Damladaki okyanus…

Biraz gıybet, biraz sohbet ortamında, “Özünde iyi biri aslında” cümlesiyle ağzımdan şunların döküldüğü oldu, “Ehhh herkes özünde iyi”. Hayır! Herkes özünde hem iyi hem kötü…

 

Mesele, iyi olanı daha fazla gün yüzüne çıkarabiliyor musun? Benim hayatımda, kötülüğünü gün yüzüne çıkaran 1 kişi oldu, hala da var, çok da hayatımdan çıkarabileceğim biri değil ama idare ediyorum, görüşmüyorum mesela mümkün olduğu kadar. Çok şükür ki, başka kötülüğü önde giden biri çıkmadı karşıma ya da ben hayatımdan derhal çıkarabilecek özgürlükteyim. Ne mutlu bana değil mi?

 

Etrafındaki herkesi potansiyel tehlike gören biri olmadım hiç çok şükür ki, kayınvalidesini potansiyel kötü gören biri olmadım hiç, ağzıma s.çsa elhamdülillah der, devam ederim, bende hakkı çok büyük. Sorunlarımız olmadı mı? Oldu ama hep annem gibiydi, annemle tartıştığım gibi tartıştım, anneme kızdığım gibi kızdım. Herkesin kusuru yok mu zaten hayatta, benim de, senin de var. Kusurlara takılacaksak ne dost kalır, ne eş, ne arkadaş, ne aile…

 

Tüm bunların yanında hayatımdan sessizce çıkardıklarım da var. Olmaz mı? Olur, çok da iyi olur. 

 

… ve herkes özünde kötüdür de, benim içimden bazen bir kötü çıkıveriyor, ben kendimden korkuyorum yemin ederim. Geçenlerde üvey çocuklarını döven kadının videosunu izlediğimde, Özgecan öldürüldüğünde, “Öz kızına şehvet” fetva kılıklısı verildiğinde mesela… Çok kötü biri olabileceğimi hissettim bir an, korktum kendimden. “Uzak dur” dedim kendi kendime, “Her türlü haberden uzak dur”, tam haber gibi haber izlediğini ya da okuduğunu sanırken çıkıveriyor pırtlak gibi münasebetsiz, pis, acı, sapık bir yazı, bir görüntü…

Ekran Resmi 2016-01-21 23.00.42

 

Benim damlamın en büyük okyanusu Anne Sütü Olanlar Olmayanları Bulsunlar ve vesilesiyle dokunduğum insanlar oldu. 

 

 

Artık daha çok gülümsüyorum insanlara.

 

…ama her şeyden önce kendime iyi olmalıyım diye, kendi içime kapandım biraz bu ara. Boooolca kitap okuyorum, öyle ki Yasin “Biraz idareli oku hayatım:)” bile dedi. Müthiş hissediyorum kendimi okudukça. Bir de sabahları uyanamıyordum pek, onu terbiye etmeye başladım, her gün biraz daha erken kalkıyorum, bu başarı duygumu kabartıyor ve en önemlisi, sigarayı bırakmak istiyorum, hayatımdaki tek zararlı şeydir herhalde. Umarım başarabilirim. Amin.

 

 

Damladaki okyanus, bu bir iyilik hareketi, iyi olan, olabilecek her şeyi içimizden fışkırtmamıza vesile olan bir seçenek, insanın içindeki iyiyi maksimumda kullanma dürtüsü… Cidden dürtüyor, tam sövecekken seviyorsun mesela:) Tam sinirlenecekken gülümsüyorsun… İyi geliyor be. Bu kadar kötünün, kötülüğün içinde, yaşamı güzel kılıyor ve çığ gibi büyüyor. İyilik iyi ki var!

 

#damladakiokyanus’u Twitter‘den, Instagram‘dan ve Facebook‘tan da takip edebilirsiniz. Damladaki Okyanus nedir? Neden var? Mümine’nin DeliAnne blogundan okuyabilirsiniz.

 

 

Siz bu aralar, hiç şu asık suratlı komşunuza gülümsediniz mi? Ya da her neyse?! Anlatsanıza… Kötülük nasıl bu kadar gün yüzündeyse, iyilik de konuşulsun madem. Konuştukça coşkumuz artsın. 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook11Tweet about this on TwitterShare on Google+1Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*