Bakıcı seçimi

Son günlerde internet anneleriyle muzdarip olduğumuz dertlerden biriydi bakıcı; kaçan bakıcı, gelmeyen bakıcı, kandıran bakıcı…

 

 

Öyle ki, kimimiz evden çıkıyor işlerini halletmeye, bir geliyor ki bakıcı yok…

 

 

Ben deniz, hala bizi terk edip giden Nergis’in şokunu üstümden atamadım örneğin.

Bir tanesi, yıllar sonra kandırıldığını anladı…

Ben de “Şu bakıcı meselesine bir de psikolog gözüyle bakalım, biz mi bir yerlerde yanlış yapıyoruz ya da nerede yanlış yaptık?” diyerek dosyaları kurcalarken, sevgili Psikolog Serap Duygulu’nun “Bakıcı Seçimi” konulu yazısını buldum.

 

 

İşte buyurun;

 

 

Günümüzde, özellikle çalışan anne sayısının iş hayatında giderek artmasıyla birlikte kadınları en çok sıkıntıya sokan ve aileleri olumsuz yönde etkileyen en önemli konu bu oldu, bakıcı seçimi.

 

 

Bakıcı seçimi, ciddi emek, zaman ve bilgi isteyen bir sorun haline geldi ve bu amaçla kurulan bir takım kurumlar ortaya çıktı. Son yirmi-otuz yılın belki de en sorunlu taraflarından biri, çalışan annelerin artmasına bağlı olarak bebeklerinden ayrılmak zorunda kalan annelerin de artması ve bu ayrılığa maalesef her zaman güven duygusunun da eşlik etmemesi.

 

Yani anneler, bebeklerinden ayrılırken zaten yeterince olumsuz duygu durumları yaşıyorlar, bir de güvenilir ve doğru bakıcıyı bulamama korkusu olayın bir diğer tarafını, insan psikolojisini gündeme taşıyor.

 

 

Psikoloji derken de hem annenin, hem bebeğin, hem de bebeğin bırakılacağı bakıcının psikolojisi olmak üzere, konunun üç boyutu olduğunu göz önünde bulundurmakta fayda var.

 

 

Çalışmak ve üretmek elbette son derece güzel ve bir kadının hem kendine güveni açısından hem de sosyal hayatın içinde yer almasının getireceği olumlu kazanımlar bakımından teşvik edilmesi gereken bir tutum, ancak doğumdan kısa süre sonra iş hayatına dönmek zorunda kalması, anneleri birçok sıkıntıyla baş başa bırakabiliyor.

 

 

Çocuğunu evde bırakmak zorunda kalan annenin aklı evde kalıyor, işe kendini veremiyor, özellikle ilk aylarda iş verimi ciddi olarak düşebiliyor ve evdeki minik bebeğin anneye olan ihtiyacı daha fazla oluyor.

 

 

 

Bizim gibi, bireylerinin birbirine bağımlı olduğu toplumlarda bebeğin bakımını genellikle büyükanne, büyükbabalar üstlenirken, son yılların değişen pek çok değeriyle beraber bu da değişti ve yerini daha profesyonel dadılara, bakıcılara bıraktı.

 

 

Gerçekten de profesyonel olup olmadıkları, işlerini layıkıyla yapıp yapmadıkları hep bir tartışma konusudur ve bilinçli bir anne baba olarak, doğru bakıcıyı nasıl seçeceğimiz de hep kafaları karıştırmıştır.

 

Canınızın bir parçasını, yavrunuzu emanet edeceğiniz ve bakımından beslenmesine kadar birçok konuyu idare etmesini beklediğiniz temel bakıcı konumundaki insanı seçmek gerçekten zordur.

Bakıcı seçimi nasıl olmalı?

Bakıcı ile ilk görüşmenin, tüm gidişatı çok etkilediği ve hatta ilk izlenimlerin genellikle çok doğru olduğu bilinmelidir.

 

İşe başlamaya hazırlanan annelerin kafasını karıştıran, yoran ve korkutan konulardan biri olan bakıcı görüşmeleri, gerçekten de özellikle işe hemen başlaması gereken anneleri çok fazla sıkıntıya sokabilir. Ne demiştik?

