Sanatta geri dönüşüm

SANATTA GERİ DÖNÜŞÜM

Aslında, çocuklarla sanat atölyelerinde atık malzemelerin kullanılmasıyla ilgili bu yazıyı, Fırat çook önce yazmış ve göndermişti ama derlemek ve paylaşmak bu güne kısmet oldu. İçerik, atık materyallerin sanatta yer bulmasıyla ilgili genel bir tablo çiziyor, tablonun çerçevesi yok, çünkü yaratımın sonu yok! İleriki dönemlerde çocuk ve sanat konusunda yine spesifik çalışmalara, örneklerle yer vermeyi umuyorum. 

 

Fırat söz sende:)

 

İnsan doğumundan başlayarak hep tüketir, tükettiği malzemelerden geri kalanlar çöp olur, bir kenara atılır. Atık materyal adını verdiğimiz bu çöpler gündelik hayatımızın bir parçasıdır. Bu materyallerin büyük bir kısmı doğaya zarar verir, canlıların hayatını tehlikeye sokar. Bu noktada atık malzeme ile sanat yapmanın iki ana sebebinden bahsetmek istiyorum. Birincisi; atık malzemeleri sanat malzemesi olarak kullanarak, bu malzemelerin çevreye zararını en aza indirgemek. İkincisi ise, aslında her malzemenin, sanat malzemesi olabileceğini göstermektir.

 

“Bir cam şişe doğada 4000 yıl, plastik 1000 yıl, bira kutusu 10–100 yıl, çiklet 5 yıl, sigara filtresi 2 yıl süreyle yok olmamaktadır.”

 

Bu bilgi bize, hızla tükettiğimiz en basit eşyaların bile dünyada varlıklarına çok uzun süre devam ettiklerini hatırlatır. Tükettiklerimiz ve attıklarımız bize yakında bir yerlerde veya uzakta yaşamaya devam eder ve doğanın dengesini etkiler.

 

Bu farkındalık, dünyanın birçok yerinde “geri dönüşüm” bilinciyle hareket edilmesini sağlamıştır. Atıkların geri dönüşüm halkasına katılması, çevreye verilen zararın azaltılması açısından değerli bir adımdır; çünkü birçok ‘atılan’ madde aslında geri dönüştürülebilir.

 

Gündelik hayatta katılaşmış ilişki biçimlerimiz nesnelere ve insanlara yaklaşımımızı belirler. Örneğin bir şişe bir şişenin ötesine geçmez, o şişeyle yaptıklarımız sınırlıdır. Eşyalara inceleyen, merak eden, olasılıkları düşünen gözlerle bakmayız; onları işlevleri üzerinden değerlendirir, zamanı geldiğinde ise atarız.

 

Atıklarla çalışmak ise, eşyalarla ilişkimizi yeni bir platforma taşır. Alışılmış nesnelerle alışılmamış ilişkiler kurmamız için bir fırsat olur. Günlük hayatın içinde dokunduğumuz binlerce nesnenin farklı ‘şey’lere dönüşebileceğine şahit oluruz.

Bu atıklarla yeni ifade alanları yaratırken, nesnelere daha esnek bir bakış açısından bakmak ve görme biçimlerimizi derinleştirmek mümkün olur.

 

Çocuklar ile sanat yapmayı, her şeyden önce yaratma sürecinde sınır tanımamanın ne olduğunu öğrendiğimiz bir süreç olarak tanımlıyorum. Yaratma sürecinde sınır tanımama biz yetişkinlerin bilmediği bir durum mu yoksa bilip de bakamadığımız, dokunamadığımız bir durum mudur? Sanatın, insana sunduğu önemli katkılardan biri de kişinin ifadesini bir çocuğunki kadar naifleştirip, anlatacaklarını, kaygıdan daha uzak bir dille aktarmasını sağlayarak, sınırsız bir dil dünyasında yaratma eyleminin içine sokmaktır.

