İlginç bir veli toplantısı

Geçen yıl bir yakınımızın kardeşinin okuluna gittik Yasin’le veli toplantısına.

Ortaokul son sınıf öğrencileri.

Konu sınavlar, düşük notlar ve şu meşhur SBS…

Bir branş öğretmeni geliyor, toplantısını yapıyor sonra bir diğeri geliyor.

Öğretmenler sürekli sınavlardaki düşük notlardan bahsedince cesaretini şaşkınlıkla izlediğim bir veli günün bombasını patlattı.

“Aman siz de canım, madem notlar çok düşük ve bakıyorsunuz ki yükselmiyor, siz de azıcık yüksek not verin ya da daha kolay tutun soruları.”

ŞOK 1

Öğretmen bile utandı kadının bu sözleri karşısında, bense ağzımı kapatamadım, hatta kadına bakmaktan kendimi alamadım da Yasin uyardı.

Ben bu kadına inanamazken, “Vay be böyleleri de varmış” derken o da ne, çorap söküğü gibi neredeyse birkaç veli haricinde hepsi öğretmenleri taciz etmeye başladı “Notları yüksek tutun, görüyorsunuz yapamıyorlar, madem her sınavları kötü, acaba sizde mi bir problem var?, Sorular zor demek ki”

ŞOK 2

Yani sorular Einstein tensörü, ondan bizim çocuklar yapamıyora getiriyorlar.

Bir de öğretmene psikolojik saldırı.

Öğretmen diyor ki, o da utana sıkıla ” Hanımefendi, çocuğunuza iyilik mi yapmış olurum notunu durduk yere yükseltirsem? Bunu nasıl teklif edersiniz? Zor soru dediğiniz nedir? Ortaokul son sınıf öğrencisiyle Atatürk hakkında konuşmak ya da Ankara’nın Başkent oluşunu sormak mı zorlarına gidiyor? Peki ne soralım çocuklara?”

Bu zor geliyorsa cevaplamazlar, cevaplamazlarsa düşük not alırlar, düz mantık ve basit.

He eğitim sistemiyse sorun, onu çözmek için yanlış yerdeler zaten ki eğitim sistemine başkaldırı değildi kesinlikle amaçları. O zihniyette olsalar böyle konuşmazlar, konuşamazlar zannediyorum.

Amaçları ucuz kazanımdı.

Ablam Üsküdar Fen’i kazanmıştı ve 1 yıl dayanabildi orada okumaya. Her gece 3 gibi kalkıp, yatağını toplayıp, bir acı kahve yapıp oturuyordu dersin başına, sabaha kadar. Artık saçlarıyla takıntılı halde oynamaya başlamıştı ve diğer öğrenciler de aşağı yukarı ablam gibilerdi. Bu çalışma temposuna aldıkları maksimum puan 20 ile koca bir 0 ya da 35 civarı ile koca bir 1’di.

He, çok mu sağlıklı bir sistem bu? Kesinlikle HAYIR.

Bu nedenle ablamın ruh sağlığını güvene alabilmek amacıyla maaile kararı ile lise 2’yi sıradan bir okulda okumaya başlamasına karar verildi.

Ablam NASA’da değil şu an evet, fizik okudu Edirne’de ama ruhuna sınavlar ve sınav stresleriyle vurulan minimum tokatla en azından.

Şimdi düşünüyorum da annem o zaman çıkıp bir veli toplantısına “Yükseltin notları, çocuklar delirecek, kafayı yiyecekler sonunda…” deseydi ne olurdu?

“Ya bu deveyi güdersin ya bu diyardan çocuğunu da alır gidersin” derlerdi kadına herhalde.

Bir anne kendine bunu nasıl yakıştırır?

Bir anne, çocuğunu böylesine temsili bir yerde nasıl küçük düşürür.

Bir anne, sisteme tepkiliyse eğer notlar zaten önemsiz değil midir onun için?

Bilemedim.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*