Sezaryen Muhalefeti

Çoğu arkadaşımız söylüyor aslında, doğal doğumun güzelliklerinden bahsediyorlar,

ben doğal doğuramayanlardanım38 hafta boyunca her türlü egzersizle, evde doğuracakmışçasına kendini hazırlayan, sonunda da 7 kat kesilen biriyim.

 

 

Bu yazıyı yazmak istememin nedeni: "Ben sezaryenle doğuma karşı olan bir Başbakanım. Bunların özellikle planlı yapıldığını biliyorum"diyen Başbakan'a "Sezaryen yüzyıllardır uygulanan bir doğum yöntemi" diye yanıt veren CHP İstanbul Milletvekili Melda Onur'un sözüdür.

 

Hem de bir kadın…

 

Başbakan'ın dediğinde değilim (ki bece çok da doğru bir söz etmiş).

 

Benim kafamı kurcalayan, sezeryanın, milletvekilliği mertebesinde bile hala doğum yöntemi olarak görülmesi.

 

Değil!!!

 

 

Bildiğiniz kesildik biz. Doğum filan değildi bize olan. 

 

 

Sağlığımız yerindeyken kesildik.

 

Sağlık durumu el vermeyen, mutlaka sezaryen ile müdahale edilmesi gereken durumlar oluyor tabi, zaten benim böyle zazuri durumda uygulanan sezaryene söyleyecek sözüm olamaz. 

 

 

…ama sağlıklıyken… Biraz önce de söylediğim gibi, sezaryen bir müdahaledir, müdahale edilmesi gereken durumlarda tercih edilmelidir.

 

 

 

Bir de korkan, çok korkan kadınlar var. Geçmişte yaşadığı travmalardan bacağını bile açamayan, cinsel hayatında çok sorunlar yaşamış ama nihayetinde hamile kalmış. Muayeneye gittiğinde bacağını açmaktan deliler gibi korkan kadınlar var. Psikolojisi alt üst, zedelenmiş… 

 

 

Yani evet, sezaryene sayıp sayıştırsak da ne kadar, o, bazı kadınların tek çaresi. Ben de sezaryene kaçan bir kadınım.

 

 

 

İşte bunu halletmek lazım milletçe;

 

1- Doğal doğum eğitimlerini yaygınlaştırmak lazım,

2- Doğum sürecini daha rahat atlatabilmesi için anneye – anne adayına, tüm kadındoğumcuların- ebelerin azami desteği göstermesi lazım.

3- Ebelerin kesinlikle eğitilmesi lazım, ebelik konusunda tarih ivedilikle tekerrür etmeli!!!

4- Doğum sürecinde ebeler, hemşirelik yapmaktan çok, mesleklerini aktif bir şekilde yapabilir hale gelmeliler!

 

 

Bakınız Dr. Hakan Çoker, ebeliği, ebelik mesleği ile ilgili sorunları ve olması gerekenleri nasıl güzel anlatmış.

 

 

Şimdilerde ebeler, doğum yapacak kadına nasıl yaklaşması gerektiğini bilmeyen, hatta doktordan sonra sezaryen kararı alınmasında en etkili kişiler.  

 

 

Yani sezaryen hala bir doğum yöntemi olarak görülüyorsa, bu, eğitim eksikliğinden kaynaklanıyor. Başbakan önce bunu önemseyip bir şeyler yapmalı, yoksa böyle bir sistemde "Doğal doğuracağım…" diyen birçok kadın ameliyathanede buluyorken kendini, sezaryene karşı durmak, sadece sezaryene karşı durmaktır.

 

 

Sezaryen; daha doktorlarımız, ebelerimz hazır değilken yasaklanırsa, anne ölümlerinin artacağı yönündeki endişem büyük. Fazla para kazanmak, vakitten kazanmak adına yapılan sezaryen doğum oranı bu raddedeyse, "Normal doğum olmazsa cezayı basarım!" bir yaptırım olamaz, olacaksa da çarpık, sağlıksız bir yaptırım olur. Normal süreçte olmayan bir gebeyi "Normal doğurtmalıyım" kaygısıyla beter bir sürece sürükleyebilirler.

 

 

YASAKlar olmasa da olabilir bazen, YASAKsız CEZAsız da sezaryenin önüne geçilebilir. 

 

 

 

Yani Sevgili Başbakan, kadın kendi seçimini en doğru şekilde yapar aslında, alt yapı düzenlemesi, eğitim eksiğinin tamamlanması sağlanırsa biz nasıl doğuracağımızı biliriz.

 

 

Öyle değil mi?

