Doğum sonrası cinsellik!


Doğum sonrası kadınların cinsel hayatı; kültürel ve dini etkenler, fiziksel ve psikolojik durumları ve  gebelik öncesi cinsel hayatıyla çok ilişkilidir. Bu dönemde, kadın için cinsel hayatıyla ilgili değişimleri konuşmak ve bu döneme adapte olmak her zaman çok kolay olmayabilir. Bu süreçte birçok değişiklik annenin cinsel yaşantısını etkiler. Üreme sağlığı, sağlıklı cinsellik, uygun yöntemlerle gebelikten korunma gibi kavramlar, güncel yaşamda her geçen gün daha yaygın bir şekilde gündeme gelir. Hamilelik sonrası istenmeyen gebeliklere karşı korunma yöntemleri ve ikinci doğum için ideal zaman aralığı gibi konularda bilgi sahibi olunması, bu süreçte tüm ailelere yol gösterici olabilir. Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı E. Nil Uğurlu, doğum sonrası cinsel yaşam ve korunma yöntemleri hakkında bilgi verdi.

Doğumdan 4-6 hafta sonra cinsel yaşam başlayabilir

Perineal bölgenin iyileşmesi de göz önüne alınarak, doğum sonrası (normal veya sezaryen) cinsel hayat 4-6 hafta sonra başlayabilir.Vajina bölgesinde tamir gerektiren epizyotomi veya yırtılma olan hastaların ağrısız cinsel hayata geçmeleri, olmayan hastalara göre biraz daha uzun sürebilir. Cinsel fonksiyonlarda kısa dönem değişiklikler, kadınların %22-86’sında görülür. Bu değişikliklere, vakum veya forseps kullanılan asiste vajinal doğumlarda diğer doğum şekillerine göre daha sık rastlanır. Birçok çalışma, epizyotomisi olan, laserasyon dediğimiz vajinal yırtık tamiri yapılan ve doğumda vakum/forseps kullanılan hastaların, cinsel ilişki sırasında ağrı çektiklerini göstermiştir. Bu durum geçici olmakla beraber, az sayıda hastada 6 aya kadar uzayabilir, fakat sezaryen doğum da, ağrılı cinsel ilişki olmaması için bir çözüm değildir ve bu grup hastada da olabilir.

 

Doğum sonrası cinsel hayatı etkileyen faktörler şunlardır:

 

  • Epizyo/yırtık olup olmaması
  • Aşırı yorgunluk
  • Cinsel isteğin azalması
  • Vajinal kanama/akıntı varlığı
  • İlişki sırasında ağrı
  • Vajinal kuruluk
  • Bebeği uyandırma veya bebeğin sesini duyamama korkusu
  • İlişki sırasında yaralanma korkusu (epizyotominin açılması gibi)
  • Kendini çirkin hissetme, kendini beğenmeme

 

Özellikle emzirmekle daha da artan vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı yaparak cinsel isteği azaltabilir. Bunun için su bazlı vajinal jeller veya nemlendiriciler kullanılabilir.

 

Doğum sonrası cinsel isteksizlik

Doğum sonrası ilk aylarda en sık gözlenen şikayetlerden bir tanesi cinsel isteğin azalması veya kaybolmasıdır. Fakat ilk 1 yıl içerisinde, çiftlerin çok büyük bir bölümünde yeniden cinsel istek artar ve cinsel ilişki sıklığı gebelik öncesi durumuna döner. Özellikle emzirmekle daha da artan vajinal kuruluk, cinsel ilişkide ağrı yaparak cinsel isteği azaltabilir. Bunun için su bazlı vajinal jeller veya nemlendiriciler kullanılabilir. Doğum sonrası geçici idrar kaçırma şikayetleri olabilir ve bu durum cinsel ilişkiden kaçınmakla sonuçlanabilir. Kegel egzersizleri dediğimiz pelvik taban egzersizleri bu durumun daha çabuk düzelmesini kolaylaştıracaktır.

 

Doğum kontrol yöntemleri, ilk ilişkiden önce, tercihen doğum sonrası 3 . haftadan sonra kullanılmaya başlanmalıdır.

