İlk tuvalet adaptörü şerefine

Kadehler, ilk tuvalet adaptörü şerefine, Eren’in kaka adlı çalışmasına kalksın. Bir daha da inmesin 🙂

 

Dikkat!!! Aşağıda muhabbet “KAKA” ya saracak! Bilginize.


Pazar akşamı, büyük market alışverişimizin onurlu parçası tuvalet adaptörünün, alınacaklar listesinden, alınmışlar listesine geçmesini kutlamamızın ardından, bu ilk tuvalet adaptörüne Eren’i nasıl adapte edeceğimizi düşünmeye başlamıştık ki, (Hani Tracy Hogg diyor ya “Rutin rutin… Çocuk rutin sever… vs”) “Rutine bağlayalım” dedik.

 

Yani, diyelim okuldan geldi, elleri yıkadık, bir doz tuvalet adaptörü, sonra oyun neyin, sonra akşam yemeği, bir doz daha tuvalet adaptörü gibi bir rutin geliştirelim, belki işe yarar diye düşündük ve çalışmalara başladık Pazartesi itibariyle.

Okuldan geldi, ellerini yıkadık, tuvalete oturttum.

 

Ders 1: Pipi içeride nasıl tutulur? El yordamıyla! Ola ki dışarı çıktı pipi, tekrar içeri gönderilmesi gerekir ki, çiş yapası geldiğinde mesaj yerine ulaşsın.

 

Ders 2: Mümkün olduğunca adaptörün üzerindeki hayvanları incelemeye çalışacağız ki, kaynaşma sağlansın.

 

Ders 3: Eren sıkılmadan, “İniceeeeeeeem” diye bağırmaya, hatta ağlamaya başlamadan, yani her şey tadındayken adaptörle vedalaşma.

 

Bir nevi, giriş-gelişme-sonuç…

 

İlk deneme, çişsiz, kakasız, pırıl pırıl ama eğlenceli noktalandı.

 

Dün akşam: Eren okuldan geldi, elleri yıkadık, tuvalete oturttum. Ders 1’i 10 puanla tamamladı ama mesaj yerine ulaşmadı, pırıl pırıl kalktı.

 

Akşam yemeğini yedi, biraz oyun… Tekrar adaptöre adapte olmaya gittik tuvalete. Bu sefer Ders 2 için materyal olarak, en sevdiği yavru ayılı kitabı seçtim. Eren’in sandalyesini aldım, ben de karşısına oturdum ve kitabı incelemeye koyulduk, 4 dk. kadar tuvalette oturdu ve bir ara göz göze geldiğimizde yüzünün kızardığını fark ettim (Ikınıyor!!!), hemen kesildi, ben de üzerinde durmadım ve kitabı incelemeye devam ettim.

 

“Tüh, bu sefer de yapmadı, sıkılmadan kaldırayım çocuğu” dedim ve kucakladım, elleri tekrar yıkadık. Bezini takmak için yatırdım ki, poposu pislenmiş “Hmm” dedim “Gaz çıkardı herhalde o ara…”

 

Sonra tekrar tuvalete gittim ki ne göreyim: KAKA!!! Mesaj yerine ulaşmış, çocuk kaka yapmış. 🙂

 

Şen şakrak Yasin’e haberi verdim ve o gelene kadar da sifonu çekmedim. Gözleriyle görsün oğlunun ilk (Aslında ikinci) tuvalete attığı kaka imzasını istedim.

 

Heee, bir de şu Pepe’nin şarkısı da işe yaradı bizde: “Çişimiz tuvalete, kakamız tuvalete, artık kimse yapmayacak altındaki beze…”. Bu aralar da Pepe’ye saran Eren’de epey etkili oldu bu şarkı. Ben ne kadar antipati beslesem de Pepe ve sülalesine, o kadar hayatımızın içinde kendisi. İçimden sürekli onun şarkılarını söylerken buluyorum kendimi. Böğğğ.

 

Bakalım nasıl gelişecek bu tuvalet eğitimi süreci? En önemli nokta, sanırım çok acayip bir şey yapıyormuşuz gibi davranmamakta.

 

Tamam, ilk defa tuvalet adaptörüyle tanıştı ama tuvaleti tuvalete yapmak da doğal bir mesele. Bunu da, biz her tuvalete girişimizde yanımızda bitmesiyle pekiştirmiş olmalı. “Oooooo, waaaauuuuw bak ne yapacağız şimdi…” gibi büyük büyük cümleler kurmadan, sakin kalabilerek sürece başlamak önemli sanırım. Yani 2 günlük tecrübemde bunu fark ettim diyelim.

 

 

Haydi hep bir ağızdan “Çişimiz tuvalete, kakamız tuvalete, artık kimse yapmayacak altındaki beze…” duası. AMİN!

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

1 yorum

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*