“Çişinizi teneffüste yapınız!”

Dün yazdığım, “Çişin geldiyse dersin bitmesini bekle” yazımın üzerine, eğitimci bir anneden, işin diğer tarafını okuyacağımız bir yazı geldi.Kafam karışık olsa da, bu disiplinin “Ana sınıfı” öğrencileri için geçerli ya da uygulanabilir olmadığını düşünüyorum. 

Öte yandan, çocukların, dersten kaçmak için türlü yollar seçmesini, eğitim sisteminin içinden çıkılamaz derecede ezbere dayalı ve gerçekten sıkıcı olmasına bağlıyorum.

Okur YAZAR” bölümünün ilk okurundan gelen yazının hayırlara vesile olmasını diler, siz de “Okur YAZAR” olmak isterseniz, linkteki yazıya geçiş yapmanızı rica ederim. İyi okumalar… 

MarkaAnne’nin blogundaki “Çiş” postunu okuduğum an kafamda şimşekler çaktı.

Bir an elim yorum yazma ve yazmama arasında gidip geldi.

Karmaşık bir durumdu. Yazmam da gerekiyordu. Neden? Çünkü olayın benzerini bu kez eğitimci tarafından yaşayan kişiydim ben. Bak bir anlatayım, bir de eğitimci tarafından dinle.

İlkokulda branş derslerine giren, “disiplinli” atfedilen bir öğretmenim. Disiplinli yakıştırmasını sevmesem de, sınıf içinde sene başından itibaren üzerinde durduğum kurallar ve veli-öğrenci-sorumluluk üçgeninin sıkı takipçisi olduğum için aldığım bir etiketleme sanırsam. Hoşuma giden bir etiket değil ama gerçeklik payı da yok diyemem.

12 yıldır bilfiil öğretme  işi içindeyim. Daha önce lise-ilköğretim ve şimdi de ilkokul olmak üzere her seviyede öğrenciyle çalıştım. Sınıf içi kurallarımdan biri de “Ders başladıktan sonra, aciliyet gerektirmeyen durumlar haricinde tuvalete gidilmez!”. Bu kuralım özelikle lise ve ortaokul öğrencilerimde daha sıkı uyguladığım bir kuraldı. İlkokullarla çalışmaya başladıktan sonra esneklik tabii ki kazandı ama yine de derslerimde tuvalete gitmek yoktu. (Herkes bilir ki kurallar vardır ama yıkılmak içindir:)

Peki demezler mi, “Kadın kadın deli misin nesin? Neden gidilmesin? Bu kuralı neye dayanarak işletmeye koyuyorsun sınıflarda,hele ilkokul sınıflarında?”

Bakın neden:

1-Ders başladığı andan itibaren dikkat süreleri oldukça kısıtlı olan ilkokul 2 ve 3. sınıf öğrencilerinde, bir tanesi  tuvalet için izin istediği takdirde, olayı Meksika dalgasına çevirip, sınıf içi bir direnişe dönüştürmeleri an meselesi oluyor. Bir bakıyorsunuz sınıfta 5-6 kişi aynı anda(!) çiş ihtiyacına yakalanmışlar ve hadi ayır bakalım, hangisi gerçek çiş, hangisi yalancıktan:) Geçiniz.

2-Okullardaki güvenlik sorunu! Evet, yanlış okumadınız -güvenlik- öğrenci ders esnasında, koridorlar ve tuvaletler, teneffüse göre oldukça boşken gidiyorlar ve onlara refakat eden bir yardımcı öğretmen olmuyor.(devlet okullarında en azından yok) Taşeron firmaların çalıştırdığı hizmetlilere veya okula bir sebepten ötürü girmiş olan herhangi birinin sapıkça bir saldırısına maruz kalması an meselesi değil midir? Hayır hayır Holiwud senaryosu değil güzel kardeşim, her gün okuyup kanıksadığımız bir köşe haberi gibi değil mi? “Allah korusun”larla başlayan, “Aman sen de canım nerden aklına geldi?”lerle biten bir dizi cümle gelse de aklınıza, ben bunları düşünerekten hazırlıyorum sınıf kuralımı.