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

14 yorum

  • Evet doğru söylüyorsunuz.Her anne normal doğum ister 9 ay taşımışsın kimse birşey dememiş nasıl doğurcağınıda bırakın kendimiz karar verelim.Bende normal doğum isteyipte doğum süresinden 4 gün geçtikten sonra kızımı sezeryanla doğuranlardanım.Gelmedikten sonra ve belli bi süre geçtikten sonra dışkısını yaptıklarında ne olucak peki?Anne ve bebek ne olucak? Keşke normal doğura bilseydim diyenlerdenim.Ama doktorların hemen kolaylıkla sezeryan demelerinin önüne geçilmesi gerek diye düşünüyorum.

    Cevap Yaz
  • Derya Hanım benim sezaryeni bir doğum yöntemi olarak ifade etmemi eleştirmiş ama ne kadar karşı koyarsanız koyun sezaryen bir doğum yöntemidir. Hayatımdaki en yakın kadının (burada özel olduğu için adını veremem) hayatı ve bebeğini kurtarmak için doktor sezaryen doğum yaptı. Çünkü kordon bebeğin boğazına dolanmıştı, bebek doğmakta gecikmiş, hatta içerde kaka yapmıştı. Zehirlenme tehlikesi vardı ve sonunda sizin ifadenizle doktor onu KESTİ, benim ifademle SEZARYEN DOĞUM YÖNTEMİYLE ikisi de kurtuldu. Bebek doğduğunda kaka içindeydi ama yaşıyordu.
    Eğer yazıyı dikkatli okusaydınız benim eleştirim bu konuda görüş veren Başbakan'aydı… Ne derseniz deyin bu tür yönlendirmeler yanlıştır. Gereksiz sezaryenle mücadele etmenin yolu sağlık sektörünü denetlemektir, hem sağlıkta devrim yaptık diyeceksiniz hem de doktorlardan yakınacaksınız. Ayrıca insanlar doğum korkusu yaşayabilir ve SEZARYEN DOĞUM YÖNTEMİNİ tercih edebilirler. bu da kimseyi ilgilendirmez, hele başbakanı hiç ilgilendirmez. Kürtajı yasaklayarak ise kürtajın yapılmayacağını zannediyor. Oysa yasak kürtajlar kadınlar sağlıksız kaçak merdivenaltı muayenehanelerde hayatlarını kaybedecekler. Bu konuda beni cehaletle suçlamadan önce biraz daha kapsamlı düşünmenizi dilerdim.
    Melda Onur
     

    Cevap Yaz
    • Melda Hanım Merhaba,

      Evet, sezaryeni bir doğum yöntemi olarak dışavurmanızı eleştirdim ama yazıyı iyi okuduysanız, annenin ve bebeğin sağlığı tehlikedeyse, mutlaka sezaryen ile müdahale edilmesi gerekliliğini vurguladığım bir cümlem de var, hatta sadece sağlığı tehdit eden durumlarda değil, psikolojik olarak sarsıntı içinde olan, bacağını dahi açamayan kadın için de benzer şeyi söyledim. Neden benzerini söyledim? Kadın doğum alanında, toplum bilinçlendirmesi, özellikle ebelerin eğitim eksikliğini vurgulamak için.

      … ama yine söylüyorum, sezaryen bir doğum yöntemi değildir, bir müdahaledir ve zaruri durumlarda doktorun başvurduğu bir müdahale olmalıdır. Bizde nasıl oluyor genellikle? Doktorun kongreye katılması gerektiği için, “Bebeğin suyu azalmış, almamız gerek” ya da “Çatın dar senin, sezaryen yapmamız gerekiyor” diyerek, sezaryenin bir doğum şekli olarak algılanmasına neden oldular bu vakte kadar.

      İnanın kapsamlı düşünüyorum ama doğumu düşündüğümde “Sezaryen” kapsama alanım dışında kalıyor!

      Saygılar

      Cevap Yaz
  • Hepsine katılıyorum.Ben de çoooook ama çok normal doğum yapmak isteyen,hatta normal doğum masasından bebek kakasını yapmış diye kaldırılıp sezeryana alınan bir anneyim.Hep içimde kalmıştır normal doğum yapmak.Arkasından iki doğum daha yaptım.Sezeryan sonrası normal doğum yaptıracak babayiğit bir doktor bulamadığım için onları da sezeryanla dünyaya getirdim.
    İnsan haklarına aykırı.Anne normal doğum yapmayı kabul ediyor fakat doktorun,ebenin paşa gönlü öyle istedi diye hem bebeği hem anneyi daha fazla hayatî riske atan operasyon tercih ediliyor.Bu iş insanların vicdanlarına,kıt bilgilerine,beceriksizliklerine bırakılacak bir iş değil.
    Ben daha önce ebe yardımıyla doğuran pek çok kadının öyküsünü dinledim.Ters çocuğu bile döndürebilen,dolanmış kordonları açabilen,beş kiloluk bebeği hiç yırtık,kesik olmadan doğurtan o mahire ebeler nerde?Doğumhanelerde ebeler doğum yapan kadını nasıl azarlayıp daha da zor durumda bırakıyor,görmüyorlar mı?Kes biç kırkbeş dakikada kurtul bu işten?
    Daha bizim frın fırın ekmek yememiz lazım.Fırın fırın…

    Cevap Yaz
  • ağzınıza sağlık… bende bunu söylemek istiyorum işte… anne ölümleri??? bunu da önlesin başbakan!madem sezeryan ve kürtaj yasaklanacaksa!!!