 

Emzirmek hamilelikten koruma yöntemi değildir

Doğurganlığın, doğum sonrası ne zaman geri döneceği tam olarak bilinmez. Düzenli adet görmeye başlamadan önce de, hatta emzirirken de geri dönebilir. Emzirmenin gebelikten korumadaki etkinliği kısıtlıdır. Düzenli emzirmeyen annelerde, 6 haftadan önce yumurtlama olabilir. Bu durum, erken gebelik kaybı olanlarda daha da erken gözlenir. Doğum kontrol yöntemleri, ilk ilişkiden önce, tercihen doğum sonrası 3 . haftadan sonra kullanılmaya başlanmalıdır. İmplantlar, spermisidler, kondomlar ve cerrahi sterilizasyon yöntemleri ile korunma sağlanabilir. Cerrahi sterilizasyon ( tüplerin bağlanması) oldukça etkili bir yöntem olup, hemen doğum sonrası yapılabilir. Doğum kontrol hapları ise; az miktarda da olsa anne sütüne geçer, bebeğe zarar vermemekle beraber, emzirme üzerindeki etkisi kesinleşmiş değildir, anne sütünün miktarını azalttığını söyleyen bilgiler olsa da, etkisi olmadığını rapor eden çalışmalar da bulunmaktadır.

 

Bu dönem için uygulanabilecek diğer korunma yöntemlerini şu şekilde sıralayabiliriz:

 

  • Hormonlu ya da hormonsuz spiraller: Hemen doğum sonrası takılabildiği gibi, vücuttan atılma riski bu dönemde biraz daha fazla olması nedeniyle, doğum sonrası 4-6 haftalarda takılması daha çok önerilir. Uzun dönem koruma sağlar ve oldukça etkindir. En önemli yan etkileri, hormonsuz spiraller için kanama düzensizliği iken, hormon içerenlerde adet miktarının giderek azalması, zaman zaman da hastanın tamamen adetten kesilmesidir.

 

  • 3 aylık enjeksiyonlar: özellikle uzun dönem koruma isteyenler için uygun bir yöntemdir. En önemli yan etkisi, kemik mineral dansitesinde azalma yapmasıdır. Yanısıra yine adet miktarının azalması ve uzun dönem adet olamama gibi yan etkiler ortaya çıkabilmektedir.

 

İKİ DOĞUM ARASI İDEAL SÜRE

Bu konuda, 2006 yılında Agudelo ve arkadaşlarının yayınladığı, 67 çalışmayı kapsayan bir meta-analizde; 18 aydan kısa, 59 aydan uzun aralıklı gebeliklerin; erken doğum, düşük doğum ağırlıklı bebek doğurma riski, 18-59 ay arası gebeliklere göre daha fazla olduğu görülmüştür. 18 ayın altında ve 50 ayın üzerindeki aralıklarda ise; anne karnında ve doğumdan hemen sonra olan bebek ölümlerinin daha fazla olduğu gösterilmiş. İlk gebelik sonlandıktan sonra, 18 aydan daha kısa zamanda gebe kalan hastalarda, neden erken doğum, düşük kilolu bebek ve neonatal ve anne karnında ölüm riskinin arttığı kesin olarak bilinmemekle beraber, öne sürülen en önemli mekanizma, annenin bir önceki yakın gebelik ve emzirme nedeniyle besin depolarının tükenmesi ve fiziksel olarak hala bir önceki gebeliğin getirdiği tahribatı onaramamış olmasıdır. Sonuç olarak iki gebelik arası ideal sürenin 2-5 yıl olduğu gösterilmiştir.

 

 

 

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

2 yorum

  • Emzirmekten kaynaklanan kuruluk bir amaca hizmet ediyor. Bu sayede spermlerin hizla ilerleyip yeni yumurta dolleme olasiligi azaliyor. Yani bebek kucukken ve anne emzirirken yeniden hamile kalma olasiligi az. Kurulugu kucaklamak lazim :p Kuruluk hamile kalmayı kesin önler diye bir şey yok ama olasılığı azaltıyor. Zaten kaza kurşunu olan ikinci çocuklar genellikle bu şekilde dünyaya geliyorlar 🙂 Benim kucaklayalım dediğm şey, kıymetini bilelim doğanın. Boşuna kayganlaştırıcı jel falan kullanmayalım. Vajina florasını kimyasallarla bozmayalım, doğamızı kucaklayalım. Kuru olması gerekiyorsa vardır bir bildiği 😉

    Cevap Yaz
  • Çok doğru Ayça, var olanı engellemeyelim, bu bir hastalık olmadığı sürece. Doğum sonrası cinsel yaşantıyı ciddi anlamda engelliyorsa da, eğer bulunabiliyorsa daha doğal bir yolu, o denenmeli diye düşünüyorum. Seni kucaklıyorum:))))

    Cevap Yaz

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*