 

Çocukların gün içinde karşılaştıkları olay ve durumlar karşısında, tepki verebilecekleri ve kendilerini ifade edebilecekleri alanlar yaratacak mekânlar oluşturmak, sanat atölyelerinin en önemli hedeflerinden biridir. Sanat atölyelerinin amaçlarından bir diğeri de bu mekânlarda sosyal çevrede yaşamış oldukları deneyimleri sanat yoluyla ortaya koymak, öz güven oluşturmalarına yardımcı olmaktır. Malzemenin önem ve çeşitliliğini vurgulamak, atölyenin sınırsızlığını vurgulamak ile aynı derecede önemlidir. Çünkü atölyeyi, sadece dört duvar arasına sıkışmış bir mekân olarak düşünmemeliyiz. Atölye çalışması atölyede yapılır diye bir kural yoktur; koridorları, bahçeyi, duvarları, zemini, kendi bedenlerimizi vs. de birer çalışma alanı olarak kullanabiliriz. Yapacağımız çalışmanın rengine uygun farklı mekânlar kullanmak her zaman için etkili olmuştur.

     1. Sınıflarla Stopmotion Atölyesi

Çocuklarla yapılan sanat atölyelerinin amacı; çocukların dış dünyada algıladıklarını,  görsel becerilerini kullanarak, sanat aracılığıyla ifade etmelerinin yolunu açmaktır. Bu ifade ediş biçimlerinden biri de “Geri Dönüşüm Atölyeleri” aracılığıyla kazandırılır. Bu atölyelerde çocuğa, çöpün veya atık bir nesnenin, sanatsal üretim malzemesi olabileceğinin bilinci aktarılır. Çocuğa, bu atık malzemelerin yanında yapıştırıcı, boya gibi yardımcı malzemeler verildiğinde, onları bambaşka nesnelere dönüştürebilir. Bu sürece katılan çocuk, bir süre sonra etrafındaki her nesneyi gözlemlemeye ve atölyede işine yarayıp yaramayacağını sorgulamaya başlar. İşine yarayabilecek olanları atmayarak, bir çeşit geri dönüşüm kutusu oluşturur. Çocuğun, malzemesini kendisinin bulması hem işini kolaylaştırır hem de atölyenin işleyişine bir pratiklik kazandırmış olur. Örneğin son dönemde yapılan bir atölyede çocuklar, topladıkları geri dönüşüm malzemelerini kullanarak kendilerine bir plato yarattılar ve bu platoyu kullanarak bir de stop-motion film çektiler. Buradan bile bakıldığında mekan kısıtlamalarının aslında bizlerin düşüncelerinde olduğu net bir şekilde anlaşılmaktadır. Çocuklara bu imkanlar sağlandığında, onlar otomatik olarak bu fırsatları kendilerine yaratırlar. Biz yetişkinler için bu durum böyle midir? Türlü kaygılar ve kısıtlamalarla kendimizi sınırlandırırız. Oysa çocuklar içlerindeki özgür dünyayı, mekanlarına, işlerine, üretimlerine daha rahat yansıtırlar.

 

Atık malzeme ile çalışmaları aynı zamanda onların üç boyutlu düşünebilme yetisini güçlendirir. Üç boyutlu düşünebilme yetisi ise, çocuğun görsel algılayışında, yeni bir bakış açısı kazanmasını ve bu bakış açısı ile olayları değerlendirmede bir adım önde olmasını sağlar. ‘Geri Dönüşüm Atölyesi’, dönüştürebileceklerimizi fark etmek ve atıklara anlam hatta belki işlev kazandırma niyetiyle ortaya çıkmıştır. Günlük hayatımızda elimizden, farkında bile olmadan binlerce nesne geçer. Atölyenin amacı, bu nesnelerle sanatsal çalışmalar yaparken, tükettiklerimize ve üretebileceklerimize yönelik yeni deneyimler yaşamaktır. Bu da çocuk için, sanatın malzemesinin tanımını genişletir (malzemeyi sadece boya, kâğıt ve silgi olmaktan çıkararak genele yaymak). Böylece bambaşka, alakasız gibi gözüken dünyalar, nesneler arasında ilişkiler kurmasını sağlar.

