Uyku uyu(yamı)yoruz!

Elimizi verdik kolumuzu kaptırdık, pardon yatağı kaptırdıkdememin üzerinden 6 ay geçmiş. Bense bir arpa boyu yol alamadan yerimde sayıyorum.

 

 

Dün gece ve her gece, şu sol tarafta göze ilişen bir karışlık alanda uyku uyumaya çalışıyorum. “Oğlum biraz kayar mısın? Yatacağım” diye fısıldamamdan öğrenmiş belli ki, bir de utanmadan “Anne bi kayarrr mısııın?” deyip tepemi de attırıyor. Ulen zaten popo dışarıda yatıyorum nereye kayayım daha? Yatağın yanına bir kaydırak düzeneği geliştirip, yere de yatak atıp kayacağım sonunda. Tepemize çıktı zirzop.

 

Ne bir esneme, ne bir dönme, uyuyabilen her insanın yaptığı hiçbir hareketi zaten ben yapamıyorum, mumya gibiyim sabaha kadar, gördüğüm rüya bile rüya değil, “Çiş taşıyormuş, yatak birden su yatağına dönüşüyormuş ve biz o çişte boğuluyormuşuz” filan. Zaten uyuyamamaktan kuş kadar aklım kaldı.

 

O çiş taşma meselesi tam bir makale olur zaten.

 

Neyse, daha önce denemiştim, kendi odasında yatırmayı ve “Meğer ben hazır değilmişim” sonucuna varmıştım, ki buna hazır olmayı beklersem, Eren’i askere gönderdiğimizde ancak yatakları ayırabiliriz biz.

 

Denemiştim ve bakın kronolojik, hatta fotografik olarak olaylar şöyle gelişmişti:

Gece annesi tarafından yatağına yatırıldı

 

 

Yine gece ağladı ve üşengeç annesi tarafından ana-baba yatağına taşındı

 

 

Sabah, bizim yatağın patronuydu yine!

 

Okul değişikliği yaptığımız 1 ay öncesinde,yeni okuldaki pedagog kadın, “Şimdi hem okul değişikliği oldu, eş zamanlı yatağı da ayırırsanız Eren için de sizin için de çok zor olur” dediğinden askıya aldığımız kendi yatağına yatırma meselesi, bu sabah ağrıdan kıpırdayamamamla  tekrar gündeme geldi. Hala tutuk haldeyim.

 

Eren için yaptığımız en fuzuli alışverişin yatak odası olduğunu söylemeden edemeyeceğim. O hamilelik, ha geldi ha gelecek heyecanıyla, Yasin’i de peşimden sürüklemek suretiyle attım kendimi mobilyacılar diyarına. Bir bekle, bir gelsin çocuk, hem ne o fabrikasyon, her yerde aynı model odalar…

 

Ama yok, dinletemedi kimse karnı burnunda Derya’ya lafını. Aldık o odayı. Tamam, bir sürü eşyası var ve derli toplu duruyor, bir sürü çekmece, dolap filan ama bunları, o modellere esir olmadan da yapabilirdim. Hem daha da eğlenceli olurdu, özgün bir model çıkardı ortaya.

 

Şimdi neden bunları söylüyorum; çünkü yatağı yüksek ve parmaklıkları var, yani uyansa ve yanımıza gelmek istese, biz olmadan mümkün değil. Hadi söktün parmaklıkları ama yüksek yatak ve çocuk, uyurken taklalar atan bir çocuk olduğundan kesin çakılır yere uykusunda. Şimdiki aklım olsa yer yatağı yapardım ona odasında mesela, hala yapabilirim ama onca eşyayı nereye koyacağım…?

 

Neyse, şimdiki düşüncem; Eren’in yatağını tek kişilik yatak haline dönüştürüp, şu yatak korkuluklarından 3 adet alıp, kendi inebileceği hale getirmek.

 

Bizim evde hiç halı yok, belki Eren’in odasına tüysüz bir halı atıp ortamın sıcaklığını artırabilirim diye düşünüyorum.

 

Kendi yatağında yatmaya başlayınca, alt değiştirme meselesini üşengeç ailesi olarak nasıl çözeriz bilmiyorum ama daha önümüzde tuvalet eğitimi, biberon bırakmaya geri dönüş, emzik bırakma gibi baba baba dönemler var.


Heee bir de Tracy Hogg var.

 

Henüz hiçbir kitabını okumadım ama Instagr.am paylaşımımda bugün Nesli yazmış, “Tracy abla sağ olsun” demiş ve 2 yavrusunu da nasıl yataklarına alıştırdığını anlatmış, “Ben adım adım 1 ay boyunca uğraştım. Yere yatak yaptım önce, günlerce yerde yattım, onları yataklarında yatmaya ve orada olduğuma ikna ettikten sonra sandalyede oturmaya başladım, sonra gün gün sandalyeyi kapıya yaklaştırdım, sonra da koridora çıktım (Kendimi düşündükçe bu kısmına çok güldüm:) kesin düşerim ben o sandalyeden, koridordan toplarlar beni). 3 ay kadar, onlar uyuyana kadar koridorda sandalyede bekledim. Sonunda oldu ama sabırla, pes etmeden yaptım bunu.” demiş. Tracy Hogg kitabı henüz almayı düşünmüyorum, başucumda kitap ordusu yarım yamalak okunmayı bekliyor ve onları bitirmeden kitap almak yok bana.

 

İnternetten Tracy Hogg’ın söylemlerini incelemeye başladım şimdilik.

 

 

Çok tırsıyorum. Yolum açık olsun duası… AMİN.

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

3 yorum

  • Bebeğimmmm bendee aynı dertten muzdaribimm bu hafta ayırma çalışmalarındayımm ama olmuoo boğazlıomuşum gibi ağlıoo napcamm yaaaa:( gece 4 kere emmeye kalkınca zor oluoo uff bilemedim

    Cevap Yaz
  • çoğu ailede olduğu gibi bizde de aynı sorun var. oğlum 9 aylık ve gece 2 kere emmeye kalktığı için odasını ayırmayı düşünmedim. zaten ilginçtir çocuğun uykusu çok hafif, gece bile uykusu çok olmasına rağmen ben kendisiyle yatak odasına yatmaya gitmezsem mutlaka uyanıyor.(son zamanlarda benim uykum ondan önce geliyor, bir haftadır falan 12’yi bulduruyor gece 🙁 )ben yatak konusunda çözümü şöyle buldum; onun yatağının tek taraftaki korkuluklarını söküp yatağını bizimkiyle birleştirdim, bu şekilde o da rahat etti biz de. biliyorum ki bu geçici bir çözüm, illa ki odasını ayırmak gerekecek ve bu çok zor olacak biliyorum 🙁 zaten bizim durumumuzda olanlar eşlerini ihmal etmek zorunda kalıyorlar, eskisi kadar ilgilenmek mümkün olmadığı gibi zaten uyku sevmeyen bir bebeğim olduğu için başbaşa kalma lüksümüz bile kalmadı 🙁 bu konuda çözüm önerisi olan var mı?

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*