 

Canınızın bir parçasını, yavrunuzu emanet edeceğiniz ve bakımından beslenmesine kadar birçok konuyu idare etmesini beklediğiniz temel bakıcı konumundaki insanı seçmek gerçekten zordur.

 

Görüşme sırasında hem bakıcı adayının tavrı,

hem de sorularınıza verdiği yanıtların

önemli ipuçları içerdiğini unutmayın.

Bakıcı olarak karşınıza aldığınız kişi, ister tanıdıklarınız vasıtasıyla, isterse profesyonel bir kurum aracılığıyla gelsin, sizin görüşmeniz ve bu görüşmeden elde ettiğiniz veriler çok önem taşımaktadır. Görüşme sırasında hem bakıcı adayının tavrı, hem de sorularınıza verdiği yanıtların önemli ipuçları içerdiğini unutmayın. O nedenle soracağınız soruların da çok özenle düşünülmesi ve ihtiyaçlarınızı belirlemesi, anlamına uygun düşmesi hedeflenmelidir.

 

Görüşme sırasında

Bakıcıya sorulacak soruları netleştirmemiz gerekirse:

 

  • Çocuk bakımı konusunda deneyimi olup olmadığı,
  • Bu işi ne kadar süreyle yapmayı planladığı,
  • Niçin çocuk bakıcılığı yapmak istediği,
  • Çocukla iletişim kurma konusundaki yeterliliği,
  • İlk yardım hakkında bilgisi olup olmadığı,
  • Sinirlendiği zaman ne tür tepkiler verdiği,
  • Sabırlı olup olmadığı,
  • Kendi çocukları varsa, onlarla ilişkilerini nasıl yorumladığı, gibi konuları sorularla açıklığa kavuşturmak son derece büyük önem taşıyor.

 

Bakıcıda olması gereken özellikler

Hepimizin zaman zaman tanık olduğu ve çok iyi bildiği gibi, geçmişte yakın çevrenin yardımıyla, tanıdık vasıtasıyla bulunan bakıcılarla durum kurtarılmaya çalışılırken bu yöntemin çok doğru ve güvenli olmadığı zaman içinde anlaşıldı. Eleman bulan ve eğiten kurumların artmasıyla birlikte bakıcı bulmak bir ölçüde  daha güvenli ve sistemli bir hal almış olsa da, anne baba olarak dikkat etmemiz gereken pek çok konu olduğunu unutmamak gerekiyor. Bir bakıcının:

  • Samimiyeti, sıcak tavırlı olması,
  • Dürüstlüğü, güvenilirliği,
  • Sağlam ve inandırıcı referansları olması,
  • İletişime açık, ikna gücü yüksek,
  • Sevecen, sabırlı ve dikkatli,
  • Çocuklarla iletişimi kuvvetli,
  • Eğitimli, şefkatli,
  • Ailenin düzenine ayak uydurabilecek,
  • Sağlıklı disiplin kurma becerilerine sahip olması gibi önemli özelliklere mutlaka dikkat edilmeli.

 

Bakıcıyla ilk görüşme

çok önemli

ipuçları verebilir.

 

Bakıcıyla ilk görüşme çok önemli ipuçları verebilir. Göz teması kurabilen, doğal olarak gülümseyen, tutuk konuşmadan akıcı cümlelerle kendisini ifade edebilen, bebekle karşıtlığında içten davranabilen, çocuklarla ilişki ve iletişim kurma konusunda sıkıntı yaşamayan, yumuşak bir ses tonuna sahip bakıcı adayı, muhtemelen daha ilk görüşmede bebeğin ilgisini ve sempatisini kazanacaktır.

 

 

Bakıcıdan beklentiler ne olmalı?

Özellikle bir bebekle ilişki kurmak, ciddi anlamda güvenilir olmakla ve bu konuda eğitimli olmakla yakından ilişkilidir. Bebekler doğdukları andan itibaren kayıt yapmaya başlayan bir alıcı cihaz gibi çevrelerinden onlara yansıyan her şeyi kaydederler. Dolayısıyla çevresiyle sağlıklı bir ilişki kurmasının yolu öncelikle annesiyle ve sonrasında çevresindeki bireylerle güvenli iletişim kurmasından geçer. Kendisine bakan kişiye güvenmesi, gelecekteki güven duygusunu ve kişilik oluşumunu doğrudan etkileyeceği için çok önemlidir.

