“Tuvalet Eğitimi” ile ilgili…

Dün, “Selpak Tuvalete Merhaba” projesi kapsamında bir seminere davetliydik. Prof. Bengi Semerci gelip, tuvalet eğitimi ile ilgili sorularımızı yanıtlayacaktı. 1 hafta önceden katılacağımı haber vermiş ama dün sabah kılımı kıpırdatamadan koltukta yatıyordum, “Galiba gidemeyeceğim” diyordum.

 

 

 

 

 

 

Sonra acı gerçek konuştu, “Kardeş geliyor şekerim, Eren hala beze yapıyor tümünü, ya kaldır poponu git ya da tekrar tuvalet eğitimine başladığınızda ‘Niye böyle oluyor?’ diye ağlama!!!” dedi. Doğru dedi vallahi. Evden nasıl çıktığımı bilmiyorum. İyi ki de çıkmışım, o ne güzel bir konudur, tam da zamanında konuşulunca, karşındaki de Bengi Semerci olunca her şey ne kadar da kontrol altında…

 

 

 

 

 

Biz en son, tuvalet eğitiminde “U” dönüş yapmıştık. Yaptık ama hele bi sor niye? “Hazır değildi çocuk!” bence ve Eren’in okulundaki pedagoga göre. Evet, bir durmamız gerekiyordu sanki, öyle sezdik ve durduk. 3 ay mola verdik. 2 ayı geçti, kaldı 1 ay ama o da ne? Eren eşofmanının üzerine külot giyip- giymeye çalışıp-külodu ayak bileklerine takıp- yürümeye çalışarak “Anne ben bunu giyceeeem” diyor. Ben de “Aaaaa öyle miiii? Ama onu giymek isytiyorsan çişini-kakanı tuvalete yapman gerekiyor” deyip çok da geri bildirim alamadan iletişimi kesiyordum.

 

 

 

 

 

 

Dün, Prof. Bengi Semerci konuştu, ben bildiğin beslendim. Mesela Eren’in külotunu giyip yanıma gelmesi bir işaret olabilirmiş, bunu anladım. Ben Eren’in davranış dilini okuyamamışım meğer.

 

 

 

Şimdi hazır olun, ellerim koptu yazarken, hatta tek bir cümle kaçırmayayım diye böbreklerim iflas ediyordu. Aldığım tüm notları aktarıyorum şekerim. Hayrını görün.

 

 

 

 

NOT: Kendi cümlelerimle düzeltmeler yaptığım bir paylaşım olacak, zira yazarken konuşma hızına yetişemediğim için yarım kalan bölümler vardı! 🙂

 

 

 

 

* Tuvalet eğitimi, gelişimsel bir süreçtir ve bu süreci bir iletişim biçimi haline dönüştürmemek gerekir! Örneğin, bazı anneler yemek yemeği de bir iletişim şekli haline dönüştürürler, çocuğun ağzına yemek tıkmaya çalışırlar ve bu, çocukta “Hımmm, yemek yersem annem mutlu olur, yemezsem sinirlenir…vs” gibi bir algı oluşturur. Oysa yemek yemek, tuvalet yapmak normal bir sürecin meselesidir.

 

 

 

 

* Tuvalet eğitimi için en uygun zaman 24-36 aylar arasıdır. Neden 24 ay? Çünkü çocuğun, bazı şeyleri kendi yapabiliyor olması gerekir; dik durmayı bilmesi, düğme ilikleyemez belki ama külotunu çekebilmesi… gibi.

 

 

 

 

*… ve çocuğun hazır olması gerekir ama annenin de hazır olması çok önemlidir! Siz de hazırsanız eğer, çocuğunuzun dilini rahat okuyabilirsiniz. Anne olmaya “Hazır olmak” da böyle bir şeydir. Kendini anneliğe hazır hissederek doğum yapan anne, bebeği ağladığında “Hmmm bu acıkma ağlaması…” der ama hazır olmayan anne, ağlayan bebeğine, bir yandan emzik vermeye çalışıp, bir yandan altını açarken, bir yandan da doktorunu arıyordur, “Acaba bir yeri mi ağrıyor?” diye.

 

 

 

Ben 2. kategoriye giriyorum! Bir de, şu aşağıda gördüğünüz soru, benim için hayati önem taşıyor!!! “O hazır olduğunda siz zaten anlarsınız” demişti okuldaki pedagogumuz ama paçasına külotu geçirip geldiğinde ben hiç oralı olmamıştım. Belki de işime gelmemişti, hatta evet, işime gelmemiş olması büyük ihtimal, hala da “Başlayacağım ama hangi gün başlasam?” gibi, diyetten köşe bucak kaçanların “Pazartesi” sini andıran bir tedirginlik var üstümde.

