Hazııııır ol! Bezi çıkarıyorum…

Deniz. 

Ayağında ayakkabıyı (Uzun süredir)

Üzerinde atleti (Bir süredir)

Kıçında bezi tutmuyor arkadaş (Son 2-3 haftadır)

 

Ayakkabıyı tutmamasına alıştım ve zaten hiçbir zaman dert etmedim. Boka basmadığı, kırık camların üzerinde çıplak ayakla yürümediği sürece sorun olmadı bizim için. Eren’de de böyleydik.

 

 

Atletini çıkarıp durması, hiç ama hiç umurumuzda olmadı. Üşüyor olsa çıkarmaz, çıkarıyorsa üşümüyor, zaten kışın atletle, yazın çıplak geziyorlar evde. Evimiz çok sıcak olduğundan değil, onlar soğuğa alışık büyüyorlar. Bordo bereli olacaklarmış büyüyünce:) He, Deniz sadece evde mi çıkarıyor sanki atleti? Yok anacım. Geçen gün kafenin ortasında çıkarıverdi, bir de yere fırlattı. Ne de olsa peşinde ösöfyö geziyor, toplar o!

 

 

… yine, bokunda boncuk aradığı günlerden birinde, bezini çıkartabildiğini keşfetti. İyi halt etti. Cıbıl cıbıl gezmeye, sağa sola kokusunu bırakmaya başladı. E be insan evladı… Ikına ıkına işiyorsun sağa sola, görmesek basıp geçiyoruz, hayır bunun kakası da var. 

Processed with VSCOcam with c1 preset

Tabi, vaziyet böyle olunca, Prof. Bengi Semerci’nin, 2 yıl önce katıldığımız Tuvalet Eğitimi semineri flashback gibi geçti gözümün önünden. “Demek çocuğum bezi istemiyor artık, demek tuvalete oturmak istiyor, yani tam olarak tuvalete oturmak istemese de, bezi istememesini bu şekilde yorumlamam gerek. Zira ev bok içinde kalacak! Hımmm. Ommmm…” diyerekten, yine bir süre görmezden gelmeye karar verdim, çünkü ben hazır değildim. Gün içinde 17586948 kere çıkardığı bezi 17586948 kere takmaya çabalamaktan bitkin düştüğüm bir gün, bezinin üzerine Eren’in külotunu giydirdim. Bu bir süre işe yaramıştı ama sonra, hem külotu, hem bezi çıkarmaya başladı ve artık vazgeçtim. “Tamam anneciğim, takmayalım, o zaman artık çişimizi kakamızı tuvalete yapacağız” dedim. Öyyyyle baktı suratıma. içeri gitti, köşeyi döndü ve işedi salonun ortasına. O gün 1 koca rulo havlu kağıt bitti, Deniz’in kokusunu her yere bırakmak isteyen köpekler gibi sağa sola işemesi bitmedi. Her işediğinde tuvalete oturttum ve “Çişimizi buraya yapıyoruz, bitince sifonu çekip ellerimizi yıkıyoruz” dedim. Yine öyyyyle baktı suratıma. Tuvaletten çıktık, 2 dakika geçti, “Çisss” dedi. “Aha söyledi”, tuvaletin kapısını açtım, içeri girer girmez poposunu tuvalete döndü ve iyice yanaştı, oturttum ama saniyeler içinde kalkmak istedi. “Tamam” dedim, çocuk alışmaya çalışıyor sonuçta. Elimizi yıkadık çıktık. Yaklaşık 1,5 dakika geçti geçmedi “Çissss” dedi, aynılarını tekrarladık, çıktık. 2 dakika geçti geçmedi, yine “Çisss” dedi (Tuvaletin yörüngesinden uzaklaşamıyorduk, beynim ısınmaya başlamıştı, sıpa benimle kafa buluyordu, “Ayyyhhh yetti bee, çiş çiş, işeyeceksen işe, çiş yoksa git oyna efendi efendiiii” diyemedim, yutkundum) aynı işlemleri tekrarladık.

