Doğuma hazırlık


 

Bakın Dr.Hakan Çoker doğuma hazırlıkla ilgili neler neler anlatıyor:

Bizimle değişik yollarla tanışan ve doğuma hazırlık kurslarımızla ilgilenen aileler, bu düşüncelerini çevreleri ile paylaştıklarında onları çok güzel tepkiler bekler;

 

  • Eskiden kurs mu vardı?
  • Nereden çıktı bu yeni moda?
  • Annelerimiz kursla mı doğum yaptı?
  • Hepimiz ne güzel doğduk kursa ne gerek var?

 

 

Bu tepkileri duyan gebelerimiz, kursun amaç ve yararlarını bir kez daha sorgulama gereği hissediyorlar. Aslında söylenilenler içinde haklı oldukları birçok şey var. Örneğin annelerimizin normal doğum yaptıkları… Hepsinin güzel doğumlar yaptığı… Ancak bugünlerde doğal doğum oranlarının çok azaldığını biliyoruz ve artık günümüzde müdahalesiz bir doğum hikâyesi bulmak çok zor hale geldi.

 

Bir de haksız oldukları yanlar var.

Eskiden, çevrenizdeki herkes, sizi güzel ve rahat doğum yapacağınız yönünde telkin ederlerdi ve buna doktorlar da dahildi. Şimdiyse en yakınınızdakiler bile sizleri korkutur oldu. Buna doktorlar da dahil…

 

 

“Eskiden kurs mu vardı?” Aslında vardı… Eskiden, çevrenizdeki herkes, sizi güzel ve rahat doğum yapacağınız yönünde telkin ederlerdi ve buna doktorlar da dahildi. Şimdiyse en yakınınızdakiler bile sizleri korkutur oldu. Buna doktorlar da dahil… Korku çok bulaşıcı bir duygudur. Hele çocukluğunuzdan beri doğum konusunda hep korkunç hikâyeler dinlemiş ve medya aracılığı ile seyretmişseniz, korkmamanız mümkün değil. Bu korkularla doğum yapmak değil, doğuma yaklaşmak bile zaten dayanılmaz rahatsız edici bir durum haline gelir.

 

 

Tek yapmanız gereken, içinizdeki bu güce, doğal bir doğumun önemine inanmak ve kendinizi doğumun akışına bırakmak…

 

 

Oysa doğum, normal, doğal ve sağlıklıdır. Birçok kadın doğumda coşku, heyecan ve buluşma anının heyecanını yaşayabilir; doğar doğmaz bebeğine ilk dokunan olabilir; doğum anını hep güzel duygularla hatırlayabilir. Hem de sadece içindeki o kutsal doğum gücünü kullanarak. Hem de hiçbir gereksiz müdahaleye gerek olmadan doğal yollarla doğum yaparak, çünkü doğum yapma gücü, her kadının içinde doğuştan var. Bedenleriniz ve bebekleriniz ne yapacaklarını binlerce yıldan bu yana biliyorlar. Tek yapmanız gereken, içinizdeki bu güce, doğal bir doğumun önemine inanmak ve kendinizi doğumun akışına bırakmak…

 

 

Doğuma hazırlık kursları

İşte bu aşamada doğuma hazırlık kursuları devreye girer. Uluslar arası standartlarda eğitim almış kişiler tarafından sunulan kurslarda, mutlaka öncelikle doğum korkusu üzerinde çalışılır. Çeşitli tekniklerle geçmişten getirdiğimiz korkuların ne kadar anlamsız ve gereksiz olduğunu fark eden aileler, gittikçe özgürleşirler ve rahatlarlar. Bedenlerine ve bebeklerine güvenmeyi öğrenirler.

