“Kefir” deyince akla…

“Kefir” deyince akla, sadece kefir geliyor, onu içerken yaşanan sıkıntı… Çünkü tadının kötü olduğunu düşünen, azımsanamayacak bir kitle var. Bizim aile için tam tersi geçerli, özellikle ben ve Eren bayılarak içiyoruz.

 

Beyaz ticareti:)

 

Kimi, kendi bile içemiyorken çocuğuna nasıl içireceğinin derdinde; kimi, kendi mi mayalasa, hazır mı alsa, kendi mayalarsa nasıl yapacak, mayasını nereden bulacak? Şaşkın!

 

 

 

 

Bildiğimiz, her yerde karşımıza çıkan ev mayası kefir, yani karnabahara benzetilen ve çoğalan kefir, zannediyorum aktarlarda satılıyor ama çok hızlı büyüdüğünü düşünürsek, bir tanıdığınızdan, küçük bir kabarcık rica etmenizde bence bir sakınca yok. Bunun yanı sıra, o kefirden babam mayalar ve biz de zorla içerdik nedense, öyle hatırlıyorum. Belki şimdi mayalasam öyle düşünmeyeceğim bilmiyorum ama o zaman için, zaten sevmeyerek içtiğim bir şey olduğundan, düzenli de içmezdim, bir faydasını da fark etmedim. Heeee, bu demek değil ki, çoğalan kefirin faydası yok. Kesinlikle böyle bir şey söylemiyorum. Demek istediğim; anne olduktan sonra, yeme-içme anlamında algımın vardığı noktada değildim o zamanlar ve anne olduktan sonra da, azalan, Tibet kefir mayası kullanmaya başladım ve muazzam derecede faydasını gördüm. Kayınvalidem içtiği ilaçları bıraktı, eklem ağrıları yok oldu. Benim mide ağrılarım ortadan kalktı, aç karnına tükettiğimde açlık hissim kayboldu, tok tüketince kilo aldırıyor ama dikkat! Barsak florasına çok iyi geldiği kesin, bağışıklık sistemini çok kuvvetlendiriyor, ki Eren kefir içtiği dönemde hiç ama hiç hasta olmadı vs… Tonla faydası var da, bunlar benim sayabildiklerim, gözümle gördüklerim.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

“Azalan Tibet kefir mayasının diğerinden ne farkı var?” inanın bilmiyorum, aslında biliyordum da şimdi hatırlamıyorum. Hatırladığım ve zaten unutmamın mümkün olmadığı tek fark; çoğalan kefir mayasını hiçbir ücret ödemeden, bir komşunuzdan bile edinebilecekken ya da çok makul bir rakama satın alabilecekken, azalan maya olan Tibet kefir mayasını 400 TL’ye alıyorsunuz. Değer mi? Değer valla. Ben Geleneksel Tıp Hekimi Erdoğan Zaim’den ediniyorum ve “Başka ne farkları var?” onun anlatması daha doğru olur.

 

 

 

Tibet kefir mayasını bir kere alıyorsunuz ve tüketme miktarınıza göre 3 ile 6 ay kadar size kefir sunmaya devam ediyor. Ayrıca, mutlaka denemenizi ve tutuyorsa öyle de mayalamanızı önereceğim bir yöntem daha var, o da: yoğurt gibi mayalamak! Yani, kefiri, maya tanesinden bağımsız, içtiğiniz haldeyken, yoğurt mayalar gibi mayalamayı deneyin, bakalım olacak mı? Tutuyorsa, öyle de tüketmeye başlayın, bakalım aynı faydayı görecek misiniz? Bence kesinlikle denenmesi gereken bir yöntem.

 

 

 

Tüketme aşamasında çok sıkıntı yaşayanlar var anladığım kadarıyla, hem kendi için, hem de çocuğuna içirirken mevzunun işkenceye dönüştüğünü söyleyenler oluyor. Onlar için de, aşağıda birkaç öneri sıraladım;

 

 

 

Kefiri nasıl tüketebilirim?

1- Bildiğin ayran gibi, yani, mayalayıp, süzüp tüketebilirsin. Bu sıcaklarda, sabah dolaptan çıkardığın gibi, soğuk soğuk enfes oluyor mesela.

2- Cacık olarak.

3- Soğuk çorba yapabilirsin, tam da mevsimi; buğdaylı, nohutlu, naneli… Ohhh mis.

4- Yayla çorbası yaparsın.

5- Salataya enfes soslar oluyor.

6- Aynı şekilde patates kızartmasına sos hazırlarsın.

7- Poğaçaya yoğurt yerine kefir katarsın.

 

 

Bence yoğurt kullandığın her yere kefiri katık edebilirsin, her yol mubah şekerim. NOT: BENCE

 

 

 

 

Nasıl mayalarım?

Kefir milleti değil mi, hepsi aynı bunların 🙂 ama ben bizimkinden yola çıkarak başlayayım anlatmaya:

 

* İlk aldığımızda 1 lt. günlük süt ya da 1 lt. içme suyu ile plastik süzgeçte yıkıyoruz.

* Sonra, mayayı cam bir kavanoza koyup günlük süt ekliyoruz. 1 lt- 3 lt arası, ihtiyacımıza göre. Kavanozun kapağını kapatıp, karanlık bir dolaba koyuyoruz. NOT: Mayanın işlemesi için oda sıcaklığına ihtiyacı var.

* Yine, ihtiyacımıza göre 12 saat ya da 24 saat mayalandıktan sonra, metal değdirmeden, tahta ya da plastik kaşık yardımıyla, yine plastik süzgeçte süzüp, kalan mayayı tekrar kavanoza aktarıyoruz.

* Tekrar sütünü ekleyip, kapağını kapatıp dolaba koyuyoruz.