    Cevap Yaz
  • Derya Hanımcım çok güzel bir yazı olmuş.Tamamen katılıyorum.Sezaryan gerekli olduğunda  yapılmalı.Bende hastane / doktor tarafından kolaya kaçılarak (hem randevulu olduğu için vakit problemi yok doktorun hemde sezeryan ücreti daha fazla idi ) sezaryana yönlendirildim. Bahanem çatımın dar olması ve doğumun kolay olmayacağıydı. Her ne kadar kendimi 9 ay boyunca doğurmaya alıştırsamda son hafta her şey altüsttü ve bende 7 kat kesilenlerden oldum. Şimdiki bilincim olsaydı veya doğru yönlendirilseydim doğumu yapabilirdim. Annem ve eşimde burada canımın yanacağı korkusuyla beni sezeryana yönlendirdi. Onlar bari destek olsaydı yapabilirdim .Çünkü hiç bir sağlık problemi olmayan birisiyim ve bebeğimde gayet sağlıklıydı hiç bir problemi yoktu. Eğerki benim durumumda birisine bile sezeryan dayatılıyorsa gerisini düşünemiyorum. Bende sezeryanı bi doğum yöntem olarak görmüyorum. Bence Sezeryan bir ameliyattır ve gerekli olduğunda yapılmalıdır .

    Cevap Yaz
  • Haklısınız, elbette ki altyağı ve eğitim şart, ben bilinçli olarak epidural de almadan epizyotomiye d hayır diyerek doğurabilenlerdenim, şanslı azınlıktayım biliyorum. Ben Hakan Çokerin yazılarından başka şey okumadım, eşimle önce kendime sonra bebeğime güvendim, travmatik ya da sağlıksal sorunlarım olmadı neyse ki, ben herkesi böyle, her doğumu kolay sanırdım, yanılmışım…
    Ülkenin durumu gözönünde bulundurulduğunda, hayat o kadar da kolay olamıyor bazıları için. Kadınlar bedenlerinden korkmamayı, cinselliğin tabu olarak görülmeden özgürce yaşandığı, herkesin çalışıp yeterli seviyede yaşayabileceği paraların kazanıldığı ülkelerde olaylar hiç böyle değil. daha çok adım atmalıyız, her platformda kadınları desteklemeli, doğum olgusunun doğallığından bahsetmeliyiz.
    Korunma yöntemleri de çok önemli, istemeden hamile kalankar, doğum fobisi olanlar daha sonra doğurmalı belki de…

    Cevap Yaz
  • Herkes kendi dogum seklini secebilmelidir bu her kadinin hakkidir.. Bende sezeryanla dogum yaptim ve bunu kendim istedim.. Kendimde normal dogumu yapabilecek gucu bulamadim.. Belki normal dogursaydim ben korktugum ve kendime guvenmedigim icin dogum aninda bebegimi de skintiya sokabilir hatta atlatamayacagim bir tavma yasayabilirdim.. Sezeryanla dogum yaptim gayet saglikliyim evladimda oyle rabbime sukurler olsun.. Sezeryan veya normal.. Her kadinin secme hakki vardir ve dogum sekline kendi karar verebilir.. Biz sezeryanla dogum yaptik diye dogumumuz dogum sayilmiyor mu yani? Dogum hikayem yerine kesilme hikayemmi demeliyim? Allah askina yapmayin arkadaslar herkes herkesin secimine saygi gostemek zorunda diye dusunuyorum.. 
     

    Cevap Yaz
    • fatma hn.a katılıyorum,neden biz sezeryanlılar 2.sınıf doğum yapan anne konumuna sokuluyoruz.
      ben de normal doğumdan hiç korkmayan,son ay nefes egzersizleri,ıkınma çalışmaları yapan bilinçli bir insanım.fakat doktorum son hafta "bebek 4 kilodan fazla,normal doğum olur ama çok zor olur.alt bölüm parçalanır,sonrasında da vajinayı toplamak için ameliyat gerekebilir,bebeğin kafası normalden büyük ilk doğum olduğu için bebeğin yumuşak dokuları boynu,omuzu zedelenebilir " dedi.şimdi bana söylermisiniz ben şu son cümleyi duyduktan sonra nasıl normal doğuma cesaret edebilirim?kaldı ki sezeryanda bile yaşadığım sıkıntı bana yetti,bebeğimi sezeryanla bile üzerimde 2 ebenin karnıma çıkması sonucu doğurdum.normal doğum gibi çok bağırmak zorunda kaldım.ama gelin görün bunu normal doğumu savunan insanlara anlatamıyorum.
      ha bu arada da doktoruma çok güveniyorum,İzmir'in tanınmış doktorlarından biri kendisi.