 

 

Korkularla çalışmak için birçok teknik vardır. Bilgi bunların başında gelir. Bilgi korkunun panzehiridir. Bu aşamada psikoloji devreye girer. Doğuma hazırlık aynı zamanda da psikolojik bir süreçtir. Anneliğe ve babalığa geçişte, geçmişten gelen birçok negatifi yanımızda taşırız ve birçok davranışımız bilinçaltımızdaki birçok geçmiş izler tarafından yönetilir. Kurslarda ve sonrasında uyguladığımız psikodrama teknikleri sayesinde fark edemediğiniz birçok korku ve kaygınızın açığa çıktığını görüyoruz. Uzman kişilerce yönetilen bu grup çalışmaları sonrasında, annelik yolunda, birçok negatif duygudan özgürleştiğinizi görmek, doğum yolunda büyük bir avantaj sağlıyor.

 

 

Gevşek bir bedende, rahim kasları gerekli oksijeni daha iyi alır. Bu sayede daha ağrısız çalışır ve bebeğe daha iyi oksijen gider.

 

Ardından beden kontrolünü ve doğumda gevşemeyi öğrenirsiniz. Doğumda tek çalışması gereken kaslarınız rahim kaslarınızdır. Onlar bebeğinizi her dalgada size biraz daha yaklaştırırken, diğer kaslarınızı gevşek bırakarak tüm enerjinin bebeğe doğru akmasını sağlayabilirsiniz. Gevşek bir bedende, rahim kasları gerekli oksijeni daha iyi alır. Bu sayede daha ağrısız çalışır ve bebeğe daha iyi oksijen gider.

 

Nefes

Bir sonraki aşama nefestir. “Nefes doğumda her şeydir!” desek yeridir.

  • Nefes sayesinde oksijen vücudunuzda daha iyi dağılır.
  • Nefes sayesinde odaklanma sağlanır.
  • Nefes sayesinde zihniniz meşgul olur ve kasılmaları daha rahat karşılarsınız.
  • Nefes sayesinde, doğumda gerekli olanı yapar ve içinize – kendinize ve bebeğinize yönelirsiniz.
  • Kurs sırasında birçok nefes tipini öğrenirken, bunları günlük hayatınıza da yansıtırsınız.

 

Kurs sırasında en çok önem verdiğimiz konulardan biri de güven ve mahremiyettir. Doğum yapan bir kadının en büyük ihtiyacıdır güven duymak. Önce yakın çevresine, sonra da sağlık personeline, ancak bu aşamada istemeden de olsa birçok hata yapılır. Güven verme adına, doğum yapan kadının yanında, belki de doğumda asla yanında istemeyeceği bir kalabalık doluşur. Kurs sonrası birçok ailenin, doğumda yalnız kalmayı tercih ettiklerini görüyoruz. Bu seçimin nedeni, mahremiyetin doğumda ne kadar önemli olduğunu öğrenmeleridir. Tam tersi, yani doğumda istemediğimiz kişilerin çevremizde olması, doğumu durdurucu bir şeydir.

 

 

Bazı hastanelerimizde, doğuma giren personel sayısı, bazen 8-10 kişiyi bulur. Oysa doğum anı en kutsal andır; sessizlik ve saygıya ihtiyaç vardır.

 

Aynı mahremiyet doğum odasında da sağlanmalıdır. Bazı hastanelerimizde, doğuma giren personel sayısı, bazen 8-10 kişiyi bulur. Oysa doğum anı en kutsal andır; sessizlik ve saygıya ihtiyaç vardır. Bu kadar kalabalık bir doğum odasında bunların sağlanamayacağı çok bellidir.

 

Kurs boyunca doktor-gebe ilişkisi özellikle vurgulanır, çünkü her iki tarafın da birbirine karşı duyduğu güven günümüzde maalesef sarsılmıştır. Anneler doktorlara güvenmezler. Gereksiz yere müdahale ve sezaryen ile karşılaşacaklarını düşünürler. Doktorlar annelere güvenmezler. En ufak bir sorunda suçlanma, hatta mahkemeye verilme korkuları vardır. Bu şartlarda güven ortamını oluşturmak imkânsızdır. İşte kurs boyunca bu konu, doğumun her aşamasında yeniden işlenir. Doktor-gebe ilişkisinin insani bir ilişki olduğu ve her iki tarafın da sorumlulukları olduğu hatırlatılır. Bütün sorumluluğu doktora atmak ve sıfır riskli bir hizmet beklemek yapılacak en büyük haksızlıktır. Kurs sonrası, ailelerin doktorlarına yaklaşımı da değişir. Nasıl güven duyacaklarını araştırırken, nasıl güven verecekleri üzerinde de yoğunlaşırlar.