 

FullSizeRender

 

Sonra 15 dakika ara verdi sağ olsun, en azından salona kadar gidip popomu koltuğa yerleştirebilmiştim ki, tam o sırada da gözümün içine baka baka sıçtı. O kaka yapmak değil, tam anlamıyla salonun ortasına sıçmaktı! Edebimi takınamayacağım burada. “Gel kafama sıç oğlum” diyemedim, “Anneciğim kakamızı da tuvalete yapıyoruz, dur annem, Deniz dur yapma oğlum (Çünkü o sırada bir yandan yürüyor, her adımında da bir parça bırakıyordu yere), Deniiiiiiz tuvalete yapacağız anneciğim…” ben bunları derken o büyük abdestini çoktan bitirmişti. Yine de gittik tuvalete, çünkü gitmek gerekiyordu, saniyeler içinde geri kalktı. Gerisi aynı.

 

 

 

Tabi, Eren’in tuvalet eğitimi sürecinden farklı olarak, bu sefer evde salt Deniz ve ben yoktuk, bir de 4.5 yaşında Eren vardı, var. Ben ne kadar bu sürece pedagojik yaklaşmaya çalışsam, Eren bunu bir o kadar sabote ediyor, o kadar lambur lumbur davranıyor çocuuuma. 

 

 

Deniz daha bezini çıkarıyor, Eren “Annnneeeeeeeeeeeeeeee” diye kıyameti koparıyor, hayır bir şey oldu sanıyorum, “N’oldu oğlum?, “Deniiisssss bezini çıkardııııııı”, “Tamam annem, bu kadar bağırarak söyleme, korktum, illa haber vereceksen yanıma gel, öyle söyle” diyorum ama havaya konuşuyorum her seferinde. Sonra şu Deniz’in, evin çeşitli yerlerine sıçtığı gün, Eren de olaya şahit olmuş ve her bir parça yere düştüğünde “Iyyyyyyy uuuuoooııııııyyyyyy iiğğğğrennnnnnçççç” nidaları atmıştı, sanki kendi ilk günden tuvalete yapmaya başladı sıpa. “Erenciğim, annem, balım, kaymağım, sen de tuvalete alışırken sağa sola işiyordun, (Bir suratımıza sıçmadığın kalıyordu- iç sesim) kaka yapıyordun ama biz sana böyle bir tepki vermiyorduk, çünkü doğru değil, rencide olabilirdin, Deniz de olabilir. Lütfen böyle durumlarda ya tepki verme ya da oradan uzaklaş, olur mu tatlım?!” dedim, “Tamam” dedi, o anda Deniz’in poposundan son kaka kırıntıları dökülüyordu, ki Eren “Aaaaqqqqqqhhhhaaaa kaqqqaaaaaa Deniiiissss kaaakaaaanı yere yapmaaaaaaaa, böhhhhhh ihihihihihihih”, “Erenciğiimm! Lütfen annem!!!” o ses tonuyla, pısıp, suratına yapışan sırıtmayla kalakalıyor.

 

Processed with VSCOcam with c1 preset

 

Bu işin bir de temizlik boyutu var tabi. Tamam, evimizde hiç halı yok ama yerler tahta ve tahtaların yer yer araları irili ufaklı açık. Tahtanın tam ortasına yaparsa sorun yok ama araya denk gelirse (Gözleriniz yuvalarından çıkabilir tam şu anda), vayyy halimize, temizlemesi en az 1,5 saatimi alıyor. Çeşitli alet edevatlar kullanmam gerekiyor, kürdan gibi, sirke gibi… 

 

 

 

Neyse, tüm gün evdeysek tempo böyle, sonra sokağa çıkasımız tutuyor mesela. Giydiriyorum çocuğu. Mevsim şartlarından mütevellit terliğe, şorta geçtik tabi. Sokaklarda yürüyoruz, kitapçılara girip kitap okuyoruz filan, yine bir an delleniyor çocuk, sokağın ortasına oturup terliğini çıkarıyor, çıplak ayakla koşmaya başlıyor. Bezini çıkarsa daha mı iyi? “Deniiiiz gel oğlum, terliklerini giy, yerlerde cam olabilir” diyorum, duyuyor ama katiyen işine gelmediğinden duymuyormuş gibi yapıyor. Bir yerde yakalayıp giydiriyorum terliği, Beyoğlu’nda nerede kırık camla karşılaşacağımız belli olmuyor, ayrıca her köpek sahibi de elinde poşetle gezmiyor, boka basmak da var bu hayatta:) Ama hergün gittiğimiz kafedeysek ellemiyorum. Yine bir gün Limonlu Bahçe’deyiz, ben oturuyorum o geziyor, arkalara doğru gitti, bir geldi, “Ana!! Şort yok, e bez de yok! Nereye çıkardın Deniiiiz” dedim, “Ooooda” dedi, “Orada nerede?”, “Ooooda”, “Ommmmmm”. Buldum, o penisini koparmadan taktım, giydirdim. Ertesi gün tulum giydirdim, çıkaramadı :))) (Burada pis pis gülüyoruz) deli oldu, çekeledi durdu üstünü başını, ı-ıh, olmadı, olduramadı (Pis pis gülmeye devam ediyoruz, doya doya güleyim de, ne de olsa son gülen iyi gülermiş)