      Cevap Yaz
    • Fatma Hanım ne iyi etmişsiniz… Sadece, bu yazıda, sezaryenle doğum yapmış olanlar daha az anne ya da daha çok anne gibi bir ibare yok, bunu hiçbir zaman da savunmadım. Anne annedir NOKTA. Benim için (Derya'nın görüşü) sezaryen, bir doğum yöntemi değildir, olmamalıdır ve ben bunu eleştiren biri olarak yine de kadının kendi bedeniyle ilgili kararı kendi vermesi gerekliliğini sonuna kadar savunur, sağlıklı kararlar verebilmek adına da doğumdan korkan bireyler olarak yetişmiş biz gibilerin çoğalmaması için sağlık sistemindeki eksiğin bir an önce giderilmesini dileyebilirim ancak.

      Cevap Yaz
  • Fatma Hanımcım tabiyki herkes herkesin fikrini saygı göstermek zorunda.Bu konuda hemfikiriz. Bende sezeryan oldum.Üstelik her şey normal seyrederken. Benim anlatmak istediğim yönlerdirmeler .Sizinde bahsettiğiniz şey aynı aslında .Ben normal doğurmak istedim ama kararıma saygı duyulmadı ikna edildim sezeryana korkutularak. Belki çoğunluk normal doğum yapsa idi ve her şekilde normal olan normal kalsaydı belki sizde bende korkmayacak normal olanı isteyecektik normal yolla doğum yapacaktık. Yada (allah korusun ) ters giden bişey olacaktı yine sezeryan olacaktık. Bilemeyiz. Ama benim derdim bu aşamada normal doğum yapmak isteyenlere de gerekli destek verilse ebeler hemşireler eğitimlerini daha da ileriye taşısa şartlar koşullar iyileştirilse zaten her şey yoluna girer normal olan kendine yer bulur .Su akar yolunu bulur. O zaman zaten kendiliğimizden isteriz normal olanı.

    Cevap Yaz
  • Derya Hanim yazilarinizi takip ediyorum ve her zamanki gibi yine size katiliyorum. Sezeryan dogum yontemi degildir, bir ameliyattir. hem de ciddi bir ameliyattir. Ben yurtdisinda yasiyorum ve burada sizin de dediginiz gibi anne ve bebek icin tehlikeli bir durum soz konusu olmadikca (uydurma tehlike degil ama gercek tehlike) sezeryan yapilmiyor. Ben oglumu normal dogum ile dunyaya getirdim. Biz dogum sirasinda bazi badireler atlatmis olsak da doktor sezeryan yapmadi ve cok sukur saglikla bebegimize kavustuk. hatta bu konuda benim de nacizane bir yazim var http://bit.ly/srkgcd her zamanki gibi herseyin basi egitim!

    Cevap Yaz
  • Ben de sezeryan ile doğum yapanlardanım. doktorum egzersizler vererek beni normal doğum hazırlasa da bu benim kendi tercihimdi. ve doktorum normal doğum konusunda ısrarcı olmasına rağmen ben kendim istedim pişman da değilim. çünkü kendimi ve acı eşiğimi biliyorum, normal doğuma hazır olmadığımı da biliyordum. bu durum bence bir ülkenin başbakanını ilgilendirecek bir durum değil, normal doğuma teşvik etme politikası ayrı bir durum, yasak yoluna gitme ayrı bir durum. kadının seçme hakkına müdehale edilmesini doğru bulmuyorum. Bu benim bedenim ve benim bebeğim

    Cevap Yaz
  • Ben de sezeryan ile doğum yapanlardanım. doktorum egzersizler vererek beni normal doğum hazırlasa da bu benim kendi tercihimdi. ve doktorum normal doğum konusunda ısrarcı olmasına rağmen ben kendim istedim pişman da değilim. çünkü kendimi ve acı eşiğimi biliyorum, normal doğuma hazır olmadığımı da biliyordum. bu durum bence bir ülkenin başbakanını ilgilendirecek bir durum değil, normal doğuma teşvik etme politikası ayrı bir durum, yasak yoluna gitme ayrı bir durum. kadının seçme hakkına müdehale edilmesini doğru bulmuyorum. Bu benim bedenim ve benim bebeğim

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*