İlk hastalık

Oğlum hastaydı, günlerdir, hem de çok.

 

Ateş, öksürük, halsizlik, kusma, burun akıntısı, ses kısıklığı…

 

 

Bittim, mahvoldum, o kustukça, bana baygın baygın baktıkça eridim.

 

 

O kısık sesiyle ağlarken ama bir türlü bize sesini duyuramazken, “Allah’ım çocuğu hasta olanlara şifa ver, o annelere, babalara güç ver” diye dua ettim. Oğlumun başında hep dua ettim ve bir yandan da şükrettim. Ne zor durumda olan aileler var, ne hasta çocuklar var… Allah hepsine şifa versin.

 

 

Kalabalık ailemiz de bizimleydi bu zor birkaç günde.

 

 

Hepsi adadı kendini Eren’e.

 

 

 

Aramızdan birkaçı birbirinden hastalık kaparak diskalifiye oldu, Eren’e can verme ekibinden.

 

 

Şimdi uyuyor mışıl mışıl, öksürüksüz, kusmasız bir gece geçiriyor.

 

 

Demek ki bu hastalık bizi terk ediyor.

 

 

Yolu açık olsun.

 

 

Ben hasta olup yataklara düştüğümde, bir de ağlamalar tuttuğunda, annem de bazen dayanamaz ağlardı başımda, babam işten erken gelirdi, elini başıma koyardı. Bir iyi gelirdi bu bütünlük ki anlatamam.

 

 

Annemin ağlamama eşlik etmesi, beni hem korkuturdu, hem de ilginç bir şekilde iyi gelirdi işte.

 

 

Ben de dayanamadım, Eren kısık sesiyle, ortalığı esip gürletmek istercesine enerji harcayıp, civciv gibi şakıyınca, tutamadım kendimi. Ağladık oğlumla karşılıklı.

 

Çocuk böyle böyle büyüyecek, biliyorum.

 

 

Diğer taraftansa, kendi kendime içimi eziyorum, elimde değil. Ben bunu çok başarılı yapıyorum.

 

 

 

Doktora da gittik tabi, bizim Hülya Sonugür mesleği bıraktı bırakalı bulamamıştım o ayarda başka bir doktor. Sonra yumurta kapıya dayanınca birkaç tavsiye üzerine Emin Mindan’ı buldum. Hülya Sonugür, Ahmet Aydın ekolünden bir doktor kendisi.

 

 

İlaççıgillerden değil en önemlisi.

 

 

Hatta “Bu çocuğu 5 doktora götürseniz 4’ü ‘zatürre ya da bronşit’ der, antibiyotiği yazar, 1 tanesi, belki ‘Takip edelim’ der” dedi.

 

 

…ve sadece D vitamini takviyesi, balık yağı, kefir, bol temiz hava tavsiye etti. Hepsini uyguladık, D vitamini takviyesini minimuma indirmek için bol bol dışarıda olmaya gayret gösterdik. Babam kefir kompedanı, evde kendi mayalar kefiri, duyunca hemen getirdi bir kavanoz.

 

İyi ettik el birliğiyle bizim oğlanı.

 

 

Antikorumuz da yanımıza kar kaldı.

 

 

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

9 yorum

  • Çok geçmiş olsun.Allah razı olsun bir de:)Gece gece kafamda sorularla web sayfalarında dolanıp dururken “gökte ararken yerde buldum ” durumu gerçekleşti.Hülya Hn dan sonra hala doktor bulamadım ben de.Bu ara D vitamini ile ilgili endişelerim başladı.Acaba versem mi diye gidip gidip geliyorum.Önüme çıkan her yazıyı okuyorum.Herkes çok önemli çok gerekli diyor.Defne 13 aylık oldu sadece 4 dişimiz var,bıngıldağı kapanmadı.Saatlerdir doktor arıyorum ve D vitamini okuyorum.Bir de mailime bakayım dedim arada ve ekmek macerasını okumak için bloga uğradım.Ve ta taaa ilk hastalık yazısı.Nasıl kaçırmışım:)Hemen Emin Mundan’ı deniyorum:)Sevinmiş gibi oldum Eren’in hastalığına,asla.Çok geçmiş olsun kuzucuğa.Sevgiler markaanne:)

    Cevap Yaz
    • Berna çok teşekkür ediyorum, “Emin Mundan”ı bulamazsın, çünkü öyle biri yok “Emin Mindan”var ve ben soyismini yanlış yazınca kimsecikler adama ulaşamıyor:)

      Emin Mindan’ın bilgilerini ben sana mail atacağım.

      Aşıya yaklaşımı Hülya Hanım gibi değil, bu anlamda reddettim ama yine de gidersen, aklında zerre soru kalmayana kadar sor Emin Bey’e her şeyi. D vitaminini neden vermek istiyor? Sor bunu mesela, neden aşıya sempatik bakıyor? Tam cevabını alana kadar sor. Dinlemekte yarar var ama bir yandan da Hülya Hanım’ın dediği geliyor aklıma “Herkes sizi her şeye ikna edebilir, çocuk yetiştirmek meselesini çok zorlaştırıyorsunuz, okuyun-araştırın ama fazlasından kaçının. Reklamlar da sizleri bir şeylere ikna etmiyor mu? %100 doğal yoğurt diyorlar, ikna oluyor, alıyorsunuz örneğin.” diyordu.

      Doktorlar da bizleri ikna edebilir, ben aşı konusunda ikna değilim, Emin Bey anlatmaya yanaşmadı ben de sormadım, netim çünkü.

      Cevap Yaz
      • Berna, giderken sorularını iyi hazırla, Hülya, çok soru sorduğu için aklındakileri unutmuyordun, Emin Bey de çok vakit ayırıyor ama soruyu sen sorunca cevaplıyor, “Peki şunu ne yapıyorsunuz?” diye sormuyor.

        Cevap Yaz
  • merhaba devit3 ten bahsediyorsanız ben vermiyorum vermemde onun yerine organik soğuk sıkma hakiki zeytinyağı veriyorum 3 damla günde zaten onda bütün vitaminler var … bıngıldağa gelince o zaten kapanması gereken zaman kapanır bu doktorlarda açık bi yer görmeye tahammül edemiyorlar herhalde hemen kapatmaya çalışıyorlar d vitamini içmeyenlerin ki açık mı kalacak sanki ferrumuda vermeyeceğim onun yerinede hakiki şekersiz keçiboynuzu pekmezi vereceğim….

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*