Mercimekli yayla çorbası

Ben yayla çorbasını çok sevmezdim, hep hasta çorbası gibiydi o benim için, ablam çok severdi ve annem, özellikle o hasta olduğunda bu çorbayı yapardı.

İşler ben anne olduktan sonra değişti tabi, bir de kayınvalidemin yaptığı bir yayla çorbasını yerken parmaklarımı da yanında yediğimi fark edince “Hmmm dedim, bu yaşta sevmeye başladığım bir yemek daha“.

 

 

Ben glisemik indeksi yüksek pirinç yerine, bulgur ya da mercimek kullanmayı tercih ediyorum. Böylelikle yayla çorbası, zaten lezzetliyken, bir de daha besleyici bir hal alıyor.

 

 

Bir de, “Yayla çorbası yoğurtla yapılır” gibi bir algı, diğer tüm yemeklerde olduğu gibi beni bozuyor. Kefirle de pek bir güzel oluyor çünkü…

 

 

Yani; nasıl kek, pasta illa şekerli olmak zorunda değilse, yayla çorbası da pirinçli olmak zorunda değil.

 

 

Neyse, malzemelere ve yapılışına gelelim, “4 Kişilik” diyelim:

1 yumurtayı bir kapta iyice çırpıp, 7-8 su bardağı ya da dilediğiniz kadar yoğurt veya kefiri yumurta kabına ekleyip bir de bu haliyle çırpın, bir çorba kaşığı kuru nane- kırmızı pul biber- minnacık kimyon– (Yani damağınızın keyfine kalmış) katın, tabi yine karıştırın beklesin kenarda.

 

 

Tencerede 250 gr köy tereyağını eritin (Aman yakmayın), üzerine 3 çorba kaşığı organik tam buğday unu ekleyin ve şöyle bir çevirip yumurtalı karışımı tencereye aktarın. Kaynadıktan sonra, baktınız ağır oluyor, su eklersiniz (Tabi kaynamış su, zira PİŞMİŞ AŞA “SOĞUK” SU KATILMAZ)

 

 

Eğer mercimekli yapacaksanız; mercimekleri mutlaka ayrı bir yerde önceden haşlayın, çünkü bu çorbanın içinde hakkıyla pişmesi zor, mercimek “Pişeyim” derken çorbanın dibi tutuyor. Bir de, mercimeği haşladığınız suyu dökmeyin, bunun için, suyunu çektikçe su ekleyin, suyunu hazmetmiş olsun. Kaynayan yayla çorbasına mercimeği ekleyip, 2 diş sarımsağı da unufak doğrayıp, 2 çay kaşığı deniz tuzunu kattıktan sonra şöyle bir karıştırın.

 

 

Eğer bulgurlu yapacaksanız; bulgurları, yumurtalı karışımın hemen sonrasında tencereye eklemeniz yeterli, hemencecik pişer, hiç zahmet vermez. Gerisi, aynen yukarıdaki paragraf gibi…

 

 

Servis yaparken üzerine dereotu eklerseniz çok yakışıyor.

“Ölçü” kavramıma, her zaman, “Göz kararı” deneyimine sahip kişilere yazdığımı düşünerek anlam yüklerseniz sevinirim. 🙂

 

 

Zira çorbalarınızın, pastalarınızın fecahat olması işten bile değil.

 


 

Yiyin gari…

 


 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

2 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*