İşte bu ve benzeri bir kaç sebepten ötürü, derslerimde, ilkokul 2.ci ve 3.cü sınıf öğrencileri, istisnai durumlar haricinde tuvalete gidemezlerdi.

…ve evet” -Dİ”. Artık bu kural sınıflarımda işlemiyor. Yukarıda yazan tehlikeler ortadan mı kalktı? Hayır. Ama yaşadığım olay beni bu duruma getirdi.

Çok değil, bundan 3 ay önce derse girme zili çaldığında sınıfıma girmiştim. 3.sınıflarla olan bir dersti. Ön sıralardan bir öğrenci yanıma yaklaşıp, sessizce, arkadaşının altına kaçırdığını söyledi. Altına kaçıran öğrencimi, öğretmen masasının  yanına çağırdım. X geldi. Gelirken bir taraftan da çaktırmadan baktım üstüne başına, hani ters bir durum varsa hemen dışarıya almaktı amacım. Baktım X’de dışardan gözüken bir durum yok. Yanıma gelince eğilerek ve sessizce! Neden teneffüste gitmediğini sordum. Cevap alamadım tabii ki. “Peki.” diyerek sınıf öğretmenine ulaştım ve sınıfa gelmesini rica ettim. Öğretmenin gelmesi  4-5 dk sürdü, kendisi gelince hemen kapının önünde durumu açıkladım. X’in annesi arandı ve gelip öğrenciyi alması söylendi. Annesi gelene kadar (Takriben 10 dk sürdü) öğretmen masasının yanında beklemesini söyledim. Dersime geri döndüm. Bir anda öfkelendiniz mi? Söylendiniz mi? Sordunuz mu “Neden öğretmen masasının yanında beklettin?” diye yoksa hiç takılmadınız mı? Duymak isterdim.

Beklettim, çünkü ıslak ıslak oturmasını ve hastalanmasını istemedim. O an aklıma gelen ilk buydu. Çok net ve gerçek. Annelik hissiyatım, belki de eğitimcilik yaklaşımının önüne geçmişti. Bu olayda (Olay diyorum, çünkü bu hadiseden yaklaşık 8-9 gün sonra veli okula şikayet dilekçesi yazdı), yapmış olduğum tek hata buydu.

Olay fazla dallanıp budaklanmadan,karşılıklı oturup konuşmalarla tatlıya bağlandı ama ben üzerinde düşündüm durdum. Bu işte bir terslik vardı. Fazla irdelemeye gerek de yoktu. Öğrenci teneffüste oyun oynamaktan vakit ayırıp tuvalet ihtiyacını karşılayamamıştı. Nasıl olsa ders başlayınca öğretmenden izin ister, giderdi. Ama yoo hayır, Z öğretmenin dersiydi unutmuştu işte ve şııırt oldu bitti. Hayır böyle olmamalıydım. Evet, yukarıda yazdığım maddelerden ötürü koymuştuk kuralı ama şu yaşadığımız tatsız olayla da kaldırıyorduk güzel kardeşim.

Artık benim derslerimde tuvalete gitmek serbest. Çıkarken dikkatli olmalarını tembihliyorum sadece ve evet biri izin isteyince ve ben izin verince ardından 3-5 kişi daha geliyor. Ben, tam  dersin en heyecanlı yerini anlatırken, ama bu kez ben de ‘Tabii ki gidersin, arkadaşın gelsin öyle…” diyorum ve her nedense bazen o 3-5 kişi arkadaşları tuvaletten döndükten sonra tekrar izin istemiyor. Gerçekten sıkışmış olan ise tekrar izin istiyor.

İşte böyle daha bir sürü hikaye bizde…

Mesele şu;

Ders çıkarmayı bileceksin ve esnemeyi unutmayacaksın.

Ve mesleğini seveceksin.

Sevgiler…

Share on Facebook5Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*