Büyük ve küçük insan psikolojisi üzerine…

Bugün, Üstün Dökmen Yaşam Boyu Gelişim ve Eğitim Akademisi kurucusu Üstün Dökmen ile “Anne olmak öğretmen olmaktır” seminerine davetliydik.

 

Aldığım notları buraya aktaracağım sadece, bunu yaparken aklıma gelenler olursa onları da eklerim. 

Hani şu meşhur, süslü dergi cümleleri gibi konuşayım hadi, hap gibi bilgiler:)

Seminer Notları:

1- İkiz kardeşler (Farklı uzman görüşlerin önerileri ne olursa olsun, bize göre) aynı sınıfta olmamalı! Burada amaç, çocuklar, tek tek birer bireyse, aileden herhangi birinden bağımsız bir sosyal çevresinin oluşması için gereklidir. Yani ikizlerin, nasıl kıyafetleri aynı olmamalıysa, sosyal çevrelerini de ayrı ayrı oluşturabilecek sosyal alanlarda olmalıdırlar. İstediklerinde tabi ki birlikte aktivitelere, kurslara katılabilirler.

Derya’nın notu: Bu tartışılabilecek bir konu olmasının yanında, bana mantıklı da gelen bir söylemdi. Ayrı sosyal çevreler, kendi içinde pratiklerini yaratır ve bir araya geldiğinde çok daha keyifli, verimli, ya da bilemiyoruz çatışmalı da olabilir.  

İkizler aynı sınıfta olmadıklarında, aynı sınıfta ( ya da sosyal çevrede) olduklarından daha çok fayda görürler.

2- Anne okulda olmamalı! Bazen görürüz, anne sınıfın ya da okulun bir köşesinde bekliyordur. Bu olmamalı!

3- Çocuğun okulda bir hareketi değişir, demek ki evde bir şey değişmiştir. Çocuğun evde bir hareketi değişir, demek ki okulda bir şey, bir değişiklik, herhangi bir şey olmuştur.

4- Pozitif bilim ve kadın- erkek eşitliği bir lüks değildir. Zaruridir.

5- Gizli mesajlar. 

Söylemlerimizde, sesli söylediklerimizin altında bir de gizli mesajlar vardır. Örnekle ilerleyelim; Annesi çocuğa, “Oğlum berber ……’ye git de şu saçlarını kestir” der, çocuk berbere gider, “Saçlarımı kestireceğim …. amca, ama sağını, solunu enseyi kes, tepesi kalsın”, berber sorar “Annen bize kızmasın?”, “Hayır, annem benim tercihlerime karışmaz” der. Berber çocuğun saçını keser ve “Kolonya süreyim mi?” diye sorar, “Yoook, jöle sürelim” der. Tepede kalan tutamı, yukarı doğru jöleletir. Çocuk eve gider, annesi, onu görünce, “Bu halin nee?” diye söylenir ve çocuğu aldığı gibi yine berbere götürür. Berbere de söylenir “Siz esnaflar hep aynısınız, ne hale getirmişsin çocuğun saçlarını, 3 numara yapıver” der ve çocuğun saçlarını kestirir. Berber çocuğa sorar, “Kolonya süreyim mi?”, çocuk üzgün bir halde “Evet” der. 

Burada annenin çocuğuna verdiği gizli mesaj:

“Senin tercihlerinin hiçbir önemi yok”

“Sen, saçının nasıl kestirilmesi gerektiğine karar veremeyecek kadar beceriksizsin”

Üst mesaj ise;

3 numara saç!

Örnek 2

Anne çocuğa “Odanı topla” diyor, bunu birkaç kez söylüyor, en sonunda, çocuğun odasına girip, söylenmek suretiyle çocuğun odasını topluyor. 

Çocuğa verdiği gizli mesaj

“Sen yay mabadını çocuuuuum ben buradayım, ne de olsa toplayacağım ben senin odanı. Bu nedenle asla “Odanı topla” sözümü ciddiye alma!”

…çünkü anne, odayı toplamama konusunda kararsız. Otoritesi sabit değil.

