. Bu sefer o da oldu.

 

Şimdi leziz bir tarif verecekken bu konulara çok girmeyelim. Öyle böyle ağrıyı atlattım, akşam evde, daha çok mutfak civarında dönüp durmaya başladım. Canım nasıl bir şey çekiyor… Ama ne?

 

Börek.


Allah’ım hem de nasıl iştahlı istiyor canım o böreği.

 

Yasin, “Sen uzan ben sana börek alıp geleyim” diyor ama yok, ev böreği olmalı, “Tamam sen uzan ben börek de açarım” DEMEDİ tabi 🙂

 

Börek nasıl açılır, püf noktaları nelerdir…? Hiç bilmem.

 

Baktım buğday unum var.

Peynir var.

Azıcık yoğurt var ama destekçisi kefirden çokça var.

Maydanoz var.

Köy tereyağı var.

 

Yumurta yok.

Süt yok.

 

Su böreğinin hamurunu açıp açıp, haşlanmış suya batırdıklarını ve bol tereyağı kullandıklarını duymuştum. Tamam, bu bilgi de kıyıdan köşeden var!

 

E hamur yoğurmayı, açmayı bilmek için de gastronomi okumaya gerek yok. Annen azıcık mantıcıysa, sen de azıcık hamur açmaya meraklı bir çocuksan, acemiliğini de atmışsın demektir.

 

NOT: Bu böreğin başarılı olacağını tahmin etmediğim için, e biraz da hasta, halsiz bir günümde olduğumdan, her aşaması fotoğraflayamadım.

 

Yarım kilo buğday unu, kaya tuzu ve su ile hamurumu yoğurdum. 4 eşit bezeye böldüm, her bezeyi, annem usulu açtım (Attıra attıra:) Sert bir hamur oldu, bu da beni biraz tedirgin etti. O sırada da Eren için mercimek çorbası koymuştum ocağa, o kaynıyordu. “Hmmm, olmadı, tereyağın yanına, mercimek çorbasıyla ıslatırım” dedim.

 

Peynir harcı:

Koyun peynirini rendeledim, maydanozları da incecik kıydım ve yoğurt-kefir karışımıyla iyice karıştırdım.

 

Kare bir borcamım vardı, ancak o kadar büyüklükte açabildim zaten hamuru. Borcamı, zeytinyağıyla yağladım, ilk hamurumu serdim, erittiğim tereyağı ve biraz mercimek çorbasıyla ıslattım, ikinci hamurumu serdim, onu da aynı şekilde, biraz da kaynar suyla ıslattım, peynir harcını bu kata yayıp 3. hamurumu da üzerine serdim, yine bol tereyağı ve mercimek çorbası… 4. Kat hamurumu da serip, sadece tereyağı ile yağladım, kenarlarını kıvırıp, 170 derecede önceden ısıtılmış fırında pişmeye bıraktım.

 

Nasıl güzel kabardı ve o tereyağı nasıl güzel bir koku yaydı eve anlatamam. Bir de harcının bol olması lezzetini artırdı bence.

Topu topu 1 dilim yiyebildim, çok doyurucuydu.

 

Afiyetle…

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*