 

 

Bakıcının eğitimli olması, bebeğinizin zihinsel gelişimini ve becerilerini olumlu yönde geliştirir. Bebeğin çevresini araştırması, keşfetmesi sırasında engelleyici olmadan onu yönlendirebilen, güvenli bir ortamda olmasına özen gösteren, bağırıp çağırmadan da çocuğa ne demek istediğini ifade edebilen bakıcıyı seçebilmek kolay değildir. Bilinçli bir bakıcı, bebeğin gelişim süreçlerini de iyi bilir ve takip edebilir. Bu süreçlerdeki en ufak farklılığı gözlemleyebilir ve aileye bu konuda sağlıklı veriler ulaştırabilir. Bebek bakımının, sadece bebeği doyurmak, temizlemek ve uyutmak olmadığının farkında olan bir bakıcı seçmek, çocuğun bütün yaşamını etkileyecek kadar önemlidir.

 

Disiplin uygulamak da kolay bir iş değildir ve maalesef toplumda ceza uygulamakla aynı anlamda gibi düşünülür.

Disiplin uygulamak da kolay bir iş değildir ve maalesef toplumda ceza uygulamakla aynı anlamda gibi düşünülür. Oysa disiplin bir kurallar bütünüdür ve çocuğun toplumda yer edinmesine önemli katkıları vardır. Doğru bir bakıcı, çocuğun bu kuralları öğrenmesini, uygulama becerilerini kazanmasını sağlayabilir. Gerektiğinde otoriter olabilecek bir bakıcı, otorite ile baskıyı karıştırmadan tatlı-sert bir disiplinle çocuğun terbiyesinde ve kendi öz bakım becerilerinde ciddi kazanımlar sağlayabilir.

 

Bebek ve çocuk bakımında en öneml

i şey, bakıcının şefkatli, sevecen ve ilgili olmasıdır. Kendisiyle severek ilgilenen kişilerle birlikte olan çocuğun özgüveni yüksek ve son derece uyumlu olduğu yapılan araştırmalar sonucunda ortaya konmuş net sonuçlardandır.

 

Bakıcı dediğimiz kişi, aynı zamanda ev işlerine yardımcı olmasını beklediğiniz bir insan mı olmalıdır, yoksa sadece çocuğun bakımından sorumlu bir dadı mıdır?

Bakıcının görev tanımı

Günümüzde bakıcı tanımında da ciddi kafa karışıklıkları yaşandığını görüyoruz. Çocuğunu güvenilir ellere teslim etme konusunda arayışlara giren ailelerin bir diğer önemli sorunu, bakıcının neyi yapıp neyi yapmaması gerektiği hakkında yaşadıkları karmaşadır.

 

Öncelikle görev tanımı iyi yapılmalıdır. Çocuğunuzu bırakacağınız kişiyi seçerken ondan beklentilerinizi de doğru tanımlamanız gerekir. Bakıcı dediğimiz kişi, aynı zamanda ev işlerine yardımcı olmasını beklediğiniz bir insan mı olmalıdır, yoksa sadece çocuğun bakımından sorumlu bir dadı mıdır? Ev işlerine de yardımcı olmasını bekleseniz bile, burada da çizgileri netleştirmeniz çok önemli. “Ev işleri” derken neyi kastettiğinizi tam olarak açıklamak zorundasınız. Yardımcı olmak derken, evin derlenip toplanması, silinip süpürülmesi başka şey, sadece yemek yapılmasını beklemek başka şey… Her iki işlevi birden yapacaksa da, bunu baştan açık açık konuşmak gerekiyor. Bütün bu ayrıntılar bir yana, bakıcı olarak düşünülen kişiden beklentiler ve görev içeriği hakkında da aileler ikiye ayrılmış durumda.

