Tuvalet eğitiminde “U” dönüş

Anne olduktan sonra, bir sürü şeyin yanında büyük konuşmamayı öğrendim. İstersem öğrenmeseydim, rezil rüsva olduğumla kalırdım.

 

 

 

Ne demişler “Büyük lokma ye ama büyük söz konuşma!”… Evet ama zaten çocuğumla ilgili bart bart atıp tutarken ben söylediklerime körü körüne inanıyordum, baktım olmuyor, hiç bozuntuya vermeden, sanki onca lafı ben etmemişim gibi kıvırmayı öğrendim. Yani ya da kıvırdığımı sanmak da bir çeşit beni koruyordu.

 

 

 

 

Bazen sözümü yemek benim bile işime geliyordu, “Yedim ama pişman değilim” gururunu her zerremde taşıdığımı hissediyordum. Bu tuvalet meselesi gibi.

 

 

 

Yan çizmek demişken, anne olduktan sonra profesyonelce yan çizip, yılların şoförüne taş çıkartacak şekilde “U” dönüş yaptığımı fark ettim. Yine bu tuvalet meselesinde olduğu gibi.

 

Ben, “O popoya giydirdiğim külotu” giydirdiğim gibi çıkarıp, geçen hafta yüzüne bakmadığımız bezi, seve seve bir güzel tekrar çocuğuma giydirmekten gurur duymasam da, üzerimden sanki bir eşek inmiş rahatlığında olduğum için mesudum.

 

 

 

Geçen hafta önüm arkam sağım solum ÇİŞ idi. Geçen hafta, hani şu büyüklerin sürekli dile getirdiği “Siz gene iyisiniz, elinizde bez yıkamıyorsunuz” demeleri geldi aklıma elimde külot yıkarken ve onları hızla kurutmaya çalışırken. Nasıl bir yıkama kurutma hızına ulaştım belli değil. Evimde kurutma makinesi olsa bu kadar olurdu. Zaten ben hızlı olmasaydım Eren gelip ağzıma işerdi artık, o kadar usturupsuzca salıyor çocuk.

 

 

 

Okuldaki öğretmenleriyle konuşurken kendimi suçlu hissetmeye başlamıştım. Okulda bildiğin koca adam, “Çişim geldi” deyip tuvalete koşmalar, “Çişin var mı Eren?” diye sorulduğunda “Doğru” cevabı verip tekrar tuvalete koşmalar, eve kadar kuru gelip, evde anamı ağlatmalar… “Çişin var mı Eren?” dediğimde genellikle “Yanlış” cevabı vermeler, gözümün içine baka baka yatağın altına, koltuğun arasına doğru işemeler, çocuğum olmasa, “Bana kastı var yemin ediyorum bilerek yapıyor, yatağın altına gideceğini hesaplayıp, silemeyeyim diye uğraşıyor vallahi uğraşıyor…” derdim.

 

 

 

Bir de evdeki külotların çoğunu okula gönderdiğim için evde çişe bulanan 2-3 külotu, geceyi de geçirebilelim diye ellerimmmmle yıkadım (Bunu sürekli tekrar edebilirim, bence bu devirde, elde külot yıkıyor olmam önemli!!! :)),koridordaki kaloriferlere dizdiğim külotları, mangaldaki eti yakmadan ama iyi pişirmeye çalışırcasına durmadan çevirerek; külotsuz zamanlarımızda ise, geçen yıldan kalan küçülmüş şortları külot gibi kullanarak idare ettik.

 

 

 

Çocuklu hayatımın en yorgun haftalarından sadece 1 tanesiydi, geçen tuvalet alışkanlığı haftası…

 

 

 

Gece uykumuz uyku değil, bir filmi “Hiiiiii Eren işemiştir şimdiye kadar” demeden, yüreğimiz ağzımıza gelmeden izleyemedik, filme ya da bir şeye adapte olamadık, olduğumuz anda o çiş taştı çünkü. Sürekli bir panik, Yasin daha sakin tabi, bense, “Ya bu çarşaf da kirlenirse, neyse artık bizimkilerden sererim… Aman yastığına bari çiş gelmese… Amaaaaaan uykusunda koltuğa çıkıp oraya da işiyor ya la, oraya da alez sermeli ama kim kalkacak şimdi yataktan, çok yoruldum… Poffff  FFFFF  TISSSSS”

 

 

 

… ve ne yaptım, 22 Şubat 2013 Cuma akşam sularında “O bezi o popoya giydirdim”, zaten büyükbabasına gitmiştik, “Hadi bizim ev tamam da burası halılı filan, buraya da işemesin artık…” diyerekten, hiiiiiçççç bozuntuya vermeden, giydirdim bezini. Yasin gördü, hiiiiiç ses etmedi. Biz karı koca, profesyonel bir şekilde “U” döndük. 🙂

 

Gayetttt legal, tabela yanlış!!!

 

Üstüne gitmemek gerektiğini biliyordum. Son gün ben, “Eren çişin var mı yavrum?” dedikçe, “Yere yapiiiiicammmm” diye benim damarımla dalga geçiyordu, ben de nefes egzersizi yapıyordum. Nihayetinde Eren’in okulundaki pedagog Bihter Hanım ile görüştüğümüz üzere, “1 hafta deneyelim, baktık olmuyor, 3 ay ara veririz” cümlesindeki “3 ay ara verme” kısmına geçmiş bulunuyoruz.

 

 

 

Vatana millete hayırlı olsun.

 

 

 

Bir sonraki tuvalet eğitiminde görüşmek dileğiyle, esen kalın şekerim.

 



 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*