 


 

* Tuvalet eğitimine hazır olduğunu nasıl anlarız?

• Yürüyebiliyorsa,

• Basit emirleri yerine getirebiliyorsa,

• İsteklerini kelimelerle konuşarak anlatabiliyorsa,

• Kendi kendine basit giysileri çıkarabiliyorsa,

• Genellikle gün içinde 2-3 saat kuru kalabiliyorsa,

• Tuvalete çıktığı saatlerin bir rutini oluşmuşsa,

• Altının ıslaklığından rahatsızlığını ifade eder hale gelmişse tuvalet eğitimine başlama zamanları gelmiş demektir.

 

 

 

 

 

* Tuvalet eğitiminin 2. önemli parçası; “BEZİ MUTLAKA ÇIKARTMAK!” Çocuk oturduğu yerden işini görebiliyorsa, bir tuvalete gitme “ihtiyacı” hissettirmeyecek tüm şartlar varsa, neden evin diğer ucundaki tuvalete gitsin?!

 

 

 

 

* “Tuvalete gidelim miiiii? Hadiiii çişimizi yapalım mııııı? Tuvaletin var mı?” gibi yoğun sorular sorunca, çocuklar bunu bir iletişim yöntemi sanıp, bunu size karşı kullanabilirler bile. (Yemek yeme örneğinde olduğu gibi) Alt yazınızı okurlar ve “Hmmm tuvaletimi yaparsam annem ……, yapmazsam…..” olarak yorumlarlar.

 

 

 

 

 

* Gece işemelerine, 5 yaşa kadar normal yaklaşırız ama 5 yaştan sonra incelenmesi gereken bir durumdur!

 

 

 

 

* Çocuğu, bu sürece istekli hale getirmek biraz da bizim elimizde. Tuvalet eğitimine başladığınızda inatlaşırsa, anne hemen bir durup;

“Acaba yanlış zamanda mı başladık?

” Acaba ben bunu bir iletişim biçimi haline mi dönüştürdüm?” diye düşünmeli.

 

 

 

* Eskiden elde yıkanan bezleri bırakmak daha kolaydı, çünkü o bezler çocuklar için, şimdikiler gibi konforlu değildi, daha rahatsız ediciydi.

 

 

 

 

* Siz tuvalet eğitimi sürecini çok baskıyla başlatırsanız, çocuğunuzla ilişkinizde başka sorunları da başlatabilirsiniz.

 

 

 

* Çocuğu hiçbir konuda tamamen özgür bırakmak da doğru değil. 3 yaşındaki çocuğa, akşam kaçta uyuması gerektiğini hatırlatmanız gerekiyor. “O uykusu gelince uyur, ben de bu hakkı ona veriyorum.” demek iyi bir yöntem değil.

 

 

 

 

 

*Tuvalet eğitimi, sadece çişini-kakasını tuvalete yapmaya başlaması değildir. Tuvalet eğitimi sırasında çocukların, kendilerini temizlemesi gerektiğini, tuvalet sonrasında ellerini yıkaması gerektiğini, mahremiyetini sağlaması gerektiğini de öğrenmeleri gerekir ve çok önemlidir. Tüm bunlar, tuvalet eğitiminin bir parçasıdır.

 

 

 

 

 

* 2,5 yaş çocuklarına daha net bir emir kipi kullanmak gerekir. El yıkama konusunda mesela, “Tuvaletten çıkınca eller yıkanır!” gibi, ellerin illa bir yere değmesine gerek yoktur. 2,5 yaşındaki bir çocuğa uzun bir cümle kurarsanız, çocuk vurgu yapmak istediğiniz şeyi de kaçırır. Gelişimi daha da arttıkça “Çünkü” lere geçmek gerek. “Eller yıkanmalı, çünkü mikrop kaparız…” gibi.

 

 

 

 

 

* 2,5 yaşındaki çocuğa peş peşe 3 cümle söylediğinizde, çocuğun hayatını kabusa çevirirsiniz. 0-6 yaş çocuğunun hayatını kabusa çevirmek isterseniz, ona bir kase şeker uzatın ve bu kaseden sadece 1 tane alabileceğini söyleyin. Çocuk şekerleri avuçlar “1 tane” dersiniz, 1 tane alıp, onu bırakıp öbürünü alır, onu da bırakır başkasını alır… Onun yerine 1 tane şekeri uzatıp “Al bu senin” derseniz, onu dünyanın en mutlu çocuğu yaparsınız. Çocuğun tuvalet eğitimi ile ilgili kararı, bu nedenle tamamen ona bırakamayız, “Ne de olsa hazır olduğunda gider” diyemeyiz. Ona karşı kısa cümlelerle, kararlı ve net olmalıyız.