 

Bazı aileler bakıcı olarak tanımlanan kişinin sadece çocuğun bakımından sorumlu olması gerektiğini savunurken, diğer grupta yer alan aileler, bakıcının aynı zamanda ev işleri ve hatta yemekle de ilgilenmesi ve yapması gerektiğini savunuyorlar.

 

Gerekçe olarak da bir ev kadınının ya da annenin zaten bu görevleri yerine getirebildiğini ifade ediyorlar. Bu açılardan belki haklı olmakla beraber, bakıcının anne pozisyonunda olmadığını ve anneye tanınmış bir çok haktan mahrum olduğunu hatırlatmakta fayda var.

 

Örneğin anne, aynı zamanda eştir ve bu yakınlık sebebiyle bazı jestlerle ödüllendirilir. Bir yemeğe çıkmak, özel hediyeler almak, zaman zaman eve temizlik anlamında yardımcı alabilmek gibi ayrıcalıklara sahip olduğunu unutmamak lazım. Ayrıca çocuğun bakımıyla ya da ev işleriyle bunaldığında, çocuğunu bir arkadaşa ya da aile büyüğüne bir süreliğine de olsa bırakarak alışverişe çıkabilir, kendisine özel zamanlar ayırabilir. Ancak tüm bu haklar bakıcı için geçerli değildir ve bunları yapamaz.

 

Dolayısıyla eve gelen bakıcının doğrudan doğruya çocuğun bakımından sorumlu olduğunun bilincinde olarak diğer beklentiler konusunda makul ve esnek davranmak gerektiğini unutmamak gerekir.

 

Bakıcının yaşı

Bakıcı seçiminde yaş faktörü de oldukça önemlidir. Çocuk bakımı bir oyun değildir ve çok küçük yaşlarda kişilerin eline bırakılamaz. Yirmi yaş ve daha üstü, temel bakım becerilerine sahip, özellikle ilk yardım konusunda eğitimli bir bakıcı tercih edilmelidir.

 

Bu yaşlar önemlidir, çünkü bakıcının kendi kişisel gelişimini tamamlamış olması gerekir. Çok yaşlı olan bakıcılar da çocuğun hızına yetişmekte zorlanabilir, çocuğun beklentilerine ve merakına cevap vermekte yetersiz kalabilir. Dolayısıyla bakıcı seçiminde yaş önemlidir, ancak özellikle belirgin bir yaş yoktur. Dikkat edilmesi gereken nokta; bakıcının çok küçük yaşlarda ve çok büyük yaşlarda olmaması gerektiğidir.

 

Sık bakıcı değiştirmenin sonuçları

Bazen çok ince eleyerek sık dokuyarak seçtiğimiz bakıcıyla uzun süreli bir ilişki kurmak mümkün olmayabilir. Gerek bizden, gerekse bakıcının beklenti ve tercihlerinden kaynaklanan sebeplerle, bakıcı değiştirilmesi gereken durumlarda, ciddi sıkıntılar yaşanabilir. Çocuğun yeni yeni alışmaya başladığı ya da bin bir emekle güvenini sağlayıp alıştırdığımız bakıcısının ayrılması, öncelikle bebeği yaralayabilir.

 

Çocuklar için en önemli şeyin sağlıklı bağlanma ve güven duygusu olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu duygunun hasar görmesi, çocuğun, çevresiyle olan ilişkilerinde de kalıcı sorunlara yol açabilir. O nedenle, doğru bakıcıyı bulmak için, daha en başından titiz davranılması çok önemli.

 

Dolayısıyla güvenilir kurumlar yoluyla ya da sağlam referanslara dayanarak bir bakıcı seçmenin önemi bir kez daha ortaya çıkıyor. Bakıcı seçimi, bir günde yapılacak ve hemen güven duyularak çocuğu ellerine bırakacağımız bir durum olmadığından, bu konuda daha başından son derece titiz davranmakta fayda var.

 

 

Derya’dan NOT: Yarın da, bakıcıyı nasıl kontrol ederiz (Gizli kameralar)? Bakıcı aile ilişkilerinde anne faktörü, yatılı bakıcı, günlük bakıcı farkı, çocuğun bakıcıyla iletişimi konularında yine Psikolog Serap Duygulu’ya kulak kesileceğiz.

 

 

 

 


 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*