 

den

 

Yukarıda demiştim ya, “Görmezden geliyorum, çünkü hazır değilim” diye, zaten benim hazır olmamı beklemeyecekmiş, yani bu sürece ben karar veremeyecekmişim. Bu “Tuvalet eğitimi” de böylece pabucumun eğitimi oldu. Hep derler ya, “Çocuğun hazır olması kadar, sizin de hazır olmanız önemli” diye, çünkü öyle, çok önemli. Bakalım benim çiş temizleyecek, evde gördüğüm her ıslaklığa şüpheyle yaklaşacak, evde bok arayacak ve temizleyecek gücüm var mı? Bunun adı kesinlikle tuvalet eğitimi filan değildir, olsa olsa, bezini takmak istemeyen çocuğa saygı duruşu, bir çeşit “hazır ol”dur!

 

 

Bu yazı da böylece boka sardı.

 

Önümüzdeki günlerde, gelişmelerle karşınızda olacağız. Esen kalabilirseniz kalınız.

Share on Facebook41Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

5 yorum

  • Hahaaaha:) hem cok güldüm hem de sinirim bozuldu. Gecen yaz Pelin bi sabah uyandı anne kulot giyelim dedi. Ok dedim zira ufaktan yokluyodum hadi tuvalete yapalım artık diye ama klozetten korkup kaciyodu. Ama o sabah boyle karar verdi. Böylece bezsiz hayat başladı.
    Bi sure sadece disari cikarken taktik.
    Ama bi gun 15dakika arayla 6 kere salonu.n ortasına cis yapınca üstelik sıcak üstelik hamileyim!!! Delirmişim. Onu hatırladım simdi.
    Sukur Pelin cabuk bitirdi olayı ama uzunca zaman kaka yapmadı mesele tuvalete.

    Cevap Yaz
  • Merhaba sevgili Derya ,
    Yazılarını çok büyük keyifle okuyorum, bu seferki fazlaca aciksozluydu yalnız 🙂 bi tavsiyem olabilir naçizane. İki gün her yeri silmeyi kabul ediyorsan tabii:-) iki gün.boyunca altını gündüz hiç bağlama dışarı da sadece çiş sonrası çıkın hatta çıkmayın mümkünse. Onun bir rutini vardır. İki günde kağıt kalem al yaz eline derim. Mesela bizimki 30 aylıkken sudan 20 dk.yemeklerden 1 saat sonra idi rutini. Onu keşfedince kazalar çok azaldı. Benim minik 2.5 aylikti ve evde benden başka kimse yoktu emzirmede uyuturken saatini kaciriyordum benim hatamdi onlar tabii. Kizmadan bagirmadan 1 ay atlattık. İkinci ayda başladım kızmaya he he. Bir de wc kitapları eğitici oldu bizde çıkartma aldık her tuvalette iş görmeye bir çıkartma 1 hafta sonra alıştı zaten çıkartmalar bile bitmeden. Kendini de yorma ama yazık annesi madem istiyormuş Denize de kıyma 🙂

    Cevap Yaz
  • Merhabalar
    Kızım deniz 18 aylık ve 2 haftadır bezini çıkarıyor. Delirmek üzereyim. Dedim bi bakayım Internete var mı bizim gibisi derken yazınıza rastladım çok güzel yazmışsınız 🙂
    Ben de tuvalet için başlasam gece tutabilecekmi daha küçük tam anlaşamıyoruz hadi gündüz oldu gece olmazsa daha büyük sorun gibi geliyor gece alt bağlama çocukda alışkanlık olursa gibi gibi…
    Naptiniz sonra ?

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*