Sana “Sütün yok” diyecekler, inanma!

Yani hemen inanma! Hele de ilk anneliğinse eğer, bu yanılgıya düş(ürül)men an meselesi.

 

Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar hareketini 5 yıldır öyle böyle yürütmeye çalışırken, 2. gebeliğimi öğrenmiş ve Deniz’de bu emzirme, süt meselelerine karşı çok daha dikkatli olmaya çalışmıştım. 

 

İşte Deniz’i emzirme, sütü artırma çalışmalarımda, karşıma çıkan doktorların Deniz’in kilosuyla ilgili tepkilerine karşı verdiğim tepkisizliğimde tecrübe ettim ki, Eren’de “YOK” dediğim süt miktarıyla Deniz’i 4,5 aya kadar besledim, hem de sadece anne sütüyle!

Ekran Resmi 2016-01-04 22.50.06

 

Eren’de, “Sütün yetmiyor” diyen doktordan eve döndüğümde tek memeden 60 cc sağmıştım, hem de ev tipi bir pompayla ama tecrübesizdim, çok kolay kapıldım bu söyleme ben, hemen “Sütüm yok” demeye başlamış, çaresiz bakışlarla seyrediyordum etrafı. Ne emzirme kampından haberdardım, ne de  “Yok” dediğim sütün aslında “Var” olduğundan; ne oğlumun azıcık zayıflıktan ölmeyeceğini biliyordum, ne de sarılık olmayacağını (Heee, sarılık olabilir miydi? Evet olabilirdi ama bu bir testle ölçülebilen bir şey, tabi ki tehlikeli bir durumda mama verirsin ama tehlike yoksa, bebek de ölmüyormuş açlıktan, çünkü aç kalmıyormuş zaten)… Bilmiyordum ki, pompada 60cc’yi işaret eden süt, bebeğimin emişiyle çok daha fazla olur…

 

 

Neyse, öğrendim Deniz bebeğimde, uyguladım tüm bildiklerimi, fil gibi yemedim mesela süt yapıyor diye, Eren’de günde sadece 2 kere sağdığım sütü, Deniz’de çok muntazam saatlere böldüm, Deniz emdikten hemen sonra kalanları sağdım, sen de 5 cc, ben diyeyim 10 cc çıktı, “AZ” demedim, biriktirip kaşıkla içirdim, “Ohhh 10 cc sütüm var” dedim.

 

 

İşte bu 2. bebeği emzirme, ona süt yetiştirmeye çalışma tecrübesi sonrası, ASOOB ile ilgili her “Sütüm yok” çağrısına şüpheyle yaklaşır oldum. Yok yok yanlış anlaşılmasın, “Şüphe” duydum, çünkü onlar da benim gibi aldanmış olabilirlerdi, sütlerinin olmadığına inandırılmış anneler miydi acaba? 

 

 

Derya: Sütünüzü sağıyor musunuz?

Anne: Evet ama çok az geliyor.

Derya: Kaç cc?

Anne: Tek memeden 70 cc

Derya: E ne güzel, sütünüz varmış

Anne: Ama kilosu azmış, mama yazdı doktor, mama vermek istemiyorum.

Derya: Tamam, anladım, ben elimden geleni yapacağım ama lütfen bu süreçte, bol bol emzirin ve emzirdikten sonra kalanını sağın, internetten emzirme kampını araştırın, uygulamaya çalışın, bebeğiniz uyurken düzenli aralıklarla sütünüzü sağın, sıvı alımınıza özen gösterin ve lütfen “Sütüm var” demeyi öğretin kendinize. 

 

diyerek konuşmayı sonlandırıyorum. Çünkü 70 cc’nin ne demek olduğunu çok iyi biliyorum. 50 cc deseydi de aynısını söyleyecektim. Çok değil 1 hafta sonra, bu diyaloğu kurduğum annelerin çoğundan, “Sütüm geliyor, bebeğim doyuyor, hissediyorum, tekrar ihtiyaç olursa sizi yine rahatsız ederim” geribildirimi alıyorum. Bu beni inanılmaz mutlu ediyor. Emzirme danışmanı değilim tabi ki ama faydalı olabilmişim ne mutlu ki.

 

Siz siz olun, bebeğinizin doktoru “Aaaa bu çocuk çok zayıf, kilosu çok düşük” deyip hemen mama yazmaya başlarsa, 2. hatta 3. bir doktora daha gidin, “Hemen mama vermezsek ne  olur?” diye sorun, sarılık riskinden söz ederse, bilirubin tahlili yapılmasını isteyin. Eğer hayati bir tehlike yoksa, emzirmeye devam, kendinize ve memelerinize güvenin, hastane tipi süt sağma pompaları, ev tiplerine göre daha iyi iş çıkarıyor ama bilin ki, hiçbir pompa, bebeğinizin emişi kadar iyi değildir. Pompadan çıkan süt miktarına aldanmayın. Bebek daha fazlasını emiyordur!  Sonuçta, hastane tipi süt sağma pompaları kiralanıyor, siz de sıraya girin. Bir emzirme danışmanı, sizi bu süreçten çok sakin geçirebilir. Lohusa annenin dilinden anlar onlar, danışın!

 

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*