 

 

 


* Çocuğun mahremiyetini sağlamasıyla ilgili, yine ebeveynlerin tutumu, davranışları çok önemli! Ben çocuğumun yanında soyunup giyiniyorsam, o da herkesin içinde çıplak olmaktan rahatsızlık duymaz. Bunun aşırı ahlakçılık-tutuculuk ile ilgisi yok, çocuğun kendini/ mahremiyetini koruyabilmesi için gereklidir. Çocuk istismarı böylesine fazlayken, bu konu hafife alınmamalı!

 

 

 

 

 

* Sınırları çocuğa çok iyi öğretmemiz gerekiyor, çünkü Türkiye’nin tüm toplumsal sorunlarının temelinde “Sınır problemi” var. Bengi Hanım tam bu sırada İngiliz bir arkadaşıyla yaşadığı diyaloğu anlattı: İngiliz bir arkadaşım, “Türkiye’deki komşuluklar çok kötü” demişti bana ve benim de Türk damarım kabarmıştı, hele mesele komşuluk olunca. Nedenini sordum ve bana “Benim de İngiltere’de komşularım var ve karşılaştığımızda, birbirimize ‘Merhaba’ deriz, işimiz varsa ya da daha fazla konuşmak istemiyorsak devam ederiz. Başka bir şey konuşmamıza gerek yoktur. Türkiye’deki komşuma da ‘Merhaba’ diyorum ama o hemen çat kapı evime gelip, dün akşam evime gelen insanların kim olduğuna sormaya kadar götürüyor işi” demişti ve doğru söylemişti.

 

 

 

 

 

* Tuvalet eğitiminde, ebeveynlerin inatla, her yemekten sonra kaka için, çiş için ise, 2 saatte bir çocuklarını tuvalete götürmeleri gerekir.

  • Kararlı olun
  • Kaka- çiş konuşmalarını kaldırın
  • “Gidelim miiiiii? Bak ne güzeeeeel tuvalet” diyerek değil,
  • “Hadi bakalım tuvalete gidiyoruz – Tuvalete gitme zamanı” diyerek
  • Tuvalete çişini-kakasını yapınca alkışlar-kıyametler yok!
  • “Tamam, hadi bakalım” diyerek, uzatmadan tuvaletten kalkmak.

 

 

 

 

 

Eren’in tuvalet eğitimi ile ilgili “U” dönüşü anlatmıştım ya, hani okula külotla gittiği 1 hafta tamamen kuru geçirip, servisten indiği anda işemeye başlamasını… Heh işte, Bengi Hanım bu konuyla ilgili; Eren’in tuvalet eğitimi dışındaki başka nedenlerle, annenin ya da babanın “Geri adım atabileceğini” düşünmüş olabileceğini söyledi ve “Eğer tuvalet eğitimi sırasında kısa süreli beze geri dönerseniz, çocuğa ‘Vazgeçebilirler” intibası verirsiniz” dedi. “Çocuk hazır olmadığında 3 ay ara vermek” gerekliliğinden farklı bir şey söylediği; 1 hafta ara vermek ya da o an zor geldiğinde bez takıp, ertesi gün yine külot giydirmek gibi. Yani ben böyle anladım.

 

 

 

 

 

* Yukarıda bahsettiğim, çocuğun “Vazgeçebilirler” intibası, bizim alt yazımızı okumasıdır. “Vazgeçebilirler” intibasının oluşma nedeni “NET”lik ve “KARARLILIK” la ilgili. Net ve kararlı olmadığınızda, çocuğun beyninde oluşan alt yazı “Bu bana güven vermiyor, o yüzden ben bildiğimi okuyayım” dır. Neyi, nasıl söylediğiniz çok önemli!

 


 

 

* Gece ıslatmalarının çoğunun nedeni, uyku bozukluğudur. Çocuk çok derin uyuyordur ve mesanesi de o çişi biriktirecek genişlikte değildir. Uykudayken tuvalete oturtmak uykusunu daha çok bozar. Eğer, uzun süredir gece kaçırmaları varsa, o uyuduktan sonra bez takıp, o uyanmadan bezi çıkararak çözüm arayabilirsiniz ya da kullan at alezler de yardımcı olabilir.

 

 

 

 

Tüm bunlardan hareketle, Eren’in külotlarını giymek istemesi bir işaret ve tekrar tuvalet eğitimine başlamak şart ve mümkünse kardeş gelmeden… En çok neden korkuyorum ama biliyor musun? Yerlere işemiş silmişim, yatak değiştirmişim… Bunların hepsini zaten yapacağım ve antrenmanlıyım da ama, işediği yeri kendi silmeye çalışması, hem de çoraplarıyla… Bunu istemiyorum işte. İşiyorsan işe ama dön arkanı git, ne didiniyorsun benimle?!!

