Okul servisinde de oto koltuğu SORUNU

Eren de, Deniz de, doğduğu günden beri oto koltuğu ile seyahat ediyorlar. Bir kere Eren 1 aylıkken çok ağladı diye kucağıma alıp emzirmeye başlamıştım ki, kaza yaptık. O gün de son oldu zaten. İlkti ve kolumun şişmesi haricinde çok şükür kimsenin burnu kanamamıştı. 

 

Sonra Eren okula başladı. Servisle gidecekti okula ve servis şoförüne ilk söylediğim, “Eren’in oto koltuğunu servise bağlayacağım” oldu. Kimse sorun etmedi, zaten sorun edilecek bir mesele de yoktu ortada. Onlar bana daha iyisini sunana kadar, çocuğumun seyahat güvenliğinden ben sorumluydum sonuçta. İyiydi, güzeldi ama Eren büyüyordu. Mesele, onun için güvenlikten çıkıp gurur meselesine dönüşmüştü. Çünkü serviste, sadece Eren oto koltuğuyla seyahat ediyordu, arkadaşları, belden kemerle bağlanıp, kumrular gibi birbirleriyle oynaşırken, Eren onlara tepeden bakıyordu. Bir şeye elini atacak olduğunda, bir hevesle harekete geçiyor, ancak dahasını yapamıyordu. Bir ara, eve geldiğinde, her gün “Ben oto koltuğu istemiyorum” demeye başladı. “İyi de annem, bu trafik kuralı, güvenlik için şart” desem de, “Arkadaşlarımın hiçbiri oto koltuğuna oturmuyor, ben de oturmiiiicaaaaam” diye itiraz ediyordu. Ne kadar manipüle etmeye çalıştıysa, tabi başarılı olamadı. Güvenlik kuralları esneyecek değildi herhalde.

AnN-yHU50ibxzdGkNajBhiRZQmYYG-5t05m_1tRun-jF

Bu sene, Eren yine servisle gidiyor okula, ancak serviste, oto koltuğunu güvenli bağlayabileceğimiz bir mekanizma yok. Eren’de bir bayram havası. Serviste de oto koltuğuyla giden çocuk da yok zaten. Eğer bağlayabileceğim bir sistem olsaydı, Eren kesinlikle servise binmeyecekti ya da her sabah ve akşam bunun kavgasını, ağlamasını yapacaktı benimle.

 

AgjyiE7K6oNON7fDQqM5oqJw0tafzJCzJv-aTQUO2mdi

Geçtim hadi oto koltuğunu, bu yetişkin koltuklarına geçmeli, çocuk emniyet kemeri sistemleri var. Onlardan da bulamadım ki, sunayım servis yönetimine ya da müdüre… İçim hiç rahat değil. 

 

 

Seyahat güvenliğini önce anne -baba ya da ebeveyn sağlamalı tabi ki ama devletin de ciddi yaptırımı olmalı. Görümcem, Londra seyahatinde, otobüsle bir yerden bir yere giderken, şoförün önce çocukları bağladığını söylemişti, minik Melis çığlık çığlığa ağlayınca kucağına almak istemiş, şoför o anda otobüsü durdurup “Hemen bağlayın, yoksa hareket edemem.” demiş. Bu kadar mı kıymetsiziz biz?

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

1 yorum

  • Merhaba Ya gerçekten düşüncelerime tercüman oldunuz ne kadar önemli bir konu ama ben titizlenince çok evhamlısınız deniliyor olacağı varsa da olur deniyor hayır tedbir alırsak olma ihtimali düşer. sevgiler.

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*