 

 

Kurs, babalar için çok önemlidir. Birçok baba kursa eşine destek amacıyla gelir, ancak kurstan en çok onlar etkilenirler, çünkü kurs aynı zamanda anne-baba eğitimini de içerir. Baba artık kendisinin, hamilelik ve doğum boyunca ne kadar önemli olduğunu keşfetmiştir. Eşine saygısı artmıştır. Doğumda kendine düşen görevleri öğrenmenin güveni içindedir. Bir kadın ve erkekten, bir anne ve babaya dönüşüm başlamıştır.

 

 

Bunların yanında, kursun içinde birçok interaktif çalışma vardır. Katılanların ihtiyaçlarına göre kurs dinamiği değişir. Bazen meditasyonlar ağırlık kazanırken, bazen doğumda müdahaleler konusu öne çıkar. Kurs boyunca seyredilen doğum filmlerinin sayısı, katılanların isteğine bağlı değişir. Doğum filmleri, aileleri hep olumlu etkiler. Doğumun yapılabilirliğini görürler.

 

 

Bütün bunların sonunda aile bilinçli tercihler yapabilecek kadar doğumu öğrenmiştir. Doğumla ilgili tercihlerini doktora ve hastaneye nasıl iletebileceğini biliyordur ve gerekli olduğunda doktorun önereceği müdahalelerde ona yardımcı olması gerektiğinin de bilincindedir. Artık korkan bir anne değil, doğumu coşkuyla bekleyen bir annedir.

 

Rahat bir doğum için annenin yapacakları artık bellidir:

  1. Tüm korkularından arınarak doğuma hazırlanmak. Kalan korkuları ile ilgili profesyonel destek almak.
  2. Hamilelik boyunca egzersizlerle bedenini doğuma hazırlamak.
  3. Gevşemeyi öğrenmek. Gevşeme egzersizleri ile zihnini doğuma hazırlamak.
  4. Nefesi öğrenmek ve doğumda nefese odaklanmak.
  5. Doğumunun kendiliğinden başlaması için sabırla beklemek.
  6. Mümkün olduğunca müdahalesiz bir doğum için doktoru ile konuşmak.
  7. Doğum boyunca sürekli duygusal ve fiziksel destek bulabileceği kişi ile doğuma gitmek. Bu bir eş, anne, yakın akraba, arkadaş veya profesyonel doğum yardımcısı olabilir.
  8. Doğumda zamana saygı duymak. Her annenin doğum zamanı farklıdır.
  9. Doğum boyunca yatağa bağlı kalmamak ve aktif bir gebe olmak.
  10. Doğumda aktif ıkınma pozisyonlarını kullanarak bebeğinin inişine yardımcı olmak.
  11. Doğum sırasında sessiz ve güvenli bir ortam yaratmak.
  12. Doğumdan sonra her şey normalse, bebeğini doğar doğmaz kucağına istemek.
  13. Her türlü doğum şekline hazır olmak. Doğanın da bazen yardıma ihtiyacı olur.
  14. Hedefimizin belli bir doğum şekli değil, “Sağlıklı Anne-Sağlıklı Bebek” olduğunu asla unutmamak.

 

 

Hakan Çoker’in Doğum Akademisi ve Doğal Doğum ile ilgili yazılarına ulaşmak için…

Kendisini Facebook’tan takip etmek için ise…

İstanbul Doğum Akademisi: (212) 240 59 35

 

Derya’nın Sözü: Yani anne adayları, bir bilene sormak ve güzel tecrübelere kulak vermek lazım değil mi?

Share on Facebook0Tweet about this on TwitterShare on Google+0Share on Tumblr0Share on LinkedIn0Email this to someonePrint this pageHemen Paylaş

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir


*