Tuvalet eğitimi sürecindeki tüm ailelere Allah’tan sabır, yakınlarına da sabır, cümlemize sabır diliyorum.

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

6 yorum

  • Merhaba,

    Bir süredir Nil’e (2 haftadır) tuvalet eğitimi vermeye çalışıyoruz 1 ay sonra 3 yaşında olacak ve inşallah kardeşi de Ağustos sonu gelecek. O gelmedne bu işi çözmek istiyorum aynı sizin gibi. Evde bakıcısı büyük bir özenle ve sabırla eğitimini vermeye çalışıyor ama bizimki henüz olayın ciddiyetinde değikl. Onunla konuşurken anlatırken sürekli aklı başka yerlerde oluyor ve yaptıktan sonra “çiş-kaka geldi” diyor. O birşey demeden biz oturtarak durumu çözmeye çalışıyoruz ama zor oluyor. Peki bu eğitim sırasında dışarı çıkılması gerektiğinde ne yapmalı. Yani diyelim haftasonu işm var ve avm ye gitmemiz gerek eh bu durumda Nil’i bezsiz götüremem her yerde çiş yapabilir artı henuz tutamazken tuvalete yetişme şansı da yok. Böyle arada bez takma ihtiyacı hissettiğimizde ne yapmalıyız? Bu konu hakkında konuşuldu mu? Daha önce de yorum yapmış ama cevap alamamıştım bu sorumu cevaplarsanız çok sevinirim. Teşekkürler

    Cevap Yaz
    • Damla evet, dün bu konu da şöyle bir konuşuldu ama yanlış anlamadıysam, bu süreçte biraz sabırlı olunması gerekiyor, yani ya çok yedekli dışarı çıkmak ya da çıkmamak ama bezi geri takmak değil! Bunu özellikle vurguladı. Eğer ara verecekseniz 3 ay bir ara verilebilir ama AVM’ye gitmek için değil!

      Cevap Yaz
      • Merhaba Derya,

        AVM yi bir örnek olarak verdim mesela bir haftasonu köprüden geçmek durumunda kalabiliriz herşey olabilir ve daha çiş tutamayan bir çocukla 2 saat trafikte kalmak pek hoş tecrübe olmayacaktır sanırım 🙁 Cevap için teşekkürler 🙂

        Cevap Yaz
        • Anlıyorum ve bence de kabus ama söylediği buydu Bengi Hanım’ın. Ben ilk denememizde yola çıkacağımız zaman oto koltuğuna, kullan at naylonlardan seriyordum. Yine üzeri ıslanıyordu ama en azından oto koltuğu kuru kalıyordu.

          Cevap Yaz
    • Merhabalar damla hanim,kelimesi kelimesine ayni seyi yasamisiz.kizim 27 aylik tam 10 gun oldu,sizin kiziniz ne yapiyorsa o da aynisini yapiyor.bu sureci nasil tamamladiginizi merak ettim,sabrim tukeniyor ufacik da olsa bir ilerleme goremiyorum.herseyi biliyor olmayacak seyleri dahi unutmuyor ama cis konusu olmuyor bir turlu.yanitlarsaniz umut olacak bana.

      Cevap Yaz
  • Derya merhaba,
    Tuvalet eğitimi zor ve yorucu bir süreç ve her çocuk için farklı süreler alabilir, ama Bengi Hanım çok açıklayıcı ve kafada çokta soru işareti bırakmayacak şekilde anlatmış aslında benim en çok etkilendiğim kısım ” tuvalet eğitimini iletişim haline getirmemek gerektiği” ile ilgili olan kısım oldu, öyleyse annelerin her şeyi iletişim haline getirme çabası çokta doğru gözükmüyor ,daha önce bana da harika bir fikir gibi gelen ;tuvalette çocuğa kitap okumak onun orada daha sabırla kalmasını sağlamak pek de iyi bir fikir değilmiş galiba-doğru mu anlıyorum? Birde havaların ısınmaya başladığı bu günler, tuvalet eğitimi için en rahat zamanlar aslında ,bir külot bir şort yıkamak kurutmak, kışın kalın uzun kıyafetleri yıkayıp kurutmaktan daha kolay çünkü:) ve Eren tüm derdini anlatabilen söylenenleri çabuk uygulayan bir çocuk daha önceki tuvalet eğitimine başlama kısmı da eminim hafızasında bir yer etmiştir bu kez daha kolay olacak diye umuyorum.
    Sevgiler

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*