Şu salata tarifi…

Geçen gün kendi kendimi takdir ettiğim bir salata yaptım.

 

Instagr.am‘da paylaştım, uzun zamandır tarif yazamadığımın da altını çizerek, mahcup…

 

Neyse ki o gün bu gün.

 

Öncelikle hikayesine gelelim.

 

Şöyle bir kayınpederime(Aşağıda “Babam” olarak geçecek) uğrayıp hasret giderecektik, çocuklar birbirini görmüş olacaktı derken, çıktık eve. Babam çok muazzam bir damağa sahip ve eli çok lezzetli bir adamdır. Bir baktım yine mutfağa girmiş, sanatını icra ediyor ama çeşitten pek memnun değil. “Daha olmalı, bu çeşit az…” deyip düşüncelere dalıyor. O sırada da meyhane pilavının üzerinde çalışıyor, bulguru koyarken “Bir bardak Yasin’e, bir bardak Eren’e, bir bardak da geri kalan herkese:)” diyerek bize mutfak sefası yaşatıyor.

 

Sonunda “Hadi sen çıkar bir çeşit de Derya” deyip görev tanımımı yaptı. Görevim yeni bir çeşit çıkarmaktı ama ucu açık olduğu için karmakarışık oldum birden.

 

Köyden gelen kurutulmuş taze fasulye ilişti gözüme. “Taze fasulyeli salata yapayım” dedim, babamdan “Olur”u aldım ve başladım.

 

Önce köyde, babaannenin kuruttuğu ve küp boyutundan biraz daha büyük doğranmış taze fasulyeleri düdüklüde, biraz deniz tuzu ile haşlamaya bıraktım. O haşlanırken ben de soğanlarını doğradım küp küp (Sen istersen ay dede gibi doğra), 3 diş de sarımsak doğradım ve azıcık deniz tuzuyla ovdum bunları.

 

Baktım dolapta maydanoz var bir demet, affetmedim, hepsini yıkadım, saplarıyla küçücük doğradım.

 

NOT: Yazı boyunca “Doğradım” kelimesini çok kullanmış olabilirim. Bunun yaratabileceği antipatiden dolayı şimdiden özür diler, doğramaya devam ederim.

 

 

“Hepsi bir araya gelince renksiz olacak, ne katabilirim?” diye didinirken, bir de evde domates olmadığını öğrendim, domates yoktu ama köyde odun ateşinde hazırlanmış domates konservesi vardı. İhohohohohahaha daha ne isterim arkadaşım? Yine köyde, babaannenin ellerinde hazırlanmış erişte isterim.:)

 

O da vardı şekerim, erişteyi de affetmedim, haşladım bir kaç tutam.

 

 

Sonra maydanoz, haşlanmış taze  fasulye, erişte, caaanım soğanlarım ve sarımsaklarımı birleştirim iyice bir karıştırdım. Sos olarak da yine sarımsaklı bol süzme yoğurt, bol domates konservesi, zeytinyağı, azıcık ev nar ekşisini de kattım ya, yeme de koynuna al uyu. Öyle mükemmel bir lezzet çıktı ortaya…

 

Ben yaptım diye demiyorum, sen de oku bunu, yap aynı salatayı, salata olarak değil, bildiğin yemek olarak ye gitsin. O kadar söylüyorum.

 

 

Bir de en otantik olanından bir salata tabağı buldum, içine de koydum, sofrada sundum.

 

 

Merak edenlere de duyurdum:)

 

“Hee ben bu salatayı yapacağım, adına ne koyacağım?”  diye soruyorsan… Ne bileyim şekerim, sen deyiver “taze fasulye salatası”, yine sen de “erişteli salata” ya da de ki “Adı bende saklı”…

 




Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*