Askerde ne yapıyorlar? “Yatağını topla” diyor üst rütbedeki, asker de topluyor, hatta üzerinde para sektirirler, o kadar düzgün toplanıyor yataklar. Demiyor ki, “Çekil şuradan, bir yatağını toplamadın, beni 10 kere söylettin, ben toplayacağım” 

Örnek 3

Anne, bebeği ağladığında hemen yanına gitmiyor ve ağlamasına müsade ediyorken, evdeki bir büyük gelip “Ama kızım çocuk çatladı ağlamaktan” diyor. Buradaki gizli mesaj “Yahu sen ne biçim annesin, çocuk geberdi ağlamaktan, çekil kenara:)))”  

6- Kurallar- Disiplin

Kurallar konacak.

Disiplin olacak. 

Yemek saatleri belli olacak örneğin, o saatte sofra kurulacak. Yemiyor mu? Bir sonraki yemek saatinde yiyecek. Yemek saatinin dışında acıkıyorsa (yemek yemediği için acıkıyorsa) “Üzgünüm, yemek saati değil, sofra kuramam” denecek. Onun haricinde tabi ki ara öğünler olabilir, 1 meyve, azıcık kuruyemiş …vs. gibi.

Aile büyüklerinden herhangi bir kuralları çiğniyor, disiplini bozuyorsa sizin evinizde, onu kenara çekin ve öpün, “Anneciğim- babacığım, çocuğumuzun önünde bizim otoritemizi sarsma, Üstün hoca böyle dedi” deyin:)

… ama sakın, çocuğu büyükanne- büyükbabadan, sırf sizin otoritenizi sarsıyor diye uzaklaştırmayın. Onlarla olmak, çok büyük bir kültürel zenginliktir, parayla satın alamazsınız böyle bir şeyi. 

Çocuk büyükanne-büyükbabanın evinde 00.00’a kadar uyumuyor, evde uyku saati olan 21.00’de yatıyorsa ve bunun üzerine “Ama dedemlerde 00.00’a kadar uyumuyorum, neden burada uyuyayım?” diyerek yatma saatini protesto ediyorsa, “Bizim evimizde böyle. O dedenlerin evinin kuralı” diyerek, “Biz” mesajını mutlaka vererek durumu açıklayabilirsiniz.

7- Bağlı olmak- BAĞIMLI OLMAMAK!

Evlilikte en büyük sıkıntılardan ikisi, 

-Ekonomik

– Özellikle evlendikten sonra anneye- aileye bağımlılık

Özellikle evlendikten sonra sürekli “Bu akşam annemlere gidelim”, “……. teyzelere gidelim” gibi söylemler artıyor bazı kişilerde. Bu da evlilik üzerindeki en büyük tehlikelerden biri.

Derya’nın notu: Bu konuda da daha fazla detay konuşulabilirdi ama zaman çok kısıtlı olduğu için bir sonraki seminerlerde konuşmak üzere konunun üzerinden şöyle bir geçildi. 

Çocuklar, yaşlarına göre, öz bakımlarını kendileri yapabilecek şekilde eğitilmeli. Bir çocuğun öz bakımını, sürekli annesi/babası/aile büyüğü yapıyorsa, o çocukta aileyi kaybetme korkusunun daha fazla olma olasılığı yüksek. “Annem/babam olmazsa ben bir hiçim” bilinci yerleşiyor çocukta. 

8- Çocuk bir taraftan baskılanıyorsa, başka bir alanda fazla hareketli olabiliyor. 

Derya’nın notu: Ben bunu, şu yazımla çok bağdaştırdım. Yazıda o cümlemi bulamadım ama televizyon karşısında enerjisi baskılanan çocuk, televizyon izlemediği anlarda acayip hareketli (Fazla hareketli) olabiliyor… gibi bir şeydi. Sen yine de yazıyı oku. 

Ekran Resmi 2015-11-25 01.21.24

Bu keyifli seminer için, Üstün Dökmen’e ve YÖNDER Okulları’na teşekkür ederim.

Sorularınız varsa, yorum bırakırsanız, bu alanda bir data olarak toplamış oluruz ve buna yönelik içerikler oluşturabiliriz.

Share on Facebook358Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

3 yorum

  • Derya’cığım, teşekkür ederiz.. İkizleri ilkokulda mı ayırmaktan bassediyor, yuvada da ayrı sınıf mı olmalı?
    Çocukları seni öpüyorum,
    Sevgiler

    Cevap Yaz
    • Canım, anladığım kadarıyla, ilk okula gitme tecrübeleri hangi yaşta/dönemde başlıyorsa, o zamandan bahsediyor. Yani şimdi vereceksen okula, şimdiden ayrı sınıflar olursa, sosyal çevreleri de o doğrultuda farklı farklı oluşacak.

      Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*