Sucuğumsu yaptık…

Geçenlerde canımız sucuk çekti ve Tophane’ye kadar girmediğim market, kasap kalmadı ki katkısız sucuk bulayım.

 

En iyi marka dediğimiz sucukların içinde envai çeşit katkı maddesi var. Hani bir okusanız, çocuğunuzun önüne koymaya yüreğiniz el vermez. Gerçi sucuğa gelene kadar anamın babamın ekmeğinin içi dolup taşıyor ya…

 

 

Neyse, ne yapacağımı düşüne düşüne eve gittim. Evde manevi annem Saadet’im vardı, “Sucuk yapalım mı?”dedim, “Olur” dedi. Tabi ki barsak yoktu elimizde ve onu doldurup kurutacak sabır da.

 

 

Buzluktaki kuzu kıymamı çıkardım, biraz karabiber, biraz kimyon, Abhazlar’ın yemeklerde tuz niyetine de kullandığı acıka, sarımsak, çok az buğday kepeği ile iyice yoğurdum. Canım Saadet’im de bana süpervizörlük yaptı tecrübesiyle.

 

 

… ve ortaya, sucuğumsu, köfteye benzeyen ama açlığımızın sucuk kısmını iyice gideren bir şey çıktı. Eren’e de istediği kadar verdik çekinmeden. Bayıla bayıla yedi.

 

 

Leziz mi? Leziz. Yenir mi? Yenir. Dışarıdaki mi evdeki mi daha sağlıklı? Sen karar ver.

 

 

Heee, bu demek değil ki, kolayını buldum, sucuğun ta kendisini yapıp da buralara yazmayacağım… Elbet yapacağım ve yazacağım Saadet’imle 🙂 🙂 🙂 O günler de gelecek.

 

Şimdilik bununla idare edin şekerim.

 


Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*