Trafik kazası!

Dün evi temizlemeye niyetlenip bir gayretle süpürmeye silmeye başladım, hatta, Deniz’in, süpürgenin düğmesine basıp basıp kapatmasına rağmen iyi iş çıkardım. Öğleden sonra Yasin, ben daha rahat temizlik yapabileyim diye gelip Deniz’i aldı, tam Eren’in okuldan gelme saatiydi, “Eren’i de servisten alırım, dolaşırız biraz” dedi ve çıktılar. En son aradıklarında, “Tarabya Sahil’de dolaştık, market alışverişini yaptık, şimdi de Yeniköy civarındayız, gelince ararım aşağıya inersin” dedi Yasin ve kapattık. 15 dakika sonra tekrar aradı, “Derya, kaza yaptık, çocuklar iyi, ben de iyiyim, kapatıyorum Eren çok koşturuyor” dedi ve şak! Kapattı.

 

Tamam iyilerdi, ama yanlarında olmamak, o sırada evde olmak tam bir işkence. Tekrar aradım ama “Polisi bekliyoruz Derya” dedi Yasin, “Nasıl oldu?” diye sordum ama konuşamadı, yine kapattık.

 

 

 

İçimden, “İyi ki” dedim, “İyi ki, çocukların oto koltukları var, iyi ki Yasin emniyet kemeri takar…” diye geçirdim. Kazanın büyüğü küçüğü olmuyor, düşük hızlarda, özellikle çocuklar ciddi zararlar görebiliyor.

 

 

Eve geldiklerinde gece 00.15 civarıydı. Yasin çok korkmuş çocuklara bir şey olacak diye ve eve geldiğinde de hala atlatamamıştı. “Hemen çocuklara koştum, Deniz uyuyordu koltuğunda, uyandı kaza olunca ve ağlamaya başladı, hemen slinge taktım, Eren de arabayı tamir edebileceğini söyleyip iki araba arasında koşturup duruyordu, çok zor bir durumdu, arabalar geçiyor vızır vızır, Eren’i tutmaya çalışıyorum, bir yandan fotoğraf çekip, tutanak tutmaya çalıştık, yoldaki insanlar ‘Siz çocuğu tutun biz fotoğrafı çekeriz’ deyip yardım ettiler… Yola çıkarken ‘Eren’in oto koltuğunu kontrol edeyim’ dedim, iyiki de etmişim, geçen gün arabayı yıkkattım ya, çıkarmışlardı oto koltuğunu, sonra da çocuklarla binmedik arabaya, yıkadıktan sonra da öylece koymuşlar oto koltuğunu, bağlamamışlar tabi, sıkıca bağlayıp Eren’i öyle oturttum ama ya kontrol etmeseydim?!!! Fırlardı Derya çocuk…”

 

 

 

 

Evet, eğer oto koltuğu bağlı olmasaydı, bir oto koltuğu olmasaydı, muhtemelen fırlardı çocuklar.

 

 

 

Şimdi, yine ve yine aynı konuya geleceğim ama, hayat, gördüklerim, yaşadıklarımız beni buna sürüklüyor vallahi bak, şimdi, “Oto koltuğu olmasaydı çocuklar fırlardı bu kaza anında…” diyoruz da, aynı kaza serviste olsaydı?! Ben söyleyeyim, bir kere kesin olarak çocuklar ya önlerindeki koltuğun arkasına ya da cam kenarında oturanlar, kafalarını cama vururlardı, boyun tutulması da iyi ihtimalle olabilecekler arasında. Peki, bir şoför olarak, kendimizden, eşimizden daha çok güvendiğimiz için mi çocuğumuz serviste oto koltuksuz gidip geliyor, yoksa “Serviste bir şey olmaz!” diye mi düşünüyoruz? Serviste bir şey olmazsa bizim arabamızda da olmaz! E o zaman oto koltuğu kullanmayalım hiç. Olan şey adı üzerinde “KAZA” ve hepimizin başına gelebilir, her an, çünkü planlı bir şey değil, şak diye oluveriyor! Sen çok iyi şoförsün belki ama karşıdaki, dün Yasin’in başına gelen gibi, kırmızı ışıkta geçip herkesin hayatını tehlikeye atabiliyor. Yani olabiliyor, bu senin ya da servis şoförünün iyi/kötü şoförlüğüyle alakasızca gelişiyor.

 

 

 

Kendi araçlarımızda gösterdiğimiz oto koltuğu özenini okul servislerinde de gösterip, bunu bir ebeveyn hareketine dönüştürebilirsek, hepimizin hayrına olur diye düşünüyorum.

 

 

 


 

 

 

 

 


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*