 

Sanat atölyelerinde eğitmenin rolü, çocukların işini kolaylaştırıcı olmalıdır. Eğitmen çalışma esnasında çocuğa bir rehber olmalı ama ona asla müdahale etmemelidir. Çocuğun elindeki nesneyle kurduğu ilişkiyi herhangi bir şekilde bozacak bir hareketten kaçınmalıdır. Eğitmen, çocuğa, yapılan işin doğrusunun ne olacağı konusunda kendi fikirlerini dayatmaktan uzak durmalı, çocuğu yaptığı işle olabildiğince baş başa bırakabilmeli ve ona karşı sabırlı olmalıdır. Aynı zamanda çocuğun üretirken duyduğu heyecanı da paylaşmalıdır.

 

Sınırsız çocuk diliyle atık malzeme kullanarak sanat yaptığımızda, dönüşümüne inandığımız doğal yaşamın kirlenmesini önlemek hiç de zor değil.

 

Fırat Bingöl

 

1981’de Diyarbakır’da doğdu. 2004 yılında Dicle Üniversitesi Resim-İş Öğretmenliği bölümünden mezun oldu. 2001-2004 yılları arasında Sosyal Kültürel Yaşamı Geliştirme Derneği ile Diyarbakır ve İstanbul’da sosyal dışlanmaya maruz kalmış çocuklarla, gönüllü ve profesyonel olarak sanat atölyeleri yürüttü. 2004’te Diyarbakır’da, Çocuklar Aynı Çatı Altında Derneği’nde, sanat atölyeleri koordinatörlüğü yaptı. 2007’de Ulaşılabilir Yaşam Derneği ve Şizofreni Dostları Derneği’nin yürüttüğü Şizofrenler için Mesleki Rehabilitasyon Projesi’nde sanat eğitmeni olarak görev aldı. 2007-2008 yılları arsında Tekirdağ F tipi Cezaevi’nde,   Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği tarafından yürütülen sanat atölyeleri projesinde, heykel atölyesi sanat eğitmenliğini yaptı. 2008’de 2. Sinop Bienali (Sinopale) Çocuklar İçin Yaratıcı Sanat Atölyesi’nde sanat eğitmenliği yaptı. 2009 yılında İstanbul Erkek Lisesi Eğitim Vakfı (İELEV) İlköğretim Okulu ve Vezneciler İşitme Engelliler İlköğretim Okulu öğrencilerinin birlikte katıldığı, “Sosyal Sorumluluk-Sanat Atölyeleri Projesi”ni yürüttü.2011 Uluslar arası Dersim İnsan Hakları Film Festivali’ de “Masallardan film yapmak” Atölyesi yürütücülüğünü yaptı. 2009- 2012, İstanbul Erkek Lisesi Eğitim Vakfı (İELEV) İlköğretim Okulu’nda sanat eğitmeni olarak çalıştı. 2012’de Dalgın Sular’da ( çizgi roman ve sosyal sorumluluk projesi) kurucu üye, çizer ve eğitmen olarak çalıştı. 2014’de İstanbul Çocuk ve Gençlik Bienali Atölye Program Ekibi’nde yer aldı. 2013-2014 yılları arasında (TANDEM) Kültür Yöneticileri Değişimi Türkiye (TR) – Avrupa Birliği (AB) Aynen/Einen Hip Hop Projesi’ni yürüttü. 2015-2017 SKYGD kapsamında Suriyeli mülteciler, kamplarda çocuklar ile sanat Atölyeleri yürüttü. 2017 KODA (Köy Okulları değişim Ağı) Projesinde Program ve içerik geliştirme ekibinde yer aldı. Sanat atölyesi ve sanat eğitmenliğini yapmaktadır. 2017 yılında ayrıca, SKYGD’nin yürüttüğü PeaceBeat Hip Hop Proje ekibinde yer aldı. 2013’den beridir Yeni Okul’da Sanat Öğretmeni olarak Çalışmaktadır.