* Süzülen kefiri ise, 6 saat dolapta dinlenmeye bırakıyoruz. Böylece daha etkili oluyor. Bu nedenle ben süzme işlemini geceden yapıp, kefiri sabah aç karnına içmeye hazır hale getiriyorum.

* Eğer, evden çıktınız ve o gece annenizde, sonra da kayınvalidenizde, sonra da bir yerlerde kalmanız gerekti, öyle gelişiverdi olaylar ve kefiriniz, olması gereken süreden fazla kaldı. Olabilir. Öncelikle bilin ki, kolay bozulmuyor, ev yoğurdu gibi ekşileşiyor,(ki bence ekşi ekşi de çok güzel), üzeri sarımtırak oluyor. Üzerindeki sarı kısmı tahta ya da plastik kaşıkla ayırın ve yine süzün. İşte bu aşamada, süzgeçte kalan kefir mayasını yine 1 lt süt ya da 1 lt içme suyuyla yıkayabilirsiniz. Maksat, üzerinde kalan, beklemişliğin verdiği o fazladan tortuyu atmak.

 

 

 

“Kefir” deyince akla, benim aklıma; Tibet kefir mayası geliyor ve onu da envai çeşit tüketim aracı haline getirip tüketiyorum, tüketiyoruz. 2.’ye hamile olduğumu öğrendiğimde, mayamız bitmişti ve ben bugünlere kadar ihmal etmiştim. Şimdi yeniden aldık ve çok pişmanım daha erken almadığım için, çünkü o berbat mide yanmalarından eser kalmadı. Sadece birkaç gündür, sabah aç karnına düzenli tüketiyorum ve hiç midem yanmıyor. İçmediğim gün yanıyor ama! Ayrıca, yeniden kefir edinmemi tetikleyen bir diğer şey de, bir okurumun “Kefir sütümü çok artırdı” yorumu oldu. Süt konusunda kafayı yemek üzere olduğum için işi şansa bırakmak istemedim.

 

 

 

Umarım Deniz de, Eren kadar istekli tüketir kefiri.

 

 

LÜTFEN: Anlatmayı unuttuğum bir şey varsa, lütfen buradan yorum olarak sorun ve ben de buradan yanıtlayayım ki, sosyal medyanın hızlı akışında bilgiler kaybolup gitmesin. Teşekkür ederim.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

10 yorum

    • Bir kere içtim yıllar önce, taaa ilk çıktığında ve tadını hiç beğenmemiştim ve uzaktan konuşacak da olsam çok faydası olduğunu düşünmüyorum. En azından bu saydıklarımı verebilir mi? Bilemiyorum. Adı üstünde HAZIR. Yine de deneyin ve tecrübe edin isterseniz.

      Cevap Yaz
  • merhaba derya hanım..hamilelikten evvel bende tüketiyordum kefir aynen anlattığınız gibi mayalayıp..malum hamilelik problemleri derken yapamamaya başladım..bozulur düşüncesiyle derin dondurucuya attım(daha doğrusu öyle bir söylenti aldım).tekrar başlayayım diye düşünüyorum.şimdi 9aylık bir oğlum var.onada içirsem bir sorun olurmu acaba veya nezamn başlasın.bilgilendirirseniz sevinirim.teşekkürler.

    Cevap Yaz
    • Eğer ev mayası yoğurt yediriyorsanız bence kefiri de çok rahat tüketebilir bebeğiniz. 9 aylık gayet rahat tüketir eğer bir alerjisi yoksa süt ürünlerine karşı tabi. Bir de yine de doktorunuza danışın isterseniz, ben hekim değilim sonuçta, sadece kendi fikrim. Ben Eren’e içiriyordum.

      Cevap Yaz
    • Gamze tüketilir tabi ama ne kadar fayda sağlar inan bilmiyorum. Bir kere lezzet anlamında çok farklılar. Ev mayası yoğurtla market yoğurdu nasıl farklıysa…

      Cevap Yaz
  • merhaba.ilk defa kfir mayalamayı düşünüyorum ve araştırıyorum doğru bilgileri.mayayı nereden bulucağımı bilmiyorummarketlerdeki hazır kefirden maya elde edebilirmiyim acaba.tabi ben 400tl kefire para ayıracak bütçeye sahip olmadığım için diğer mayadan sözediyorum.özellikleri aynı değilmiki sadece dahamı etkilidir bu tibet mayası.

    Cevap Yaz
    • Merhaba:) Marketlerdekini önermem, bu karnabahar gibi olan ve çok hızlı çoğalan mayalar her yerde bulunuyorken artık… Gerek yok markettekine. İkisi arasındaki farkı yazıda da bahsettiğim gibi uzmanını sormak gerek ama kefir mayalamaya niyetlenmek bile ondan fayda görmek için yeterli bence. O nedenle, siz, bir komşunuzdan ya da yakınınızdan aldığınız bir küçük parça kefiri, benim yazıda anlattığım şekilde mayalayabilirsiniz. Mayalama şeklinde hiçbir fark yok. Bulacağınız kefir, yapısı gereği, siz mayaladıkça artacak, isterseniz arttıkça siz de yakınlarııza verebilirsiniz.

      Cevap Yaz
  • arkadaşlar kefiri evde kendim mayalayıp 2 aydır kullanıyorum mide bağırsak rahatsızlığımdan eser kalmadı ülser ,reflü,spastik kolon şişkinlik….. bağsurum bile neredeyse yok oldu aşırı yorgunluk şikayetim vardı (karaciğer rahatsızlığı)şimdi çok iyiyim psikolojik olarak kendimi daha önce hiç olmadığı kadar rahat hissediyorum.tüm müslüman alemine tavsiye ediyorum inşallah bu iyileşme daim olur.Allah herksin şifasını verir inşallah…

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*