Tuvalet eğitimi mi? Yine mi?

Pardon tuvalet eğitimi denen şeyde kim kimi eğitiyordu? 

 

Deniz poposundaki bezi çıkarıp çıkarıp atmaya başladığından beri görmezden geldiğimiz süreci artık Deniz’in komutasında başlatmak zorunda kaldık bugün itibariyle. Demek tuvalet eğitimi denen şeyi ebeveyn başlattığını zannediyor ama kesinlikle yanılıyor. Hem Eren’de de öyle olmamış mıydı? Benim başlattığım süreci kendisi sonlandırmış, tekrar kendisi bırakmaya karar verene kadar bezli gezmiştik. Aha da buralarda yazmıştım. Tamam hem annenin hem çocuğun eş zamanlı hazır olması çok önemli ama çocuk “Attım bezi kardeşiiiim” dediği anda ancak durumdan keyif almaya çalışmak kalıyor bize affedersin. 

 

Bu ilk günün bilançosu, 5 külot, kafenin ortasında şaldır şuldur salıverme, evdeki berjerde 100 cc kadar idrar, küvetin önünde 10 cc kadar, tuvalete birkaç damla… Tuvalet kağıdıyla temizlenme 10 üzerinden 10, ellerini yıkama 10 üzerinden 2, 10 üzerinden 8’inde tuvaletten kalkar kalkmaz banyoya girmesi gerekliliğini vurguladığından banyo yaptı. 

 

20150611_122529

Kafenin ortasında çişini yaptığında ben “Tamam anneciğim olabilir, herkes tuvalete alışırken böyle çişini kaçırabilir, hadi tuvalete gidelim” derken Eren de “Deniiiiissss benim külotuma işediiiiin” diye veryansın ediyordu, “Aman anneciğim tepki gösterme!” dedikçe söylemini “Tamam kaçırabilirsin Deniiiis ama benim külotuma yapmasaydın keşke” şeklinde yumuşattı (Canım). 

 

 

Uyku saatiyle çakıştığı için, kafede tuvalete götürürken büyük çaplı bir ağlama, çığlık atma, kendini oradan oraya atma krizi yaşadı, babasına havale ettim. 

 

 

Eve döndüğümüzde tuvalet adaptörünün üzerindeki kaplumbağa ve ahtapotun hürmetine ve onların üzerine anlatmaya çalıştığım hikayelerin hatırına biraz uzadı tuvalette oturma süresi. Öte yandan “Çisss” deyip tuvalete koşmamız ve poposunu tuvalete dokundurur dokundurmaz (Daha oturmadan) “Bitti” dediği de çok oldu, sonra da koşa koşa banyoya girmeye çalıştı. 15 kere tuvalete oturduysa ya da teşebbüste bulunduysa, 388302773635 kere “Bici bici” dedi. 

 

 

“Anneciğim sen de Eren gibi, benim gibiiii, Yasin gibiiii, çişini kakanı tuvalete mi yapıyorsun artık… Hımmmm benim tatlııım” gibi şirinelikler yapıp konu hakkında mevzular açmaya çalışıyorum. (Geçmiş notlarımı okuduğumda bunun doğru olmadığını hatırlayacaktım) Kısa ve net konuşmak önemli!

 

 

Eren’de başladığım tuvalette kitap okuma meselesini, Bengi Semerci’nin semineri sonrası kesmiştim, “Tuvalete çiş kaka yapmayı bir iletişim biçimi haline dönüştürmeyin” sözünden mütevellit. Zira tuvalette kitap okumak, tuvalete çiş kaka yapmaya gitmekten çok kitap okumaya gitmeye dönüşebilirdi, ki bizim için Eren’de böyle olmuştu. Tam da şimdi, geriye dönük notlarımı okumaya başlamadan hemen önce, Deniz’in tuvalette kalma süresini uzatmak adına “Acaba ona da mı kitap okusam?” diye aklımdan geçirmiştim, ama hayatımda katıldığım en doğru zamanlı seminer olan Tuvalet Eğitimi seminerinin notlarını kurcalayınca hemen vazgeçtim.

 

 

İyi ki blog tutuyorum ve iyi ki tüm bu süreçleri yazmışım, insanın kendinden beslenmesi de ne güzelmiş. Yarın olunca.

 

 

Biraz önce arkadaşımla telefonla konuşurken “Derya acaba hazır mı değil tuvalete yapmaya?” dedi ama bezi tutmuyor artık altında, bunu başka neye yorumlayabilirim ki?! Bilemedim “Haydi yavrum işe madem her yere” diyemeyeceğime göre mecbur tuvalete taşınacağız, çiş için 2 saatte 1, kaka için her yemekten sonra. 

 

 

Yarın neler göreceğiz bakalım. Ben check-up’a gideceğim ve babaanneleriyle kalacaklar. Babaannesini zorlar mı acaba? Neler gelecek başımıza? Neler oluyor hayatta?:) 

 

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*