 

Sanatçı, Resim, video ve fotoğraf alanlarındaki çalışmalarını İstanbul’da sürdürmektedir.

 

 

Katıldığı Sergiler

 

2017, İstanbul Codex: Exhibition in Palermo Italy

2017, “Aşık Veysele Selam” İstanbul

2016, “Sürümcemede: Nesne Değil Özne/Suspended: not an object but a subject” – Berlin

2016, “İstanbul Codex” Contemporary Artist From Turkey -İmago Mundi -Italiy

2016, “Otoportre” Self-Portrait (44A Galeri) İstanbul

2015,  “indie-line” / indie-çizgi

2015, “Maden-Cevher” (Galeri Apel) İstanbul

2015, “newroz – yeni gün– nevruz”- (Galeri Apel) İstanbul

2015, “Uluslararası Kürdistan Sanat Buluşması”-(Amed Galeri) Diyarbakır

2014, “TANDEM Türkiye”- AB 2013-2014 dönemi projeleri Istanbul’da buluşuyor. (Studio X )İstanbul

2013, “Home/s” an exhibition of ArtUP! Media Art in Bulgaria, Greece and Turkey, Benaki Museum/Greece

2013,  “Vadim O kadar Yeşildi ki” CKSM (Cennet Kültür ve Sanat Merkezi ) İstanbul

2012, “BRAND IT!” rh+artgallery, İstanbul

2012, “Şahmaran” ART Suites gallery, İstanbul

2012, “karma sergi/Group Show” Hayaka Artı, İstanbul

2012, “Dalgın Sular” Asvalt Art Gallery, İstanbul

2012, “Dalgın Sular” Ren galeri, İstanbul

2011, “Manipüle Demokrasi Hikayeleri” kargart, İstanbul

2011, “Kendine Dikkat Et !”, Dahok Galeri, Irak

2011, Resim ve Heykel Müzeleri Derneği” Günümüz Sanatçıları 30. Yıl Sergisi” İstanbul

2011,  Back from Palestine – /si:n/ 2

2011, “Güncelle! Update!” Arayüz galeri, İstanbul

2011, “Kendine Dikkat Et!” Amed Galeri, Diyarbakır

2011, Sasion Video “Can you hear me” Lillie/France

2010, 23rd Festival Les Instants Vidéo, Marseille/Fransa

2010, Sasion Video “Gerilimler” Fransa

2009, Amsterdam Bienali( İstanbul Pavilion) Amsterdam

2009, “24 saat petrol”. Batman

2009, In celebration of global fair and festival 2009 Incheon, G. Kore

            (The international art exchange exhibition)

2009, “28. Günümüz Sanatçıları İstanbul Sergisi” “AKSANAT”

2009, Saison Video, “İklimler”, Fransa

2008, 2. Sinop Bienali/Sinopale (Yaratıcı Sanat Atölyesi)

2007, 10. İstanbul Bienali, “Gecegezenler” İstanbul

2007, “Kültür Hareketi”, Diyarbakır, Gaziantep, Antalya, Mersin, Ankara

2007, Uçhisar Uluslararası Sanatçı Buluşması, Nevşehir ve İstanbul (İstanbul Kültür Merkezi)

2005, Diyarbakır Sanat Merkezi & Galeri Apel, “Newroz”, Diyarbakır

2003 “Eye Contact” video art sergisi, Diyarbakır sanat merkezi Diyarbakır

 

Share on Facebook10Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*